|
Yakın Doğu Üniversitesi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Müdürlüğü'nden yapılan açıklamaya göre, "Sinema, 1913'de bir Türk tarafından getirilen derme çatma bir makine sayesinde tanışan adalılar için sonraki yıllarda da vazgeçilmez bir eğlence aracı olmuş. Seyirci çekebilmek için kendi yöntemleriyle geliştirdikleri film öncesi tanıtım ve gösterileri de adaya mahsus. Ardı ardına Türklerin ve Rumların açtıkları salonlarla sinema dört bir yana dağılmış. Çok görkemli yıllardan sonra adada iç huzurun kaçması ve olayların yaşanmaya başlanmasıyla beraber, sinema salonları da bu süreci birebir yaşayarak tarihe tanıklık etmiş. Kimi zaman toplantı yeri, propaganda salonu, kimi zaman sığınak, kimi zaman da milli duyguları yükseltmek için yapılan konser ve tiyatro oyunlarına ev sahipliği yapmış bu salonlar. Ardından TV ve videonun da devreye girmesi ile 1980'li yıllarda başlayan sinemadan kopuş, 1995 yılında Lefkoşa'daki eski Mısırlızâde Sineması'nda tekrar film gösterilmeye başlanmasına dek sürmüş. 14 yıl gibi çok uzun bir zaman ada sinemasız kalmış. Şu anda yine adanın dört bir yanında alışveriş merkezlerindeki cep sinemaları tüm hızıyla gösterime devam ediyor. Ama eski tadı var mı?
"Kıbrıs Sinemaları Tarihi Belgeseli" işte bu soruyla başlıyor ve Kıbrıs'ın 1913'le başlayan sinema hayatı ile beraber tarihsel, sosyal ve kültürel sürecine sinema mekânları üzerinden tanıklık etmeyi hedefliyor.
Üniversite yetkilileri belgeselin, halkımıza açık ve ücretsiz olacağını belirttiler. |