|
Sporda yöneticilik zor iştir.
Zaman ister, para ister, sabır ister, çelik gibi sinir ister, en önemlisi sorumluluk ister.
Her türlü olumsuzluğa karşın yöneticiler atacakları her adımı çok iyi hesaplamalı, söyleyecekleri her sözü çok iyi düşünmelidirler.
Çünkü onlar konuştuğu zaman söyledikleri kendilerine ait olmaktan çıkmakta temsil ettikleri camianın görüşleri olarak kamuoyu ile paylaşılmaktadır.
Küçük Kaymaklı'nın son yönetiminde asbaşkanlık görevini üstelenen Ömer Torun beyefendi duruşu, sakin kişiliği, gülmeyen yüzü, sessiz yapısı, taviz vermediği şık kıyafetleri ile futbolumuzda renkli bir kişilik oldu.
Kaymaklı başkanı Hasan Sertoğlu'na maddi ve manevi destek veren Ömer Torun kendisinden hiç beklenmeyen bir çıkışla Pazar akşamı Genç TV ve BRT'de yayınlanan spor programlarına telefonla bağlanarak inanılmaz ve çok tartışma yaratacak açıklamalarda ve suçlamalarda bulundu.
Genç TV'de programın yorumcusu olduğum için neyin söylendiğini, kimin hedeflendiğini, nasıl söylendiğini çok iyi biliyorum.
K.Kaymaklı asbaşkanı Ömer Torun Genç TV'yi kendisi aradı ve söyleyeceklerini söyledi.
Takımı Küçük Kaymaklı'ya haksızlık yapıldığını, Tatlısu kalecisinin kendilerine arslan
kesildiğini ancak ertesi hafta Gönyeli'den kolayca 4 gol yediğini, bu kirlenmişliğin içerisinde hakemlerin de olduğunu, sezon başında bir spor yazarı abisinin kendisine ceplerine 260 milyar koyarlarsa gereken yerlere gereken ödemeleri yaparak kolayca şampiyon olacaklarını söylediğini, bu kirlenmişliğe tahammül edemediği için önümüzdeki sezon futboldan kopacağını, futbol için yapmayı düşündüğü yatırımlardan vazgeçtiğini söyledi.
Bu söyledikleri yenir yutulur şeyler değildi.
Gönyeli için, hakemler için, rakip takımlar için büyük suçlamalardı.
Ben program sırasında "Yani siz diyorsunuz ki Gönyeli şampiyon olacaksa rakip takım futbolcularını, hakemleri, federasyonu satın alarak yani şike yaparak şampiyon olacak, bunlar çok ciddi iddia ve suçlamalardır, çok tartışma yaratacak" dedim, kesinlikle öyledir bunları birisinin söylemesi gerekir diye ısrarını sürdürdü.
O daha telefonu kapatmadan stüdyoya telefonlar yağmaya başladı.
Gönyeli asbaşkanı Erdinç Küçükuncular, Hakemler Derneği başkanı Abdullah Özsusuzlu, MTG başkanı Ersoy İnce şiddetle tepki koydular.
Zaman açısından alamadığımız onlarca telefondakilerin de benzer tepkileri vardı.
Hakemler Derneği bu suçlamalar üzerine mahkemeye gideceğini açıkladı.
Sözlerini iki kere düşünmesi, on kere tartması gereken bir kulüp yöneticisinin elinde hiçbir ciddi kanıt olmadan kamuoyu ile paylaştığı bu suçlama ve iddiaları Küçük Kaymaklı gibi marka olmuş köklü bir kulübün kaldırabileceği bir yük olamazdı.
Camiaları birbirlerine hasım durumuna getirecek, herkesi satılık pozisyonuna koyacak böyle bir yaklaşım futbolun dibine dinamit koymakla eşanlamlıdır.
Hatadan dönmek bir erdemdir.
Ömer Torun da yanına başkanı Hasan Sertoğlu'nu alarak basına bunun bir yanlış anlaşılma olduğunu açıklama gereği duydu.
Aslında yanlış anlaşılma falan yok.
Yanlış söylenenler var.
Takımının şampiyonluk yarışından kopmasından etkilenerek duygusal olarak kızgınlığın getirdiği bir yanlış söylem var.
İş hayatında çok başarılı bir yönetici olabilirsiniz.
Ancak iş dünyası ile futbol dünyası bambaşka şeylerdir.
Futbol yöneticiliğinde yeni olan Ömer Torun hem kendisine, hem de başka yöneticilere iyi bir örnek olacak bu yanlıştan ders çıkarması durumunda herkes kazançlı çıkacaktır.
Özelde Küçük Kaymaklı'ya genelde ise ülke futboluna katkı koyabilmek adına iyi niyetine inanmak istediğim Ömer Torun sanırım futboldan kopma konusundaki kararını bir kez daha gözden geçirecektir.
Duvar
Çetinkaya gençleri 10 maç sonra kazanabildiler. Ağabeylerini örnek alıyorlar
3 söz 3 yorum
İlk yarıdaki tüm eleştirileri bertaraf ederek ayakta kalmayı başardık. (S.Uçkan-Lapta Ant.)
Hangi eleştiriler bertaraf edildi anlayamadım. Takım çok süratle gençleştirildi dendi, ara transferde tecrübeli futbolcular alındı. Yabancılar iyi değil dendi, hepsi de değiştirildi. Ayakta kalmanıza bu eleştiriler yardımcı oldu.
Rum basketbol federasyonu ile ilişki kurduk ancak pratikte gelişme olmadı (L.Çağdal-Bas.Fed.Bşk.)
Rumlarla böyle platonik aşk yaşayan birçok spor örgütü var. İş ciddiye binsin görün bakalım o aşk nasıl biter. Uluslararası bir turnuvaya katılmaya çalışın, yabancı bir takımı KKTC'ye davet edin de ilişkiyi o zaman görün.
Kupadan elenmemizin tek nedeni, tek maçlık statünün acayipliğidir (İ.Karayel-Bağcıl Ant.)
Vallahi bunun şikayetini bize değil yöneticilerinizden başlayarak tüm kulüp yöneticilerine yapmanız gerekiyor. Federasyonun genel kurullarına katıldıkları zaman ne olduğunu anlamadan eller kalkar inerse böyle olur.
MAŞŞALLAH BİZE...
KKTC Fenerbahçeliler Derneği açıkladı. 1.5 yıl içerisinde Fenerbahçe'ye 1 trilyon TL. katkı yapmışlar. Takımın ürünlerinin alınması, maç biletleri, balo katkıları, açık artırmalar ortaya bu rakamı çıkarmış. Ne diyeyim. Bravo. Memlekette takımlarımız parasızlıktan gırak gırak öterken, ülkedeki 100 takımın tüm ihtiyaçlarını karşılamak için koskoca devlet 2 trilyon ayırabilmişken, tribünlerdeki seyirci sayısı dibe vurmuşken biz buradan 1 trilyonu topluyoruz ve Fenerbahçemize yolluyoruz. Helal olsun. Beşiktaşlıların eli armut mu toplayacak. Onlar da genel kurul yaparak KKTC Beşiktaşlıları Derneğini kurdular. KKTC karakartalı Yenicami 3 genel kurulda insan bulamamışken, onları salon sığmadı. Yürüyün gardaşlar kim tutar sizi.
SAĞ ELLE SOL KULAK...
8-11 Şubat tarihlerinde gerçekleştirilen Opel Kupasını izlemek ve orada iki karşılaşma yapmak için Ankara'ya giden basketbol karmasına iyi bir motivasyon sağlandı. Basketbol Federasyonu asbaşkanı Tamer Bolat başkanlığındaki kafilede, antrenör Osman Korahan, 12 sporcu ve iki hakem olması kafilenin olması gereken düzeniydi. Ancak onlar açıkgöz bir aptalız ya, küçük bir şark kurnazlığı ile federasyon başkanı Levent Çağdal ve genel koordinatör Orhun Mevlut de tesadüfen ayni tarihlerde, Ankara'ya gittiler. Onlar görüşmeler yapmak için Türkiye federasyonundan davet almışlar. Böyle oyunlara gerek yoktu. Kafilede 12 sporcu 5 diğerleri denirdi itiraz eden eder, eleştiren eleştirirdi. Biz bu filmleri çok gördük.
BİLEKLERİNİN HAKKIYLE...
Vitrin olması gereken 1. ligde mücadele eden 14 takım içerisinde kapalı tribünü, onu bırakınız daha doğrusu doğru dürüst tribünü olmayan iki takım var. Bostancı Bağcıl ve Yeniboğaziçi. Geriden kalan 16 haftada bu iki takımın aldığı sonuçlar, oynadıkları futbol ve topladıkları puanlara bakınca ikisinin de önümüzdeki sezon yine 1.ligde olacakları görülüyor. Mütevazı kadrolarına rağmen tam bir köy dayanışması içerisinde takımlarını ligde kalıcı hale getiren bu camiaların kapalı tribün beklentilerinin yerine getirilmesi kaçınılmazdır. Geçen hafta Başbakan Ferdi Sabit Soyer'in Bostancı'da bu iki takımın maçını izlemesi ve Bağcıl'a kapalı tribün sözü vermesi sonrasında ayni müjdeyi Yeniboğaziçi de alırsa sıkıntı yaratan bu konu çözülecektir.
İSTEMEZÜÜÜK...
Osmanlının son dönemlerinde iyice palazlanan ve kontrolden çıkan Yeniçeriler kendilerinin maddi ve manevi çıkarlarına dokunacak her karar sonrasında "İstemezüüük" diyerek verilen yemeği kabul etmeyerek o yemeklerin pişirildiği kazanları devirir ve bilinen ismiyle "Kazan kaldırırlardı". Yani isyan ederlerdi. Padişah da bu isyana kendi tahtını ve saltanatını korumak adına Yeniçerilerin başkaldırısına, isyanına, kazan kaldırmasına karşı duramaz ve isteklerine yanıt verirdi. Bu isyan zaman zaman sadrazamların, şehzadelerin, paşaların kafalarının uçurulması ile sonuçlanırdı. İsyan bastırılır ancak bir sonraki isyanın ve isteklerin de başlangıcı olurdu. Bu model Yeniçeri Ocağının dağıtılmasına ve Osmanlı İmparatorluğunun çöküşüne kadar sürdü. Son haftalarda Milli Olimpiyat Komitesi başkanlığında spor federasyonlarının mecliste bulunan Gençlik ve Spor Örgütü yasa tasarısı üzerinde peşpeşe yaptıkları toplantılar sonrasında ortaya çıkardıkları kararları görünce düşündüm. Yasanın 7 kişilik komiteye Başbakanın yapacağı 3 atama nedeniyle özerk olmadığını, karmaşa yaratacağını, komite yapısının şimdiki Spor Dairesi Genel Yönetim Kurulunun gerisinde olduğunu, yasanın şahsa özel olduğunu savundular. Yani "İstemezüük" demeye getiriyorlar. Spor Şuralarında istedikleri şahısları SDGYK seçtiren, atamalarda da etkilerini ortaya koyan federasyonlar elbette yeni düzenlemeye karşı çıkacaklar. Şimdiki yapıda 7 kişiden 3'nün atama, başkanın da atanan müdür olduğunu unutmuş görünerek.
Sorular sorular
Eski antrenörleri Cenk Berkalp'a olan 10 bin YTL. tazminatı ödeyemedikleri için yeni antrenörleri Ulus Nasıroğlu'nun sahaya girmemesine ve maçları tellerin arkasında izlemesine neden olan Yenicami yönetimi daha ne kadar buna seyirci kalacak?
Tribünde maçı izlerken kadroya yazılan arkadaşı gelmediği için yedek kulübesine çağrılan, antrenör ve yöneticisine olan saygısından giden Bostancı Bağcıl'ın genç futbolcusu İbrahim yerine disiplin kurulunda yöneticilerin yargılanması daha doğru değil mi?
Sezon başındaki 2 metrelik yabancı basketbolcusundan sonra ara transferde 2.11'li siyahi bir Amerikalı basketbolcuyu daha transfer eden Gönyeli, futboldan sonra basketbolda da herkes silahlarını bıraksın ellerini havaya kaldırıp teslim olsun mu demek istiyor?
Televizyon programlarında hakemlere yönelik söylemleri nedeniyle Hakemler Derneğinin mahkemeye vermeye hazırlandığı Küçük Kaymaklı asbaşkanı Ömer Torun'un ismini Ömer Turan olarak bilen Hakemler Derneği yanlış adamı mı mahkemeye verdi?
|