|
KIBRIS TV, vatandaşlara mikrofon uzattı ve sordu:
"Hükümetin keklik ve turaç avını yasaklamasını nasıl değerlendiriyorsunuz?"
Bir avcının tepkisi dışında bütün herkes hükümetin kararını doğru bulduğunu söyledi.
Vatandaşlar, hükümetin ta başından avı yasaklaması gerektiğine işaret etti.
***
Hükümetin yaptığı, popülist ve günübirlik politikalarının çarpıcı bir örneğidir.
Hiçbir soruna kalıcı çözüm üretilemiyor.
Büyük av ta başından, karşı karşıya bulunduğumuz kuraklık ve susuzluk tehlikesi dikkate alınarak açılmayabilirdi.
Bunu yapmadılar.
Neden?
Hükümetin kasasına para akıtan büyük bir camiayı karşılarına almamak için.
Şimdi bakmışlar; büyük av sezonu zaten bitti bitiyor, avcılar vuracağını vurmuş av kalmamış, keklik ve turaç avını ilgili emirnameden çıkarmışlar...
Ama, avcıların olası tepkisini yumuşatmak için olacak 11 Ocak'ta ince avın açılmasına karar vermişler.
Durumu idare ediyorlar işte.
Allah kerim ince ava.
İnce av sezonunda da, üç beş av gününden sonra avlanacak kuş kalmayınca muhtemelen bu kararlarından da döneceklerdir.
***
Şimdi başka bir sorun çıkacak ortaya...
Umalım ki korkulan olmaz.
Avcılık kurallarına harfiyen uyan gerçek avcılar var...
Bir de, geçenlerde tanık olduk, av bulamayınca ağaçları hedef alan sözde avcılar var.
İşte bu sözüm ona avcıların karşısına keklik ya da turaç çıkarsa tüfeğini ateşlemeyeceğine kim inanabilir?
Kekliği görecek de, tüfeğini indirip geçip gidecek...
Breh breh!
Bunu yaparlarsa, kalan bir avuç kuşun da kökü kazınmış olacak.
Polisin gördüğü her avcıyı durdurup yoklayacak hali yok herhalde.
İşte bu noktada, avcı birliklerine, gerçek avcılara büyük görev düşüyor.
Zor bir görev ama, avlanırken biraz da polislik yaparak gözlerini dört açmaları gerekecek!
***
Bir yandan kuraklık ve susuzluk...
Diğer yandan kaçak avcılık...
Yoğun tarımsal ilaç kullanımı cabası!
Sonuç ortada...
Av hayvanları giderek azalıyor.
Ya ağaçlar, ormanlık alanlar?
Ne yazık ki, av hayvanları gibi yeşili de gözden çıkardık.
İnşaat yapacağız, işe ağaç keserek başlıyoruz...
Yol yapacağız, belirlenen güzergah üzerinde ne tür, ne kadar ağaç varsa üzerinden dozer geçiriyoruz.
Bir bölgeye yüksek gerilim hattı götürülecek, dikilen direklerin onlarca misli ağaca kıyılıyor.
Geçen gün yazdım; Güzelyurt yolunun çift şeride dönüştürülmesi çalışmaları sırasında devlet eliyle acımasızca ağaç kıyımı yapıldı.
Yetkililer gidip yerinde incelemelerde bulundu.
Hani ne oldu?
***
Gelecek kuşaklar, oyulan dağlara, kel topraklara bakıp bizi hiç affetmeyecek.
Henüz çok geç değil...
Tek şeye; sağduyuya, aklımızı başımıza devşirmeye ihtiyacımız var.
Çocuklarımızın hatırına!
|