|
1994 haziranındaki o kötü, uğursuz günün üzerinden 13 yıl geçti.
Daha dün gibi, bütün dehşetiyle hâlâ belleğimizde.
Yüreklerimizin dağlandığı o gün ne olmuştu da Beşparmaklar ateşler içinde kalmıştı hiç anlaşılamadı...
Nasıl olmuştu da birdenbire o güzelim ormanlarımızı her yandan alevler sarmıştı hiç öğrenilemedi...
Sanki gökten alev topları yağmıştı dağın üzerine...
Saatler içinde binlerce ağaç kor yığınlarına dönüşmüştü...
Alevler Girne yoluna dayanıp artık önünde yutacak ağaç bulamayınca dağın öteki sırtına atlamıştı...
İnanılmaz bir hızla doğu yönünde harekete geçerek önünde ne bulduysa yutup geçmişti.
Kim ya da kimler yapmıştı bunu?...
Yoksa doğa gazaba mı gelmişti?...
Kavurucu sıcak hava mı kibrit tutmuştu Beşparmaklar'ın yeşil örtüsüne?
Hiç bilinmedi...
Ülkemizin o güne kadar görülmemiş o en büyük çevre felaketinin nedeni hâlâ gizemini koruyor...
Koruyacak da...
Ama o felaket hiç unutulmayacak...
Nesilden nesile anlatılacak.
***
13 yıl geçti aradan...
Beşparmaklar'ın yarası hâlâ kapanmadı...
Hâlâ kavuşamadı eski yeşilliğine...
Güzelim maviliği solmuş, karaduygulu bir hali var sanki...
İçimizde ise yenemediğimiz bir korku...
Karabasandan farksız o günden kalan bir korku bu.
Nerede bir yangın çıksa yüreğimiz hopluyor...
Hemen gözlerimizi Beşparmaklar'a çeviriyoruz.
İşte yine yazdayız...
Aylardan haziran...
Yine çok sıcak ve kuru bir hava var...
Ortalık yanıyor...
Ve derken, korkunç bir haber geliyor adanın öteki yarısından...
***
Güney Kıbrıs'ta dün Beşparmaklar'dakine benzer ikinci bir felaket yaşandı...
Larnaka ile Limasol arasındaki ormanlık alanda, nedeni bilinmeyen büyük bir yangın çıktı...
Rum itfaiye müdürü Andreas Nikolau, yangının korkunç boyutlara ulaştığını, şiddetli rüzgar ve alevlerin dağlık bölgeye doğru hızla ilerlemesinden dolayı kontrol altına alınmasının zor olduğunu açıkladı.
Tüm itfaiye birliklerini, tüm olanaklarını seferber ettiler...
Söndürme çalışmalarına İngiliz üslerine ve bazı kuruluşlara ait 96 itfaiye aracı da katılıyor.
Bazı yollar kapandı, köyler boşaltıldı.
İnsanlar perişan.
İtfaiye uçağı gönderen Yunanistan'ın yanında İsrail ve Lübnan'dan da yardım istediler..
Rum televizyon kanallarında izlediğim görüntüler 13 yıl öncesine götürdü beni.
Komşu gerçekten zorda.
KKTC olarak BM nezdinde yardım girişiminde bulunduk.
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, üzüntülerini dile getirerek, Kıbrıs Türk tarafı olarak her türlü yardıma hazır olduklarını söyledi.
Rum tarafının, Soyer'in yardım önerisini kabul edebileceği düşünülemez.
Beşparmak yangınında biz de onların yardım önerisini reddetmiştik.
Siyasi koşullar, tarafların insani konularda bile işbirliğinde bulunmasını engelleyebiliyor.
***
Bu yaz adamız, küresel ısınmadan dolayı belki de yıllardır hiç olmadığı kadar sıcak hava dalgalarının
etkisinde kalacak,
Daha hazirandayız ve önümüzde temmuz ve ağustos'un kavurucu sıcakları var.
Yaz çıkıncaya kadar her gün tam alarm durumunda olmamız ve gözlerimizi ormanlık alanlarımızdan ayırmamamızda büyük yarar var.
Tanrı korusun tek bir kibrit çöpü, bir izmarit, bir cam parçası bir felakete yol açabilir.
Güney Kıbrıs'taki yangını, yetkililerin, ormanlarımızın korunmasına yönelik önlemleri bir kez daha gözden geçirmek için bir uyarı kabul edeceğine inanıyoruz.
|