Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması
Öz kızına tecavüz davasında, sanığın ifadesi inandırıcı bulunmadı
Çarşıda "bayram" yok
Mağusa'daki ırza tecavüz davasında yeni tanık
Dalga Pub kundakçılarından biri para,ikisi hapis cezası aldı
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk"
Trafikte 894 sürücü rapor edildi

YORUMLANANLAR
Avcılar eyleme gidiyor [2]
Taksim Trio, Londra Caz Festivali'nde büyüledi [1]
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması [1]
Çarşıda "bayram" yok [4]
Liste nihayet! [1]
2009 da kurak [1]
Yedikonuk İlkokulu'nda "Kitap Haftası" etkinliği [1]
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [2]
Atılan çöpler hepimizi etkiliyor [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [2]
Hükümet yazı görmez [5]
Pakistan'dan yatırım girişimi [1]
Hatay [2]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [5]
Geri döndü [9]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
KAPARİ CİNSEL GÜCÜ ARTIRIYOR [5]
ZEYTİNYAĞLI ENGİNAR [2]
Çağın vebası AIDS [1]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [2]



Dünyanın yaptığını neden biz yapamıyoruz?

Bilbay Eminoğlu

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   21 Mayıs 2008, Çarşamba Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Güney Kıbrıs'ta trafik kazası olmaz mı?

Tabii ki olur.

Ancak, ülkemizdeki gibi ürkütücü boyutlara varacak kadar değil herhalde.

Neden?

Çünkü adamlar, kazalara yol açan etkenleri belirleyip ona göre önlem alıyor.

Biz ne yapıyoruz?

Sadece, kazanın nerden kaynaklandığını ortaya çıkarıyor, gerisini boş veriyoruz.

Bugüne kadar aldığımız önlemleri, kazaların önlenebilmesi için yeterli görüyoruz.

Hatta, kazalar biraz hız kesmeye görsün aldığımız sözde sıkı önlemleri gevşetiyoruz.

Hız tutkunlarının karşı çıkması üzerine hız limitlerini yükselttiğimiz, ceza puanlarında indirime gittiğimiz gibi.

Biliyorsunuz; ana yollardaki kavşaklarda hız limiti 65 kilometreydi.

Hız severler, sanki o kavşaklardan 65 kilometreyle geçiyor ve zaman kaybediyorlarmış (!) diye yaygarayı basınca kalkıp hız limitini 75 kilometreye yükseltmişiz.

65 kilometreyi 90'la aşanlar şimdi 75 kilometre yazılı levhaların önünden 120'yle geçiyor.

Yetkililerimiz hız yapılmasını adeta teşvik edercesine ceza puanlarında indirime de gidince artık kim tutar "hızlı yaşayanları".

Nasıl olsa, ceza puanları kolayına dolmayacak, geçici bir süre için de olsa ehliyetlerine el konulmayacak.

2005 yılında yüksek oranda artırılan ceza puanlarını geçen yıl yapılan bir değişiklikle azaltmışız. Neredeyse yarı yarıya.

Hem de hangi suçların ceza puanlarını, biliyor musunuz?

Aşırı sürat, dikkatsizlik ve tehlikeli sürüş suçlarının ceza puanlarını.

Hangi düşünce, hangi mantıkla böyle bir yola başvurmuşuz; buna mantıklı bir açıklama getiren olmadı.

Trafik kazalarını azaltabilmek için daha caydırıcı önlemler alınacağına yapılana bakın!

Ancak bu kadarı geliyor elimizden!

***

Bir de sık sık tanık olduğumuz ve ortadan kaldırmakta aciz kaldığımız "refüj sorunu" yaşanıyor yollarımızda.

Sorun demek yanlış olur aslında "refüj rezaleti" desek daha yerinde olur.

Gazetelerdeki trafik kazası haberlerinin arasında, bir şeritten ötekine "uçanlara" rastlamamak mümkün değil!

İki üç günde bir, birilerinin aşırı süratten direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı şeride geçmesine ve o tarafta hız limitine, kurallara uyan suçsuz insanlarımızın kullandığı arabaların üzerine çıkmasına artık aşina olduk!

Biliyorum, hız tutkunları şimdi kızacak bana.

Kazaların çoğunun aşırı hız ve dikkatsizlikten kaynaklandığını ne halse kabule yanaşmıyorlar.

Kazalar için başka bir neden gösterilmesini istiyorlar.

Sormak lazım bu kardeşlerimize...

Aşırı hız yapmıyor, direksiyon hakimiyetini kaybetmiyorsanız , hangi güç arabanızı yerden kaldırıp da öteki şeride savuruyor acaba?

Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı, sevgili dost Dr. Mehmet Avcı, yollardaki refüjlerin, geometrik yapısı itibariyle artan hıza orantılı olarak kazalara davetiye çıkardığını söylüyor..

Varolan refüjlerin hız sınırının aşılmasıyla birlikte trafik akışı sırasında karşı şeride geçmek gibi ölümle sonuçlanabilecek kazalara yol açtığına dikkat çekiyor.

Ama kimin umurunda.

Halbuki Güney Kıbrıs'ta bu sorun çoktan halledildi.

Anayollarda refüj diye bir şey yok o tarafta.

Zaman zaman güneye geçiyor ve görüyorsunuz.

Adamlar, şeritleri beton ya da demir bariyerlerle ayırmışlar ve bu engelleri güzel görünümlü, çiçekli bodur ağaçlar arasına gizlemişler.

Karşı şeridi görmeniz olanaksız. Böylelikle gece karşıdan gelen araçların farlarından da rahatsız olmuyorsunuz.

Avrupa'da, gelişmiş ülkelerde de böyle.

Bu kadar basit bir yöntemle sürücülerin kendi şeritlerinde kalması sağlanıyor.

***

Güneyde ana yollarda çember de yok... Olur olmaz yerde U dönüşü de yapılamıyor..

Üst geçitler yapmışlar... Şu ya da bu nedenle karşı şeride geçmek gerekiyorsa bu şeritler kullanılıyor.

Yollarda herhangi bir eğim ya da çukur da göremezsiniz...

Sinyalizasyon sistemleri de mükemmel.

Daha da uzatarak Rum'un trafik anlayışına övgüler düzmek istemiyorum.

Ama neden biz bunları yapamıyoruz?

Neden dünyaya ayak uyduramıyoruz?

Neden, yanlışlarımızı düzeltme yoluna gidemiyoruz?

Paramız mı yok, yoksa onların yaptığının yanlış mı olduğuna inanıyoruz?

Yanıtımız ne isterse olsun, trafik kazalarına davetiye çıkarmaya devam edeceğiz demektir.

'Trafikte eğitim şart" diye kalıplaşmış bir ifadenin arkasına sığınmakla, okul çocuklarının ellerine bir takım sloganlar yazılı pankartlar tutuşturarak onları yol kenarlarına dizmekle, sürücülere broşürler dağıtmakla olmuyor bu işler.

Önümüzde yığınla örnek var.

Gelişmiş ülkelerde trafik kazalarının azaltılmasına yönelik akılcı ve etkili önlemleri, programları, projeleri burada hayata geçiremiyorsak bari varolanları koruyalım.

Hız limitleri, ceza puanlarıyla oynayarak yasaları yaz boz tahtasına çevirmeyelim!.

   786 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
02 Aralık 2008, Salı   Bu adaletsizlik, daha ne kadar sürecek?...
30 Kasım 2008, Pazar   Kanlı Dere 90 yıl önce bir aktı, bir aktı ki...
29 Kasım 2008, Cumartesi   Hakemsiz maç yapılabilir mi?
28 Kasım 2008, Cuma   Çocuklarımızın hatırına...
27 Kasım 2008, Perşembe   Derdimiz yokmuş gibi...
26 Kasım 2008, Çarşamba   Cezaevine ağıt
25 Kasım 2008, Salı   Devlet eliyle ağaç kıyımı
22 Kasım 2008, Cumartesi   Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!
21 Kasım 2008, Cuma   Dostlar alışverişte görsün
20 Kasım 2008, Perşembe   Her işimiz yarı buçuk!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5847 1.5958
1 STERLİN 2.3879 2.4057
1 EURO 2.0038 2.0179



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

BOZULDUK... ÇOK BOZULDUK

Hasan Hastürer

Partiler gücü oranında zarar da verir...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

Dubai'den mesaj var: Oradaki Türklere ...

Ahmet Tolgay

Devlet ve belediye malı, deniz mi?...

Bilbay Eminoğlu

Bu adaletsizlik, daha ne kadar sürecek?...

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Gidişat nereye?

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

AYTUĞ ÖLDÜ!

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Terör, Tac Mahal, Hindistan

Oğuz Metiner

Hac ve kurbanın mahiyeti

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital