|
Değerli okurlarım, geçen haftaki konumda sizlere, "vitaminlerin kanser hastalığının oluşumundaki rolü" ile ilgili bilgileri aktarmaya başlamıştım. Yazıyı takip edemeyen okurlarımız için geçen haftaki konunun bir kez daha özetini yapmak gerekirse, vücut metabolizmasının sağlanmasında önemli bir yere sahip olan vitaminlerin, vücudun işleyişinin normal bir şekilde meydana gelmesi ve sağlığın sürdürülebilmesi için gerekli olan organik maddeler olduğunu paylaşmıştık. Kanser hastalığının gerek oluşumunda ve gerekse de oluşan kanser hücrelerinin yok edilmesi mekanizmalarında vitaminlerin önemli bir yer tuttuğunu vurgulamıştık. Özellikle A vitamini ve kanser üzerinde yapılan birçok bilimsel çalışmada, A vitamininin yeterli miktarlarda alınamaması durumunda kalın bağırsak-rektum kanserleri dışında solunum ve yemek borusu, idrar yolları, mide, prostat, akciğer kanserlerinin oluşum riskini artırdığı gösterilmiştir. Kanserden koruyuculuk açısından en önemli vitaminlerden olan A vitamini, kanser öncüsü hücrelerin geri dönüşümlerini sağlayarak veya bu hücreleri yok ederek, kanser hastalığının oluşumunu önlediği gösterilmiştir. İhtiyaç fazlası alınan A vitamininin kişiye zararlı etkisi olabileceği dikkate alınmalıdır.
Bugünkü konu içeriğinde ise sizlere, "B Vitaminlerinin Bağırsak (Kolorektal) Kanserlerinin Oluşumundaki Etki Mekanizmaları"ndan bahsetmeye devam edeceğim.
B vitaminleri karaciğer, sinirler, cilt, saç ve ağız sağlığının; sindirim sistemi ile beyin fonksiyonlarının devamında ve enerji üretiminde yardımcı olarak görev yapan önemli vitamin gruplarıdır. B vitaminleri sindirim sistemi ve sinir sistemi faaliyetleri için gerekli olan vitaminlerdir. B grubu vitaminler, B1, B2, B3, B5, B6 ve B12 olmak üzere altı grupta incelenmektedirler. B grubu vitaminler; tahıllar, yağsız et, böbrek, yürek, beyin, karaciğer, tavuk, ceviz, yumurta, kepek ekmeği ve yağlı tohumlarda, maya özü, pirinç, bezelye, yerfıstığı, beyaz ekmek, patates, tavuk, az pişmiş biftek ve sütte bulunurlar.
B vitaminleri, suda eriyen vitamin gruplarından olup vücutta depolanmazlar. Besinlerle günlük alınan B vitaminleri metabolizma ihtiyacı kadarı kullanılmakta olup, geriye kalanlar ise dışkı yolu ile vücuttan atılmaktadırlar.
Vitaminler içerisinde önemli rol oynayan ve organizmanın işlevlerini yürütebilmesi için gerekli olan B vitaminlerinin yetersizliği durumunda da kanser hastalığının oluşum riskini artırdığı gösterilmiştir. Fakat yapılan çalışmalarda B vitaminlerinin fazla miktarda alınmalarının da kanser hastalığının oluşumunu önlemediği ayrıca bildirilmiştir. Vücudun zararlı etkenlere karşı koruyucu savunma sistemlerinin yeterliliği için B vitamin gruplarının yeterli miktarda alınması önem arz etmektedir. B vitaminleri, vücut savunma sistemini güçlendirerek sağlıksız forma dönüşmüş ve yeni oluşmaya başlayan kanser öncüsü hücrelerin yok edilmesi mekanizmalarında rol oynayarak kanser hastalığının oluşum riskini azaltmaktadırlar. Vücudun savunma sistemleri güçlü olduğu zaman, kişi hem zararlı hastalık etkenlerine karşı korunmuş olmakta ve hem de vücutta yeni oluşmuş kanser hücreleri ile mücadele gücünü artırmış olmaktadır.
Sağlığın en önemli askerleri olarak tanımlanan vitaminler içerisinde yer alan B vitaminleri ve kanser üzerinde yapılan birçok bilimsel çalışmada, B vitaminlerinin yeterli miktarlarda alınamaması durumunda kalınbağırsak-rektum kanseri dışında karaciğer, mide, meme, yemek borusu gibi diğer kanser türlerinin oluşum riskini de artırdığı gösterilmiştir.
B vitaminlerinin özellikle vücut savunma mekanizmasındaki önemli görevleri tartışmasızdır...
Bu gerçekten yola çıkarak günlük beslenme alışkanlıklarımız içerisinde, vitamin ve mineral gruplarından zengin olan besinlerin ve özellikle döneminde yetişen sebze ve meyvelerin yeterli ölçüde tüketilmesi gerekmektedir...
Değerli okurlarım, gelecek hafta sizlerle yeniden buluşmak dileğiyle, sizlere sağlıklı, mutlu ve huzur dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum.
Sorularınız için elektronik posta adresim : caglar@kktc.net
|