|
Çelişkiye bakın....
Avcıların büyük kısmı, Avcılık Federasyonu çatısı altında bir yandan kuraklık yüzünden yemsiz ve susuz kalan hayvanları yaşatmak için çaba sarf ederken diğer yandan avlanmak, yani yaşattıkları hayvanları vurmak için büyük av sezonunun açılmasını istiyor.
Federasyon Başkanı Nilhan Tayfunlu kendinden emin konuşuyor...
"Av sezonu kesinlikle açılacak" diyor.
Bir kısım avcılar ise, buna olumlu bakmıyor.
Hamitköy Avcılık ve Atıcılık Federasyonu Başkanı İrfan Paralik, "geçen yıl vurulan damızlıkların kalanını bu yıl vuracaklar ve ovalarda bir şey kalmayacak" diye avın açılmasına, keklik ve turaç avlanmasına olumlu bakmadıklarını söylüyor.
Aynı şekilde çevre örgütleri de avın açılmasına karşı.
Peki hükümet ne diyor?
Belli ki kararsız.
Bakanlar kurulunun çarşamba günkü toplantısından bu konuda karar çıkmadı.
Çevrecilerinden yana olursa vay, avcılardan yana olursa yine vay!
"Ne yapsak acaba?" diye düşünüyor olmalılar.
Avı açarsa çevrecileri, yasaklarsa avcıları karşısında bulacak.
Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Mustafa Gökmen, görüş belirtmekten kaçınıyor.
Avcılık Federasyonu'nun sunacağı önerge ışığında değerlendirme yapılacağını ve
basına bilgi verileceğini söylüyor.
Güzel ama, bu konuda kişisel bir fikri yok mu acaba sayın bakanın?
Yoksa topu tümüyle hükümete mi atmak istiyor?
Bilemiyoruz, göreceğiz...
İş kızıştı!...
Hükümet artık oturup bir karar vermek zorunda...
Bir orta yol bulacaklardır herhalde.
***
Avcılar büyük ve güçlü bir camia...
İstediklerini koparma olasılığı yüksek...
Av bu sezon yasaklanırsa belli ki çok sert tepki gösterecekler.
İstemez misiniz "günümüz modası"na uyup onlar da kalkıp sivil itaatsizlik yapsınlar!
Örneğin av ruhsatlarını çıkarmasınlar; tüfeklerini fişeklerini götürüp İçişleri Bakanı Özkan Murat'ın önüne koysunlar!
Olur mu olur!
Şaka bir yana; avcı kardeşlerim beni mazur görsün ama, özellikle bu yılki kuraklığı, yangınlar, ağaç katliamları ve aşırı betonlaşmadan kaynaklanan doğa tahribatını dikkate alarak en azından bu sezonu ya avsız ya da sınırlı bir avlanmayla geçirmeye razı olmalarında büyük yarar var.
Avcılık Federasyonu Genel Yönetim Kurulu'nun oy çokluğuyla aldığı ve "avın 26 ekimde açılıp 28 aralıkta kapanması, bayram sonrasındaki günün de ava açılması" şeklinde bir kararı var.
Bu süre biraz kısaltılsa ne çıkar?
Varsın sezon boyunca 20 keklik vuran yarısı kadarını avlamış olsun.
Zaten nerde o bolluk!
Doğada serçe bile kalmadı.
Belki bol yağışlı bir kış geçiririz...
Doğa biraz kendi kendini yenilemiş olur...
Ve Allah kerim öteki sezona.
***
Yazın o kavurucu sıcaklarında o hayvancıkları yaşatmak için doğaya sulaklar yerleştirmişsiniz.
Kim bilir susuzluktan ölmek üzere olan ne kadar hayvan sizin sayenizde hayat bulmuştur...
Bugün sizin sayenizde doğadadırlar...
Bu davranışınıza alkış tutuldu.
Ama gelin bunun arkasını getirin.
Toplumdan büyük bir alkış daha alın...
Daha dün can verdiklerinizden hemen can almayın!
Tamam av hayvanıdırlar. İlk çağlardan beri vuruluyorlar, dünyanın her yerinde av yapılıyor...
Ama biliyorsunuz; üzerinde yaşadığımız coğrafya su, ağaç, orman fakiri olduğu kadar avlak fakiridir de.
Popülasyonları ne ki, kaçak avlanmaktan zaten ne kadarı kaldı ki geriye...
Bırakın zavallıcıkları bu sezon olsun, kovalanmadan yaşamanın keyfini çıkarsınlar...
Biraz üresinler.
Yoksa gün gelecek tükenecekler; sadece resimlerde göreceğiz onları...
Ve av tüfekleri bir antika gibi evlerin bir köşesinde asılı durmaktan öte işe yaramayacak!
Böyle bir şeyin olmasını istemezsiniz herhalde.
"Aman avcı vurma beni...Ben bu dağın aybalam maralıyam... Maralıyam hem yaralı..."
|