Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Seçim yasakları öncesinde yasa gücünde 5 kararname
Dünyadan kopartıldık
Bütçeden 140 milyon TL
Hamitköy'e içilebilir su
"Çalışma hayatı" paketi, esnaftan destek, işadamından tepki gördü
2 tasarı komiteden geçti, 1 tasarı görüşülüyor
Emisyon denetiminde 676 araçtan 243'ü sorunlu
Eroğlu:Kadının siyasette daha etkin rol almasından yanayız

YORUMLANANLAR
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]



ASİYE DEĞİL DE TALAT NASIL KURTULUR?

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Ekim 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

 İki lider bugün yeniden bir araya geliyor.

   Bu görüşmeler uzun süredir, rutin ve heyecansız bir ajans başlığı olarak duruyor gündemde.

   Çok uzun zamandır çözüm gerekliliği gündem değil, çünkü. Onun yerine çok farklı konuları konuşuyoruz.

   Örneğin, haftalarca Cumhurbaşkanlığının Müzakerelerden Sorumlu Temsilcisi Özdil Nami'nin yaptığı açıklamalar vardı gündemde.

   Nami, federasyon temelinde çözümden bahsettiği için neredeyse topa tutuldu.

   Oysa her iki tarafın da üzerinde uzlaştığı ana konulardan biri federasyon.

   21 Mart mutabakatında da uluslararası anlaşmalar ışığında, bizzat altı çizilen temel bir unsur.

   Ne var ki, özellikle Türk tarafından içi doldurulamayan çözüm şekli konusunda o kadar fazla kavram kargaşası yaratıldı ki, mümkün olan en ayrılıkçı çözüm modeli, neredeyse ortak kabul noktasına doğru tırmandırılıyor. Ve belli çevrelerin sürekli olarak bu konuları istismar etmeleri için zemin yaratılıyor.

   Bu uzun zamandır böyle. Ama son günlerde yeni bir tartışma var gündemde.

   "Yoldaş" tartışması.

   Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, Hristofyas'ın bir art niyetle, Talat'ın siyasi kimliğine gönderme yaptığını söyleyerek tartışmayı başlattı. Ardından Hristofyas, "isterse Bay Talat" derim dedi. Soyer, enteresan bir açıklamayla, Hristofyas'ı "günlük politikanın dalgaları üzerinde sörf yapmakla" eleştirdi. Son olarak da Hristofyas, bir kırılganlık göstergesi olarak, artık müzakere masasında konuşacağını açıkladı.

   Hristofyas, Avrupa'nın tek komünist Cumhurbaşkanı.

   O yüzden, adanın Kuzey'inde de benzer ideolojik temellerden gelen Talat'ın varlığı, aslında tam da bu "yoldaş" sözcüğü ile anlam bulmuştu. Sözcük, liderlerin aralarında kullandığı bir ifadeden öte, yerel ve yabancı basının, bu iki lider arasındaki "ortak hukuk"a atıf yapmak için kullandığı bir ifade halini almıştı.

   Yıllardır çözülemeyen Kıbrıs sorunu, tarihinde ilk kez, birleşme ve çözüm için mesajlar veren geçmişleriyle, iki sol zeminli liderin elindeydi. İşte "yoldaş" da bununla anlamlandırılan, aslında, Kıbrıs sorununun yeni dönemini de simgeleyen önemli bir kelimeydi.

   Türk tarafı, buna müdahale ederek, bu yeni dönemin ruhundan beklenenlere de müdahale etti, aslında.

   Cumhurbaşkanı Talat, Cumhurbaşkanlığına geldiği günden itibaren kullandığı imaj makerlerle, herkesin kabul edebileceği ve yadırgamayacağı bir Cumhurbaşkanı modeli üzerinde çalışıyor.

   Yıllarca cezalandırılma sebebi olan görüşlerin ve bir siyasi partinin temsilcisi olarak Talat'ın temsil ettiği kitle adına, tarihinde kazandığı en büyük başarıydı, Cumhurbaşkanlığı seçimleri. Ve ona giderken, 2004 genel seçimleri.

   Ne var ki, referandumda %65 "evet" sonucunu çıkaran Kıbrıs Türk toplumu, Talat'a ancak %55.59 oranında destek verdi.

   Denktaş'ın katılmadığı bir seçimden alınan bu, aslında hiç de kötü olmayan sonuç, o dönemden bu yana, herkese ulaşılması gerektiği şeklinde okundu.

   Talat, ideolojik kimliği ile değil, herkesin Cumhurbaşkanı olarak anılmayı tercih etti, her zaman.  

   Ve bunun için de önemli bir çaba ortaya koydu.

   Eski Cumhurbaşkanı Denktaş ile yakın ilişkileri ve O'ndan aldığı övgüler yanında, Rum tarafını genelleştirerek, katı bir eleştirel dil kullanması ile dikkat çekti ve aslında geçmişte kullanılan politik dilden çok farklı bir şey yaratmadı.

   Bugün hiç kimse Talat'ın çözüm istemediğini söyleyemez. Ama mevcut yapı ve dille özlenen çözümün de zorlaştığı açık bir gerçek.

   Bizi ilgilendiren, şüphesiz her iki tarafın da cesareti. Ancak özellikle yoldaş kelimesinden duyulan bir rahatsızlık ortamında, Kıbrıs Türk liderliğinin, sanırım kurtulması gereken daha kalın zincirleri var.

   "Asiye Nasıl Kurtulur", 1969'da Vasıf Öngören tarafından yazılmış sonra sinemalaştırılmış bir oyun. Kapitalist düzenin yıkılması gerektiğini anlatan epik tiyatroyu Türkiye'ye de ilk uyarlama denemesi olarak değerlendirilen bu oyunda, Asiye kurtulmaya ve nasıl kurtulacağı bulunmaya çalışılan bir hayat kadını.

   Ama bu sistem içindeyken kurtuluşun mümkün olmadığını gösterir, "Asiye Nasıl Kurtulur" oyunu. Ve nasıl olursa olsun, hangi çareyi denerse denesin, Asiye'nin mutlu olamayacağını.

   Asiye kurtulamamıştı, Talat belki kurutulur.

   Çünkü kurtulmak ve bizi de kurtarmak için oy istemişti, aslında.

   604 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
08 Ocak 2009, Perşembe   ACI HER DİLDE HER DİNDE AYNI ACITIYORİ SEVGİ AYNI ISITIYOR
07 Ocak 2009, Çarşamba   TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!
30 Aralık 2008, Salı   TUVALET MESELESİ
26 Aralık 2008, Cuma   KAYBETTİĞİMİZ NESİLLER
25 Aralık 2008, Perşembe   NEDEN SURİÇİ'NE GİTMİYORUZ?
24 Aralık 2008, Çarşamba   GÜNEY'DEN ALIŞVERİŞLER
20 Aralık 2008, Cumartesi   1 YILDIZLI ÜLKENİN 5 YILDIZLI OTELLERİYLE TURİZM
19 Aralık 2008, Cuma   GAVUR BİZİ İSTEMİYOR BİZ NİYE İSTEYELİM Kİ?
18 Aralık 2008, Perşembe   KRİZ SADECE EKONOMİK Mİ?
16 Aralık 2008, Salı   PAPADOPULOS'U AFFETMEK



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

İnanılır gibi değil

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

19 Nisan'da Cumhurbaşkanlığı seçimi de...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

Mecburiyetten...

Ahmet Tolgay

GAZZE CAYIR CAYIR...

Bilbay Eminoğlu

Kıb-Tek'e gittim ve "indirimleri&#...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

ACI HER DİLDE HER DİNDE AYNI ACITIYORİ SEV...

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital