Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]



Hakemsiz maç yapılabilir mi?

Bilbay Eminoğlu

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   29 Kasım 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Çocukken, bez parçalarından oluşturduğumuz sözde bir topla kendi aramızda futbol maçları yaparken bile bir hakeme ihtiyaç duyar ve büyüklerimizden birinden, o zamanki deyişimizle "referi" (referee / Hakem) olmasını isterdik.

Hatta, bir de "laynzmen" (Linesman / Yan hakem) bulurduk...

Elindeki beyaz mendili zaman zaman sallayarak ve bağırarak hakemi uyarırdı.

Buna karşın her maçımızda kavga çıkar, oyun bozulurdu.

Hiç unutmam; ben hep, sınırını taş parçalarıyla belirlediğimiz sözde kalede olurdum...

Gol yememek için ikide bir kendimi yere atardım. Dizlerim, dirseklerim kan içinde kalırdı.

Buna karşın, kazara bir gol yedim mi, Arap Ali beni taşa tutardı. 

Demek istediğim; hakemsiz ne bir futbol maçı ne de herhangi bir karşılaşma yapılabilir.

Oyunun selameti için mutlaka bir hakem gereklidir.

Bir hakemin bir futbol maçında ortalama 270 karar verdiğini düşünürsek, hakemsiz bir karşılaşmada iki takım oyuncuları arasında en azından 270 kez tartışma yaşanacak ve bu tartışmalar çoğu zaman kavgaya dönüşecek demektir.

                                                                       ***

Bunları niye yazdım?

Cumhurbaşkanı Talat'la Rum lideri Hristofyas iyice gerildi...

Birbirlerini suçluyorlar.

Görüşmelerde eninde sonunda bir çıkmaza girileceği ve hakemliğe gereksinim duyulacağı açıktır.

Ne ki Rum tarafı işin ta başından her hangi bir takvim ve hakemliğe karşı çıkıyor.

Zaten kimse de hakemlik yapmaya yanaşmıyor.

Peki ne olacak?

Rum tarafının istediği gibi hakemlik yoluna başvurulmayacak...

Hristofyas'ın acele etmemesi, zamana oynaması boşuna mı?

 

                                                                      ***

Cumhurbaşkanı Talat, Hristofyas'ın "Ben cumhurbaşkanıyım, benim başka görevlerim de var; onları ihmal edemem" diyerek "tam teşekküllü müzakereyi gerçek anlamda yürütmediğini" söyledi.

Neden?

Talat kendisi de söylüyor...

Bütün dünyaca tanınmış bir devlettirler ve AB üyesidirler...

Çözüme ihtiyaçları yoktur...

Son derece rahattırlar.

O zaman nasıl oluyor da sayın cumhurbaşkanı, çözüm konusunda umudunu yitirmediğini söyleyerek, "Madem masadayız, çözüm ihtimali vardır ve bana göre oldukça yüksektir" diyebiliyor.

Acaba bilmediğimiz bir şeyler mi var.

Tutanak tutulmuyor; kapalı kapılar ardında neler konuşulduğu meçhulümüz.

 

                                                                        ***

Sözün kısası...

Cumhurbaşkanı Talat'ın geçmişte defalarca vurguladığı gibi Kıbrıs sorunu zaman limiti ve hakemlik olmadan çözülemez.

Hakemlik de ancak iki tarafın anlaşmasıyla olur.

İki taraf anlaşamadığına göre demek ki hakemlik hiçbir zaman olmayacak...

Ve sorun ilelebet çözülemeyecek.

Boşuna zaman harcıyoruz.

Halbuki yapabileceğimiz çok iş var.

Hristofyas'ın, "Ben cumhurbaşkanıyım, benim başka görevlerim de var; onları ihmal edemem" sözleri ilginç.

Hangi düşünceyle söylemiş olursa olsun, bizim de artık Kıbrıs sorunundan başımızı biraz kaldırıp başka işlerimize bakmamızda yarar var.

Ülkenin hali, halkın haletiruhiyesi malum.

   331 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?
06 Ocak 2009, Salı   Görülmemiş rezalet on altıncı gününde
04 Ocak 2009, Pazar   "Alooov! Rauf, sizin o köpeği bulduk..."
03 Ocak 2009, Cumartesi   2009'da da olmazsa 2010 var, 2011 var!
02 Ocak 2009, Cuma   "Elektrikte yeni bir indirim" masalı!
31 Aralık 2008, Çarşamba   Güle güle 2008... Seni çok arayacağız!
30 Aralık 2008, Salı   Rezaletin böylesi görülmedi
28 Aralık 2008, Pazar   Nerde çocukluğumuzun oyuncakları, oyunları...
27 Aralık 2008, Cumartesi   Noel ve yılbaşı
26 Aralık 2008, Cuma   Sayın Bulutoğluları; n'olursunuz halledin şu işi!


Yorum Sayısı:   1
  Emete         - Magosa 01 Aralık 2008, Pazartesi 09:45 
Sevgili Bilbay Eminoğlu,
Sevgili dedim çünkü,size küçük yaştan beri, evimizin önünden geçip giderken aşinayım.Küçüktüm ama,yakışıklılığınız,ağırbaşlı,vakurlubir halde yürüyüp geçişinizokadar beni etkilemişti ki, sizin yazılarınızı okumaya fırsat bulduğum zaman,bu haliniz herzaman aklıma gelir.Sizin gazete köşenizdeki resminizi görürkenden de Lefkoşadaki eski günler,Ailem,Arkadaşlarım aklıma gelir.Sizi sanki,bizim aileden biri gibi hissediyorum ;Çünkü,anlattığınızkişileri tanıyor olmamız beni çocukluğuma götürüyor.
Bu yazıyı okuyanlar mutlaka sdize aşık olduğumu sanacaklar ama öyle değil.Bu, yerde para bulup sevinmek gibi birşey.
Sizi, gazete köşenizde görünce bizlerden, ayni mahalle insanlarından biri diye sevinir mutlu olurum.
Muhallebici Mehmet dayıyı.Boyacı Rauf Dayı'yı Babam'dan dolayı ben de hatırlıyorum. Eskilerde olan, sevgi, saygı bambaşkaydı.
Sizin, zaman zaman bu şahıslardan bahsetmeniz beni eskilere götürüp duygulandırıyor.
Gazeteyi açıp yazılarını okoduğum, 3-4 köşe yazarlarından birisiniz.Bugün de size bu notu bana babamı hatırlatığınızdan dolayı yazma ihtiyacını hissettim.
Çok sağolun iyi günler dilerm.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital