|
Avcı, Hristofyas'ın, son günlerde ziyaret ettiği ülkelerde "tam bir ikiyüzlülük" sergileyerek, "liderlerin basına sınırlı açıklamalar yapmasını önerebildiğini, görüşmelerin takvime bağlanmasına itiraz ettiğini ve Türkiye'nin garantörlük haklarına saldırma cüretini gösterebildiğini" belirtti.
Dışişleri Bakanı Turgay Avcı, dün yaptığı yazılı açıklamada, Kıbrıs Türk halkının yaklaşık yarım yüzyıldır yaşadığı acı tecrübelerin sonuncunda, ancak Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğünün devam ettiği bir anlaşmanın yaşayabilir olduğunu çok iyi bildiğini belirterek, konunun Kıbrıs Türk halkı için yaşamsal öneminin Hristofyas tarafından iyice bilinmesine rağmen yaptığı bu kabul edilemez açıklamaların Rum liderinin samimiyetten ve çözüm istencinden ne kadar uzakta olduğunu açıkça gösterdiğine dikkat çekti.
Gerçek amacı
Avcı, Hristofyas'ın gerçek amacının; seçilmesini müteakip oluşan olumlu havayı istismar ederek Türk tarafını şimdiden "her şeyi reddeden suçlu taraf" pozisyonuna itmek olduğunun anlaşıldığını söyledi.
Diğer yandan Hristofyas'ın çözüm takvimlerine yönelik sert itirazının arkasında yatan gerçek niyeti çok iyi bildiklerini ifade eden Avcı, "Rum liderliğinin hedefinin haksız şekilde gasp edilen sözde Kıbrıs Cumhuriyeti unvanı ile özellikle Avrupa Birliği üyeliğini kullanılarak, Kıbrıs Türk tarafını sonu gelmez bir sürece sokmak ve KKTC'yi zayıflatacak belirsizlik ve istikrarsızlık ortamı yaratmaktır" dedi.
Avcı, açıklamasında şunları kaydetti:
Bize Papadopulos'u hatırlatıyor
"Kıbrıs Türk tarafı açık şekilde ortaya koyduğu gibi sonu belirsiz ve yaşamakta olduğu haksızlığa son verecek bir anlaşmayla ilgili olarak bir takvim konusunda ısrarlıdır. Hristofyas'ın takvim konusundaki itirazları bizlere Papadopulos'u ve onun çözüm karşıtı siyasetini hatırlatmaktadır. Bu nedenle Hristofyas'ın selefi ile aralarında anlamlı ve gerçek bir fark olduğu iddiası hala ispata muhtaçtır.
Rum lider bir taraftan 'sorunu Kıbrıslılar çözsün' derken, diğer taraftan durup dinlenmeden dünyayı gezmekte ve her gittiği ülkede Türkiye'ye baskı yapılması çağrısını yinelemektedir. Hristofyas'ın bu samimiyetsizliği bununla da sınırlı değildir. Bir yandan liderlerin basına sınırlı açıklama yapmasını talep ederken kendisinin her gittiği ülkede basına konuşması kabul edilebilir bir davranış değildir.
Dış baskılara davetiye çıkarmaktan vazgeçsin
Hristofyas'ın, Türkiye'ye baskı uygulanması kampanyası için ortaklarını da seferber ettiği görülmektedir. İktidar ortağı EDEK'in başkanı Yannakis Omiru da geçtiğimiz günlerde Almanya'ya yaptığı ziyarette Türkiye'ye yönelik müdahale talep etmeye yeltenmiştir.
Hristofyas adada gerçekten adil ve kalıcı bir çözüm istiyorsa dış baskılara davetiye çıkartmaktan vazgeçmelidir. Avrupa'nın şımarık çocuğunu oynamak geçmişte olduğu gibi gelecekte de ne Rum liderliğine ne de Kıbrıs'taki çözüm arayışlarına hiçbir olumlu katkıda bulunmayacaktır." |