|
Merkezi Cezaevi çalışanı olduğu anlaşılan bir okurum, cezaevinin ve gardiyanların durumuna ilişkin görüş ve duygularını "Cezaevine ağıt" başlığı altında ironik bir dille dizelere döktü ve "köşenizde yayınlarsanız seviniriz" notuyla e-posta adresime gönderdi.
"Bu sorunlu cezaevi bizi sonunda dertli bir şair yaptı" diyen okurumun ismini gerçek ya da takma olsun saklı tutarak, deneyimli bir şair ustalığında olmasa da oldukça başarılı bir çalışma ortaya koyduğu "ağıt"ını aynen aktarıyorum.
Yorumu sizin.
***
Oku, öğren, öğret, büyü, düş
Yalanları sevmemem bundan
En yalancılar başımızda
Bunlara bakıp bakakalmam bundan
Sadece çeken çektiğini bilir
Dışarıdakiler seyreder
Uzaktalar, mutlu ve şimdilik huzurlu
İsyanım, bıkkınlığım, suskunluğum bundan
Yaşıyoruz, yaşadığımızı sanıyoruz
Birbirimizi kandırıp, arkamızı dönüp
Ne kadar akıllı olduğumuzu düşünüyoruz
Hiç bir şeyin çözülmemesi bundan
Erteliyorlar, oyalıyorlar, kandırıyorlar
Yalan üstüne yalan atıyorlar
Kim demiş ki bizi inandırıyorlar
Patlamanın altında kalacaklarını görmüyorlar
Disiplin yok, düzen yok, karmaşa
Yetkimiz yok, gücümüz yok
Hepsimiz onun içinde maalesef 'gamaşa'
Maşa olarak kullanılmamız bundan
Nazi kampıymış, faşist düzenmiş
Gazeteler öyle yazıyor, soran yok
İçerisini bilmeden konuşuyorlar
İçeride ezilip elek olmamız bundan
Bu düzen herkesin işine geliyor gibi
Sadece arada kalan biz
Grevle biz de aradan çekilelim
Sizi götürecek patlama bundan
Tavşana kaç tazıya tut diyorlar
Gözümüze bakıp dalga geçiyorlar
Güvenliği olmayan cezaevinden kaçıldığında
Gariban gardiyanı suçluyorlar
Size gülüyorum, kendimize gülüyorum
Karmaşa ortamında suçlu arıyorlar
Piyonlar değil suçlu, şah'a bak
Bize bakanlara bakıp bakıp durmam bundan
Oku Allahın adıyla oku
O seni bir damla kan pıhtısından yarattı
Ve seni cezaevine gardiyan yaptı
Kendime ağıtım bundan!
***
|