|
Okulların açılmasıyla birlikte -özellikle çocuklarda- soğuk algınlığı ve grip benzeri hastalıklar artmaya başladı!
Uzun süredir evlerinde olan çocuklar şimdi akranları ile birlikte aynı okul sınıflarını, aynı kreş odalarını paylaşmaya başladılar yine...
Hal böyle olunca öksüren veya burnu akan tek bir çocuk bile, yakın temas halinde olduğu ve aynı odanın havasını soluduğu onlarcasına kendi hastalığını bulaştırmaya başlıyor.
Aynı durum iş yerlerinde aynı ortamda çalışan kişiler için de geçerli. Erişkinlerde hava yoluyla gerçekleşenin yanı sıra öksürük, hapşırık ve burun temizlemesi sonrası yıkanmayan eller de bulaşıcılıkta önemli rol oynamakta. Pek çok bilimsel çalışma ise el yıkama alışkanlığının bu tür enfeksiyonların sıklığını ciddi oranda azalttığını gösteriyor.
Bu tür üst solunum yolu enfeksiyonları ilk olarak kendilerini burun akıntısı, halsizlik, kas ağrıları ve iştahsızlık ile gösteriyorlar. İlerleyen dönemlerde ise bulgular belirgin hale geliyor. Hastalık grip veya nezle olarak devam ediyor.
Her geçen yıl etkisini daha da artıran bu hastalıklar hakkında merak edilen, doktorlara sorulan, sanal ortamda araştırılan konulara ayırdık bu haftaki yazımızı..
Grip hastalığının belirtileri nelerdir?
Grip hastalığı kendisini çok farklı şekillerde gösterir. Kimi kişide basit üst solunum yolları enfeksiyonu bulguları verirken kimisinde ise ağır solunum yetmezliği ve ateşli hastalık oluşturabilir. Grip hastalığının en sık görülen belirtileri aşağıda sıralanmıştır:
* Hafif (37.5 C°) ya da yüksek (40 C°) Ateş. (Yaşlı kişiler ve küçük bebekler ağır grip hastalığına yakalansalar bile yüksek ateş görülmeyebilir)
* Halsizlik, dermansızlık
* Gözlerde kızarıklık ve sulanma
* Burun akıntısı veya burun tıkanıklığı
* Boğaz ağrısı, bademciklerde şişlik, farenjit
* Baş ağrısı
* Kas ve eklem yerlerinde ağrı
* Kuru öksürük
* Kusma ve ishal (çocuklarda daha sık)
Grip size de bulaşabilir
Grip virüsleri, havada damlacıklar şeklinde taşınarak solunum yoluna girerler. Kaynak, çoğu zaman öksüren, hapşıran veya yüzünüze doğru konuşan grip hastası kişilerdir. Bu kişilerin yaydığı virüsler, gerek direkt yolla havadan gerekse dolaylı olarak temas ettikleri cisimlerin (telefon, bilgisayar, bardak vs) ortak kullanımı ile bulaşır. Sanılanın aksine el yolu ile bulaşma solunum yolu ile bulaşmadan daha sıktır. Türk toplumu gibi yakın teması ve öpüşmeyi seven toplumlarda da bayramlar gibi özel günler sonrasında bu tür hastalıkların sıklığında ciddi artışlar yaşanmaktadır.
Özellikle hasta kişiler tarafından öpülen küçük çocuklar ciddi risk altındadır. Kreşler ve okullara devam eden çocukların da bu tür hastalıklara yakalandıkları dönemlerde evde tedavi edilmeleri gereklidir. Aksi takdirde hastalık çok hızlı bir şekilde diğer çocuklara da bulaşacaktır.
Grip virüsü şekil değiştiriyor!
Grip hastalığı bilindiği gibi virüsler tarafından oluşturulan bir enfeksiyondur. Hastalığa neden olan "İnfluenza" virüsünün 3 farklı türü (suş) vardır: İnfluenza A,B,C. Bunlardan A tipi her 10-40 yılda bir görülen ölümcül pandemi (dünya çapındaki salgınlar) dan sorumludur. Bu tip virüs enfeksiyonu günümüze kadar milyonlarca kişinin ölümüne yol açmıştır.
Kuş gribi virüsü de İnfluenza A virüsünün bir alt grubudur. B tipi grip virüsü A'ya nazaran daha hafif ve sınırlı salgınlara neden olur. En hafif seyirlisi ise C tipi İnfluenza virüsüdür. Ölümcül salgınları daha seyrek olarak oluşturmalarına rağmen özellikle A ve B tipi virüsler her yıl farklılaşarak bölgesel grip salgınlarına neden olurlar.
Grip mi nezle mi?
Bu soru belki de en çok kafa karıştıran, doktorlara en fazla sorulan soruların başında gelmekte, halbuki her iki hastalık da pek çok yönden birbirinden farklı seyrediyor.
Soğuk algınlığı ve nezleye neden olan mikroplar grip virüsünden farklıdır. Bunlar genellikle Adenovirüs, Parainfluenza, Rhinovirüs veya Coxsackie adıyla anılan virüslerdir. Bu gruptaki hastalıklar genellikle üst solunum yolları (burun, boğaz) ve gözlerle sınırlı kalır. Tüm vücudu etkileyecek derecede yüksek ateş, halsizlik, yaygın kas ve eklem ağrıları görülmez. Soğuk algınlığı ayakta atlatılırken, grip hastaları genellikle yatak istirahatine ihtiyaç duyar. Grip hastalığının iyileşmesi soğuk algınlığına göre daha güçtür ve nispeten daha uzun süre gerektirir.
Gripten korunmanın doğal yolları var mı?
Henüz grip hastalığını tamamen tedavi edebilen bir ilaç, doğal besin maddesi veya alternatif bir tıp tekniği yoktur. Yapılan çalışmalarda bazı vitaminlerin ve bitkisel tedavilerin gripten korunma ve tedavide etkili olabileceği gösterilmiştir. Bu sonuçlar henüz umut verici olmaktan öte değildir.
Bahsedilen tedavi yöntemleri arasında Grip aşısı, C vitamini, Echinacea (Ekinazya), Nane, Limon, Fesleğen, Zencefil, Sarımsak, Ginseng, Goldenseal bitkisi, Kefir ve Homeopati sayılabilir.
Kişinin doğal yollarla direncini yükseltmesi, bol sıvı tüketmesi, C vitamininden zengin gıdaları yemesi, kişisel hijyenine dikkat etmesi grip ve nezleye karşı doğal bir kalkan oluşturacaktır. Hasta çocukların kreş ve okullara gönderilmemesi ve her yaşta el yıkama alışkanlığı edinilmesi ise bu tür salgınları ciddi oranda azaltacaktır.
Grip Aşıları... Yapmalı mı yapmamalı mı?
Grip aşısı nasıl hazırlanır, nasıl etki gösterir?
İnfluenza adlı grip virüsü her yıl mutasyon (genetik yapısında değişim) geçirdiğinden grip aşısının içeriği her yıl değişmektedir. Yapılan grip aşılarının içinde bir önceki yıl en fazla görülen influenza virüs suşları (tipleri) bulunur. Bunlar bağışıklık sistemini karşılaşacağı virüse karşı güçlendirir. Enfeksiyonun daha hafif ve kısa süreli geçirilmesini sağlar...
Grip aşısı herkeste %100 koruyucu etkinlik sağlar mı?
Grip aşısının etkinliği dolaşımdaki virüs tipleri ile uyuma, yaşa ve aşılanan kişinin sağlık durumuna göre değişmekle birlikte %70-90'dır. Bir önceki yıl görülen virüs tiplerinin değişmesi halinde yapılan bu aşının koruyuculuğu azalacaktır. Bu nedenle grip aşısı olan bir kişinin gribe kesinlikle yakalanmayacağı düşüncesi doğru değildir.
Buna rağmen aşı, sağlıklı erişkinlerin %90'ını hastalıktan korumaktadır.Yaşlılar ve altta yatan hastalığı olan kişilerde gribe karşı koruyuculuk oranı bir miktar azalmakla birlikte grip nedeniyle gelişebilecek komplikasyon ve ölümleri önlemekte etkindir. Yaşlılarda hastaneye yatışları %50-60, ölümleri %80 oranında azaltmaktadır.
Grip aşısı hangi dozlarda ve kaç kez uygulanmalıdır?
> 8 yaş altındaki çocuklara ilk kez uygulanacağı zaman birer aya ara ile iki doz olarak önerilmektedir. Takip eden senelerde tek doz aşı uygulanması yeterli olmaktadır.
> 8 yaşından büyük çocuklara ve erişkinlere grip aşısı ilk kez uygulanacağı zaman da dahil olmak üzere tek doz olarak önerilmektedir.
> 3 yaşın altındaki çocuklara grip aşısı yarım doz olarak uygulanmalıdır.
Grip aşısı hamilelere ve emziren annelere uygulanabilir mi?
Evet, emziren annelere ve ilk 3 ayından sonra hamile kadınlara da grip aşısı yapılabilir.
Bu baharı hastalıktan uzak, salgınlardan uzak geçirmeniz dileğiyle...
Mutlu ve sağlıklı günler...
|