Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]
19 milyon kez geçiş [4]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]



BİRBİRİNİ BESLEYEN İKİ PARTİ; CTP ve UBP

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   23 Ekim 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

  UBP'de gündem yoğun.

   Kurultay öncesi, özellikle eski Başkan Derviş Eroğlu'nun yeniden aday olması, başkanlık yarışı heyecanını artırdı.

   UBP'nin bu kadar yıl yönetimde kalmasına rağmen, şimdi, hangi yeni söylemle iktidara oynadığı, ya da, 17 yıl başbakanlık yapmış eski genel başkanın, daha yeni ne söyleyebileceği tartışmaları bir tarafa, gerçek olan şu ki, UBP, uzun süren sessizlik sonrasında, yeniden gündemde.

   Meclisi boykot edip, yaklaşık 2 yıl meclise girmeyen, çeşitli eylem şekilleri deneyip, halktan destek toplamaya çalışıp da hiç gündem olamayan UBP, bugün, başkanlık yarışıyla yeniden gündemde.

   Yapılan anketler, farklı rakamlarla da olsa, CTP ile UBP'yi at başı gösteriyor.

   UBP, genellikle kemik oylarını koruyan ve birçok ankette de ilk sırada olan bir parti durumunda, genel seyre göre. Tabii ki, henüz oluşmamış bir seçim ortamında şekillenen bu öngörüler, değişebilme payını saklı tutsa da bugün, UBP'nin yeninden sokağa taşındığının da bir göstergesi olarak duruyor, karşımızda.

   Bu dönemde CTP'nin en büyük şansı, ya da belki de en büyük şanssızlığı, UBP'nin başarısız muhalefetiydi. Bugüne kadar muhalefete alışık olmayan parti, aslında bir muhalif parti adına malzemesi bol bir gündemde, sözünü söyleme alanını açamadı kendisine.

   Şüphesiz, geçmişten biriktirmiş olduğu kötü puanların da bunda etkisi vardı, ancak aylarca meclis dışında kalıp da rüşvetle kurulduğunu iddia ettiği bir parti karşısında, ne sayıp döktüğü iddialarını bir düzleme çekebildi, ne de genel sekreterine sahip çıkamayan parti, konumunu aşabildi.

   Ama toplumların hafızaları çok güçlü değildir.

   Bugün, eski genel başkanıyla hiçbir yeni söylem geliştiremeyen bir parti, iktidara oynayabilirken, bu biraz da toplumsal talep noktasında değerlendirilmeli.

   Çünkü, aslında, yeni bir başlangıç adına bir kenarda bekletilen bir partiydi, UBP. Değişmesi talep edildi, kendini ve söylemlerini revize etmesi istendi, ki, kendi çerçevesinde bunu yaşadı da ama, hep bekledi.

   UBP sistem bekçisiydi. Sistem değişmezse, bu sistemi en iyi bekleyebilecek olan.

   Bugün Güney Kıbrıs'a gidebiliyorsa, Rum siyasi partilerle ilişki kurabiliyorsa, bu da ancak zamanın geliştiğini gösterir, sistemin değiştiğini değil.

   Toplum içinde siyasete karşı yaratılan hayal kırıklığı, maalesef, toplumsal beklentileri de sığlaştırıyor.

   CTP, yeni iktidar döneminde yeni bir anlayış ve söylem geliştiremedi.

   Aksine mevcut sisteme kurban gitti.

    Verdiği yanlış kararlar, etrafında yarattığı işlevsellikten uzak kontrolsüz bürokrasi ve birçok alanda yaratılan göbek bağı, kurucusu olmadığı sistemi, kurucusu edasında sahiplenmeye yöneltti ister istemez, CTP'yi.

   Bugün, bakanlıklardan müdürlüklere kadar, birbiriyle kavgalı ve çıkar hesaplarıyla kavgasını besleyen bir iç yapı göze çarpıyor, partide.

   Ve sokakta en azından, "kurucudan bir şey olabilir mi" beklentisi doğuyor yeninden.

   UBP, bugüne kadar kemik oylarından kaybetmemişti. Ancak, CTP sırf yeni bir düzen ümidiyle iktidara gelirken, toplumsal beklentileri de yükselterek ve yücelterek gelmişti. Zaman içindeki yanlış icraatlar, üstelik koalisyon ortaklarının payını da üstlenmesiyle, ancak UBP'nin gücünü besledi.

   Kıbrıs Türk siyasi tarihinde UBP ve onunla birlikte sağ partiler, bugüne kadar, düzenin simgesi olmaktan öteye geçemediler.

   CTP ve sol partiler ise, bu düzene itiraz eden, değiştirmeye talip, ama iktidarlarına izin verilmeyen, fırsat bekleyen tarafı simgelediler.

   CTP bu fırsatı bu kadar güçlü yakalayan ilk sol parti olarak simgelediği beklentileri maalesef, yerine getirmemekle kalmadı, düzenin yıkıl(a)mayacağını da gösterdi. O yüzden şimdi, yapılan anketlerde UBP ilk partiye oynarken, sağ kanadın da güçlendiği gerçeği çıkıyor, karşımıza. Yapılan anketlerin ortak noktası, sağ kanatta toplanan oylar ile soldakiler arasında, ortalama %10'a yakın bir fark olduğu.

   Şüphesiz bunu sadece CTP'nin sırtına yüklemek anlamsızdır. Ne var ki, yeni denemenin simgesi olan parti, beklentilere cevap veremediği ölçüde, sol anlayışı simgeleyen diğerleri için de bir dezavantaj yaratarak, sistemi meşrulaştırdı.

   Aslında hiç de sevmediğimiz, "işte bunlar da geldi ne değişti?" söylemi, sistemin meşrulaştırılmasından öte değildir.

   Bugüne kadar kemikleşmiş siyaset anlayışında, toplumun mevcudu koruma güdülerinin payı yadsınamaz. İlk defa, sistemin kendisine karşı bir hareket gelişmişken, bunun gerçek bir felsefeye dönüşmesi ve bir anlayış algılayış şekli olması, maalesef sağlanamadı. Oysa başından bunun bilincine varılıp, toplumsal gelişim adına birlikte çaba harcanmalıydı. Ama gerçek şu ki, sistemi paylaşma kavgası, ağır bastı.

   Şimdi, eğer çözüm alanında da gelişme yaşanmazsa, bu yeni dönem, statükonun karşısında yıkılanların arkasından ağlayacağımız dönem olacak.

   855 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!
30 Aralık 2008, Salı   TUVALET MESELESİ
26 Aralık 2008, Cuma   KAYBETTİĞİMİZ NESİLLER
25 Aralık 2008, Perşembe   NEDEN SURİÇİ'NE GİTMİYORUZ?
24 Aralık 2008, Çarşamba   GÜNEY'DEN ALIŞVERİŞLER
20 Aralık 2008, Cumartesi   1 YILDIZLI ÜLKENİN 5 YILDIZLI OTELLERİYLE TURİZM
19 Aralık 2008, Cuma   GAVUR BİZİ İSTEMİYOR BİZ NİYE İSTEYELİM Kİ?
18 Aralık 2008, Perşembe   KRİZ SADECE EKONOMİK Mİ?
16 Aralık 2008, Salı   PAPADOPULOS'U AFFETMEK
05 Aralık 2008, Cuma   ÇÖZÜM İÇİN ORTAK MÜCADELE


Yorum Sayısı:   1
  salih huseyin zihni         - londra 27 Ekim 2008, Pazartesi 14:58 
elbette ki ubp de yogun gunler yasanacak. daha dogrusu planli gitmek partiyi ve parti elemanlarini daha iyiye ve daha dogruya tasimaktir. bunun yaninda parti bir tamam olurken patti yandaslari ve ileriye dogru bakarsak parti yandaslarinin yani toplumumuzun planli hareket etmesi bize bir guc katacagindan emin olmaliyiz .gelelim ubpnin muhalif parti olmasi tamam muhalif olabilir ama iktidar olan ctp nin de memleketimizde yaratmis oldugu negatif boyutlari hepimiz goruyoruz . bu bir gercek. muhalif olan ubp partisi de bunlari gorup daha fazla dayanamayacagi gibi,eski sisteme donmek ve su anki sistemden cok cok daha iyi oldugunu (zaten halkimiz taktir etmistir )gormusuzdur ve yasamisizdir ve halen olumsuz bir sekilde su an halen surdurmekteyiz.bunlari goz onunde tutarak bir dusunun sayin eroglu donemindeki devlet idaresi halkimizi yonetme sekli daha iyi degilmiydi .insallah da tekrar eskisi gibi yasasak ve olsun bazi hatalar olur olmaz degil ama eminim o hatalarin tekrarlanmamasi temenlim ve iktidara eroglu baskanliginda gelmektir.
bakin bakalim ctp nin yeni bir anlayis duzeni oldumu iktidara geldikten sonra,hayir olmamis tir var olanlar ise ekiden ubp tarafindan kurulan ve yapilan anlayis duzenlerine dayali hersey ayniya dayali gorulmektedir.
birakin sag kanatla solkanat parti sekillerini bizim memleketimizde eroglucu fikirlerinin memleket idare seklinin en iyisi oldugunu zaten milletimiz kabullenmistir ,ve zaten hepimiz bunu tastikliyoruz.umidimiz sayin eroglunun parti baskanligina gecmesi ve daha sonra iktidar olup memleketimizi cogu sorunlardan kutarmasi en iyisi olmasidir.
hepimiz gormusuz ki iktidarliktan muhalefetlige gecen ubp devlet ve halk yonetim seklini nasil birakmissa ayni degilde su an daha da kotu bir sekilde yonetildigimiz mevcut dirumda.toplum olarak bunlarin erken farkina varib kurtulmamiz lazim bu da tek basari eroglu ve ubp nin anlayis sekli idare sekline dayanir.yanlis birseyden bahsettiysem affedin.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital