|
Yunanistan Başbakanı Kostas Karamanlis'in Türkiye ziyareti ne gibi sonuçlar doğurdu? Bu ziyaretin öneminin sembolik olduğunu, önemli sonuçlar beklenmemesi gerektiğini geçen yazımda vurgulamıştım. Nitekim, ziyaret sırasında zor anlaşmazlıkların çözümü yönünde herhangi bir ilerleme sağlanmadı. Böyle bir beklenti de yoktu. Bence bu ziyaretin en önemli sonucu ziyaretin gerçekleşmiş olmasıdır. Başbakan Erdoğan'ın 2004'teki Yunanistan ziyaretinden sonra, Karamanlis'in iade-i ziyarette bulunması gerekiyordu. Ziyaretin gecikmesi, ilişkilerde sorun olmaya başlamıştı. Başbakan Erdoğan, Karamanlis'in Türkiye ziyaretinin bir türlü gerçekleşmemesinden duyduğu hayal kırıklığını kamuoyu ile de paylaşmıştı. Ziyaretin tekrar ertelenmesi, ilişkilere zarar verecekti. Sonuçta ziyaret gerçekleşti. Böylece, konu sorun olmaktan çıktı.
İki başbakanın ortak basın toplantısına gelince... Öncelikle, bu kadar önemli bir basın toplantısında çevirilerin daha titizlikle yapılması gerekirdi. Böylesi basın toplantılarında söylenen her kelimenin büyük önemi var. Türkçe'den Yunanca'ya yapılan çeviri zaman zaman oldukça "serbest" bir çeviriydi. Başbakan Erdoğan'ın kurduğu cümleleri tercüme etmenin kolay olmadığını kabul ediyorum. Her nedense, Türkiye başbakanlarının bazıları düzgün Türkçe cümle kurmakta zorluk çeker. Bu konuda birincilik Sn. Tansu Çiller'deydi. İkincilik de Başbakan Erdoğan'da. Yine de, başbakanın söylediklerinin Yunanca'ya mümkün olduğunca kelimesi kelimesine çevrilmesi gerekirdi. Yunanca'dan Türkçe'ye çeviri daha iyiydi. Karamanlis çok net konuşuyordu ve çeviri yapmak daha kolaydı. Yine de, bazı isabetli olmayan çeviriler vardı. Örneğin, Başbakan Karamanlis, "Türkiye, Kıbrıs Cumhuriyeti ile ilişkilerini normalleştirmelidir (omalobiisi)" dedi. Bu Türkçeye "uyumlaştırmalıdır" şeklinde tercüme edildi. İlişkileri normalleştirme talebi başka, uyumlaştırma (enarmonisi) başka şeydir.
Başbakan Karamanlis, basın toplantısında Yunanistan'ın bilinen görüşlerinden bir milim sapmadı. Ülkesinin resmi görüşlerini tekrarladı. Yunanistan ve Kıbrıs Rum kamuoyuna, "Tezlerimizi sonuna kadar savundum" mesajını verdi. Kıbrıs konusunda, 8 Temmuz mutabakatının hayata geçirilmesi gerektiğini sık sık tekrarladı. (Yunanistan ve Kıbrıs Rum tarafının 8 Temmuz mutabakatına sıkı sıkıya sarılması, her fırsatta bu mutabakata vurgu yapması konusunda, belgeye imzasını koyan Cumhurbaşkanı Talat acaba ne düşünüyor?) Karamanlis, Yunanistan ve Rum tarafının Kıbrıs'la ilgili bilinen diğer görüşlerini de ortaya koydu. Ege konularında, ülkesinin resmi görüşü gereği sadece kıta sahanlığı konusuna değindi ve Lahey Adalet Divanı'nı işaret etti. Patrikhane ve ruhban okulu konularında da taleplerini tekrarladı. Türkiye'nin AB üyelik süreci konusunda "kriterlere tam uyum, tam üyelik" görüşünü dile getirdi. Tabii, Fransa ve Almanya gibi büyükler tam üyelik yerine imtiyazlı ortaklıktan söz ederken Karamanlis'in söyledikleri havada kalıyor. Başbakan Karamanlis, Bilkent Üniversitesi'nde ve Türk-Yunan İşadamları Forumu'nda da aynı görüşleri tekrarladı.
Başbakan Erdoğan'a gelince... O da aşağı yukarı aynı şeyi yaptı. Türkiye'nin bilinen politikalarını ortaya koydu. Söylediklerinde yenilik, ekümeniklik konusu ile ilgiliydi. "Ekümeniklik konusu, Ortodoks Hıristiyan aleminin iç konusudur" dedi. Şimdiye dek Türkiye'nin resmi politikası bu değildi. Bu açıklama politika değişikliği anlamına mı geliyor? Dışişleri Bakanı Babacan da aynı görüşü tekrarladığına göre politika değişikliği var gibi.
İki başbakanın kapalı kapılar arkasında neler konuştuklarını bilemeyiz. Bunları kamuoyuna açıklamalarını kimse beklemiyor. Ancak, görüşmelerde kayda değer bir ilerleme sağlansaydı, bunu kamuoyuna açıklarlardı. Demek ki, taraflar arasında müzakereler devam edecek. Bu konularda aceleci olmamak, büyük beklentiler içine girmemek gerektiğini daha önce de yazmıştım. Anlaşmazlıklara diyalog yolu ile çözüm aranıyor. Başbakan Karamanlis'in ziyareti, çözümü zor olmayan konularda ikili ilişkilerin daha da gelişmesine katkıda bulunabilir. Sorunları karşılıklı olarak konuşmak, tartışmak, gerginlik ve krizden daha iyidir.
1999'dan bu yana Türk-Yunan ilişkilerinde kısmi bir iyileşme yaşanıyor. Karamanlis ziyareti bu çerçevede gerçekleşti. Anlaşmazlıkları çözüme kavuşturma yönündeki diplomatik çabalar ise devam edecek.
* * * *
Aydın, demokrat, başarılı diplomat, Türk-Yunan ilişkilerinin yumuşamasının mimarlarından İsmail Cem'i, ölümünün birinci yıldönümünde saygıyla anarız.
|