"ÇALIŞMALARIMIZ BAŞARILI BİR ŞEKİLDE SÜRÜYOR"... Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs'ta çözüme ulaşmak için çalışmalarının başarılı bir şekilde devam ettiğini ve kendisinin bu gidişattan umutlu olduğunu söyledi. Talat, "Rum yönetimi eski başkanı Papadopulos dönemine oranla, Rum lider Hristofyas ile görüşmelerimiz ve çalışmalarımız daha olumlu gidiyor ve bu gelişmeler Kıbrıs konusunda eskiye oranla beni daha umutlu yapıyor" dedi
l OLMAZSA OLMAZLARA RAĞMEN... Talat: Hristofyas ile imzaladığımız 21 Mart mutabakatının 8 Temmuz antlaşmasından pek de bir farkı yoktur, ancak bu sefer karşımızda bizimle görüşen, konuları tartışan bir Rum lider var. Her iki tarafın olmazsa olmazları bulunmasına karşın, bugüne baktığımızda komiteler çalışmalarına başlamış durumda. İki kesim arasında yeni bir köprü inşa edilmeye çalışılıyor. Hristofyas ile yine bir görüşmemiz olacak. Bu görüşme sonucunda olumlu sonuçlar alabilirsek, kapsamlı müzakere sürecini başlatabileceğiz
l TC KÖKENLİ VATANDAŞLARI TARTIŞMA KONUSU YAPMAYIZ... "Biz masaya KKTC vatandaşı olan Türkiye kökenli yurttaşlarımızın sayısını tartışma konusu yapmayız. KKTC yurttaşı olan vatandaşlarımız antlaşmadan sonrada burada yaşamaya devam edecektir. Burada yerleşmiş ve burayı yurt bilmiş insanlar vardır"
Gökhan ALTINER
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs'ta çözüme ulaşmak için çalışmalarının başarılı bir şekilde devam ettiğini ve kendisinin bu gidişattan umutlu olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, KIBRIS TV'deki "Kıbrıs'ta Gündem" programının yapımcısı ve sunucusu Gökhan Altıner'e verdiği özel röportajda, Rum yönetimi eski başkanı Tasos Papadopulos dönemine oranla Rum lider Dimitris Hristofyas ile görüşmelerin ve çalışmaların daha olumlu gittiğini ve bu gelişmeler neticesinde Kıbrıs konusunda eskiye oranla daha umutlu olduğunu belirtti.
21 Mart Mutabakatı ile 8 Temmuz sürecinin aralarında içerik olarak bir fark bulunmadığını ifade eden Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat şöyle konuştu:
"8 Temmuz süreci BM'nin iyi niyet gösterisi sonucunda o günün koşullarına göre imzalanmış bir antlaşmaydı. O dönem karşımızda bizimle oturup kahve bile içmeyen bir Papadopulos vardı. Papadopulos'un yerine seçilen Dimitris Hristofyas ile imzaladığımız 21 Mart Mutabakatı'nın 8 Temmuz antlaşmasından pek de bir farkı yoktur, ancak bu sefer karşımızda bizimle görüşen, konuları tartışan bir Rum lider var. Her iki tarafın olmazsa olmazları bulunmasına karşın, bugüne baktığımızda komiteler çalışmalarına başlamış durumda. İki kesim arasında yeni bir köprü inşa edilmeye çalışılıyor. Bildiğiniz gibi Dimitris Hristofyas ile yine bir görüşmemiz olacak. Bu görüşme sonucunda olumlu sonuçlar alabilirsek, kapsamlı müzakere sürecini başlatabileceğiz."
KKTC yurttaşı olan tüm Türkiye
kökenliler Kıbrıs'ta kalacak
Olası bir antlaşma sonrasında, yaklaşık 50 bin TC kökenli Kıbrıslı Türkün Kuzey Kıbrıs'ta kalacağının tahmin edildiğini ve bu yönde Rum lider Hristofyas'ın da oldukça kararlı olduğunun hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, "Biz masaya KKTC vatandaşı olan Türkiye kökenli yurttaşlarımızın sayısını tartışma konusu yapmayız. KKTC yurttaşı olan vatandaşlarımız antlaşmadan sonrada burada yaşamaya devam edecektir. Burada yerleşmiş ve burayı yurt bilmiş insanlar vardır" dedi.
Kıbrıs Barış Platformu'nun
barışa katkısı yok
Cumhurbaşkanı Talat, ömrünü Kıbrıs sorununa adadığını ve Kıbrıs sorununun çözümü için çok ciddi mücadeleler verdiğini belirtti.
Talat, Kıbrıs Barış Platformu'nun kendisine "çözümcü görünüp çözüm istemiyor" yakıştırmaları yaptığını hatırlatarak, "Ben hayatımı Kıbrıs sorununda bir çözüm bulma yoluna adadım. Biz halk olarak bu günlere kolay gelmedik. Ne yollardan geçtiğimizi herkes çok iyi biliyor. Kıbrıs Barış Platformu diye bir yapı kurulacak ve çıkıp 'Talat çözümcü gibi görünüp çözüm istemiyor' diyecek. Bu kabul edilir şey değil. Barışa katkıları olmayan kendileridir. Sürekli barış isteyen ve barış için uğraşan bir cumhurbaşkanlığı makamını yıpratıyorlar. Bu ne doğru ne de kabul edilebilir bir durumdur" diye konuştu.
Muhalefet eleştiriyor ama acımasız değil
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, muhalefet partilerinin yeteri kadar bilgilendirilmedikleri yönünde kendisini eleştirdiklerinin hatırlatılması üzerine şunları söyledi:
"Elimden geldiği kadar vakit ayırıyor ve muhalefeti bilgilendirmeye çalışıyorum. Bazen beni sert bir dille eleştiriyorlar ancak acımasız değiller. Yani eleştirirken vurgu yaptıkları noktaları göz ardı etmiyorum; onlar da yıkıcı olmuyorlar. Rum tarafındaki siyasi partiler kendi içlerinde ne kadar kavga ederlerse etsinler, durum Kıbrıs konusu oldu mu hepsi bir birine kenetleniyor. Maalesef bizde bu tür bir siyasi kültür asla olmadı. Olacağı da yok."
Hükümet yoluna devam ediyor!
Cumhurbaşkanı Talat, "CTP-ÖRP Hükümeti'nin uyumluluğunu nasıl değerlendiriyorsunuz? Bıraktığınız miras bitti mi?" sorusuna karşılık şu cevabı verdi:
"CTP-ÖRP Hükümeti ülke şartlarında zaman zaman sıkıntıları göğüslemek durumunda kalsa da yoluna devam ediyor. Tüm dünyayı etkileyen ekonomik depremler, gayrı ihtiyarı bizim ülkemizi de vurdu. Petrol, dünyanın her tarafında zamlandı. Bazı sorunlarla elinizde olmadan yüz yüze kalırsınız. Tüm bunları hükümetin sırtına yıkmak da doğru olmaz. Yani bazı olumsuzluklar tüm dünyada yaşanır ve sizler de bundan etkilenirsiniz. Bu nedenle hükümete bir eleştiri yöneltirken aslında günün koşullarını da gözden geçirmek gerekiyor."
Hayat pahalılığı yok
Ülkede hayat pahalılığının ciddi bir seviyeye ulaştığının hatırlatılması üzerine Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, oldukça ilginç bir değerlendirmede bulundu.
Talat, şöyle konuştu:
"Bu ülkede hayat pahalılığı var diyenleri anlayamıyorum. Serbest piyasa ekonomisi var ve esnafa ya da tüccara sattıkları malın satış fiyatlarını aşağıda tutmasını söylemeniz mümkün değil. Eğer domates almaya paranız yetmiyorsa almayacaksınız. Mevsimi olmayan meyve, sebzenin ucuzlamasını bekleyeceksiniz. Domates ucuzlayınca alıp yiyeceksiniz. Ben öyle yapıyorum; ucuzlamasını bekliyorum, mevsimi değilse, pahalıysa almıyorum; pekala halkımız da öyle yapabilir. Paranız yetmiyorsa yemeyeceksiniz. Böylelikle pahalı ürünlere revaç azalacak ve pahalı olan ürünler ucuzlayacak. Herkes bunu uygulasa pahalılık diye bir şey kalmaz. Halkımız tutumlu olmalıdır. Eskiden mevsimsiz domates ya da patlıcan mı yenirdi. Her şey mevsimine göre alınırdı. Şimdi mevsimi olmayan sebzeler tabii ki pahalı olacak. İşte siz de o zaman mevsiminin gelmesini bekleyeceksiniz. Pahalı iken satın almayacaksınız. Domatesin mevsimi değilse ve pahalı ise almayacaksınız, ucuzlamasını bekleyeceksiniz."
Rumlar isterse biz Türkiye'den
gelen suyu satmaya hazırız
Yaklaşık üç yıla kadar Türkiye'den deniz altından su getirme projesinin sonuçlanacağını açıklayan Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Türkiye'den gelecek söz konusu suyu Rum tarafının talep etmesi halinde satmaya hazır olduklarını ve söz konusu su projesinin belki de barış suyu olabileceğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Talat, "Su her iki kesime de lazım, Türkiye'den gelecek su belki de barış suyu olacak ve Kıbrıs'ta barışı kolaylaştıracak" diye konuştu. |