Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
19 milyon kez geçiş [4]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]



Merkezi Cezaevi yanardağ gibi!

Bilbay Eminoğlu

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   22 Kasım 2008, Cumartesi Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Şu bizim Merkezi Cezaevi aktif bir yanardağdan farksız!

Bir süre sessiz kalıyor, ansızın patlayıveriyor.

Şu günlerde yine duman püskürüyor...

Umalım ki patlamaz.

Dünyanın hiç bir yerinde eşine rastlanamayacak bir cezaevine sahibiz.

Kapasitesinin çok çok üzerinde tutuklu ve mahkumu barındırıyor.

Bir trafik suçundan ya da başka bir suçtan yargılanmayı bekleyen hükümsüz tutuklular mahkumlarla bir arada tutuluyormuş.

İdarenin ise, gardiyanlarda değil, mahkumlarda olduğu söyleniyor.

Bazen idarenin el değiştirmesi için mahkumlar arasında "iktidar kavgası" oluyormuş.

Anlatıldığına göre, içeride ne isterseniz var.

Uyuşturucudan cep telefonuna, sustalı çakıdan şişlere kadar.

Gardiyanların can güvenliği yok.

 

                                                                  ***

Dün saat 15.30 sıralarında mahkumlar arasında yine kavga çıktı.

Muhabirimizin anlattığına göre bir koğuştaki mahkumlar demir kapıları kırarak başka bir koğuşa girdi.

Ve gardiyanlar, "can güvenliğimiz kalmadı, artık yeter" diye genel grev başlattı.

İçişleri Bakanı Özkan Murat cezaevine giderek, olay hakkında bilgi aldı.

Bu satırları yazdığım sırada durum özetle bundan ibaretti...

Bakalım ne olacak... Bekleyip göreceğiz.

Haaa! Bu dertten kurtulmamızın bir yolu yok mu?

Olmaz olur mu?                                                                  

Ama ülkenin hangi sorununa kalıcı çözüm getirdik de cezaevi sorununu da halledeceğiz!                                                                    

 

                                                             ***

 

Son söz avcıların!

 

KIBRIS'taki haberi gördünüz.

Av bulamayan bazı "avcılar" ağaç katliamı yapmış...

Fıstık ve kızılçam ağaçlarının sürgünlerine acımasızca saçma yağdırmışlar.

Tanrı aşkına söyleyin; başka bir ülkede görülebilir mi böyle bir şey?

Bunun bir mazereti olabilir mi?

Yapılan en hafif tanımlamayla ayıptır ve kuşkusuz bütün avcılara mal edilemez.

Hiç bir şekilde mazur görülemeyecek olayı avcı örgütlerinin ve avcıların büyük çoğunluğunun kınadığına

kuşkumuz yoktur..

Ne ki, her kimse avcı diye geçinen bu kişi ya da kişilerin, avcılık kurallarına taban tabana zıt bu sorumsuzca davranışının avcılarımızın, benzeri bazı münferit olaylarla zaten iyi olmayan siciline yeni bir sabıka olarak

işleneceği açıktır.  .

İş mi bu yaptıkları...

Av yoksa, başka hedef mi bulamadılar...

Ne istediler o gencecik ağaçlardan...

Bu kuraklıkta, bu susuzlukta kolay mı ağaç yetiştirmek.

Bölge orman dairesi sorumlusu, gördüğü manzara karşısında çılgına dönmüş.

Nasıl sinirlenmesin, nasıl üzülmesin...

10 yıl adeta çocuğu gibi bakmış o ağaçlara...

                                     

                                                                            ***

Avcılık Federasyonu Başkanı Nilhan Tayfunlu'nun açıklaması doğa severlerin yüreğine biraz su serpti.

Olaya son derece tepkili.

"Federasyonumuz, ağaçlara ateş eden zihniyetlerin, avcılıkla uzaktan yakından  ilgisi olmayan, kendini bilmez, tedavi olması gereken kişi veya kişiler olduğu düşüncesindeyiz" dedi.

Bunu yapanların en ağır cezayı alması için çalışma başlattıklarını bildirdi ve bu konuda bilgisi olanların, federasyonun ihbar hattına (0533 / 863 7776) iletmesi çağrısında bulundu.

Tekrar edelim...

Toplumda öfke uyandıran olay bütün avcılara mal edilemez.

Sayın Tayfunlu'nun vurguladığı gibi, avcılık camiası, avcılıkla ilgisi olmayan, avcılık kurallarından habersiz kişilerle aynı kefeye konulamaz.

Öyle de, bunun bir takım girişimlerle topluma kanıtlanması gerek. Bu yıl sezonun biraz erken kapanmasına razı olmak gibi, mesela!

Hükümetin oy kaygısıyla böyle bir şey yapma niyeti yok gibi ama, federasyon isterse bunun gerçekleşmesini sağlayabilir. Avdan üç beş gün geri kalmakla ne çıkar. Zaten av kalmamış; avcıların kendileri söylüyor bunu.

Nitekim kuraklığın, doğanın dengesinin bozulduğunun, av hayvanlarının büyük ölçüde azaldığının bilincinde olan çok sayıda avcının, hükümetin avı açarken bir kaç hafta sonra yeniden değerlendirileceğini söylediği kararını beklemeden ava çıkmaktan vazgeçtiği görülüyor.

Yine de avcılar bilir... Son söz onların!                                                                       

   483 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
07 Ocak 2009, Çarşamba   Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?
06 Ocak 2009, Salı   Görülmemiş rezalet on altıncı gününde
04 Ocak 2009, Pazar   "Alooov! Rauf, sizin o köpeği bulduk..."
03 Ocak 2009, Cumartesi   2009'da da olmazsa 2010 var, 2011 var!
02 Ocak 2009, Cuma   "Elektrikte yeni bir indirim" masalı!
31 Aralık 2008, Çarşamba   Güle güle 2008... Seni çok arayacağız!
30 Aralık 2008, Salı   Rezaletin böylesi görülmedi
28 Aralık 2008, Pazar   Nerde çocukluğumuzun oyuncakları, oyunları...
27 Aralık 2008, Cumartesi   Noel ve yılbaşı
26 Aralık 2008, Cuma   Sayın Bulutoğluları; n'olursunuz halledin şu işi!



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital