|
Mustafa GÜRSEL
Bir zamanlar tüm Kıbrıs sahillerinin süsü olan kum sarmaşıkları (Ipomea stolonifera /Morning Glory) ve kum zambakları (Pancratium maritimum - Sandy Lily), son sığınakları olan Dipkarpaz Milli Park'ındaki kumsallarda açmaya başladı.
Yapılaşma, kirlilik, küresel ısınma ve kumsalların bilinçsizce kullanımı nedenleriyle önemli ölçüde azalan kum çiçekleri, doğanın son kalesi Dipkarpaz'da yaşamda tutunmaya çalışıyor.
Kum çiçekleri, "Doğa ve Doğal Kaynakların Korunması İçin Uluslararası Birlik (IUCN-International Union for Conservation of Nature and Natural Resources) kriterlerine göre, nesilleri ciddi şekilde yok olma tehlikesinde (CR-critically endangered) bulunan türler arasına giriyor.
Kum çiçekleri, insanlara sundukları masum güzelliğin yanı sıra, ekolojik dengeye de, kum hareketlerini engelleyerek katkı sağlıyor...
Kum sarmaşıkları, temmuz sıcaklarıyla birlikte, krem beyazı çiçeklerini açmaya başladı. Kum zambakları ise, yeni yeni açıyor...
Kum sarmaşığı çiçekleri sabah serinliğinde açıyor ve güneş yükselince, bir daha açmamak üzere kapanıyor. Ömürleri sadece birkaç saatlik. Kum sarmaşıkları, sonbaharın insana hüzün veren son günlerine kadar bakir kumsalların süsü oluyor.
Kum sarmaşıklarıyla aynı bölgede, hatta iç içe, kum zambakları da açıyor. Ancak zambaklar, sarmaşıklardan bir ay kadar sonra açmaya başlıyor ve bir ay kadar da önce, ekim ayında çiçekli günleri bitiyor. Harika bir kokusu olan kum zambağı çiçekleri, tüm sorunlara ek olarak, sözde "sevgi" adına acımasızca toplanıyor ve soğanları sökülüyor. Süt gibi beyaz renkli kum zambağı çiçekleri koparıldıktan hemen birkaç dakika sonra solmaya başlıyor. Arabaya bile götürülemiyor ve istenmeyip çöp gibi kumların üzerine atılıyor... Doğadan sökülüp bahçelere ekilen soğanları ise, tutsak yaşamda çiçek açmıyor ve kısa zamanda ölüyor...
Dipkarpaz, Çevre Koruma Dairesi ile YDÜ'nün, üç bakanlık ve TC Büyükelçiliği'nin desteğiyle yaptığı çalışmada, "Önemli Bitki Alanı" olarak saptandı. Bölgenin acilen ve kesinlikle yasal korumaya alınması önerildi. Bir başka araştırmada ise, Dipkarpaz Milli Park'ında, 3 tanesi dünyada sadece KKTC'de bulunan koruma altında 27 tür çiçek olduğu belirtildi.
Dipkarpaz dışındaki kumsallarda, doğanın bu iki güzel ve nazlı çiçeği hemen hemen tükendi. Onları sadece yapılaşmanın henüz olmadığı ve insanların yoğun şekilde kullanmadıkları kumsallarda görebilmek
mümkün. Otel ve halk plajlarında kum çiçeği görmek ise artık anılarda kaldı... Ancak Dipkarpaz'ın hür sahilleri, örneğin Altın Kumsal ve Ronnas Kumulu, kum sarmaşıkları ve kum zambaklarıyla süslü. Yazın en güzel günlerini yaşıyor...
Medeniyetin yok edici unsurları henüz girmediği için birçok hayvan ve bitki türü için gerçek bir sığınak niteliği taşıyan Dipkarpaz Milli Park toprakları, doğal yaşamın devamını sağlayan biyolojik çeşitlilik açısından son derece değerli ve korunması gereken bir bölge olarak gösteriliyor...
Dipkarpaz'a elektrik götürülmesi ve Bafra benzeri yapılaşma, kum çiçeklerinin bir daha geri gelmemek üzere hayatımızdan çıkarılması, yaşama renk katan iki güzel çiçeğin daha dünyamızdan yok olması anlamına geliyor... Doğa dostlarının karşı çıkışına rağmen elektrik projesi "normal seyrinde" devam ederse, önümüzdeki birkaç yıl içinde kum çiçekleri anılarda ve fotoğraflarda kalacağından endişe ediliyor. |