Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Çek felaketi
Beşparmaklar dişsiz kadınmış
Erdoğan: Yapıcıyız ve barıştan yanayız
Lion's eğlencesi havuza taşıyor
Sarp Başkent'le "Nikahı kıyacak"

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Dünyada cehennemi yaşamak!

Bilbay Eminoğlu

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   8 Mayıs 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Tayfun, hortum ya da kasırga...

Tsunami, sel, çığ, yanardağ patlamaları, deprem...

İnsanlık varolduğu günden beri, savaşların yanında büyük afetler, yıkıcı ve öldürücü doğa olaylarıyla boğuşuyor...

Güneydoğu Asya'da yaşanan kasırga felaketi ne ilktir ne de son olacak...

Yaşlı dünyamız, Tanrı korusun, kim bilir daha ne afetlere gebe...

Hele şimdi giderek ısınmaya başladığına göre.

Rakamlar korkunç...

27 bini aşkın ölü, binlerce yaralı, 41 bin kayıp.

Birmanya ve Burma olarak da bilinen Myanmar'ı saate 190-200 kilometre hızla vuran "Nargis" kasırgasının

bilançosunun daha da ağırlaşabileceği bildiriliyor.

Çünkü bir çok yerleşim birimine hala ulaşılamadı.

NASA'nın uydu aracılığıyla elde ettiği görüntüler dehşet verici...

Ülkenin haritası değişti...

Ülke sular altında ama bir damla içecek su bulunamıyor.

Felaketin ardından ikinci bir felaket yaşanıyor...

Hayatta kalanlar açlık ve susuzluktan ölümle karşı karşıya.

***

Ülke yönetimi, barınak ve temiz su bulmaya çalışan yüz binlerce kişiyi, parazitlere ve salgın hastalıklara karşı uyararak kaynatmadan su içmemelerini istedi.

Yöneticiler, halkı yılanlara karşı da dikkatli olmaya çağırıyor.

Düşünebilir misiniz?

Barınakları yerle bir oldu...

Kullanabilecekleri tek eşya kalmadı...

Her taraf ceset dolu...

Toplu mezarlar açılıyor...

Elektrik yok, su yok...

Yollarda oluşan zarar yüzünden bir çok yerleşim birimine ulaşılamıyor...

Oralarda yaşayan insanların akıbeti bilinmiyor.

"Nargis" ülkeyi cehenneme çevirdi!

***

1962 yılından beri askeri yönetim altında bulunan Myanmar'dan dün dünyanın beklediği haber geldi.

2004'te yaşanan tsunami faciasında dış yardımları reddeden yönetim nihayet uluslararası yardım örgütlerine kapılarını açacağını duyurdu, uluslararası yardım çağrısı yaptı...

Ve ülkeye dünyanın dört bucağından yardım yağmaya başladı.

48 saat gecikmeyle de olsa, insanların dağlanmış yüreklerine su serpildi.

Uluslararası yardım kuruluşları, ülkede tayfundan etkilenen bölgelere ulaşmak için büyük bir operasyon başlattı.

Birlelmiş Milletler (BM) Gıda Programı, Rangun şehrinde yardım dağıtmaya başladığını açıkladı, fakat hala sular altında olan pek çok yerleşim birimine ulaşılabilmiş değil.

BM ülke genelinde bir milyonu aşkın kişinin acil barınma ve temiz su ihtiyacı olduğunu, ülkede şu an salgın hastalık riskinin de büyük olduğunu belirterek BM adına çalışan yardım görevlilerinden vize istenmemesi için Myanmar yönetimine çağrıda bulundu.

Ülkeye ilk aşamada 250 bin dolarlık yardım yapılacağını açıklayan ABD kesenin ağzını daha da açtı ve 3 milyon dolar daha yardımda bulunacağını duyurdu.. Danimarka da ülkeye 1,34 milyon euro yardım yapacağını bildirdi. Tayland ise komşusuna sağlık ve gıda malzemeleri göndermeye başladı.

Böylece tarihinin en büyük afetini yaşayan Myanmar'a gönderilmesine söz verilen yardımların miktarı toplam 28 milyon dolara ulaştı. Yardım vaadinde bulunan ülkeler arasında Hindistan ve Çin de var.

***

Kasırga, hortum ya da tayfun deyip geçmemeli....

Tropikal alçak basınç sistemlerinin 200 kilotonluk müthiş bir enerjiyi açığa çıkarabilen korkunç doğa olaylarıdır bunlar. Bu enerji, Amerika'nın Hiroşima'ya attığı atom bombasının yaydığı enerjiden 10 kat fazladır. Ya da şöyle diyelim; bir kiloton şiddetindeki patlama, bin ton TNT'nin patlatılmasıyla oluşan şiddete denk düşüyor.

Artık 200 kilotonluk enerjinin ne denli yıkıcı ve öldürücü fırtınalar yaratabileceğini siz düşünün.

Ne var ki, bu tür fırtınalar, yılın belli dönemlerinde belli bölgelerde ortaya çıkıyor. Hint Okyanusu'nda Florida'da falan..

İster tayfun, ister kasırga ya da hortum adı verilsin, bu tür fırtınalar, sadece sıcak denizlerin üzerinde ortaya çıkar; deniz suyu sıcaklığı 80 metre derinlikte en az 27 dereceye ulaşırken atmosferin üst tabakalarında havanın soğumasıyla oluşur.

Sıcak hava daha hafif olduğundan yükselir, yükselirken denizin nemini de emerek bulutları oluşturur. Rüzgarlar yükselirken bulutlara sarmal hareketi kazandırır. Bu hareket, tayfunun "göbek" ya da "gözü" olarak nitelendirilen nisbeten sakin noktanın etrafında cereyan eder. Ve Myanmar'da olduğu gibi, vurduğu ülkelerin altını üstüne getirir.

Sanki atom bombası düştü Myanmar'a...

Tanrı, insanları her türlü felaketten, afetten korusun.

   401 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
18 Temmuz 2008, Cuma   Ne hallere düştük
17 Temmuz 2008, Perşembe   Yol kenarlarındaki ağaçlara da göz diktiler
16 Temmuz 2008, Çarşamba   Gazimağusa'daki utanç tablosu üzerine...
15 Temmuz 2008, Salı   Neden dokunulamıyor o ucube yasaya?
13 Temmuz 2008, Pazar   Yedisi bir eşekte
12 Temmuz 2008, Cumartesi   Yürekten teşekkürler
11 Temmuz 2008, Cuma   Eşel mobil istersiniz ha!
10 Temmuz 2008, Perşembe   Sanki meteor yağmuruna tutulmuş dağlarımız!
09 Temmuz 2008, Çarşamba   Sendikaların gözü hükümette
08 Temmuz 2008, Salı   Gitti gider bu ülke!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2119 1.2203
1 STERLİN 2.4281 2.4462
1 EURO 1.9293 1.9429



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

NİYE KAPATILMIYOR VE KABİNE DEĞİŞİKLİĞİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

CTP, nasıl şamar oğlanı oldu? (*)

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (25)

Akay Cemal

Tek'li yol ve bastır Hristofyas!..

Ahmet Tolgay

Yerel bir film çekmek... (*)

Bilbay Eminoğlu

Ne hallere düştük

Necdet Ergün

Ekonomide "kapasiteler ve kârlar" ...

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Uzm. Mine Çağlar

Güneş ışınlarının zararlı etkilerinden kor...

Dr. Umut Altunç

Kıbrıs Güneşi, Ultraviyöle ve Bebekler

Aysu Basri

RESM-İ İŞKENCE

Sevilay SADIKOĞLU

Şiirlerle Büyüsün Çocuklar...

Mustafa BESİM

LOKMACI: KALİTELİ HİZMET VE UYGUN FİYAT

Türem Delikurt

Kordon Kanı Bankacılığı: Gerçekten biyoloj...

Dr. İsmail KEMAL

Ergenekon, ampul, El Beşir

Emin AKKOR

Uzman raporuna kulak tıkayan hükümet, halk...

Oğuz Metiner

Kıyamet ne zaman ve nasıl kopacak?

Ali Özçil

Yazın sevilen meyvesi kiraz

Bedia BALSES

Döşünden Yaralı Dağlar

Beste SAKALLI

GÖZLERİNE DAĞILIRDI BENİM ANNEM

Psikolog Ayla Kahraman

Bir ilişkiyi korumak ve sürdürmek

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Çikolatalı Bitkiler

Osman Ertuğ

Ayrılma hakkı

Bener HAKERİ

Şairler, ah bu şairler!

Ata ATUN

KKTC TANINMAYA MI GİDİYOR

Mehmet RATİP

Kılavuzu Kissinger olanın...

Dr. Orhan Aydeniz

Taş ocakları sorunu

Harid Fedai

Sünühât Gazetesi Yüksek Katına

Cumhur DELİCEIRMAK

BOP TARAFI





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital