Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
İşte kızların hali
Tanınma istemek intihar olur
Zeyna yakaladı, 2 ay hapse çarptırıldı
Azılı dolandırıcı hapsi boyladı
37 ev soyuldu, bir kişi tutuklandı
İşlediği suçlar ortaya çıkıyor
Mecliste Kıbrıs mesaisi
Dereboyu'nda eğlence yola taştı
Köpek balıkları için kendini astı
Bağcıl'ın Bulgarları birbirine girdi
Akdeniz'in en güzeli: Bellucci
Bandabulya'yı "keşvet, yaşa, hisset"
"Dirhemini yiyen köpek, kudurur"
Futbol'da naklen yayın için ihaleye çıkılıyor
37 Suriyeli mülteciye 5'er gün hapislik
Hathaway Venedik'te

YORUMLANANLAR
Panayotis Necati'ye 2 gün [1]
Ekmeğe zam: Ekmek bugünden itibaren 1 YTL'ye satılacak [1]
Kazaya davetiye çıkaran yol [2]
İzinsiz inşaatların yapımı durduruluyor [7]
Yedidalga'da viraj tehdidi [3]
Kıvanç Buhara, ÖRP'ye katıldı [3]
Bayrağını al, Kıbrıs'a gel [6]
Çayönü'nde 30-40 yıllık 393adet servi ağacını kestiler [6]
Kalp hastalıkları kanserle yarışıyor [2]
Oynamadan da kazanılır: 1-0 [2]
Serdar Akgül, kızı için böbreğini satacak [5]
Rumlar Güzelyurt için yürüdü [7]
Süt atıkları çevreyi mahvediyor... Noro suyu fidanları kuruttu [3]
Sponsor olun 5 yıl reklamınızı yapalım [8]
Cihangir'in kuzeyi çöplüğe dönüştü [4]
Cihangir tam gaz: 2-1 [3]

Plebler iktidarda

Dr. İsmail KEMAL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   28 Şubat 2008, Perşembe Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Dimitris Hristofyas'ın seçimleri kazanması sonrasında tüm yorumlar, Kıbrıs sorunu ile ilgili olası gelişmeler üzerinde yoğunlaştı. Hristofyas'ın iktidara gelmesi, Kıbrıs sorununa çözüm bulma olanaklarını yaratacak mı? İki tarafta sol partilerin iktidarda olması, çözüm çabalarını olumlu etkileyecek mi? Bu tartışmalar elbette gerekli. Bu konulardaki görüşlerimi başka vesilelerle dile getirdim. Hristofyas ve AKEL'in iktidara gelmesini başka yönlerden de irdelemekte yarar var. Zaten bu seçimler sadece Kıbrıs sorunu ile ilgili değildi. İktidara gelmek her politikacının ve siyasi partinin amacı. İktidar olmak başlı başına bir olay. Kıbrıslı Rumların başkanlık seçimlerini bu yönden ve sosyolojik açıdan da incelemek gerek.

AKEL'in iktidara gelmesi, "pleblerin iktidara gelmesi" olarak nitelenebilir. Antik Roma'da pleb Roma'yı yöneten üst tabakanın (aristokrasinin) dışında kalanlara verilen isimdi. Günümüzde orta ve alt tabakalar anlamında kullanılır. AKEL, Kıbrıslı Rumların alt ve orta tabakalarını temsil eder. Komünist Parti olduğunu söyler. Alt ve orta kesimlerin partisi olmakla Marksizm uyum içindedir. Bu anlamda bir sorun yok. Ancak, AKEL'in klasik bir komünist parti olmadığı, nev-i şahsına münhasır bir parti olduğu tartışma götürmez. Karl Marx mezarından kalkıp seçimle iktidara gelmeyi başarmış bu taraftarlarını görse, acaba ne düşünürdü? Örneğin bunların büyük çoğunluğunun düzenli olarak kiliseye gittiğini görünce herhalde şaşar kalırdı. Marksizm konusunda bilgilerinin az olduğunu, entellektüel yanlarının zayıf olduğunu ama seçim kazanma gibi pratik politik işlerde çok başarılı olduklarını görmesi de onu şaşırırdı. Herhalde British Museum'daki masasına oturup bu konuyu inceler, bir kitap yazardı.

AKEL, Soğuk Savaş döneminde en Moskova yanlısı partilerden biriydi. Ancak, Sovyet Dışişleri Bakanı Andrei Gromiko, 1963 sonrasında Kıbrıs konusunda federal çözümden söz edince, Moskova'ya en ağır eleştirileri yöneltebilen bir partiydi. Soğuk Savaş döneminde Moskova'nın dogmatik çizgisi ile, iç politikada sosyal demokrat diye nitelenebilecek reformcu politikaları birleştirmeyi başaran bir partiydi. Sovyetler Birliği'nin çöküşü, AKEL türü partileri oldukça zor durumda bırakmıştı. Bu partilerin çoğu programlarında değişilikler yaparak reformcu sol bir çizgi benimsediler. Bir kısmı ise, eski görüşlerde ısrar etti.

Sovyetler Birliği'nin çöküşü AKEL'de de tartışmalara ve küçük bir bölünmeye yol açmıştı. AKEL'in entellektüel diye niteleyebileceğimiz kadroları partiden ayrıldı. Bu durum Hristofyas ve ekibine partiyi tamamen kontrol etme olanağı verdi. AKEL, söylemde eski görüşleri savunmaya devam ederken, yavaş yavaş kendini yeni koşullara adapte etti. Pragmatik bir davranış sergiledi. Marksist retorik sadece parti içi toplantılarda kullanılan bir şey oldu. Kıbrıs konusunda Rum tarafına getireceği yararlar nedeniyle Avrupa Birliği'ne karşı çıkıştan vazgeçildi. Ama, Avrupa Parlamentosu'nda AKEL milletvekilleri hala küçük Sol Grup içindedir. Bu Sol Grup genellikle AB'ye doğrudan karşı çıkanlarla şüpheci bir tavır içinde olanlardan ibarettir. AKEL arada bir komünist partilerden arda kalanları toplayarak onları koordine etmeye çalışır. Sovyetler Birliği yıkılmış olsa da Moskova'ya karşı sevgisi devam eder. Buna son zamanlarda sosyalist (aslında kapitalist) Çin'le geliştirilen ilişkiler ve Fidel Kastro'nun Küba'sına duyulan sevgiyi de ekleyebiliriz. Demek ki AKEL, eski görüşlerine bağlı kalmaya çalışmakla yeni koşullara uyum sağlama arasındaki gerilimi yaşayan bir parti.

İşte bu parti, AB üyesi, bayağı zengin, eğitim düzeyi çok yüksek, bireyci yönü güçlü bir toplumda iktidara gelmeyi başardı. Kıbrıs Rum toplumunun üst tabakaları genellikle Batı'nın en iyi üniversitelerinde eğitim görmüş, iş yaşamında, ticarette ve çeşitli meslek dallarında çok başarılı, Avrupa'da, ABD'de kendini evinde hisseden, sofistike insanlar. Nasıl oldu da bu kesim, plebler karşısında yenilgiye uğradı? Batı ile bütünleşen bir ülkede, Batılı eğitime, zevklere, yaşam düzeyine ve tarzına sahip bir elit, nasıl oldu da aklı hala Sovyetler Birliği'nde olan bir elit karşısında yenildi? Bunun sosyolojik, politik yönlerini incelemek ilginç olur. Bu olayı sadece Kıbrıs sorunu ve Hristofyas'ın bu konudaki vaadleriyle açıklamak yeterli olmaz.

"Pleblerin" iktidara gelmesi kötü mü? Kesinlikle hayır. Hep zenginler veya sağcılar iktidarda olacak değil ya. AKEL iktidarı, Rum toplumunda ciddi sosyo-ekonomik değişilikler yapacak mı? Hayır. AKEL, sosyalizm konusunu hep ertelemiştir. "Kıbrıs sorunu çözümleninceye dek sosyalizm gündeme gelemez" diyorlar. Gün gele Kıbrıs sorunu çözümlenirse, başka bir gerekçe bulunacak. Kıbrıslı Rum seçmenlerin karşısına sosyalizm kurma programı ile çıkarsa oy alamayacağını AKEL herkesten iyi bilir.

Soğuk Savaş'ın sona ermiş olması ile AKEL'in iktidara gelmesi arasındaki bağı da unutmamak gerek. Hala Sovyetler Birliği'nin çöküşünün yasını tutan AKEL, bu çöküşün yarattığı yeni koşullarda iktidara geldi. Soğuk Savaş döneminde seçimlerle işbaşına gelen Marksist Salvador Allende'yi deviren ABD, şimdi Hristofyas'ı kutluyor. Kıbrıs'ın "Akdeniz'in Kübası" olması endişeleri gerilerde kaldı. AB'nin de kaygısı yok. Durumların değiştiği ortada.

   1170 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
04 Eylül 2008, Perşembe   Müzakereler başlarken
31 Ağustos 2008, Pazar   Karadeniz ve Montrö
28 Ağustos 2008, Perşembe   Soğuk Savaş mı?
24 Ağustos 2008, Pazar   Stalin ve "ulusal sorun"
21 Ağustos 2008, Perşembe   Batı'nın Afganistan çıkmazı
17 Ağustos 2008, Pazar   Kafkasya istikrar paktı gerçekçi mi?
14 Ağustos 2008, Perşembe   Kafkaslar'da yeni dengeler
10 Ağustos 2008, Pazar   Kafkaslar'da savaş
07 Ağustos 2008, Perşembe   Fransa ve Ruanda soykırımı
03 Ağustos 2008, Pazar   Belçika'nın geleceği



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.2122 1.2207
1 STERLİN 2.1588 2.1749
1 EURO 1.7582 1.7706



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

OKUYUCU GÖRÜŞLERİ

Ali Baturay

HÜKÜMET, EŞEL-MOBİLLE OYNAYARAK KENDİ KUYU...

Hasan Hastürer

Unutulduk!!!

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(39)...

Akay Cemal

Paylaşıma var mısın, yok musun?..

Ahmet Tolgay

Trodos: Dünü ve bugünü...

Bilbay Eminoğlu

Bakalım buna ne diyecekler?

Hüseyin EKMEKÇİ

Sonay Adem ne demek istedi?

Dilek ÇETEREİSİ

"2 tel saçım da çıktı"

Aysu Basri

İRADE ve ÖDEV

Dr. Umut Altunç

Ateşli Çocuğa Nasıl Yaklaşmalı?

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Türem Delikurt

Tüp Bebek Yöntemi: 30 yıllık bir geçmiş ve...

Dr. İsmail KEMAL

Müzakereler başlarken

Emin AKKOR

Zayıf halka bulunup, çekiliyor

Oğuz Metiner

Ramazan'a girerken

Psikolog Ayla Kahraman

OKUL

Naile SOYEL (GIDA MÜHENDİSİ)

Aflatoksinden korkmalı mıyız?

Mehmet RATİP

Nagasaki'den Kıbrıs'a, Weller'...

Dr. Orhan Aydeniz

Dünya Barış Günü

Harid Fedai

(Geçen haftanın devamı)





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital