Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Maaşlar yargıda! [2]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
19 milyon kez geçiş [4]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]



BABALARINA BENZEYEN NESİLLER

Aysu Basri

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   21 Kasım 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

   Belli ki babalarına benzeyen bir nesil yetiştiriyoruz.

   20 Temmuz Fen Lisesi'nde yaşanan olay malum.

   Bir grup öğrenci, konsey seçimleri zaferini, gece kulübünden getirdikleri, dansçı kadınların gösterisi ile kutladı. Konu, fotoğraflarıyla basına yansıyınca da olay, günlerdir dilden dile konuşuluyor.

   Ne de olmasa, konu, biraz cinsellik içerince, ana gündem oluyor birdenbire. Şimdi herkes ekonomik krizi unuttu, 16 yaşındaki çocukların, heyecanlı fantezilerinin derinliği ile ilgileniyor.

    Ama esas ilgi alanı bu değilmiş gibi, olay yaşandığı sırada, okul müdürü ne yapıyordu, kadınları kim bulmuştu üzerinden gelişen sorulara odaklı olarak gelişiyor gündem.

    Eğitim Bakanlığı, konuyla ilgili soruşturma açtı.

    Ben açıkçası, soruşturmanın sonucunu hiç merak etmiyorum. Benim ilgilendiğim konu, aslında yetişkin dünyasının tam da en açık örneği olan bu olayın kendisi.

   20 Temmuz'daki olay ortaya çıkınca, yeni bir bilgiye daha ulaşıldı.

   Kıbrıs Gazetesi'nden Ali Cansu'nun çeşitli kaynaklardan doğrulattığı konu, benzer bir olayın, Lefkoşa TMK'da da yaşandığıydı.

   Benim de çeşitli kaynaklarla yaptığım konuşmaları birleştirince, anlıyoruz ki, yine konsey seçim zaferi sonrasında, bir grup öğrenci, kutlama için okula "dansçı" adı altında, bir kadın getirmişler. Seksi şortuyla ama bu kez, soyunmadan dansını yapan kadının kim olduğu fark edilince, hemen okul müdürü tarafından, giydirildiği üniforma ile okuldan uzaklaştırılmış.

    Bunlar aslında traji komik olaylar.

    Kadın bedeni eğlenilecek, üzerinden keyif yapılacak bir meta olarak görülüyor. Popüler kültür dahil, medya da çeşitli enstrümanlarıyla bunu beslerken, toplumun temelini oluşturan kurum olan aile de tam da bu mesaj üzerinden çalışıyor.

   Sürpriz olsun diye, baba, 16-17 yaşındaki oğluna okula kadın gönderiyor. Muhtemelen bu çocuklar, cinsel deneyimlerini de temelde gece klüplerinden sağlayarak, bu sığ anlayış içerisinde yetişecekler.

   Sonra evlenecekler.

   Ve kim bilir belki de evde karılarına hiç konuşulmayacak tecavüzler ile şiddete varan davranışların potansiyel takipçisi olacaklar.

    Bizim kültürümüzde dansöz oynatmak var, mesela. Taa Osmanlı'dan gelen bu kültür, anne, baba, çocuk, hep birlikte izlenecek sosyal bir eğlence olarak kabul ediliyor. Erkekliğe ilk adım denilen sünnet törenleri dansözsüz olmuyor, mesela.

    Erkek çocuk ya, erkek adam kadın seyretmeli, eğlence için, fantazi için ve keyif için.

    Ne kadar kadını kullanabilecek kapasitesi olursa, o kadar erkek oluyorlar, çünkü.

    Bu yozlaşı içinde karısını, kızını, nefes aldırmadan kimliklerine saygı duymadan yaşatan, kendisi de fantazilerini gece klüpleri üzerinden yaşayan bir toplum fotoğrafı bu.

   Şimdi bu çağda, kültürel gelişiminin çok daha ilerde olması beklenen genç neslin, bu şekilde bir yapı içine bürünmesi, bunun özendirilmesi, nasıl açıklanabilir ki?

   Gençler, uyuşturucu, alkol, kumar ve çeşitli alışkanlıklar kıskacında, kendilerine bir hayat kurmaya çalışıyor. Dilleri farklı, dinledikleri müzikler ve kendilerine yarattıkları eğlence de farklı.

   Onlar için, iki şişe su ile iki küçük hap atıp, gazı köklemek, heyecan demek.

   Yolda tanımadıkları kişilere verilen özel işaretlerle, ölümüne yarışa davet etmek de eğlence.

   Uyandıkları sabahın gecesini hiç hatırlamayan, heyecanı bol, ama mutluluğu olmayan bir düzen içinde kayboluyorlar.

   Okullarda yaşanan olaylarla ilgili tabii ki, soruşturma yapılmalı. Bakanlık da okul yönetimleri de sorumluluklarını kabullenip, hareket etmeli.

   Ama bizim günden güne acılaşan bir gerçekliğimiz var.

   Biz bir kuşak kaybediyoruz.

   Duymayan, görmeyen, en iyi hayatı, en zengin hayat sanan yetişkin hırslarına feda ediyoruz gençleri.

   Ben liseden mezun olalı, 13 yıl oldu. Bir insan hayatında uzun bir zaman ama bir toplum hayatında çağ değiştiren bir zaman değil. Oysa benim 13 yıl önce mezun olduğum TMK'da yaptığımız, dönemin en büyük çılgınlığı, yılbaşı balosu dönüşü, sarhoş olan grubun, kendi arasında kavgaya tutuşmasıydı.

   Bu kavga, mezuniyet balomuzun yapılmamasını getirdi.

   Ve kolejin 95 mezunları, mezuniyet balosu yapılmadan mezun edildi.

   Geçtiğimiz gün, Ali Erel anlatıyor. O dönem, lise olan 20 Temmuz Fen Lisesinden mezun olmuş, Erel de. Cumhurbaşkanı Talat, Başbakan Soyer ile birlikte oldukları sınıf, bir gün, okulu kırıp, plaja gitmişler. Konuyu öğrenen okul yönetimi, 3 gün uzaklaştırma vermiş, sicillerine işlenmemek şartıyla, öğrencilere.

   Şimdi, o dönem okuldan uzaklaştırılan çocuklar, bugün, devletin en üstünde, zekâlarıyla, bilgi birikimleriyle karar verici pozisyondalar.

   Ama bugün, belki okuldan uzaklaştırma alacak olan bu öğrenciler, 15-20 yıl sonra, en dipte olma tehlikesini taşıyorlar.

   Bu olaylar arasındaki fark, kültürel ve sosyal gelişimin yetişen kuşaklarda merkeze yerleştirilebilmesidir.   

   Şimdi ganimet kültürlerini katlayarak hayatına devam eden bir toplumda, her geçen yıl kültürel ve sosyal gelişim de arka plana atılıyor.

    Konu kesinlikle tek başına bir disiplin konusu değildir. Konu tamamen toplumsal bir yaranın açığa çıkmasıdır.

   637 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!
30 Aralık 2008, Salı   TUVALET MESELESİ
26 Aralık 2008, Cuma   KAYBETTİĞİMİZ NESİLLER
25 Aralık 2008, Perşembe   NEDEN SURİÇİ'NE GİTMİYORUZ?
24 Aralık 2008, Çarşamba   GÜNEY'DEN ALIŞVERİŞLER
20 Aralık 2008, Cumartesi   1 YILDIZLI ÜLKENİN 5 YILDIZLI OTELLERİYLE TURİZM
19 Aralık 2008, Cuma   GAVUR BİZİ İSTEMİYOR BİZ NİYE İSTEYELİM Kİ?
18 Aralık 2008, Perşembe   KRİZ SADECE EKONOMİK Mİ?
16 Aralık 2008, Salı   PAPADOPULOS'U AFFETMEK
05 Aralık 2008, Cuma   ÇÖZÜM İÇİN ORTAK MÜCADELE


Yorum Sayısı:   3
  gulcan         - cagin 28 Kasım 2008, Cuma 08:27 
Merhaba Aysu Hanim, oncelikle duyarliliginiz ve bakis aciniz icin sizi tebrik ediyorum.Ben Turkiyede yasayan esi Kibrisli olan bir bayanim.Yaklasik alti yil boyunca Kibrista yasadim, calistim ve en buyuk hayalim yine birgun adaya donebilmek, hatta cocugumu burada okutmak ve yetistirmekti.Fakat bu yaz Kibrisa geldigimde maalesef bir cok hayal kirikliklari yasadim.Ozellikle de basinda bu striptiz olayini gorunce endiselerimin yersiz olmadigini gordum.Ha tutucu bir bayanmiyim asla, fakat ben de yukarida bahsettiginiz gibi kadin vucudunun bir meta olarak ustelik mesru olarak sunulmasi acikcasi benim kendi adima cocuguma vermek istedigim bir mesaj degildi.Ben erkek ve kadinin zamani geldiginde bir birini tanimasi , konusmasi ve birbirilerinin sinirlarina saygi gosterebilmesini ve hayati bu sekilde birlikte ogrenmesi gerektigini dusunurum.Ozellikle bu yaz bir pastanede ailece dondurma yiyiyoruz, karsimizda gece klubu, bir yerden geciyoruz isikli dikkat cekici bir yer neresi gece klubu.Oglum gezdigi her yerde bu tur yerleri goruyor , o kadar mesru ve hayatin icindeler cunku.Hatta bu yaz gorustugumuz bir arkadas 16 yasina giren ogluna yas gunu hediyesi olarak hayat kadini hediye ettigini anlatiyordu gosunu gere gere.Ben bu cocugun bu olayin etkilerini evlendiginde oncelikle esine bakis acisindaki etkileri uzerinde ne olacagi ile endiselenirken okullara bile girdigini gorunce cok uzuldum.Birakin cocuklarimiz herseyi zamaninda olmasi gerektigi gibi yasasin sevdigi kizla bulusacagi icin heyecanlansinlar, elini tutunca o kalp carpintisini yasasinlar genc olmayi cocuk olmayi ne olur onlarin elinden almayalim, para ile satin alinmayacak seyler oldugunu ogretelim onlara.Maalesef sabahtan beri Kibrisa ait bir cok gazeteyi dolastim ama bu olaya bu kadar dogru yaklasan pek fazla yazar da gormadim.Elinize, kaleminize saglik.
  Mustafa         - Hamburg 21 Kasım 2008, Cuma 15:48 
Biz nasil memlekete döneriz diye düsünürken, insanlarimiz nasil bu memleketten kacariz der olmus. Neler görecegiz daha allah bilir.
  Defne         - Lefkoşa 21 Kasım 2008, Cuma 11:35 
Sevgili Aysu hanım, sizi yazınız için çok tebrik ederim. Yeni neslin halini gayet güzel anlattınız. Ben gelecek için hiç umutlu değilim. Böyle bir ülkede çocuk yetiştirmek imkansız hale geldi. Nereye gideceğiz peki biz çocuklarımızı korumak için? Gitmek zorunda mı kalacağız memleketimizden? Evet! Doğacak çocuklarımın geleceği için evet! Böyle olacaklarsa hiç doğmasınlar, bu amaçsız, sevgisiz, umarsız gençliğin içinde kaybolmasınlar...


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital