|
Güney'e turist, bize ise kaçak mülteci yağıyor!
Rum cebini dolduruyor, biz ikide bir ormanlarda kaçak göçmen avlıyoruz.
Son olarak, Ötüken-Long Beach kıyı şeridindeki ormanlık alanda 24 Suriyeli mülteci daha yakalamışız.
Yakalıyoruz, mahkemeye çıkarıp sınır dışı ediyoruz; çok sürmez yine geliyorlar.
Belli ki, ülkemizin sorunlar yumağına eklenen bu derdimize de çare bulamıyoruz.
Polisin, mahkemelerin işi yoksa uğraşsın.
Neyse konumuz bu değil...
Çok daha önemli bir mesele var ortada!...
40 yıldır konuşup da bir yere varamadığımız bir mesele...
Turizm...
Yazın gelmesiyle yine ülke gündeminin tepesine oturdu...
Yine bu alandaki sıkıntılarımız sıralandı...
Çözüm önerileri getirildi...
Böyle yapmamız, şöyle yapmamız gerekiyor...
Şunu yapacağız, bunu yapacağız diye.
Ama bir şey yaptığımız yok!
***
Kıbrıs Türk Seyahat Acenteleri Birliği Başkanı Özbek Dedekorkut'un açıklamalarını dünkü KIBRIS'ta okudunuz herhalde.
Turizmin önündeki başlıca engeli, ulaşım sorununu bile bunca yıldır halledememişiz.
Neyle gelecek turist buraya?
KTHY yeterli mi?
Fiyatları uygun mu?
Uçaklarda kolaylıkla yer bulunabiliyor mu?
Üç sorunun da yanıtı ne yazık ki 'hayır'dır.
Sayın Dedekorkut'un söylediğine göre Larnaka'ya bir yılda kırk bin uçak iniyor.
Sadece İngiltere'nin on sekiz değişik şehrinden tüm yıl boyunca düzenli, yaz döneminde ise yirmi iki şehre charter seferler yapılıyor...
Tüm Avrupa'dan, Arap ülkelerinden kalkan uçaklar geliyor...
Rusya ve Uzak Doğu'dan bile seferler düzenleniyor...
Ve inanılmaz ucuzlukta.
Bunlara karşın Güney'e gelen turist sayısı iki milyon üç yüz bin.
Biz , KTHY ile nerden, ne kadar turist getirebiliriz ki...
Turistik tesislerimizin bilmem kaç yatak kapasitesi varmış, bilmem ne kadar da artırılacakmış ne yararı var?
Keşke varolan yatakların yarısını bile doldurabilsek.
***
Ülkemizde turizm yatırımı yapanlar umutsuz...
İngiltere'den buraya turist gönderen tur operatörleri zorda...
KTHY'nin yeniden yapılandırılması için herhangi bir çalışma yok...
Durum, çalışmalarımızı, yatak sayısının artırılmasından çok, varolanları doldurabilmemiz için sektörde karşılaşılan ve gün gibi aşikar olan sorunlara kesin ve kalıcı çözümler getirmeye yöneltmemiz gerektiğini gösteriyor.
Ülkede nerede ve ne zaman "çat" diye gideceği belli olmayan bir elektrik sorununu bile halletmeden hangi turizmden söz ediyoruz.
Varolan sorunlar yetmiyormuş gibi şimdi bir başka sıkıntıdan söz ediliyor.
Dağ taşın konut dolduğu ülkede ikinci bir konuta sahip olan ev sahiplerinin bunları iki haftalık ya da aylık sürelerle İngiliz turistlere kiraladığından söz ediliyor.
Bu yüzden otellerde doluluk oranı yüzde 41 seviyelerinden yüzde 30'a gerilemiş.
Ne derece doğru bilemiyorum ama, bu gerilemenin nedenini sözü edilen etkenden çok, turisti buraya gelmekten caydıran, başta siyasi belirsizlik ve ulaşım sorunu olmak üzere bir dizi olumsuz koşullarda aramak lazım.
Kısaca işimiz zor, çok zor!
Ama imkansız değil.
Yeter ki, lafı bırakıp biraz iş yapalım.
|