|
YASA TANIMAZLIK DEVAM EDİYOR... Hükümetin yasadışı faaliyetlerini protesto için Başbakanlık önüne sembolik bir direk diken örgütler adına konuşan Genişletilmiş Sürdürülebilir Çevre Platformu sözcüsü Doğan Sahir, isteyenin istediği yere direk dikme işini sürdürdüğü ve yasa tanımazlıklar devam ettiği sürece, kendilerinin de yasal mevzuatı tanımayan yetkililerden aldıkları ilham ve güçle yasal mevzuatı yok sayarak doğa dostu eylemlerine devam edeceklerini söyledi
YAPTIĞINIZ YASALARA SAHİP ÇIKIN... Eylemciler, ilk önce saat 13.30'da Başbakanlık kavşağındaki trafik ışıklarında toplandı. Burada yoldan geçen araçlara broşür ve stiker dağıtan eylemciler burada "Yes be annem dediniz Milli Parkı da yediniz", "Milli Park senin, sahip çık", "Doğa sizi affetmeyecek", "Tarih sizi affetmez", "Bu direk(T) doğayı katledecek", "Karpaz'ı yağmalattırmayacağız", "Yaptığınız yasalara sahip çıkın", "Geleceğimiz yok edilemez" pankartlar açtı
Ali CANSU
Milli Park'ın korunması amacıyla Dipkarpaz'dan Zafer Burnu'na elektrik götürülmesine karşı çıkan Genişletilmiş Sürdürülebilir Çevre Platformu, dün yeni bir eylem yaparak Başbakanlık önüne sembolik bir direk dikti.
"Bu ülkede istenilen yere yasa tanımadan direk dikmek serbest" diyen platform temsilcileri, Başbakanlık önüne sembolik bir direk diktikten sonra basın açıklaması yaparak dağıldı.
Eylemciler ilk önce saat 13.30'da Başbakanlık kavşağındaki trafik ışıklarında toplandı. Burada yoldan geçen araçlara broşür ve stiker dağıtan eylemciler burada "Yes be annem dediniz, Milli Parkı da yediniz", "Milli Park senin, sahip çık", "Doğa sizi affetmeyecek", "Tarih sizi affetmez", "Bu direk(t) doğayı katledecek", "Karpaz'ı yağmalattırmayacağız", "Yaptığınız yasalara sahip çıkın", "Geleceğimiz yok edilemez" yazılı pankartlar açtı.
Birçok araç sahibi ise eyleme destek için araçlarının kornasını çaldı. Korna çalanlar arasında Karpaz bölgesinde elektrik direklerini diken kurum olan KIB-TEK'in aracının da olması dikkat çekti.
Başbakanlığa yürüyen eylemciler, yanlarında getirdikleri ve üzerinde "Bu Direk(t) Doğayı Katledecek" yazan direği Başbakanlığın bahçesine dikmek istedi. Polisten olumsuz yanıt alan eylemciler karşılık olarak polislere, "Neden dikemiyoruz, burası sit alanı mı? İçeride özgür eşekler mi var, burası milli park mı.." şeklinde sorular yönelttiler.
Örgüt temsilcileri daha sonra direği Başbakanlık önüne diktiler.
Çevreci örgütlerin yanı sıra aralarında KSP, TDP, BKP ve YKP'nin de bulunduğu parti temsilcileri ile Baraka Kültür Merkezi de eyleme destek verdi.
Polisler, direği sivile kaldırttı
Başbakanlık önüne direk diken eylemciler olay yerinden ayrılmasının ardından direği Başbakanlık önünden kaldırmaya gelen iki polis KIBRIS ekibinin fotoğraf olayı görüntülemek için beklediğini görünce, "Başımızı derde sokacaksınız" diyerek direği kaldırmaktan vazgeçti.
Polisler daha sonra Başbakanlığın elektrikli sürmeli kapısını tamir etmeye gelen iki sivil kişiye direği Başbakanlık önünden almalarını söyleyince direği alma işlemi iki sivil tarafından gerçekleşti.
Karpaz yalnız değil, mücadele sürüyor
Başbakanlık önünde bir basın açıklaması yapan Genişletilmiş Sürdürülebilir Çevre Platformu adına Yeşil Barış Hareketi Derneği Başkanı Doğan Sahir, Karpaz'ın yalnız olmadığını ve mücadelenin süreceğini söyledi.
Sahir, Karpaz konusu uzun bir zamandır herkesin gündeminde olduğunu ve mevcut yasal düzenlemelere sahip çıkması gerekenlerin, yaptıkları açıklamalarla usulsüzlüğü çeşitli düzeylerde savunur pozisyonda olduklarını ve mahkemelerin de bu yasadışı hareketin devam etmesini teşvik edecek şekilde hareket ettiklerini iddia etti.
Bu gibi davranışları daha önce Lefkoşa Severis Un fabrikası alanına yapılan otel inşaatındaki fazla kat olayı ile binlerce harup ve zeytin ağıcının kesildiği Girne ve kuzey sahil şeridi yol inşaatında da yaşandığını ifade eden Doğan Sahir konuşmasına şöyle devam etti:
"Tüm bunlar olurken veya olmaktayken, birileri güven talep edip, Karpaz olayını büyütmemeyi önermektedir, ancak bunun koşullarını en başından beri olayı yönetenler kendileri ortadan kaldırmışlardır.
Başlı başına, şu aşamada Karpaz'da süren 11 bin voltluk enerji nakil hattının götürülme işlemi yasadışıdır. Çünkü "İçişleri Bakanlığı Şehir Planlama Dairesi, Dipkarpaz köyünün doğu sınırları ile Zafer Burnu arasındaki bölge için Çevre Planı hazırlıyor. Özel Çevre Koruma Alanı ilan edilen bölgeyi kapsayacak plan tamamlanıncaya kadar bölgedeki imar faaliyetleri, elektrik altyapısı dâhil durmuş olacak" haberi 31 Temmuz tarihli yerel gazetelerde yayınlandı.
Yani, İçişleri Bakanlığı Şehir Planlama Dairesi yetkilileri köyün doğu sınırları ile Zafer Burnu arasındaki bölge için, yasa gereği Çevre Planı hazırlanıncaya kadar çivi bile çakmanın yasak olduğunu açıkça vurgulamıştır. Buna rağmen süren çalışmalar ilgili yasalara karşı devam etmektedir.
Açıklamada uyarı şeklinde, bölgenin 30 Mayıs 2007 tarihinde "Özel Çevre Koruma Alanı" ilan edildiği, bu kararla birlikte bir yıl içerisinde bölge için çevre planı hazırlanmasının yasal zorunluluk olduğu ve bu süre içinde bölgede herhangi bir imar faaliyeti yapılamayacağı İçişleri Bakanlığı Şehir Planlama Dairesi Müdürü tarafından gazetelere açıklanmıştı."
Direkler yasa dışı dikilmektedir
Sahir, yöneticilerin İçişleri Bakanlığı ile Şehir Planlama Dairesi yetkililerine inanmadıkları ve yasayı da bilemeyeceklerini varsayarak 21/1997 Sayılı Çevre Yasasının 11. Maddesi, 3 fıkrasını bir kez daha kendilerin hatırlatmak istediklerini belirterek, "Hatırlatmak isteriz:
'(2)'inci fıkra uyarınca çıkarılacak Çevre Planı, Özel Çevre Koruma Bölgesinin ilan tarihinden başlayarak en geç bir yıl içerisinde hazırlanır ve ilan edilir. Özel Çevre Koruma Bölgesinin ilanından başlayarak Çevre Planının ilanına kadar geçecek süre içerisinde her türlü imar işlemleri durdurulur" dedi.
Bu yasal zorunluluğa rağmen adı geçen bölgede direk dikme işlemi ile imar işlemlerinin sürdüğünü ifade eden Sahir, direklerin yasadışı olarak dikilmekte olduğunu anımsattı.
Anıtlar Yüksek Kurulu kararını hatırlatmak isteriz
Doğan Sahir, Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 17 Temmuz 2007'deki 408'nci toplantısında aldığı kararda "Bu bölgeye böyle bir elektrik alt yapısının getirilmesinin ciddi zararlar vereceği için uygun bulunmadığı" kararını tekrar yetkililere hatırlatmak istediklerini belirtti.
Sahir, "Yine unutulmuş olabileceği ihtimali ile hatırlatma yaparak, 60/1994 Sayılı Eski Eserler Yasası 46. Maddesi'ni okuyalım:
'Anıtlar Yüksek Kurulu'nun yetki alanına giren konulardaki kararları kesindir. Kararlar alındığı gün Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girer' denilmektedir. 47. Maddede ise: "Kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek ve tüzel kişiler, kendilerini ilgilendiren konularda Anıtlar Yüksek Kurulu'nun kararlarına uymak zorundadırlar. Buna aykırı davrananlar suç işlemiş sayılırlar" ve 50. Madde de denmektedir ki: "47'inci maddenin kurallarına aykırı hakaret edenler, bir suç işlemiş olurlar ve mahkûmiyetleri halinde, sekiz yıla kadar hapis cezasına veya iki yüz elli milyon Türk Lirası'na kadar para cezasına veya her iki cezaya birden çarptırılabilirler"
Yani, direkler yasadışı olarak dikilmektedir hem de 'sekiz yıla kadar hapis cezasına veya iki yüz elli milyon Türk Lirası'na kadar para cezasına' çarptırılabilecek çok ciddi de bir suç işlenmektedir" dedi.
Çağdaş hukuk devleti nerede?
Doğan Sahir, ayrıca, nesli tehlike altında olup Çevre Yasası altında 29 Mart 2001 tarihinde yayınlanan 'Flora ve Fauna Emirnamesi' kapsamında bulunan 238 türün 162'si, koruma altına alınmış 5 tür memeliden 2 türü, 16 tür sürüngenden 12'si ve 215 kuş türünden 147'sinin Karpaz Milli Park alanında daimi veya geçici olarak konakladığını söyledi.
Ağır iş makineleri ile süren çalışmalar sırasında 21/1997 Sayılı Çevre Yasası ile korunan hayvan, flora ve faunalara ayrıca verdiği veya verebileceği zarar da düşünüldüğünde, ilgili yasanın maddelerine göre suç işlenmekte veya suç işlendiği de hatırlatan Doğan Sahir, "Bu yalnızca yönetenleri değil iş yapan firmayı da bağlayacaktır ve ceza almasını gerektirecek çok ciddi bir suç anlamındadır.
Yasaları çiğneyenlerin veya tanımayanların bizzat yasaları uygulamakla yükümlü olduğu düşünüldüğünde, örnekleri çoğaltmanın pek anlamlı olmadığını anlatan Sahir, "Zaten çağdaş hukuk devletinde olsak, ilgili kurumlar devreye girer, yapılan işlem durdurulsa bile ortaya çıkan suçun tekrarlanmaması için sorumluları yargılar ve gerekli cezaları verirdi veya verilmesi için gereğini yapardı" dedi.
Yasal mevzuatı tanımıyorlar
Bu koşullar altında yurttaş olarak, yasal mevzuatı tanımayan yetkililerden aldıkları ilham ve güçle, herkesin istediği her yere direk dikebileceği gerçeği ile ancak doğaya olan saygıyla direği "bu direk(t) doğayı katledecek" isimli doğa dostu direği Başbakanlık önüne dikmeye karar verdiklerini söyledi.
İsteyenin istediği yere direk dikme işini sürdürdüğü ve yasa tanımazlıklar devam ettiği sürece, kendilerinin de yasal mevzuatı tanımayan yetkililerden aldıkları ilham ve güçle yasal mevzuatı yok sayarak doğa dostu eylemlerine devam ededen Doğan Sahir, "Ama bizler, 'Yasa dışılık konusunda ilham ve güç verenlere teşekkür ederiz'. demiyoruz, yaşasın hukuk, yaşasın yaşam diyoruz ve bir kez daha Karpaz'daki para hırsı ile
gözleri kararmışlar dışındaki tüm dostlarımıza yalnız olmadıkları mesajı iletiyoruz" dedi.
"Geleceğinin yok edilmesine izin verecek misiniz?"
Genişletilmiş Sürdürülebilir Çevre Platformu adına "Geleceğinin Yok Edilmesine İzin Verecek Misin?" başlığı altında dağıtılan bildirilerde de, çevre için yapılması istenenler şöyle sıralandı:
"Başta turizm ve çevre örgütleri olmak üzere sivil toplumun görüşleri alınmadan ve hiçbir planlama yapılmadan uygulamaya konan proje durdurulmalıdır.
Milli Park Yönetsel Planı bir an önce hazırlanmalı ve daha sonra elektrik projesi tekrar değerlendirilmelidir.
Dipkarpaz köyünün mevcut elektrik ve iletişim altyapısının geliştirilmesi sağlanmalı, Milli Park içerisinde yasal olan 4 tesis için ise alternatif enerji modelleri desteklenmelidir.
Dipkarpaz köyü için eko turizme dayalı kalkınma projesi süratle hazırlanmalıdır.
Karpaz Milli Parkı, uluslararası düzeyde Milli Park kapasitesine sahip olduğundan yöre halkı ve ülke için betonlaşmanın olmadığı önemli sürdürülebilir bir gelir kaynağı haline getirilmelidir" |