|
Görev süresinin dolmasına bir yıldan az bir süre kala Başkan Bush ilk Ortadoğu ziyaretini gerçekleştiriyor. Amacı, görev süresi doluncaya dek İsrail ile Filistinliler arasında anlaşmaya varılmasını sağlamak. İsrail-Filistin anlaşmazlığına çözüm bulunması kuşkusuz tarihi bir olay olur. Başkan Bush, bu büyük başarıyı sağlamış lider olarak tarihe geçer. Şimdiye dek yapmış olduğu büyük hatalar unutulmuş olur. Bush'tan önce Başkan Clinton da aynı yönde çaba harcamış ve başarısız olmuştu. Şimdi merak edilen konu Bush'un başarılı olup olmayacağı.
ABD başkanları, görevlerinin son yılında topal ördek (lame duck) olarak nitelenirler. Başkan Bush şimdi topal ördek konumunda. Artık dikkatler yeni başkanın kim olacağı üzerinde yoğunlaşıyor. Başkan Bush haber olmuyor. Bush'un Ortadoğu ziyareti dün başladı. Dünkü gazetelerde manşet Hillary Clinton'un New Hampshire eyaletinde ön seçimleri kazanmasıydı. Sadece Amerikalılar değil, tüm dünya ABD'deki ön seçimleri merakla izliyor. Hükümetler, dünyanın tek süper gücünün yeni liderinin kim olacağı ve bunun kendi çıkarlarını nasıl etkileyeceği hesaplarını yapıyorlar. İsrail ve Filistin yöneticileri de aynı hesapları yapıyor. Özellikle İsrail bu konuda çok aktif. Kendine yakın bir adayın seçilmesi için Yahudi Lobisi aracılığı ile çalışmalarını yürütüyor. Bayan Hillary Clinton'un Yahudi Lobisi ile yakın ilişki içinde olduğu sır değil. Başkan Bush, Ortadoğu'da temaslarını yaparken, konuştuğu liderler Bush sonrası dönemin hesapları içinde olacak.
Başkan Bush, iktidara geldikten sonra uzun süre İsrail-Filistin anlaşmazlığı ile ilgilenmedi. 11 Eylül saldırılarından sonra tüm dikkati "terörle savaş" üzerinde oldu. Bush döneminin en önemli konusu elbette Irak'tı. Son dönemlerde İran konusu ön plana çıktı. İsrail-Filistin anlaşmazlığı yedi yıl boyunca Bush yönetiminin dış politikasında ön plana çıkmadı. Bush'un şimdi ilk kez kapsamlı bir Ortadoğu ziyareti gerçekleştirmekte olması da bunu kanıtlıyor. (Başkan Clinton, Ortadoğu'yu dört kez ziyaret etmişti.) Bush yönetimi, İsrail-Filistin anlaşmazlığına çözüm bulunmasını ön plana çıkarmazken, her konuda İsrail'e tam destek verdi. Bush dönemi, İsrail için altın dönemdi. Bush'un, İsrail-Filistin anlaşmazlığında tarafsız olmak gibi bir derdi olmadı. Her zaman İsrail'in yanında yer aldı. Evanjelist hareketin de etkisi ile, İsrail'den fazla İsrailci oldu. İsrail'in en büyük düşmanı Saddam Hüseyin'i iktidardan uzaklaştırarak ve Irak'ı çökerterek İsrail'e büyük hizmette bulundu. Bu nedenle, şimdi tarafsız bir arabulucu olduğu konusunda Arapları ikna etmesi zor. Halbuki arabulucunun mümkün olduğunca tarafsız olması, arabuluculuk rolünün başarısında çok önemli. Ayrıca İsrail, Başkan Bush'a müteşekkir olmakla birlikte, özellikle Batı Şeria'daki Yahudi yerleşim birimleri konusunda yapacağı baskıyı hoş karşılamayacak. Kısacası, Bush'un topal ördek konumunda gerçekleştirmekte olduğu Ortadoğu ziyaretinin İsrail-Filistin anlaşmazlığına çözüm bulunması konusunda önemli rol oynaması zor. Beklentiler zayıf.
Annapolis Konferansı'ndan altı hafta sonra gerçekleşmekte olan Ortadoğu ziyaretinde Başkan Bush, İsrail ile Filistin İdaresi arasındaki müzakerelerin ileri gitmesi için çaba harcayacak. İsrail Başbakanı Ehud Olmert ve Filistin İdaresi Başkanı Mahmud Abbas, Başkan Bush'a jest yaparak ziyaret arifesinde müzakerelere başlama kararı aldılar. Ancak, müzakerelerde dikenli konularda anlaşmaya varmak çok zor. Ayrıca hem Olmert, hem de Abbas siyasi olarak çok zayıf. Onlar da topal ördek.
Durum sadece İsrail-Filistin anlaşmazlığı açısından değil, Ortadoğu'nun genelinde iç açıcı değil. Irak'ta şiddet olaylarında görece bir düşüş olmakla birlikte istikrar sağlanmış değil. Irak'ın geleceği belirsizliğini koruyor. Lübnan'da yeni Cumhurbakanı seçilemiyor. Lübnan da istikrarsız bir ülke. Pakistan'ın durumu malum. Benazir Butto'nun öldürülmesi sonrasında nükleer Pakistan çok istikrarsız. Ortadoğu'da ABD'nin dostu olan tüm rejimler halk desteğinden yoksun, baskıcı rejimler. Başkan Bush, bu rejimlerin liderleri ile kucaklaşırken, sokaktaki insanların Bush'a olan tepkisi daha da artacak.
Bush'un Ortadoğu ziyaretinin İran konusu ile bağlantılı olmaması mümkün değil. Başkan Bush, Ortadoğu haritasına baktığında hep İran'ı görüyor. İran'a askeri bir saldırı olasılığı büyük oranda ortadan kalktı ama iki ülke arasındaki gerginlik devam ediyor. Ayrıca İsrail, Amerikan istihbarat örgütlerinin son İran raporundan memnun değil. İsrail'in umudu, Irak gibi İran'ın da Amerikan askeri gücü ile çökertilmesiydi. İsrailli liderler, İran konusunda kendi görüşlerinin doğru olduğu yönünde Başkan Bush'u ikna etmeye çalışacaklar.
Büyük olasılıkla Kasım'da seçimleri kazanacak olan yeni ABD başkanı da, İsrail-Filistin anlaşmazlığı, İran konusu ve Ortadoğu'nun diğer sorunları ile uğraşmaya devam edecek.
|