Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
"Genç kız sebep oldu 6 erkek darp etti"
Umut ve inançla başlıyorlar
Sahte doktora 5 ay hapislik
Kırmızı çizgiler ortaya kondu
"Hastalara yeterli ilgi gösterilmiyor"
Cumhurbaşkanı Talat bugün, Soyer ve Ertuğruloğlu yarın KIBRIS TV'de
Görüşme bir başlangıç, geliştirmek hepimizin görevi
Tuğçe'den havalandıran pozlar
Kıbrıs'ta barış var, ihtiyacımız çözümdür
KIBRIS TV, görüşmeleri canlı verdi
MTG ve Çetinkaya tam gaz
Sveta Eremen'in yükselişi
Dagi markası Girne'de
Bağcıl'dan Paluze Gecesi
Kaymaklı'da Ankara havası
4 yıl aradan sonra kapsamlı müzakereler yeniden

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Karpuz kabuğu suya düştü!

Türem Delikurt

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   26 Haziran 2007, Salı Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Sevgili okurlar, artık haziran ayını da ortaladık! Havalar gittikçe daha da ısınıyor... Ve havaların ısınmasıyla çoğumuz yavaş yavaş deniz mevsimini açıyoruz, hatta aramızda çoktan deniz mevsimini açanlarımız da vardır mutlaka. Kısacası eskilerin deyimiyle 'Karpuz kabuğu çoktan denize düştü' sanırım!!!!!

Küresel ısınma her gün gazetelerde, televizyonlarda ve hatta günlük hayatımızda "geyik muhabbetlerinde' bile konusu sıkça geçen ürkütücü bir gerçek oldu! Dünyayı üstü kapalı bir tencere gibi hayal ederseniz, bizler de içinde yavaşça haşlanan sebzeler misali yaşıyoruz, küresel ısınma nedeniyle.

Güneşten korunma şüphesiz ki her zaman üstünde önemle durulan bir konu. Aslında çoğu insan güneşten korunması gerektiğini bilmesine rağmen 'bana bir şey olmaz' düşüncesi ile önlem almayı pek gerekli bulmuyor. Güneşten korunma uyarılarına son olarak bir yenisi de genetik dünyasından geldi! Bu uyarı, dikkatleri deri kanseri ve genlerin üzerine topladı.

Ciltte başlayan bir kanser tipi olan Melanoma, deriye renk veren melanosit hücrelerinin sınırsız ve dağınık bir şekilde büyümesiyle ortaya çıkan bir durumdur. Melanoma vakalarına her zaman tam olarak neyin neden olduğu bilinmemektedir. Fazla miktarda güneş ışığına maruz kalmanın yanı sıra, yapay ultraviyole ışıklarının (solarium) ve hatta genetik faktörlerin de rol oynadığı bilinmektedir. Daha çok sadece bir faktörün değil de birden fazla faktörün kanserin ortaya çıkmasına neden olduğu düşünülmektedir.

Gelişimimizi ve vücudumuzun işlevini içerdikleri talimatlar sayesinde programlayan genler, bazen taşıdıkları bu talimatların 'hatalı' olması sonucunda genetik hastalıklara neden olabilir ya da bizi genetik hastalıklara yatkın kılabilirler. Genetik alanında, deri kanseri üzerine yapılmış araştırmalar, değişik deri kanseri türlerine neden olan farklı gen 'hataları' bulmuştur. Ancak bu gen hatalarının tam olarak deri kanserlerine (melanomlara) nasıl neden olduğu anlaşılmış değildir.

Yukarıda da bahsettiğim gibi farklı gen hatalarının, farklı deri kanseri tiplerine neden olduğu bilinmektedir. Genetik yatkınlık, uygun çevresel faktörlerin de etkisi ile genetik hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabiliyor. Amerika'da yapılan en son araştırmalardan bir tanesi, deri kanserine neden olduğu bilinen bazı gen hatalarının, çevresel faktörlerle olan ilişkisine dair kanıtlar sundu. Yapılan araştırmaya göre doğumdan 20'li yaşlara kadar aşırı güneşe maruz kalınması, BRAF gen hatasına bağlı deri kanseri riskini arttırıyor. Yani bir kişi BRAF adındaki bir gende hata taşıyorsa (genetik yatkınlık), ve çocuk yaştan 20'li yaşlara kadar çok fazla güneş ışığına (korunmadan) maruz kalmış ise (çevresel faktör), o kişinin bu gen hatasının neden olduğu deri kanseri tipine yakalanma riski yükseliyor. 'Genetik yatkınlık- çevresel faktör' ilişkisine bir başka örnek olarak da; NRAS adı verilen bir gende oluşan hatayı ve güneş ışığını verebiliriz. Eğer bir kişi deri kanserine neden olduğu bilinen NRAS gen hatası taşıyorsa ve 50'li-60'lı yaşlar arasında aşırı güneş ışığına maruz kalmış ise, bu gen hatasının neden olduğu deri kanserine yakalanma riski artıyor.

Bu iki örnek sanırım, hayatımızın her aşamasında aşırı güneş ışığının bizi ne kadar riske atabileceğine bir örnektir. Bu iki gen hatası bilinen bazı gen hatalarına birer örnekti. Ancak daha bilmediğimiz ve deri kanserine neden olan belki de birçok gen hatası vardır. Hangi gen hatasını taşıdığımızı bilmek o kadar da basit bir olay değil. Genetik yapımımızı değiştiremeyebiliyor olsak da çevresel faktörleri kontrol altına alabiliriz. Konu deri kanseri olunca da en yaygın bilinen çevresel faktör güneş ışığıdır. Bu yüzden güneşe korunarak ve uzun süre kalmamak kaydıyla çıkalım ve risklerimizi biraz olsun azaltalım.

Sevgili okurlar, sağlık ve huzur dolu günlerin her zaman sizlerin olması dileği ile bir sonraki köşemizde buluşmak üzere hoşça kalın.

   1727 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
28 Ağustos 2008, Perşembe   Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve yeni yeni sorulan sorular!
18 Ağustos 2008, Pazartesi   Doğa'nın gizemi...
16 Temmuz 2008, Çarşamba   Kordon Kanı Bankacılığı: Gerçekten biyolojik bir sigorta mı?
08 Temmuz 2008, Salı   Doğum öncesi genetik tanıda yeni bir adım
27 Haziran 2008, Cuma   Multipl Skleroz
03 Haziran 2008, Salı   BÜNYE FARKLILIKLARI
20 Mayıs 2008, Salı   Bir umut ışığı...
08 Nisan 2008, Salı   Bir babanın anlatımıyla...
25 Mart 2008, Salı   Yani her şey için bir 'gen' var mı?
12 Mart 2008, Çarşamba   Klinefelter (XXY) Sendromu nedir?



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2028 1.2112
1 STERLİN 2.1303 2.1461
1 EURO 1.7340 1.7462



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

STATÜKONUN YIKILDIĞININ İLANI

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Köstek olunmasın yeter...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

İlk günün mesajları ve 'örtülü istekle...

Ahmet Tolgay

Cumhurbaşkanımıza açık mektup...

Bilbay Eminoğlu

Duydunuz mu?...Hayat ucuzlamış!

Hüseyin EKMEKÇİ

Liderlere cesaret gerek

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

ONLAR BENİM İÇİN SADECE TALAT ve HRİSTOFİA...

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

"AYNA AYNA, SÖYLE BANA KUSURUM NEREDE&...

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital