|
Sigara tüketimi sanıldığının aksine sadece bireysel bir sorun değil; pasif içicilik yoluyla çocuklara ve de kişinin genetik yapısını bozmasıyla birlikte daha sonraki nesillere de aktarılan toplumsal bir sağlık sorunudur.
Geçtiğimiz gün 31 Mayıs "Sigarasız Bir Dünya (World No Tobacco Day)" olarak etkinliklerle kutlandı. Tüm dünyada olduğu gibi Kıbrıs'ta da bu konuda pek çok yazı yazıldı, pek çok toplantı yapıldı. Bu yılın diğerlerinden farkı ise belki de sigaraya karşı son yılların en büyük sivil toplum hareketine sahne olmasıydı...
Bu sivil toplum hareketi, çağdaş toplumlarının izinde sigarasız bir yaşam amacıyla çalışan yeni bir oluşum: "Dumansız Ada Platformu"... Kendilerini destekleyen yaklaşık 25 civarında sivil toplum örgütü ile birlikte sigara ile savaşan platformun hafta içinde medyaya yansıyan bazı önemli demeçleri oldu. İşte bu demeçlerden bir bölüm:
"Ülkemizde tütün ürünleri ile mücadele henüz istenilen düzeyde değildir. Tütün ürünleri ile tanışma yaşı ilkokul dönemine kadar inmiştir. Tütün ürünlerinin dumanına maruz kalma çocuklarda solunum yolu hastalıklarına, kulak enfeksiyonlarına, astım krizlerine ve ani bebek ölümlerine neden olabilmektedir. Kapalı ortamlarda tütün ürünlerinin tüketimi göz irritasyonu, boğaz ağrısı, öksürük, baş ağrısı yapacak şiddette hava kirliliği yaratmaktadır. Unutmayalım ki çocuklarımız büyürken biz yetişkinleri örnek alırlar. Çocuklarımıza tütün ürünlerini kullanmayan yetişkinler olarak örnek olalım..."
Platform ayrıca toplumu sigaradan korumak amacıyla bir dizi önlemler alınmasını öneriyor, yetkilileri ve duyarlı vatandaşları bu önerileri dikkate almaya davet ediyoruz:
1. Tütün ve tütün ürünlerinin kullanılması halka açık olan tüm kapalı alanlarda yasaklanmalıdır. Hastaneler, okullar, tüm devlet daireleri, tiyatro, sinema salonları, özel iş yerleri, toplu taşıma araçları ve restoranlar yasa kapsamında iken, oteller, gece kulübü, bar, diskotekler ve bahis ofisleri dışarıda bırakılmıştır. Mevcut yasada yer almayan bu mekanlarda da tütün ve tütün ürünlerinin içimini yasaklayacak şekilde yasa yeniden düzenlenmelidir. Kapalı alanlarda tütün ürünlerinin kullanılması istisnasız olarak önlenmelidir.
2. Avrupa, Türkiye ve Güney Kıbrıs'ta olduğu gibi, tütün ürünleri paketlerinin üzerinde yer alan sağlık uyarıları Avrupa standartlarının önerdiği boyutlarda, iri puntolarla yazılmalıdır.
3. Kapalı mekanlarda tütün ürünlerini içenlerin yanı sıra, içilmesine izin veren kurumlara da ceza verilmeli ve ceza tutarları caydırıcı olacak şekilde yükseltilmelidir.
4. Tütün ürünlerinin içilmesinin yasak olduğunu belirten yazıların kapalı alanlara herkesin göreceği şekilde asılması sağlanmalı, uyarıları asmayan kişi ya da kurumlar cezalandırılmaldır. Aynı zamanda 18 yaşından küçüklere tütün ürünlerinin satılmadığını belirten levhaların alışveriş yerlerine asılması gerektiği gözden kaçırılmamalıdır.
5. Yasanın uygulanmasında ceza teşkil edecek suç tütün ve tütün ürünleri içmek ve içilmesine izin vermektir. Kapalı ortamlarda tütün ürünleri içen kişiler kurum amirleri tarafından tespit edilip, hukuki sürecin başlaması için yetkilileri göreve çağırmalıdır. Mevcut yasaya göre, kapalı alan amiri tarafından uyarılan kişiler eğer içmekte oldukları tütün ürününü söndürürlerse suç işlememiş olmaktadırlar. Bu ibare kaldırılmalı ve tütün ürünlerini içme eylemi suç haline dönüştürülmelidir.
6. Yasalar, kapalı alanlarda çalışanların yaşam ve sağlık haklarını koruyacak şekilde düzenlenmeli ve uygulanmalıdır.
7. Tütün mamüllerinin satışını yapan gerçek veya tüzel kişilerin sponsorluk adı altında sanatsal, kültürel ve sportif organizasyonları yapması önlenmelidir.
Çocukların günü!
Dün 1 Haziran "Dünya Çocuk Günü" idi... Seksen bir yıl önce yayınlanan "Cenevre Bildirgesi"nin ardından, yılın bu günü, çocuk haklarını savunmak amacıyla etkinliklerle kutlanmakta... Türk çocuklarının 23 Nisan'ı ne kadar önemliyse Dünya çocukları için de 1 Haziran o denli önem taşımakta... Özellikle gelişmekte olan ülkelerde çocukların yaşadıkları sağlık sorunları, çocuk işçiler, çocuk hakları ve son zamanda sıklıkla işittiğimiz çocuk istismarı 1 Haziran günü tüm dünyanın gündemine taşınıyor... Bu yıl UNİCEF pek çok çocuk sorunu nedeniyle dünyaya acil yardım çağrısında bulunuyor... Lütfen dünya çocuklarının sorunlarına siz de kulak verin:
> Irak'ta yaşanan savaş nedeniyle 1,6 milyon çocuk Irak ve çevre ülkelerde mülteci hayatı yaşıyorlar. Bu çocukların sağlık sorunları, beslenme, eğitim ve aşılanmaları için dünya ülkelerinden destek bekleniyor.
> Sudan, Kongo ve Uganda gibi bazı Afrika ülkelerinde çocuklar ellerine silah verilip savaşa gönderiliyor. Dünya üzerinde yaşları 9 civarı olan yaklaşık 300 bin çocuk asker olduğu düşünülüyor. Dünya ülkelerinin bu vahşete bir son vermesi, söz konusu ülkeler üzerinde Birleşmiş Milletler örgütünün yaptırımlar uygulaması gerekiyor.
> Özellikle gelişmekte olan ülkelerde çocukluk çağı AIDS hastalığı hiç olmadığı kadar artış gösteriyor. Geçtiğimiz yılların verilerine göre dünyada yaklaşık 3 milyon AIDS'li çocuk yaşıyor. AIDS hastalığının erişkinlerde yayılmasını önlemek ve de koruyucu önlemleri artırmak büyük önem taşıyor.
> UNICEF raporlarına göre okul çağındaki yaklaşık 80 milyon çocuk okula gönderilmiyor. Bunların üçte ikisini kız çocukları oluşturuyor. Bu durum ülkemizde bizleri çok etkilemese da başucumuzdaki Türkiye'de halen ciddi bir sorun olmaya devam ediyor.
> Çocuk istismarı giderek yayılıyor! Tahminlere göre -dünya oranlarına benzer şekilde- Türkiye'de de her yüz çocuktan 10 ila 50 si istismara uğruyor. İstismar fiziksel, duygusal veya cinsel kaynaklı olabiliyor. Ülkemizde görülen tecavüz olguları, çocuk istismarı'nın bizim gibi gelişmiş toplumlar için bile halen ciddi bir sorun olabileceğini düşündürüyor!
Gününüz kutlu olsun çocuklar!!!
Dumansız bir hayat, mutlu ve sağlıklı günler...
|