Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]
19 milyon kez geçiş [4]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]



İstenince oluyor işte

Bilbay Eminoğlu

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   14 Kasım 2008, Cuma Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Hep söyleriz...

Daha önce muhalefette olanlar ve iktidarı yaptıklarından dolayı eleştirenler, kendileri iktidara gelince o yerden yere vurdukları politikacıların yaptığını, hatta beterini yaparlar.

Bir bakarsınız seçime gidilmiş; iktidarda olanlar yeniden muhalefet olmuş, muhalefet de iktidara gelmiş..

Bu çelişki aynen yeniden yaşanır.

Bu kısır döngü böylece sürer gider.

Neden acaba?

Bunun mantıklı bir yanıtı var mı?

Düşündüm ama bulduğum yanıttan tatmin olamadım.

Dedim ki; politika çok heyecan verici, çok çekici, çok büyüleyici bir olgu olmalı ki, politikacılara, ne söylediklerini, ne yapacaklarını unutturuyor.

Ama daha dün gibi söylediklerini unutmuş olamazlar.

O zaman bilerek böyle yapıyorlar.

Her neyse; neden ne isterse olsun ortada duran yalın gerçek değişmiyor.

Halk politikacıların sözlerine güvenmiyor...

"Yok birbirilerinden farkları" diyor.

Buna karşın millet günü geldiğinde sandığa koşuyor ve bir şeylerin değişebileceği umuduyla oyunu kullanıyor.

Tıpkı, "değişim" sloganıyla işbaşına gelen CTP-ÖRP hükümetinden çok şeyler umut ettiği gibi.

 

                                                                            ***

İnanın, hükümeti eleştiren yazılar yazmaktan hoşlanmıyorum.

Ertesi gün kendi yazdıklarımı okurken üzülüyorum.

Çünkü aynı ülkenin insanlarıyız, aynı gemideyiz.

Toplumun iyiliğini düşündüklerine, iyi icraat yapmak istediklerine kuşku yoktur.

Belki de bana yazdıklarımdan dolayı kırgın olan sayın başbakan ve kabinesinin tüm üyelerine sevgi ve saygım var.

Kendilerini eleştirirken hiç ama hiç bir kötü niyet taşımıyorum.

Bir amacım, emelim, beklentim de yok.

Onlar gibi sadece görevimi yapıyorum.

Ve ülkede olup bitenleri, halkın sesini ön planda tutuyorum.

Yarım yüzyıllık meslek yaşamım hep böyle geçti; kimseyi incitmek istemedim, istemem de.

Aslında hükümetin, belki de bu ülkede hiç olmadığı kadar eleştirilere hedef olmasının nedenini biraz da kendisinde araması gerekir...

Çoğu zaman bilerek ya da bilmeyerek tutarsız söz ve davranışlarıyla biz gazetecilere öyle malzeme veriyorlar ki, kaleme sarılmadan edemiyoruz.

 

                                                                          ***

Pek boş zamanım olmuyor ama dün evde CTP-ÖRP hükümetinin 30 Eylül 2006 tarihli programına bir göz attım.

Mükemmel; daha iyisi hazırlanamazdı.

Programın girişinden bir alıntı aktarayım:

"Kıbrıs Türk Halkı'nı AB üyeliğine hazırlamak için yasal ve Anayasal alanlarda siyasi ve  toplumsal yapımızı, sivilleşme ve demokratikleşme yönünde Kopenhag Kriterlerine tamamen uyumlu bir hale getirmek için gereken tüm reform girişimlerini uygulamaya geçirmek; bu çerçevede polisin sivil idareye bağlanması dahil, yaşamın tüm alanlarında çağdaş, demokratik ve insanın merkezde olduğu demokratik hukuk devleti ilkelerinin  temelini oluşturduğu, ekonomik kalkınmanın gerçekleştiği, refah düzeyinin yükseltildiği ve sosyal adaletin sağlandığı, Kıbrıs Türk halkına yaraşır çağdaş, demokratik bir devlet düzenine kavuşturmak başlıca hedeflerimiz olacaktır."

Program, yukarıdaki paragrafta olduğu gibi yığınla "cek caklı" icraat öngörmektedir.

Ne ki, bunların çok azı hayata geçirilebildi.

Anlıyoruz tabii; kolay bir iş değil bu ama, arkasında on binlerin desteği, güven ve inancıyla, gelip geçmiş bütün hükümetlerden çok daha iddialı ve azimli olarak işbaşına gelen CTP-ÖRP koalisyonunun da bu konuda sınıfta kaldığı açıktır.

 

                                                                         ***

Asıl söylemek istediğim şu:

Daha zamanları var, belki düzeltme yoluna gidebilirler ama, CTP'nin özellikle son aylarda, bir zamanlar muhalefetteyken, aşırı zamlardan ya da bir takım kötü icraatından dolayı veryansın ettiği iktidarın yaptıklarının daha fazlasını sergileyerek büyük halk kitlelerini karşısına alması, hükümet programında öngörülen ve hayata geçirilen güzel çalışmalara da ne yazık ki gölge düşürdü. Hükümetin bunun bilincinde olmadığı söylenemez. Son zamanlarda ortaya çıkan global mali kriz hükümetin şanssızlığı sayılabilir ama, yanlış politikalardan, savurganlık ve aşırı istihdamlardan kaynaklanan kendi içimizdeki krize bahane edilemez. Halkın yanında biraz da hükümet elini taşın altına koyarsa zorluklar daha kolay atlatılabilir.

Bakınız; istenince olabiliyor işte... Tüp gaza yapılan zam, 24 saat geçmeden büyük ölçüde düşürüldü.

Keşke bunu, halkın sert tepkisine fırsat vermeden yapsalardı.

Bu bir başlangıç olsun... Hadi bir de şu elektrik fiyatlarına göz atın. Petrol, 20 yıldan bu yana ilk kez 58 doların altına indi. Ardından araç kayıt ve ruhsat ücretlerini de kırpın biraz. Devam edin... Alkış tutalım size.    

   401 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?
06 Ocak 2009, Salı   Görülmemiş rezalet on altıncı gününde
04 Ocak 2009, Pazar   "Alooov! Rauf, sizin o köpeği bulduk..."
03 Ocak 2009, Cumartesi   2009'da da olmazsa 2010 var, 2011 var!
02 Ocak 2009, Cuma   "Elektrikte yeni bir indirim" masalı!
31 Aralık 2008, Çarşamba   Güle güle 2008... Seni çok arayacağız!
30 Aralık 2008, Salı   Rezaletin böylesi görülmedi
28 Aralık 2008, Pazar   Nerde çocukluğumuzun oyuncakları, oyunları...
27 Aralık 2008, Cumartesi   Noel ve yılbaşı
26 Aralık 2008, Cuma   Sayın Bulutoğluları; n'olursunuz halledin şu işi!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital