|
Mahalledeki komşu kadın "Ağustos böceği gibi cır cır ötüyoruz, sonunda çatlayacağız."dedi.
Doğru söylemiş...
Ama "cek"i, "cak"ı fazla...
Çatladık zaten!...
Çatlattılar bizi!
***
Bir yandan hükümet, diğer yandan belediyeler...
Vurdukça vuruyorlar!..
Ve halk olarak dır dır söylenmekten, birbirimize dert yanmaktan öte bir şey yapamıyoruz.
Boşuna nefes tüketiyoruz...
Dahası sinir oluyoruz, strese giriyoruz...
Neyi değiştirebiliriz, ağlayıp sızlamakla...
Gücümüz neye yeter ki!...
Et de ellerinde bıçak da...
Bize sadece elimizi cebimize atmak düşer!
"Sağlık vergisi" de neyin nesi diye soruyoruz...
Görmüyor muyuz?
Haşereyle mücadele ediyorlar...
Sinekten, sivrisinekten, hamam böcüsünden eser yok ülkede!
Yarın, ciddi ciddi "sokak vergisi" de getirebilirler.
Sokaklara otomobillerimizi park ediyoruz...
Ya da "hava vergisi"...
Parklarda temiz hava alıyoruz diye!
Yaparlar mı yaparlar...
Yapılamayacak neler yapılmadı ki bu ülkede!
***
Abartıyor muyuz?...
Haksız mı bu eleştirilerimiz?...
Olağan mı hükümetin ve yerel yönetimlerin icraatları?...
Dünya yüzündeki öteki ülkelerde de böyle mi yürüyor bu işler?...
Asla!
Yerli yersiz durmadan zam yapıldığı, uyduruk adlar altında yeni vergiler ihdas edildiği, insanların elektrik ya da belediye faturalarını eline aldığında kan beynine sıçrayarak, "soyuyorlar bizi" diye feveran ettiği ve sivil toplum örgütleriyle basının haklı gerekçelere dayandırdığı eleştirilerine yetkililerin kayıtsız kaldığı bir başka ülke yoktur herhalde.
Olsa da bu alandaki şampiyonluğumuzu alamazlar elimizden!
---
Vatandaşlar, belediyelerin ağustos ayı hizmet faturalarını almaya başladı.
Her zaman olduğu gibi tüketilen suyun yanında, kanalizasyon, temizlik, sayaç kirası ve aydınlatma parası da talep ediliyor.
Her şeyi anladık da şu sayaç kirası yok mu, insanı çıldırtıyor!
Kaç paradır o dandik sayaçlar ki, bir ömür boyu ödüyorsunuz bitmiyor...
100 milyon, 200 yüz milyon yoksa 500 milyon.
Sayacı takarken, kira usulüyle maliyetinin belki de 100 mislini tahsil edeceklerini dikkate alarak vatandaşa satmamışlar. Bunu geçelim.
Bu ay ilk kez faturalara "Sağlık Vergisi"ni de eklemişler.
Ve topu hükümete attılar. "Bu vergiyi biz koymadık. Hükümet yasa geçirdi, biz de alıyoruz" dediler. Doğrudur.
Ne ki, taksitlere bölünerek tahsil edilmesine karar verilen bu sözde verginin rakamları, Elektrik Kurumu'nun faturalarında olduğu gibi komik ve çelişkili.
Elektriğin ilk 250 kilovatlık tarifesinin 1 eylülden itibaren 32 kuruştan 30 kuruşa düşürüleceğini açıkladılar; vatandaşa verilen ağustos ayı faturalarında rakam zaten 30 kuruş. Kimi faturalarda 28, 27 kuruş.
Belediyeler ise, yıllık ortak bir miktar belirlenmesi için işi Belediyeler Birliği'ne bırakmamışlar, kendi keyiflerine göre ayrı ayrı fiyat biçmişler, dolayısıyla farklı taksitlendirme yapmışlar.
Kimi belediye istediği parayı ayda 4 YTL olarak belirlerken, kimisi taksitleri 8 YTL olarak uygun görmüş. Lefkoşa Türk Belediyesi'nin "Sağlık hizmeti" en pahalısı. Yanıbaşımızdaki Gönyeli'de oturanlara Gönyeli Belediyesi ayda 4 YTL olmak üzere toplamda çok düşük bir fiyat biçerken başkent belediyesi ayda 16 YTL olmak üzere 3 ay taksitle 48 YTL istiyor...
Kazığın en büyüğü başkentlilere!.
Sonuç:
Yerli yersiz zamlarla uyduruk vergilerin arkası kesilmeyecek.
Ve biz tepkimizi, kendi aramızda çene yormaktan öteye götüremediğimiz, ah vah etmekle yetindiğimiz sürece toplum olarak daha çoook kazıklar yiyeceğiz!
|