AŞIRI SÜRAT VE DİKKATSİZ SÜRÜŞE CEZA PUANI İNDİRİMİ... Ülkemizde meydana gelen trafik kazalarını azaltmak ve caydırıcı olmasını sağlamak için 2005 yılında yüksek oranda artırılan ceza puanları, 2007'de yapılan bir değişiklikle azaltıldı. Trafik kazalarına en fazla sebebiyet veren "aşırı sürat", "dikkatsizlik" ve "tehlikeli sürüş" suçlarının ceza puanları da neredeyse yarıya düşürüldü. Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Mehmet Avcı, "son düzenleme trafik suçlarını teşvik ediyor" diye yorumladı
AŞIRI SÜRATTEN ÖLENLERİN SAYISI ARTTI... Kazaların en büyük sebebinin aşırı sürat olduğuna dikkat çeken Mehmet Avcı, 2005'de artırılan ceza puanlarının etkisiyle bu suçtan 2007'de 15 ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, ancak cezaların düşürülmesinden sonraki süreçte bu rakamın 2008 Mayıs ayına kadar olan beş aylık sürede 27'ye yükseldiğine dikkat çekti. Avcı, son üç yılın ilk dört aylık kaza bilançosunu ise şöyle belirtti: 2006'da 16 kazada 21 kişi, 2007'de 10 kazada 16 kişi ve 2008'de 16 kazada 23 kişi hayatını kaybetti
Ergül ERNUR
Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Mehmet Avcı, ülkemizin kanayan yarası haline gelen, 2006'dan bugüne 118 kişiyi kurban verdiğimiz trafik kazalarının, düşürülen ceza puanlarıyla teşvik edildiğini kaydetti.
2006-2008 yıllarının ilk dört ayına bakıldığında, 2006'da 16 ölümlü kazada 21 kişi hayatını kaybederken ceza puanlarının arttırılmasıyla 2007'de10 kazada 16 kişi yaşamını yitirdi. Ancak, en çok işlenen suçlar arasında bulunan "aşırı sürat" ve "dikkatsiz sürüş" suçlarının ceza puanlarında 2007'deki bir değişiklikle neredeyse yarı yarıya düşürülmesinin etkisi 2008'de kendini gösterdi ve ölümlü kazalar 23'e yükseldi.
Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Mehmet Avcı, aşırı sürat nedeniyle 2007'de 15 ölümlü trafik kazası meydana geldiğini, ancak bu rakamın 2008 Nisan ayına kadar olan dört aylık sürede 23'e yükselmesinin düşündürücü olduğunu vurguladı.
Avcı, ceza puanlarının artırılmasının aslında sürücüye 'caydırıcı' bir etkisi olduğunu belirterek, aşırı sürat nedeniyle bir senede meydana gelen ölümlü trafik kazalarının toplamının, 2008'in ilk dört ayında görüldüğüne işaret ederek, bu tablonun 'yanlış uygulamalar' sonucu ortaya çıktığını kaydetti.
Her üç yılın da ilk dört ayına bakıldığında 2006'da artırılan sabit para cezaları ve puanların etkisiyle 2007 yılında ölümlü trafik kazalarının azaldığı göze çarparken, aynı yılda özellikle aşırı sürat ve dikkatsiz sürüş suçlarının ceza puanlarının azaltılması kazaların da artmasına sebep oldu.
2004 yılından sonra yollarımızı kana bulayan trafik kazalarının artmasına karşın caydırıcı olmasını sağlamak amacıyla 2005'te arttırılan ceza puanları, yapılan bir değişiklikle 2007'de azaltıldı.
İstatistiklere bakıldığında en fazla aşırı sürat, dikkatsizlik ve tehlikeli sürüş sonucu meydana gelen yaralı ve ölümlü trafik kazalarındaki suçların ceza puanları Yol ve Trafik Suçlarının Davasız Halli ve Ceza Puanı (Değişiklik) Yasası adı altında düşürüldü.
Buna göre 'Hız sınırını 20 km'ye kadar aşmak' suçunun ceza puanı 2005 yılındaki yasada 25 puan iken 2007'de yapılan değişiklikle 5 puana; 'Hız sınırını 20 km. ile 40 km. arasında aşmak' suçunun cezası da 40 puandan 25'e düşürüldü.
Dikkatsiz ve tehlikeli sürüşü içeren suçların cezaları ise 30 puandan 20 ile 25'e indirildi.
2006 yılından 2008 Nisan ayı sonuna kadar ülkemizde 98 ölümlü trafik kazasından 27'si dikkatsiz sürüş, 30'u ise aşırı sürat nedeniyle meydana geldi.
175 trafik suçundan 39'unda değişiklik
2007 yılında Yol ve Trafik Suçlarının Davasız Halli ve Ceza Puanı (Değişiklik) Yasası altında bulunan 175 trafik suçundan 39'unun ceza puanlarında değişiklik yapıldı.
39 suçtan dördünün ceza puanları, yarısı kadar arttırılırken, geriye kalan suçların puanları, sıfıra düşürülmek dahil azaltıldı.
118 kişiden 42'si aşırı sürat, 27'si ise dikkatsiz sürüş kurbanı
2006'da 43 ölümlü kazada 48, 2007'de 39 ölümlü kazada 47 ve 2008 Nisan ayına kadar 27 ölümlü kazada 23 kişi hayatını kaybetti. Bu kazaların 42'si aşırı sürat, 27'si dikkatsiz sürüş, 9'u alkollü sürüş, 8'i yolun sağına geçme, 5'i kavşakta durmama, 2'şer kez ani sağa dönüş ve tehlikeli yerde araç geçme ile 1'er kez ani yola atılma, yolda koşma ve aşırı geri sürme nedeniyle oldu.
İstatistiklere göre, en fazla ölümlü trafik kazası, aşırı sürat nedeniyle oldu.
2007 yılının tamamında aşırı süratten 15 ölümlü trafik kazası meydana gelirken, 2008 Nisan ayına kadar olan sürede bu rakamın 12'ye yükseldiğine dikkat çeken Avcı, bilançonun ne kadar ağır olduğunun rakamlarla gösterildiği halde, ceza puanlarındaki düşüşün halen yerini koruduğunu söyledi.
Son üç yılın ilk dört ayında meydana gelen ölümlü trafik kazaları incelendiğinde ise, ceza puanlarının 2007'de yapılan değişiklikle azaltılmasının etkisi açık bir şekilde görülüyor.
Buna göre, son üç yılın ilk dört ayında meydana gelen 42 ölümlü trafik kazasında 60 kişi hayatını kaybetti. 2006'da 16 kazada 21 kişi, 2007'de 10 kazada 16 kişi ve 2008'de 16 kazada 23 kişi trafik kurbanı oldu.
İstatistiklere bakıldığında, 2006 ile 2007 yıllarında toplam 2 bin 692 kez dikkatsiz sürüşten, 988 kez de aşırı sürat nedeniyle kaza meydana gelmesine rağmen, yasada caydırıcı ceza puanı olan sürat, dikkatsiz ve tehlikeli sürüş suçlarının ceza puanları düşürüldü.
"Süratli olmayan bir çarpışmada ölme şansı çok daha azdır"
Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Mehmet Avcı, aşırı süratin belli bir boyutunun bilinerek işlenen bir suç olduğuna dikkat çekerek "Hız sınırını 20 km'ye kadar aşmak, nispeten ilk 10 km'ye kadar dalgınlık kabul edilse de 20 km. fark atmak dalgınlığı aşmaktadır" dedi.
Tabela ve göstergelerdeki rakamları sürücünün eşleştirmekle mükellef olduğunu söyleyen Avcı, sürüş sırasında dalgınlığın affedilen bir olay olmadığını vurguladı.
Hız tespit kameralarındaki ilk 10 fazla km'nin kaydedilmediği gerçeğinin herkes tarafından bilindiğini belirten Avcı, 10 km-20 km arası fazla hız yapana 5 ceza puanı verilmesinin çok az olduğunu kaydetti. Avcı, dikkatsiz ve tehlikeli sürüş suçları için de düşürülen ceza puanlarındaki uygulamanın yanlış olduğunu söyledi.
Trafik cezalarında parasal cezadan çok, sürücüyü etkileyenin ceza puanı olduğuna işaret eden Avcı, ceza puanlarının düşürülmesiyle topluma, 'Merak etmeyin, üzülmeyin. Biraz da sürat yapsanız ehliyetiniz artık eskisi gibi elinizden kolay alınmayacak' mesajının verildiğini, bunun da sürate bağlı işlenen suç ve kazaların artışa geçmesine sebebiyet verdiğini vurguladı.
2005'de trafik ceza puanlarının yükselme sebebinin 2004 yılındaki kazaların aşırı sürat nedeniyle meydana gelmesinden arttırıldığını söyleyen Avcı, süratin sadece ülkemizde değil, birçok gelişmiş ülkede de görüldüğüne dikkat çekti.
"Bizde sürat durdurulmak zorundadır. Çarpışmanın etkisi ve ölümün ana nedeni sürattir. Süratli olmayan bir çarpışmada ölme şansı çok daha azdır" diyen Avcı, yıllar önce trafik kazaları ve ölümlerin artmasıyla, sürati azaltmada siyasi iradenin de devreye girerek ceza puanlarının caydırıcı seviyeye yükseltildiğini söyledi.
Özellikle süratle ilgili ceza puanlarının yüksek olduğu dönemde 18 ayda dört kez çok süratli giden bir sürücünün ehliyetini kaybetmekle karşı karşıya kaldığını belirten Avcı, bu uygulamanın yollardaki süratin azalmasında etkin olduğunu kaydetti.
O dönemlerde bazı sivil toplum örgütlerinin "ehliyetler elden gidiyor" sloganıyla başlattığı çalışmaların siyasiler üzerinde olumsuz etki yarattığını ifade eden Avcı, sürüş ehliyetlerinin nasıl alındığı konusunun söz konusu kesimler tarafından göz ardı edildiğini söyledi.
"Ehliyet alanların % 33'ü ilk 3 yılda kaza yapıyor"
2004 yılından sonra kazaların büyük bir artış gösterdiğine dikkat çeken Avcı, kötü trafik bilançosunun ardından alınan birçok önlemin son yıllarda beklemeye alındığını vurguladı.
Polis devriyelerinin yollarda azalması ve caydırıcılığını yitirmesi, ceza puanlarının düştüğü müjdesinin topluma verilmesi, inşaat sektörünün etkisiyle ağır vasıtaların bütün gün yollarda olması ve ehliyet verme sisteminin aynı kolaylıkla devam etmesi gibi unsurların kaza olasılıklarını arttırdığına işaret eden Avcı, ehliyet alanların % 33'ünün ilk 3 yılda kaza yaptığı gerçeğinin rakamlarla ispatlandığını söyledi.
Avcı, "Sigorta sisteminin suç işleyen sürücüye hiçbir yaptırım uygulamaması, kaza yapmayanların da ödüllendirilmemesi kazaların artmasında gizli bir faktör olarak yer almaktadır" diyerek, başka ülkelerde kaza yapan sürücünün ehliyetini kaybetme korkusu yanında sigorta primlerinin yükseltilmesinden de endişe duyduğunu belirtti.
Cezaların silinmesi 18 aydan 15 aya indirildi
Cumhuriyet Meclisi'nin 2 Temmuz 2007 tarihinde gerçekleştirdiği oturum sonucunda Yol ve Trafik Suçlarının Davasız Halli ve Ceza Puanı (Değişiklik) Yasası'nda ceza puanlarında yapılan değişikliğin yanı sıra ceza puanlarını uygulama ve silinmesinde de değişikliğe gidildi.
Buna göre, 2005 yılındaki yasada 'ilk ceza puanının alındığı tarihten başlayarak, 18 ay içinde 100 ceza puanı alan bir kişinin sürüş ehliyeti üç ay süreyle geçici olarak iptal edilirken '2007'deki değişiklikle bu süre 15 aya indirildi.
Trafik Kazalarını Önleme Derneği Başkanı Mehmet Avcı, Haziran 2007'de toplanan Hukuk ve Siyasi İşler Komitesi'nde Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) ve Kıbrıs Türk Esnaf ve Zanaatkarlar Odası'nın (KTEZO) önerisiyle bu sürenin azaltıldığını kaydetti.
Her iki sivil toplum örgütünün de trafik konusundaki yasal düzenlemeyle ilgili, "ciddi suçlar haricinde puan sisteminin iptal edilmesi ve puan dolma süresinin 18'den 12 aya düşürülmesi" önerisinde bulunduğunu belirten Avcı, kendilerinin bu sürenin 18 ayda kalmasında ısrarlı olduğunu söyledi.
100 ceza puanı dolma süresinin 18 ay olmasının, daha önce yapılan çalışmalar ışığında tespit edildiğini belirten Avcı, her iki sivil toplum örgütü tarafından yapılan önerinin ise herhangi bir bilimsel veriye dayandırılmadan yapıldığını kaydetti.
"Komite üyeleri hiçbir veriye dayanmadan adeta pazarlık yapar gibi, 18 aylık sürenin 15'e düşürülmesini uygun gördü" diyen Avcı, bu değişikliğin toplumda psikolojik olarak 'nasıl olsa aldığım puanlar daha erken silinecek' şeklinde olumsuz bir düşünceye sebebiyet verdiğini savundu.
Avcı ayrıca, bu tür kararlar alınırken ehliyetin geri alınmasının zorlaştırıldığını fakat kolay verilmesi yönünde hiçbir değerlendirme yapılmadığının da altını çizdi. |