Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Seçim yasakları öncesinde yasa gücünde 5 kararname
Dünyadan kopartıldık
Hamitköy'e içilebilir su
2 tasarı komiteden geçti, 1 tasarı görüşülüyor
Emisyon denetiminde 676 araçtan 243'ü sorunlu
Şeyho'ya 3 yıl
Eroğlu:Kadının siyasette daha etkin rol almasından yanayız
Avcı: ÖRP merkezde siyaset yapacak

YORUMLANANLAR
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]



POPÜLİST KARARLAR SONUMUZ OLACAK!

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   16 Ekim 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

 Av konusu günlerdir tartışılıyor.

   Ama her sezon yapılan benzer tartışmalar bir tarafa, bu yıl geçmiş yıllardan daha farklı bir zeminde tartışıldı, büyük avın açılıp açılmaması.

   İlk defa bu kez, avcılar arasında, av süresinin kısaltılması, ya da mesela, keklik gibi, üremesinde sorun yaşanan hayvanların avlanmasının yasaklanması şeklinde, çeşitli tedbirler de konuşuldu.

   İlk defa, Avcılık Federasyonu'nun 6 eski başkanı, düzenledikleri basın toplantısı ile bu yıl avın açılmaması yönünde çağrı yaptı.

   Çünkü, ilk kez bu yıl, çevresel felaketler, iyice gözle görülür hale geldi.

   Eski başkanlar, hem kuraklık, hem de çarpık yapılaşmayla av hayvanlarının bu yıl üremediğini söylüyor.

   Sanırım bu tespit, bilimsel kanıta ihtiyaç duymayacak kadar açık bir şekilde duruyor ortada. Zaten sürekli olarak ava gidenler, geçmiş yıllarla kıyasladıklarında, her geçen yılın çok daha az av hayvanı demek olduğunu ortaya koyuyor.

   Bu yıl ilk kez avcıların avın açılmamasını talep etmesi de bütün bu yönleriyle aslında oldukça önemli.

   Çünkü her geçen yıl, diğerine göre kötüleşirken, çevreye verdiğimiz zararların faturası da artık çok daha gözle görülür bir şekilde ortaya çıkıyor.

   Bugün devlet eliyle yapılan yol ihaleleri başta olmak üzere, doğal denge, hesapsızca katledilmeye devam ediyor.

   Girne Çevre Yolu, bu felaketlerden bir örnek. Katledilen binlerce ağaç ve arkasında bıraktığı bir yıkım.

   Kuzey Sahil Yolu, hâlâ tamamlanamamış bir çevre felaketi olarak duruyor karşımızda.

   Av konusu gündeme her geldiğinde, ben, nedense Kuzey Sahil Yolu'ndan bir kareyi hatırlıyorum. Üzerinden 2 senden fazla zaman geçmesine rağmen, hâlâ beyaza kesmiş ağaçlar arasında yolunu şaşırmış bir şekilde, preslenmiş yolda şaşkınlıkla yürüyen bir keklik geliyor, gözümün önüne.

   Yapılan kazı çalışmaları sonrası, bembeyaz olmuş ağaçlar ve bir zamanlar orman olan yerde yürüyen keklik, şaşkınlıktan uçamamanın çaresizliğine en güzel örnekti.

   İşte hesapsızca yapılan işler, arkasında doğal dengede tutunmaya çalışan canlıları bu hale getirdi. Dağları, tepeleri, denizleri inşaata çevirerek, doğal dengede tamiri çok zor yıkımlar yarattık.

   Üstelik üzerine bir de küresel ısınma ve kuraklık gibi doğal felaketler de ekleniyor, bizim yarattığımız yıkımın.

   Ama Çevre Bakanlığı dahil, hiç kimse, hiçbir şekilde yaşanan çevresel felaketler karşısında tedbir alma teşebbüsü göze çarpmıyor. Aksine, hesapsızca harcanmaya devam ediliyor, çevre.

   Daha geçen haftalarda, elektrik direkleri için katledilen 2 bin ağacın fotoğrafıyla çıktı, yine KIBRIS Gazetesi. Daha önce, Girne Boğazı'nda, izinli olarak kesilen ağaçların haberi vardı.

   Gayrı yasal zeminde verdiğimiz zarara ek olarak, yasal zeminde de hunharca harcamaya devam ediyoruz.

   Çünkü hâlâ bu toprak para ediyor.

   Hâlâ birilerine rant kavgasını sürdürecek kadar kâr vaat ediyor.

   Bakanlar Kurulu, dün avın 2 Kasım'da açılması kararını aldı. Karara göre, 9 gün ava açık olacak, belirlenmiş bölgeler.

   Ortadaki bütün eleştiri, endişe ve yaşanan ciddi çevresel sorunlara rağmen, alındı bu karar.

   Ve karar, Bakanlar kurulu sözcüsü, Çevre Bakanı tarafından okundu.

   İşte zaten trajedi burada.

   Bu koşullar altında, çevre adına tek kalemlik iş yapmayan Çevre Bakanı kararı okuyup destekleyebiliyorsa, tereddütsüz derhal istifa etmelidir. Zaten desteklemiyorsaydı, onurlu bir şekilde ayrılmalıydı.

   Avcılık, Kıbrıs için önemli bir faaliyet.

   17 bin kayıtlı avcı olduğu söyleniyor. Önemli bir piyasası var, bu işin. Üstelik alternatifler çoğaldıkça ihtiyaçlar da çeşitleniyor.

   Örneğin, sezon yaklaştıkça, gazetelerde de av malzemeleri göze çarpmaya başladı. Mesela, meşhur bir av botu reklamı var, bugünlerde.

   Bot 700 YTL civarında.

   Sonuçta Gianfranco Ferre ayakkabı almıyorsunuz. Aldığınız av botu. Su geçirmez. Üstün özellikli ve konforlu bir av botu.

   Kamuflajlar ve çeşitli aksesuarlar, her geçen yıl, çeşitlenerek pazardaki yerini alıyor.

   Mesela biz birçok şey üretmiyoruz. Ama av fişeği üretiyoruz. Mevcut 2 üreticiye 3'üncüsünün eklenmesi bekleniyor. Avcılık zenginleşiyor, yani bir yerde.

   Geniş bir pazarı var avın.

   Ve oldukça ilginç alışkanlıkları.

   Mesela istihbaratçılar var. Sırf arazide keşif yapıp, nerede iyi keklik, nerede iyi tavşan var, tespit edip, istihbarat veriyorlar. Ve bunun karşılığında para alıyorlar.

   Büyük bir tutku av. Ve 17 bin kayıtlı avcının, erkekçe tepkisini de işte bu sebeplerden, kimse göze alamıyor.

   Bakanlar Kurulu kesinlikle popülist bir karar aldı. Biz yaşadığımız çevre felaketinin önemli bir bölümünü de zaten popülist kararlar sonucu yaşıyoruz. Ve Çevre Bakanlığı'nın da ayrı bir kalem yaratmaktan öteye gitmediği bir kez daha ortaya çıktı.

   Çevreye rant aracı olarak bakmayı bıraktığımız gün, çevrenin rant veremeyecek kadar tükendiği gün olacak, sanırım.

   567 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Ocak 2009, Perşembe   ACI HER DİLDE HER DİNDE AYNI ACITIYORİ SEVGİ AYNI ISITIYOR
07 Ocak 2009, Çarşamba   TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!
30 Aralık 2008, Salı   TUVALET MESELESİ
26 Aralık 2008, Cuma   KAYBETTİĞİMİZ NESİLLER
25 Aralık 2008, Perşembe   NEDEN SURİÇİ'NE GİTMİYORUZ?
24 Aralık 2008, Çarşamba   GÜNEY'DEN ALIŞVERİŞLER
20 Aralık 2008, Cumartesi   1 YILDIZLI ÜLKENİN 5 YILDIZLI OTELLERİYLE TURİZM
19 Aralık 2008, Cuma   GAVUR BİZİ İSTEMİYOR BİZ NİYE İSTEYELİM Kİ?
18 Aralık 2008, Perşembe   KRİZ SADECE EKONOMİK Mİ?
16 Aralık 2008, Salı   PAPADOPULOS'U AFFETMEK


Yorum Sayısı:   1
  AHMET TUĞCU         - MAGOSA 17 Ekim 2008, Cuma 11:13 
NEDEN BU SORUNLAR(KİDOĞANIN KATLEDİLMESİNDE AVCILAR SON SIRADADIR)HEP AVIN AÇIKLANACAĞI BAKANLAR KURULU ÖNCESİ GÜNDEME GELİR NEDEN OCAK 2008 DE SORUN VAR DEYİP SORUNLARA ÇÖZÜM ARAMAZ CEVRECİLER


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

İnanılır gibi değil

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

Mecburiyetten...

Hasan Hastürer

19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de...

Bilbay Eminoğlu

Kıb-Tek'e gittim ve "indirimleri&#...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

GAZZE CAYIR CAYIR...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ACI HER DİLDE HER DİNDE AYNI ACITIYORİ SEV...

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital