Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Gökyüzünde Ay ile Venüs'ün muhteşem buluşması
Öz kızına tecavüz davasında, sanığın ifadesi inandırıcı bulunmadı
Çarşıda "bayram" yok
Mağusa'daki ırza tecavüz davasında yeni tanık
Dalga Pub kundakçılarından biri para,ikisi hapis cezası aldı
Trafikte 894 sürücü rapor edildi
Talat ve Hristofyas'a "camdan mumluk"

YORUMLANANLAR
Avcılar eyleme gidiyor [1]
Çarşıda "bayram" yok [2]
Liste nihayet! [1]
Hiçbir şeyin değişmediğinin göstergesi [2]
Atılan çöpler hepimizi etkiliyor [1]
Eroğlu, parti meclisini de silme kazandı [2]
Hükümet yazı görmez [5]
Pakistan'dan yatırım girişimi [1]
2009 da kurak [1]
Yedikonuk İlkokulu'nda "Kitap Haftası" etkinliği [1]
12 yaşında, cinsel ilişkisi cep telefonuna kaydedilip tehdit edilen çocukları tedavi ediyorum [5]
Geri döndü [9]
Gönyeli emaneti geri aldı: 0-2 [1]
KAPARİ CİNSEL GÜCÜ ARTIRIYOR [3]
ZEYTİNYAĞLI ENGİNAR [2]
Çağın vebası AIDS [1]
Hatay [1]
BKP'den bir heyet Brüksel'e gidiyor [2]
Ambargolular Grubu'ndan kanlı haritaya tepki [1]
Maraş'a dönüş, hemen şimdi [5]



Gürültü

Bilbay Eminoğlu

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   30 Mayıs 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Hemen her ülkenin sorunları var.

Bizde ise sorunlar yumağı var.

İnsanımız dert küpü...

Herkes bir şeylerden şikayetçi.

Her şey sorun oluyor ve biriktikçe yumak oluyor!

Neden?

Çünkü en basit sorunlara bile köklü, kalıcı çözüm getiremiyoruz.

Örneğin ses kirliliği!

Yani gürültü.

Müzikle yaratılan ve müziği müzik olmaktan çıkaran gürültü!

Kışta pek sorun olmasa da her yaz karşımıza çıkıyor.

Yoğun şikayetlere yol açıyor. .

Şimdi havalar iyice ısındı, müzikli eğlence mekânları açık havaya taşındı ya...

Evleri, bu mekânlara yakın, hatta yüzlerce metre uzakta bulunan insanların "Sabahlara kadar uyuyamıyoruz" yakınmaları da başladı.

Haksız da değiller yani.

Çok yüksek desibelde müziğin, bırakın insanı huzursuz etmesini, kulağa da zarar verdiği, işitme kaybına neden olduğu biliniyor.

***

Günlük yaşamımızda zaten sürekli olarak gürültüye maruz kalıyoruz.

Bu olağan bir şey; bir takım yüksek seslerin kulağımıza gelmesini engellemek elimizde değil.

Yüksek sesle cep telefonunda konuşmak, yol ve trafik gürültüsü gibi.

Ama yüksek desibelde müzikten mümkün olduğunca kaçmak, kurtulmak lazım.

Gelin görün ki, bunu da yapamıyoruz.

Vakit gece yarısını çoktan geçmiş, uykunuz gelmiş yatacaksınız, civardaki kim bilir kaç desibeldeki müzikten uyuyamıyorsunuz.

Yatağın içinde dönüp duruyorsunuz, sonra da oturup gürültünün dinmesini bekliyorsunuz.

Bazen sabahın üçüne, dördüne kadar...

Gürültülü müzik yayını yapanların turizme hizmet ediyoruz falan gibi mazeretleri hikaye.

Gürültüden turist de kaçar.

Aslında gürültüye en fazla maruz kalanlar, etkilenenler, gürültüyü yaratanların kendileridir.

Gürültülü ortamın tam içindeler.

Ama rahatsız olmuyorlar.

Alışmış olmalılar..

***

Uzmanlara göre, 80 desibelden fazla müzik kulağa zarar verebiliyor.

Fısıltıyı, normal konuşmaları boş verelim.

Bunlar gerekli ve zaten kulağa hiç zararı yok.

Fısıltı 30, normal konuşma 60 desibel olarak yansıyormuş kulağa.

Yol ve trafiği de geçelim; yaydığı gürültünün şiddeti 80 desibel.

Kulağımıza adeta yapıştırdığımız walkman ve cep telefonlarından ise biraz kaçınmak lazım.

Bu aygıtların ses çıkışları 60 ile 120 desibel arasında.

Bir kıyaslama yapma gereği duyuyorsanız, şimşeğin 120, tüfek patlamasının da 140 desibel olduğunu söyleyelim.

Acaba, bir düğüne gittiğimizde ve hemen yanı başımızdaki kişiyle konuşmamızı, birbirimizin sesini duymamızı olanaksız hale getiren orkestra müziğinin ses çıkışı kaç?

Eminin 150 ya da üzerindedir.

Ya bazı eğlence mekânlarından, 'bum bum' top patlamaları gibi neredeyse 500 metre kadar uzağa yayılabilen sözde müziğe ne demeli.

***

Yasalar, kurallar bu konuda ne diyor; bir denetleme mekanizmamız var mı bilemiyoruz ama, yapılması gereken en doğru iş, bu soruna ne vatandaşları rahatsız edecek, ne de restoran, bar, disco ve benzeri eğlence yeri işletmecilerini mağdur edecek akla uygun bir çözüm yolu bulunmasıdır. Bu kadar basit işte. Çağdaş ülkelerde bu işler nasıl yapılıyorsa, doğrusu neyse kopya edelim olsun bitsin.

Madalyonun bir de öteki yüzüne bakalım.

Müzik yapılan eğlence mekânları arasında kuşkusuz kurallara uyulan, alınan izinlerin öngördüğü koşulların, hiç istismar edilmeden yerine getirildiği yerler de var.

Ne ki, bu gibi yerlere yakın evlerde oturan bazı mızmız insanlarımız, yine de gürültü yapılıyor diye şikayetçi oluyormuş...

Ve bunu yaparken, aynı bölgede bulunan ve asıl şikayetçi olması gereken, gerçekten gürültü yaratılan bir başka eğlence yerini görmezden geliyormuş.

Bir hanım okurum, örnek de vererek bu konudaki şikayetini dile getirirken "Çünkü onlar arkalı...Onlardan şikayet edemiyorlar... Onlara kimse dokunamıyor" diye konuştu..

Biliyorsunuz; bu ülkenin sorunlar yumağının bir parçasını da "arkalılara" kıyak geçilmesi, "arkasızlar"ın ise mağdur edilmesi oluşturuyor. O konu, başka bir dert.

Sonuç:

En iyisi, en güzeli; kim isterse olsun, kimsenin hakkının yenmeyeceği, kimsenin mağdur edilmeyeceği, kimsenin huzurunun kaçmayacağı, insan haklarına saygılı, eşitlikçi, adil bir sisteme sahip toplumsal düzeni sağlamaktır.

Bunu tam olarak yapabildiğimiz söylenemez.

Başardığımız gün sorunlar yumağı çözülür, sorunlarımız büyük ölçüde ortadan kalkmış olur.

   581 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
02 Aralık 2008, Salı   Bu adaletsizlik, daha ne kadar sürecek?...
30 Kasım 2008, Pazar   Kanlı Dere 90 yıl önce bir aktı, bir aktı ki...
29 Kasım 2008, Cumartesi   Hakemsiz maç yapılabilir mi?
28 Kasım 2008, Cuma   Çocuklarımızın hatırına...
27 Kasım 2008, Perşembe   Derdimiz yokmuş gibi...
26 Kasım 2008, Çarşamba   Cezaevine ağıt
25 Kasım 2008, Salı   Devlet eliyle ağaç kıyımı
22 Kasım 2008, Cumartesi   Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!
21 Kasım 2008, Cuma   Dostlar alışverişte görsün
20 Kasım 2008, Perşembe   Her işimiz yarı buçuk!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5847 1.5958
1 STERLİN 2.3879 2.4057
1 EURO 2.0038 2.0179



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

YURT SEVGİSİ

Ali Baturay

BOZULDUK... ÇOK BOZULDUK

Hasan Hastürer

Partiler gücü oranında zarar da verir...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

Dubai'den mesaj var: Oradaki Türklere ...

Ahmet Tolgay

Devlet ve belediye malı, deniz mi?...

Bilbay Eminoğlu

Bu adaletsizlik, daha ne kadar sürecek?...

Omaç BAŞAT

Lige merhaba

Hüseyin EKMEKÇİ

Gidişat nereye?

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

AYTUĞ ÖLDÜ!

Emin AKKOR

Karşı duruşun sebebi, güvensizlik

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Terör, Tac Mahal, Hindistan

Oğuz Metiner

Hac ve kurbanın mahiyeti

Harid Fedai

Sefâlet!





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital