|
Rusya Federasyonu yeni Devlet Başkanı Dimitri Medvedev, dün and içerek göreve başladı. Böylece, en azından kağıt üzerinde, devlet başkanlığını iki dönemle sınırlayan Rusya Anayasası'na uyuldu. Vladimir Putin istese anayasada değişiklik yaparak üçüncü dönemi elde edebilirdi. Anayasaya şekil olarak uyuldu ancak Putin döneminin sona erdiğine kimse inanmıyor. Vladimir Putin, iktidar partisi başkanı ve Rusya Federasyonu Başbakanı olarak siyaset sahnesindeki varlığını sürdürecek. And içtikten sonra Medvedev'in ilk işi Putin'i Başbakan atamak oldu. Dört yıl sonraki devlet başkanlığı seçimlerinde Putin'in yeniden devlet başkanı olabileceği söylentileri de var. Yani, Putin dönemi sona ermiyor şekil değiştiriyor.
Devlet başkanının görev süresini iki dönemle sınırlamanın en iyi örneği ABD'dir. Çok doğru bir uygulama. Bilimsel verilere göre bir lider en çok iki dönem verimli çalışma yapabilir. Kanımca Amerikan siyasi sisteminin güzel yönlerinden biri bu. ABD'de, iki dönem görev yapan kişi görev süresi bitince aktif siyasi yaşamdan ayrılır. Yaşı hiç önemli değil. Görev süresi dolduğunda Bill Clinton oldukça gençti ama aktif siyasi yaşamı orada bitmişti. Aynı şey Başkan Bush için de geçerli. Gelecek Ocak ayında siyasi yaşamı sona erecek. Rusya bu modele uymuyor. İşi "kitabına uydurarak" Putin dönemi devam ediyor. Rusya'nın siyasi geleneğinde iktidarda olanlar ölünceye dek görevde kalır. Anayasaya iki dönem sınırlaması koymak Rusya'da fazla bir şey ifade etmiyor.
Bilindiği gibi yeni Devlet Başkanı Medvedev, Putin tarafından bu göreve getirildi. Seçimler işin göstermelik yanıydı. Peki, and içip göreve başlayan Medvedev, Putin'in gölgesinden kurtulabilir mi? Medvedev, Sovyet dönemi sonrasının üçüncü Rusya Cumhurbaşkanı. Nasıl bir lider olacağı konusunda tahminde bulunmak zor. En büyük olasılık esas iktidar merkezinin Başbakan'a geçmesi. Tabii, devlet başkanlığı koltuğuna oturduktan ve bu makamın yetkilerini üstlendikten sonra Medvedev gölgede kalmak istemeyebilir. Başkan ve Başbakan arasında çatlak ortaya çıkabilir. Siyasette bunlar doğaldır. Ancak, o noktaya gelmek için Medvedev'in kendi tabanını oluşturması, Kremlin içindeki KGB kökenli kadroları denetim altına alması veya safdışı etmesi gerekir. Bu kolay değil ve zaman gerektirir.
Bugün Kremlin'de yapılan devir teslim töreninden sonra 9 Mayıs Cuma günü, Kızıl Meydan'da büyük bir askeri tören gerçekleştirilecek. İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin yıldönümü nedeniyle yapılacak bu törenin Sovyet dönemi sonrasının en görkemli askeri töreni olacağı söyleniyor. Rusya, Sovyet döneminde olduğu gibi ağır silahlarını dünyaya gösterecek. Böylece, hem Rusya halkına, hem de dünyaya Rusya'nın yeniden büyük güç olduğu mesajı verilecek.
Petrol ve doğal gaz gelirleri ile Rusya'nın ekonomik olarak güçlendiği kuşku götürmez. Ancak, Rusya hâlâ ciddi sorunları olan bir ülke. Enflasyon hızla artıyor. Büyük, hantal ve yolsuzluklarla dolu bir bürokrasisi var. Adalet sistemi zayıf. Mafya türü örgütler güçlü. Ülke nüfusu azalıyor. Sağlık sistemi zayıf. Putin döneminde demokratik özgürlüklerin çoğu rafa kaldırıldı. Sovyet sistemini andıran bir sisteme kayıldı. Bu anlamda Rusya birinci sınıf büyük güç değil. Medvedev bu sorunları çözümleyebilir mi? Göreceğiz.
Medvedev'in karşısındaki ilk ciddi dış politika sorunu Gürcistan'la yaşanmakta olan gerginliktir. Son günlerde Kafkaslar'da savaş rüzgarları esiyor. "Kafkaslar'da gerginlik" başlıklı yazımda Abhazya nedeniyle Gürcistan-Rusya ilişkilerinin kötüleşmekte olduğunu yazmıştım. Gürcistan yetkilileri şimdi açıkça savaş olasılığından söz ediyorlar. Savaşın yakın olduğunu söylüyorlar. Gürcistan, Rusya'nın Abhazya bölgesini ilhak etmeye hazırlandığına inanıyor. Rusya, Abhazya'daki askerlerini takviye etti. Abhazya yetkilileri bölgede askeri denetimi Rusya'ya devretmeye hazır olduklarını açıkladılar. Tüm bunlar gerginliği had safhaya ulaştırdı.
Son NATO zirve toplantısının Gürcistan'a üyelik konusunda olumlu sinyaller vermesinden sonra Rusya, Abhazya ve Güney Osetya ile ilişkilerini resmileştirme kararı almıştı. Bunun ardından bölgede gerginlik hızla tırmandı. ABD, taraflara soğukkanlı olma çağrısı yapıyor. Kafkaslar çok hassas bir bölge. Kafkaslar'daki bu gelişmeler Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Bölgede şavaş çıkması hiç kimsenin işine gelmez. Sorunların diplomatik yollarla çözümlenmesi gerekiyor.
Rusya'da dünden itibaren şekilsel olarak Medvedev dönemi başladı. Pratikte Medvedev döneminin başlayıp başlamayacağını ise zaman gösterecek.
|