|
"BM GÖZETİMİNDE KAPSAMLI ÇÖZÜM"... Tavsiye niteliği taşıyan raporda, Türkiye'ye demokrasi ve insan hakları alanındaki reformların hızlandırması çağrısında bulunuldu. Hollandalı Hristiyan Demokrat parlamenter Ria Oomen-Ruijten tarafından hazırlanan Türkiye raporunda Kıbrıs sorununa da değinildi. Kıbrıs sorununa BM gözetiminde kapsamlı çözüm bulunması gereği vurgulanan belgede, "Türk askerlerinin çekilmesinin çözüm müzakerelerini kolaylaştıracağı" ileri sürüldü
"ORTAYA ÇIKAN İRADEYİ MEMNUNLUKLA KARŞILIYORUZ"... Türkiye raporunun genel kuruldaki tartışmasında söz alan AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, Kıbrıs'ta sorunun çözümü için iki tarafta da ortaya çıkan iradeyi memnunlukla karşıladıklarını da kaydederek, Türkiye'nin sorunun çözümüne olumlu katkıda bulunacağına inandığını belirtti. Avrupa Parlamentosu'ndaki Sosyalist Grubu, Türkiye raporunun ''adil ve dengeli'' olduğu görüşünü dile getirdi
Avrupa Parlamentosu (AP) genel kurulu, Hollandalı Hristiyan Demokrat parlamenter Ria Oomen-Ruijten tarafından hazırlanan Türkiye raporunu dün kabul etti.
Raporda Kıbrıs sorununa da değinilerek, soruna BM gözetiminde kapsamlı çözüm bulunması gereği vurgulanarak, "Türk askerlerinin çekilmesinin çözüm müzakerelerini kolaylaştıracağı" ileri sürüldü.
Türkiye raporunun genel kuruldaki tartışmasında konuşan AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn, Kıbrıs'ta sorunun çözümü için iki tarafta da ortaya çıkan iradeyi memnunlukla karşıladıklarını da kaydederek, Türkiye'nin sorunun çözümüne olumlu katkıda bulunacağına inandığını belirtti.
Bağlayıcı özelliği olmayan, tavsiye niteliği taşıyan raporda, Türkiye'den demokrasi ve insan hakları alanındaki reformların hızlandırması çağrısında bulunuldu. Rapor, 62 "hayır" ve 61 "çekimser" oyuna karşı 467 oyla kabul edildi.
Ermeni iddialarına ret
Bir grup Fransız parlamenterin, 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarını savunan değişiklik önergeleri genel kurumdaki oylamada reddedildi.
Sol siyasi grupların, "Türkiye'de 1 Mayıs gösterilerinde çıkan olaylarda polisin fazla güç kullandığı yolundaki haberlerden Avrupa Parlamentosunun endişe duyduğu" yolundaki değişiklik önergesi ise kabul edildi.
Yine kabul edilen değişiklik önergesinde, Türk Ceza Yasasının 301. maddesindeki değişikliğin yeterli olmadığını savunuldu ve bu madde ile diğer kısıtlayıcı maddelerin tamamen kaldırılması çağrısında bulunuldu.
Kapatma davasına atıf
Dışişleri Komisyonunda geçen ay kabul edilen ve rapora giren bir maddede, "AK Partinin Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmasının sonuçlarından endişe duyulacağı" ifade edildi ve "Anayasa Mahkemesinin, kararını, hukuk devleti ilkeleri, Avrupa standartları ve Venedik Komisyonunun siyasal partilerin kapatılmasıyla ilgili ölçütlerine uygun alması" temennisinde bulunuldu.
Kabul edilen bir değişiklik önergesinde Meclis'e, Venedik Komisyonu'nun ilkelerine uygun olarak, siyasi partilere getirilen yasaklar konusunda anayasal değişiklik yapması tavsiye edildi.
"Hükümetten, reformları sürdürürken, demokratik ve laik bir Türkiye'de çoğulculuk ve farklılıklara saygı göstermesi" istenen raporda, "ülkenin çağdaşlaşması için hükümete ve tüm siyasal partilere, önemli adımlarda yapıcı uzlaşmaya gitmesi" çağrısında bulunuldu.
Üniversitelerdeki başörtüsü yasağının kaldırılmasına da atıfta bulunulan ve oylamayla kabul edilen bir başka maddede, "üniversitelerdeki başörtüsü yasağının, geniş anlamda sivil toplumun görüşlerini temel alacak, geniş çaplı bir reform paketi içinde kaldırılmamasının halkın bir bölümünde endişe ve düş kırıklığı yaratması not edildi" ifadesi kullanıldı.
DTP milletvekillerinden ve belediye başkanlarından terör örgütüyle aralarına açık bir sınır koymaları istenen raporda, Leyla Zana ile birlikte DTP üyesi 53 belediye başkanı hakkında görüşlerini açıkladıkları gerekçesiyle dava açılması eleştirildi.
Rapor
Yeni sivil anayasa hazırlığının, "insan hakları ve özgürlüklerin korunmasını anayasanın merkezine yerleştirme" açısından çok önemli bir fırsat sunduğu anlatılan raporda, yeni anayasa çalışmasına sivil toplumun geniş katılımının sağlanması tavsiye edildi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "2008'in reform yılı olacağı" taahhüdünün memnuniyetle karşılandığı belirtilen raporda, hükümetin parlamentodaki çoğunluğuna dayanarak reformlarda kararlı davranmasının, Türkiye'nin modern demokratik refah toplumuna dönüşümünde hayati önem taşıdığı vurgulandı.
Raporda, "demokratik yollarla seçilmiş siyasal liderliğin, iç ve dış politikayla güvenlik konularının biçimlenmesinde tam sorumluluk üstlenmesinin ve ordunun demokratik sorumluluğa saygı göstermesinin güvence altına alınmasında" ve TBMM'nin askeri ve savunma politikasında bu kapsamdaki tüm harcamalarda tam denetim yetkisinin tesis edilmesinde "hükümetin yeni sistematik çabalar göstermesi" istendi.
TCK'nın 301. maddesine öncelik
Türk Ceza Yasasının 301. maddesindeki değişikliğin ilk adım olduğu ifade edilen raporda, bu reformun gecikmeden uygulanması ve bu maddenin ifade özgürlüğünü kısıtlayıcı amaçla kullanılmaması çağrısında bulunuluyor. Raporda, ifade ve düşünce özgürlüğünün tamamen garanti altına alınması için daha ileri yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu ve yapılmasına ihtiyaç duyulan bu yeni yasal düzenlemelerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine uygun olması temennisinde bulunuldu.
Raporda, Ergenekon soruşturmasının kararlılıkla sürdürülmesi, örgütün "devlet organlarındaki tüm bağlantılarının ortaya çıkarılarak örgütle ilişkisi bulunanların yargıya teslim edilmesi" istendi.
Vakıflar Yasasının çıkarılmasından duyulan memnuniyetin dile getirildiği raporda, "AB Komisyonunun, metni inceleyerek gayrimüslim azınlıklarca mülklerin yönetimi, satın alınması ve üçüncü kişilere satılmış olanlar dahil geri alınmasının mümkün olup olmayacağını araştırması gerekir" denildi.
Raporda, Vakıflar Yasasının kabulünün ardından Türk hükümetinin, bu olumlu adımı değerlendirerek dinsel özgürlüklerle ilgili tüm yükümlülüklerini yerine getirmesi, bu kapsamda tüm dinsel topluluklara faaliyetleri için gerekli yasal statü, ruhani görevlilerin eğitimi, hiyerarşik seçim ve ibadet yerlerinin inşası konusunda yasal çerçeve sunulması, Heybeliada Ruhban Okulunun yeniden açılması ve "ekümenik patrik" unvanının kullanımına izin verilmesi gibi isteklere yer verildi.
Raporda, "Türk hükümetine, Kürt sorununun kalıcı çözümü amaçlayan siyasal inisiyatifin öncelikli olarak başlatılması çağrısı yapılır" ifadesine yer verilerek, DTP'li milletvekilleri ve belediye başkanlarından "demokratik Türk devleti içinde Kürt sorununa siyasal çözüm arayışına yapıcı biçimde dahil olmaları" istendi.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede Türkiye'nin sağladığı ilerlemeden övgüyle söz edilen belgede, "eşit muameleyle kadınların eğitim alabilmesi ve ekonomik açıdan güçlendirilmesi, Türkiye'nin daha fazla ekonomik kalkınması ve refahı açısından kritik önemdedir" denildi.
Terör örgütü PKK'nın eylemleri şiddetle kınanarak ve terörle mücadelede Türkiye ile dayanışmaya vurgu yapılan raporda, terör örgütünün önkoşulsuz olarak derhal silah bırakması isteniyor. Raporda, "Türkiye'ye karşı terörist eylemlerde topraklarının üs olarak kullanılmasına izin vermemeleri konusunda" Irak hükümetine ve Irak'ın kuzeyindeki bölgesel yönetime çağrı yapılarak, bu kapsamda Türkiye ile Irak arasındaki diyalogdan memnuniyet duyulduğu belirtildi.
Dış politika konuları
Kıbrıs sorununa BM gözetiminde kapsamlı çözüm bulunması gereği vurgulanan belgede, "Türk askerlerinin çekilmesinin çözüm müzakerelerini kolaylaştıracağı" ileri sürüldü.
AP'nin önceki Türkiye raporlarında yer bulan 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarına değinilmeyen rapor taslağında, "Türkiye'nin, ekonomik ambargoyu sona erdirerek Ermenistan ile sınır kapısını yeniden açması, Türk ve Ermeni hükümetlerinin geçmişteki olaylarla ilgili açık ve samimi tartışmaya izin vererek uzlaşma sürecini başlatması ve AB Komisyonunun bu süreci kolaylaştırması" çağrıları yapıldı.
"Karadeniz havzasında, Orta Asya'da ve daha geniş Orta Doğu'da AB dış politika hedeflerinin gerçekleştirilmesinde önemli bir ortak olarak Türkiye'nin rolü onaylanır" denilen raporda, AB Komisyonu ve üye devletlere çağrı yapılarak, bu bölgelerde Türkiye ile işbirliği potansiyelinden daha iyi yararlanılması istendi.
Raporda, Türkiye'nin Bosna-Hersek ve Demokratik Kongo Cumhuriyeti'ndeki Avrupa Güvenlik ve Savunma Politikası (AGSP) misyonları yanında Kosova ve Afganistan gibi NATO operasyonlarına katılımı övülürken, "Türkiye'nin AB-NATO stratejik işbirliği anlaşmasının uygulanmasını engellemesinden üzüntü duyulur" denildi.
Türkiye'nin, "Avrasya'nın enerji terminali olma hedefini ve Avrupa'nın enerji güvenliğine katkıda oynayacağı rolü tanınan" taslakta, enerji faslının müzakerelere açılmasına destek verildi.
Oomen-Ruijten'in hazırladığı raporda, "vize kolaylığı anlaşması müzakerelerine başlamaları" için AB Komisyonu ve Türkiye'ye çağrı yapıldı.
Sosyalist Grup üyeleri: Türkiye raporu dengeli ve adil
Avrupa Parlamentosu'ndaki Sosyalist Grup üyesi parlamenterler, Hollandalı Ria Oomen-Ruijkten tarafından hazırlanan Türkiye raporunun ''adil ve dengeli'' olduğu görüşünü dile getirdi.
Sosyalist Grubun Hollandalı üyesi Jan Marinus Wiersma ve Avusturyalı Hannes Swoboda, raporun oylanmasından önce Türk basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Sosyalist parlamenterler, raporun, tam üyelik sürecinde ilerleyen Türkiye'nin reform sürecindeki eksikliklerine dikkat çekerken, atılan olumlu adımlara da atıfta bulunduğunu belirtti.
Wiersma ve Swoboda, Anayasa Mahkemesi'nin AK Parti hakkında açılan davayla ilgili olarak Avrupa Konseyi standartlarına uygun karar vermesini umut ettiklerini ifade ettiler.
Swoboda, ''partiler için kararı seçmenlerin vermesi gerektiğini'' belirtirken, Wiersma, ''şiddeti savunmadıkça, hiçbir partinin kapatılmaması gerektiğini'' söyledi.
Wiersma, "AK Parti'nin kapatılması halinde, Türkiye ile devam eden tam üyelik sürecinin kendiliğinden kesileceği" görüşünü dile getirdi.
İki parlamenter de Türk Ceza Kanununun 301. maddesindeki değişikliği ifade özgürlüğünün geliştirilmesi için ilk adım olarak gördüklerini ifade ettiler.
Swoboda, CHP'nin Brüksel'de büro açmasını olumlu bir gelişme olarak gördüklerini belirterek, ''CHP'nin AB'yi daha iyi anlaması için olumlu bir adım'' dedi.
Wiersma ise CHP'nin bu kararını "olumlu bir şaşkınlıkla" karşıladıklarını söyledi.
Raportör Oomen-Ruijten: Türkiye'de reform süreci hızlandırılsın
Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye raportörü Ria Oomen-Ruijten, ''Türkiye'de reform sürecinin hızlandırılması'' çağrısında bulundu.
Türkiye raporunun genel kuruldaki tartışmasında söz alan Hollandalı parlamenter, yeni vakıflar yasası ve TCK'nın 301. maddesindeki değişikliği olumlu adımlar olarak gördüklerini belirtti, ancak müzakerelerin daha hızlı devam edebilmesi için reformların da hızlandırılması gerektiğini ifade etti.
Oomen-Ruijten, ''Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 2008 yılının demokrasi alanında reform yılı olacağını ilan etmişti ve bu taahhüdünü yerine getirmesini bekliyoruz'' dedi.
Türkiye'de yeni bir anayasa yapılması konusundaki gelişmelere atıfta bulunan Hollandalı parlamenter, bu konuda bütün siyasi partiler ile sivil toplum örgütlerinin görüşüne başvurulmasının ve ortak bir uzlaşma sağlanmasının gerekli olduğunu vurguladı.
AK Parti'nin kapatılma davasını da gündeme getiren Hollandalı parlamenter, ''Anayasa Mahkemesi'nin kararının uluslararası hukuk standartlarına uygun olmasını umut ettiklerini'' söyledi.
AB dönem başkanı Slovenya'nın Avrupa İşlerinden Sorumlu Bakanı Lenancic ise yaptığı konuşmada, ülkesinin dönem başkanlığı sırasında Türkiye ile yürütülen tam üyelik müzakerelerinde iki faslın açılacağını hatırlattı.
TCK'nın 301. maddesindeki değişikliği olum bir adım olarak gördüklerini ifade eden Sloven bakan, ceza yasasının diğer maddelerinin de Avrupa Konseyi standartlarına uygun olmasını beklediklerini belirtti.
PKK terörünü kınadıklarını ve Türkiye'nin terörle haklı mücadelesine destek verdiklerini kaydeden Sloven bakan, bununla birlikte terörle mücadelede uluslararası hukuk kurallarına uyulmasını beklediklerini ifade etti.
AB Komisyonu'nun genişlemeden sorumu üyesi Olli Rehn ise yaptığı konuşmada, yapılacak reformlar ve bu reformların uygulanmasının müzakerelerin ilerlemesini doğrudan etkileyeceğini söyledi
Rehn, reformların yavaş ilerlediği konusunda raportörle aynı fikirde olduklarını belirtti.
TCK'nın 301. maddesindeki değişikliğin önemli olduğunu vurgulayan Rehn, bu maddenin ifade özgürlüğünü tamamen garanti altına alacak şekilde uygulanmasının önemli olduğunu kaydetti.
Türkiye'de iktidar ve muhalefetin, ülkeyi ilgilendiren hassas konularda birlikte hareket etmesinin önemli olduğunu söyleyen Rehn, laikliliğin ve demokrasinin güçlendirilmesine herkesin destek vermesi gerektiğini ifade etti.
AK Parti'nin kapatılma davasına atıfta bulunan Rehn, ''Anayasa Mahkemesi'nin Venedik Komisyonu'nun ilkelerine uygun karar almasını beklediklerini" söyledi.
Kıbrıs'ta sorunun çözümü için iki tarafta da ortaya çıkan iradeyi memnunlukla karşıladıklarını da kaydeden Rehn, Türkiye'nin sorunun çözümüne olumlu katkıda bulunacağına inandığını belirtti. |