|
Değerli Okurlarım, bir hafta aradan sonra "Cilt Kanseri" ve "hastalığın oluşumuna sebebiyet veren diğer risk faktörleri" konusu ile sizlerle yeniden birlikteyiz.
Cilt kanseri, genellikle vücudun güneşe yoğun olarak maruz kaldığı ve gözle görülür bölgelerinde oluştuğu için erken tanısı mümkün olabilen ve tedavi edildiği takdirde hayat kaybı riski düşük olan bir kanser türüdür.
Cilt kanserine yol açan risk faktörleri içerisinde "güneş ışınları" ve "güneş ışınlarına uzun süreli maruz kalma" en önemli grubu oluşturmaktadır. Cilt kanseri ile yaşam boyu güneşe maruz kalma süresi arasındaki ilişki anlamlı olup, güneş ışınlarından korunmanın ancak çok küçük yaşlarda başlaması halinde hastalıktan tam anlamı ile korunmak mümkün olabilmektedir.
Cilt kanserinin oluşumuna sebebiyet veren diğer risk faktörleri içerisinde; kişinin kalıtsal özellikleri yani genetik yapısı önemli bir yer tutmaktadır. Hastalığın oluşumunu etkileyebilecek bazı önemli kişisel risk faktörleri içerisinde açık tenli olmak, mavi-yeşil göz rengine sahip olmak, açık ve kızıl tondaki saç rengine sahip olmak, kişinin birden fazla güneş yanığı hikayesi olması, birçok ben yapısı ve çilli bir cilt yapısına sahip olmak ve ailede cilt kanseri hikayesi olması yer almaktadır.
Güneş ışınları ve kişisel risk faktörleri dışında cilt kanserine neden teşkil edebilecek diğer risk faktörleri içerisinde iyonize radyasyona maruz kalma, kimyasal maddelerle uzun süreli temas, virusler, kronik irritasyon ve enflamasyon gibi faktörler de yer almaktadır.
Yapılan çalışmalarda cildin, x ışınlarına uzun süreli ve düşük dozlarda maruz kalınmasının cilt kanserine yol açabileceği gösterilmiştir. Ayrıca, arsenik, katran, zift gibi kimyasal maddelerle uzun süreli temasın sonucunda da cilt kanserinin görülebileceği bilinmektedir.
HPV (Human Papilloma Virus) gibi virüslerin de cilt kanseri oluşumunda rolleri olabileceği üzerinde durulmaktadır. Uzun süreli tahrişin özellikle yanık ve eski kırık nedbeleri üzerinden cilt kanseri gelişmesine sebep olabileceği üzerinde durulmaktadır. Derin yanıkların çoğu kez usulüne uygun tedavi edilmediği takdirde yaranın kendi kendine kapanması halinde kolayca kanayan, tekrar yara açılabilen bir alan oluşturabileceği ve bu zeminin de cilt kanseri gelişmesi için son derece uygun olabileceği belirtilmektedir.
Bir kez daha vurgulamakta yarar vardır ki, cilt kanseri erken tanı ve erken tanındığı takdirde uygun tedavi ile tedavi edilebilirlik ve yaşam şansı yüksek olan ve korunulabilir bir kanser türüdür.
Değerli okurlarım, gelecek hafta, cilt kanserinin belirtilerinden, erken tanı ve hastalıktan korunmak için yapılması gerekenlerden bahsedeceğim.
Sağlıklı, mutlu ve huzur dolu bir hafta geçirmeniz dileğiyle.
Sorularınız için elektronik posta adresim: caglar@kktc.net
|