Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İngiltere donuyor
Maaşlar yargıda!
Yasayı nasıl deldiler?
Bufavento'ya hayat öpücüğü
"Rambo Magnum" zanlıları teminatla serbest
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak
Talat, seçim sürecinde tarafsız kalacak
Hastanelerde gaz bilmecesi

YORUMLANANLAR
Denktaş: DP, seçimden birinci parti çıkacak [2]
Bufavento'ya hayat öpücüğü [1]
Yasayı nasıl deldiler? [1]
Maaşlar yargıda! [2]
19 Nisan'da seçim var [11]
Tüp gaz krizi [5]
Erken seçime varız ! [2]
5 yılda, 1 milyon 280 bin keklik üretilecek [5]
3 milyon dolar için İpsaro'yu yok ediyorlar [2]
Tarih isyan ediyor [1]
Kim çözecek? [1]
Eroğlu, seçim startını Karpaz'dan verdi [3]
Aralık ayı hayat pahalılığı oranı yüzde -1.6 [2]
Çözüm olursa yüzlerce genç adaya dönecek [17]
İsrail'den Mağusa Limanı'na yatırım talebi [10]
Rum yönetimi hesap vermeli [3]
Kocasoy: Yasada tadilat yapılmalı [2]
Diplomatik girişimler sonuç vermedi [1]



Terör, Tac Mahal, Hindistan

Dr. İsmail KEMAL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   30 Kasım 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Terör, çirkin yüzünü bu kez Hindistan'ın Mumbai kentinde gösterdi. Bu satırlar yazıldığı sırada, komandolar Tac Mahal Oteli'ni de ele geçirmişti. Terörist saldırılardan arda aralarında yabancıların da bulunduğu 195 ölü, yıkım ve pek çok soru işareti kaldı. Hindistan ilk kez terörist saldırıya hedef olmuyor. Aralık 2001'de ülkenin parlamentosu saldırıya uğramış, olay Pakistan'la Hindistan'ı savaşın eşiğine gelmişti. Ancak bu kez çok iyi örgütlenmiş, farklı bir saldırı söz konusuydu. Saldırılar nedeniyle Hindistan'la Pakistan'ın arası yine gergin.

   Terörist saldırılardan önce, bugün için Hindistan ve Tac Mahal hakkında yazı yazmayı  planlamıştım. Amacım, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Hindistan ziyareti nedeniyle Türkiye-Hindistan ilişkilerini ele almak ve Başbakanın eşi ile Tac Mahal önünde çektirdiği resimden yola çıkarak Tac Mahal'in tarihine kısaca değinmekti. Tac Mahal, dünyanın yedi harikasından biri. Şah Cihan'ın Tac Mahal'i doğum yaparken hayatını yitiren eşi Mümtaz Banu Begüm için yaptırdığı basında yer aldı. İyi de, Şah Cihan kimdi? Beşinci Babür imparatoruydu. Peki, Babür İmparatorluğu neydi? Osmanlı İmparatorluğu'nu bile "yeniden keşfetmemiz" gerekiyorsa, Babür İmparatorluğu hakkında ne kadar bilgimiz var? 

     Terörist saldırılar sonrasında, dünya harikası Tac Mahal yerine, onun adını taşıyan ve kana bulanan otel ön plana çıktı. Peki, Mumbai'deki saldırılarla Hindistan tarihi ve bu tarihin önemli sayfalarından Babür İmparatorluğu arasında dolaylı da olsa bağ var mı? Saldırının İslamcı militanlar tarafından gerçekleştirildiği biliniyor. Hindu-Müslüman ve Pakistan-Hindistan ilişkilerini anlayabilmek için Hindistan tarihini bilmek şart.

   Babür İmparatorluğu, 1527'den 1857'ye kadar Hindistan'ı yönetti. (İngilizce'de yanlış bir şekilde Mughal Empire, yani Moğol İmparatorluğu olarak geçer, halbuki Türk-İslam imparatorluğuydu.) İmparatorluğun kurucusu Babür, Timur'un torunudur. Ana tarafından Cengiz Han soyu ile bağlantılıdır. Orta Asya'dan Hindistan'a geçerek imparatorluk kurmasının yanı sıra, Babürname isimli ünlü eseri ile bilinir. Babürname, Türkçe'nin en güzel eserlerinden biridir. Hugh Pope, "Sons of Conquerors" isimli kitabında, günümüzde Pakistan'da Babür hanedanı ile bağlantılı bir kaç ailenin hâlâ evde Türkçe konuştuğunu yazar (sayfa 233). Şah Cihan, Babür'ün torunuydu. Babür İmparatorluğu, döneminin en büyük, en zengin ve güçlü imparatorluklarından biriydi. Şah Cihan, Osmanlılarla temas halindeydi. Dünya harikası Tac Mahal'in inşasında, İstanbul'dan giden Mimar Sinan'ın öğrencileri mimarlar önemli rol oynadı. Tac Mahal, Türk ve İslam mimarisinin şaheserlerinden biridir. Hindistan'da ve Pakistan'da, Babür İmparatorluğu döneminden kalma çok güzel başka kültür eserleri de vardır. Şah Cihan'ın kişisel hikayesi trajiktir. Oğlu tarafından hapse atılır ve orada ölür. Tac Mahal'de sevgili eşinin yanına gömülür.

   Babür İmparatorluğu, aynı zamanda İslam dininin Hindistan'daki gelişmesinin tarihidir. İslam'ın Hindistan'a girişi Babür İmparatorluğu'ndan öncedir. Türklerin Hindistan'daki varlığı da daha eskilere gider. 1192'de Delhi kenti Müslümanlar tarafından ele geçirildi. 1206'dan Babür İmparatorluğu'nun kurulmasına kadar Delhi Türk Sultanlığı, çeşitli hanedanlar tarafından yönetildi. Bunlardan biri Tuğluk hanedanıdır. Demek ki, aşağı yukarı 12. yüzyıldan 19. yüzyılın ortalarına kadar Hindistan Müslüman hanedanlar tarafından yönetildi. Müslüman azınlık yönetici, ezici çoğunluktaki Hindular yönetilendi.

   1614'te, İngiliz sömürgeciliğinin öncüsü British East Indian Company, Hindistan'da, şimdi saldırıya uğrayan Mumbai (Bombay) kentinde ilk bürosunu açtı. 1857'de Hindistan, İngiliz İmparatorluğu'nun eline geçti. İngiliz idaresi 1947'ye kadar devam etti. Hindular ve Müslümanlar, İngiliz sömürgeciliğine karşı birlikte mücadele verdiler. Ancak bağımsızlık noktasına varıldığında, yeni devlette azınlık konumuna düşeceğini anlayan Müslümanlar, bağımsızlığı tercih etti. Böylece iki devlet, Pakistan ve Hindistan doğdu. Pakistan'ın resmi dili Urdu, Babür İmparatorluğu döneminde oluştu ve ismini Türkçe "ordu" kelimesinden alır.

   1947'den beri devam eden Keşmir sorunu nedeniyle gergin olan Hindistan-Pakistan ilişkilerinin yanı sıra, Hindistan'da yaşayan 150 milyon civarındaki Müslüman azınlığın durumu bir diğer sorun. The Economist dergisinin son sayısında, Hindistan hükümetinin 2006 yılında bir araştırma yaptırdığı, bu araştırmanın Müslümanların eğitim, iş ve gelir alanlarında Hinduların oldukça gerisinde olduğunu ortaya koyduğu aktarıldı. Müslümanlar zaman zaman saldırılara uğruyorlar. Demek ki, Pakistan-Hindistan ilişkilerindeki sorunlara ek olarak, Hindistan'ın içindeki Hindu-Müslüman ilişkileri hassas. Mumbai'deki saldırıları yerli Müslümanların gerçekleştirip gerçekleştirmediği araştırılıyor. Yerli veya yabancı, teröristler, var olan sorunları istismar ediyorlar. Elbette, hiç bir gerekçe terörü haklı gösteremez. Mumbai'deki saldırıları şiddetle kınarız.

   758 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Ocak 2009, Pazar   Trajik bilanço
01 Ocak 2009, Perşembe   Hepimiz Gazzeliyiz
28 Aralık 2008, Pazar   2009'a bakış (2)
25 Aralık 2008, Perşembe   2009'a bakış (1)
21 Aralık 2008, Pazar   Irak'ın geleceği
18 Aralık 2008, Perşembe   Küresel sorunlar ve ABD
14 Aralık 2008, Pazar   Küresel ısınma ve AB
11 Aralık 2008, Perşembe   Karamanlis hükümetinin sonu mu?
07 Aralık 2008, Pazar   Bayram düşünceleri
04 Aralık 2008, Perşembe   Hindistan'ın önemi



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5145 1.5252
1 STERLİN 2.2171 2.2336
1 EURO 2.0281 2.0424



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Yurdun her yanında seçim heyecanı

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(53)...

Akay Cemal

KKTC'de sağlık olayı ve Veteriner Fakü...

Hasan Hastürer

Sevgi çemberiyle ortak insani dayanışma

Bilbay Eminoğlu

Hangi "Necati"ye oy vereceğiz?

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Ahmet Tolgay

CTP - UBP KOALİSYONU TARİHİ BİR İHTİYAÇ...

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

TARİH KİMİN ESERLERİNİ KORUYACAK!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Trajik bilanço

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital