Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Aşırı hız yine affetmedi: 1 ölü, 4 yaralı
Bu sefer ölümlü isyan çıkacak
Girne'de yine fuhuş, yine Afrikalı
Kendi tabancasıyla öldürüldü
Dikkatsizlik kazaya yol açtı: 5 yaralı
Kebapçı dükkanındaki yangın korkuttu
Nehir, cinayeti reddetti
Uyuşturucu zanlısına 15 bin YTL'lik teminat
Liderlerin gündemi federal yönetim
Kalpazanlığa 8 gün daha

YORUMLANANLAR
Arasta'ya 6 milyon [1]
Piknik alanı değil çöplük [2]
Özmen Yılancılar baba oldu [2]
Türkiye'de saldırı, 15 asker şehit [1]
Güney zengin Kuzey pahalı [2]
Rum muhalefet kanadından gençlerin tutuklanmasına sert tepki [2]
BİR YASTIKTA 50 YIL [1]
Çağlar ve Özgürgün, AKPM'nin Kıbrıs kararını değerlendirdi: [2]
Kıbrıs Türk tarafına tuhaf çağrılar yapılıyor [2]
Lefkoşa'ya cami yapacakmış [19]
Tadı bozuk, yenecek pilav değil [1]
Cezaevini yaktılar [2]
Rumlar AKPM kararına tepki gösterdi [1]
Rapor tek taraflı [3]
Kermiya'da bayram izdihamı [4]



Fransa'nın oyunları

Dr. İsmail KEMAL

Yazarın tüm yazılarını görüntüle
   25 Mayıs 2008, Pazar Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Türkiye'nin AB üyelik sürecini en çok engelleyen ülke hangisi? Kuşkusuz Fransa. Özellikle Nicola Sarkozy'nin devlet başkanı seçilmesinden sonra bu engelleme çok açık hale geldi. Eskiden engelleme politikaları tülle örtülürdü. Şimdi tül de ortadan kalktı.

20 Mayıs'ta Fransa parlamentosunda ilginç bir anayasal değişiklik çalışması başladı. Değişiklik önergesi iktidar partisi milletvekili Jean-Luc Warsmann tarafından sunuldu. Tasarı kabul edilirse, nüfusu büyük ülkelerin AB'ye üye olabilmeleri için Fransa'da referandum zorunlu olacak. Nüfus konusundaki kriter şöyle: AB toplam nüfusunun yüzde beşinden fazla nüfusa sahip ülkeler. Halen AB toplam nüfusu 500 milyon civarında. Demek ki, nüfusu 25 milyonun üzerindeki ülkelere referandum zorunluluğu getiriliyor. Parlamentonun konu ile ilgili nihai kararı Temmuz ayında belli olacak.

Dikkat edilirse, tasarıda Sarkozy'nin sık sık dile getirdiği "Avrupa sınırları içinde olma" koşulu öne sürülmüyor. Onun yerine daha kurnaz bir koşul ortaya konuyor. Nüfus kriterinin hedefi Türkiye. Türkiye dışında bundan etkilenecek tek ülke, nüfusu 46 milyon olan Ukrayna. Fransa Sosyalist Partisi milletvekili Piere Moscovici, hedefin Türkiye olduğunu söyleyerek 70 milyonluk bir ülkeye böyle davranılamayacağını vurguladı.

Fransa, daha önce, tüm yeni üyeler için referandum zorunluluğu getirmişti. O zaman da hedef Türkiye idi. Ancak, bunu gizlemek için ayrım yapmamışlardı. Yakında Hırvatistan'ın üyeliği gündeme gelecek. Fransızların referandumda ne yapacağı belli olmaz. Hırvatistan'a "hayır" diyebilirler. Gelecekte mutlaka üye yapılacak Balkanlardaki küçük ülkeler için de aynı risk geçerli. Bu durumda, yasal değişiklikle küçük ülkeler için referandum koşulu ortadan kaldırılacak. Bu koşulun kaldırılması, Türkiye'nin işini de kolaylaştırır. Nüfus koşulu getiren tasarı işte bunu engellemeyi amaçlıyor. Sadece Türkiye için referandum koşulu getirilemeyeceğine göre nüfus kılıfı uyduruldu. Gerçek amacı anlamamak için aptal olmak gerek. Türkiye'nin önünü kesmeyi amaçlayan bu adımın Nicola Sarkozy'nin onayı ile atıldığı biliniyor.

Fransa'nın oyunları bununla bitmiyor. 27 Mayıs'ta Türkiye-AB Ortaklık Konseyi toplantısı yapılacak. Fransa, Ortaklık Konseyi belgesinden "katılım" kelimesinin çıkarılmasını istedi. Fransa, Aralık 2007'den beri Türkiye için "katılım" kelimesine karşı çıkıyor. Bu çerçevede, AB'nin Türkiye'den talep ve beklentilerinin sıralandığı ortak tutum belgesinden, üyelikle ilgili tüm ifadelerin çıkarılmasını istedi. Neyse ki, Türkiye bu konuda kararlı bir tavır sergiledi. "Katılım" kelimesi belgeden çıkarılırsa, Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan'ın Ortaklık Konseyi'ne katılmayacağı AB'ye iletildi. Bunun sonucunda ortak tutum belgesinde "katılım" sözcüğü yer alıyor. Ancak, burada önemli olan Fransa'nın açıkça hasmane bir tavır içinde olması. Türkiye kendi iç siyasi çalkantıları ile meşgul olduğu için Fransa'ya karşı gerekli tepki ortaya konamıyor. Bu durum Fransa'yı şımartıyor.

Bilindiği gibi önümüzdeki altı aylık dönemde AB dönem başkanlığı Fransa'da olacak. Sarkozy hükümetinin şimdiye dek sergilediği tavırlar ışığında, Fransa dönem başkanlığının ne yapacağını tahmin etmek zor olmasa gerek. Haziran ayında Türkiye ile iki müzakere başlığının daha açılması bekleniyor. Bu başlıklar, şirketler hukuku ve entellektüel mülkiyet hakları (telif hakları) başlıkları olacak. Türkiye, 2005 yılında üyelik müzakerelerine başladı. Şimdiye dek toplam 35 başlıktan sadece altı başlık açıldı. Müzakere başlıklarından sekizi Kıbrıs koşuluyla buzdolabına kaldırıldı. Açılan başlıklar ise kapatılmıyor. Bu tablo, üyelik müzakerelerinin gidişatı hakkında fikir vermeye yeter.

Türkiye'nin üyelik müzakerelerinde yaşadığı sıkıntıları sadece AB kaynaklı olarak görmek elbette doğru olmaz. Türkiye'nin kendi içinden kaynaklanan zorluklar ve sorunlar da var. Ancak, AB'nin çifte standart uyguladığı ortada. Fransa'nın tavrı ise tamamen engelleyici.

AB, yakın veya orta gelecekte Türkiye'yi üyeliğe kabul etme konusunda hazır değil. Üyelik müzakereleri başlamış olsa da durum bu. İşi devamlı yokuşa sürmelerinin nedeni de bu. Türkiye'yi üyeliğe kabul etmeleri için tüm AB projesini yeniden gözden geçirmeleri gerektiğine, Türkiye'nin içinde yer alacağı bir AB'nin şimdiki AB olmayacağına inanıyorlar. AB projesini gözden geçirme gibi bir çalışma olmadığına göre Türkiye daha uzun süre kapıda bekletilecek. Ankara'yı ziyaret eden Avusturya Cumhurbaşkanı Fischer "Hiç bir zaman Türkiye'ye kapıları kapamayacağız" dedi. Bunu "Hiç bir zaman Türkiye'ye kapıları açmayacağız" şeklinde de okuyabilirsiniz. Türkiye'nin yeri bekleme odası olmaya devam edecek.

   1017 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yazarın son 10 yazısı Yazarın tüm yazılarını görüntüle
05 Ekim 2008, Pazar   ABD hegemonyası zayıflıyor
02 Ekim 2008, Perşembe   Global finans krizi ve gelecek
28 Eylül 2008, Pazar   Global finans krizi ve Marks
25 Eylül 2008, Perşembe   Nükleer enerji ve Türkiye
21 Eylül 2008, Pazar   AB'de hoşgörüsüzlük artıyor
18 Eylül 2008, Perşembe   Denizlerde rekabet
14 Eylül 2008, Pazar   Bekleme odasında 45 yıl
11 Eylül 2008, Perşembe   Pakistan'da Zerdari dönemi
07 Eylül 2008, Pazar   Futbol diplomasisi
04 Eylül 2008, Perşembe   Müzakereler başlarken



DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3326 1.3419
1 STERLİN 2.3424 2.3598
1 EURO 1.8113 1.8240



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KRİZ FIRSAT MI?

Ali Baturay

CEZAEVİNDEKİ SORUNLAR

Hasan Hastürer

Ne oldu bize? Sevinemiyoruz bile...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Sağlıktan eğitime uzanırken...

Ahmet Tolgay

GÜNCEL NOTLAR...

Bilbay Eminoğlu

"Keşke bu otomobil keşfedilmesiydi"...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Yeni bir anket, "Yine CTP- UBP"......

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

DOKTOR KEMAL'E AŞK MEKTUBU

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

ABD hegemonyası zayıflıyor

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital