SÜRESİZ GREV VE MECLİS ÖNÜNDE MİTİNG YAPILACAK... Greve katılan 35 sendika adına açıklama yapan Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Başkanı Güven Varoğlu, dünkü grevin ardından yaptıkları değerlendirmede "Ya yasanız gidecek, ya siz" noktasındaki kararlılıklarını tekrardan teyit ettiklerini söyledi. Bu noktadan hareketle bugün saat 11.00'de Başbakan Ferdi Sabit Soyer'e süresiz grev bildiriminde bulunma kararı aldıklarını açıklayan Varoğlu, hükümetin "hayat pahalılığı ödeneğini kaldırmakla ilgili yasa tasarısı"nı meclis alt komitesine getirmesi durumunda süresiz genel grev ve meclis önünde miting yapılmasının kararlaştırıldığını duyurdu.
ÜLKEDE HAYAT FELÇ OLDU... 4 ile 24 saatlik sürelerle uygulanan grev, dün ülkede hayatı felç etti. Birçok iş yerinde uygulanan grev nedeniyle vatandaşlar, işlerini bugüne ertelemek zorunda kaldı. 35 sendikanın da örgütlü bulunduğu iş yerlerinde greve katılım tam olurken, sendika başkanları haklı mücadelelerine devam edeceklerini açıkladı.
Sendikaların yapmış olduğu greve, bazı siyasi partilerden de destek geldi. Siyasi parti yetkilileri, hükümeti
suçlayan açıklamalar yaptılar.
Memur, işçi ve öğretmen sendikaları, hükümetin eşel-mobil sisteminde değişiklik yapmak istemesini, dün, ülke çapında örgütlü bulunduğu tüm iş yerlerinde genel uyarı grevi yaparak protesto etti. Sendikalar bugün, Başbakan Soyer'e süresiz grev kararı bildiriminde bulunacak.
Greve katılan 35 sendika adına açıklama yapan Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Başkanı Güven Varoğlu, dünkü grevin ardından yaptıkları değerlendirmede "Ya yasanız gidecek, ya siz" noktasındaki kararlılıklarını tekrardan teyit ettiklerini söyledi. Bu noktadan hareketle bugün saat 11.00'de Başbakan Ferdi Sabit Soyer'e süresiz grev bildiriminde bulunma kararı aldıklarını açıklayan Varoğlu,
hükümetin "hayat pahalılığı ödeneğini kaldırmakla ilgili yasa tasarısı"nı meclis alt komitesine getirmesi durumunda süresiz genel grev ve meclis önünde miting yapılmasının kararlaştırıldığını duyurdu.
4 ile 24 saatlik sürelerle uygulanan grev, dün ülkede hayatı felç etti.
Birçok iş yerinde uygulanan grev nedeniyle vatandaşlar, işlerini bugüne ertelemek zorunda kaldı.
35 sendikanın da örgütlü bulunduğu iş yerlerinde greve katılım tam olurken, sendika başkanları haklı mücadelelerine devam edeceklerini açıkladı.
Genel uyarı grevi, "KTÖS, KTOEÖS, DEV-İŞ, DEVRİMCİ GENEL İŞ, DEVLET-İŞ, EMEK-İŞ, PETROL-İŞ, MAĞUSA TÜRK GENEL İŞ, HÜR-İŞ, KAMU-İŞ, BÜRO-İŞ, HAVA-SEN, BAY-SEN, BEL-SEN, MEMUR-SEN, TÜRK-SEN, EL-SEN, TEL-SEN, BANK-SEN, GIDA-SEN, SAĞLIK-SEN, KTAMS, KAMU-SEN, GÜÇ-SEN, TIP-İŞ, BES, MEC-SEN, TUR-İŞ, DAÜ-BİR-SEN, VERGİ-SEN, ÇAĞ-SEN, ATES, BASIN-SEN, BASS, VET-TEK-SEN" sendikalarının örgütlü bulunduğu tüm iş yerlerinde uygulandı.
Sendikaların yapmış olduğu greve, bazı siyasi partilerden de destek geldi.
35 sendikanın ortak açıklaması
Greve katılan 35 sendika adına açıklama yapan Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası (KTÖS) Başkanı Güven Varoğlu, "Hayat Pahalılığı Ödeneğini" kaldırmakla ilgili yasa tasarısının meclis alt komitesine gitmesi durumunda süresiz genel grev ve meclis önünde miting yapmayı kararlaştırdıklarını açıkladı.
Ortak basın açıklaması şöyle:
"CTP-ÖRP hükümetinin bütçedeki kara delikleri kapatmaya dönük girişimleri sonunda çalışanlara dayattığı "hayat pahalılığı ödeneğinin" sulandırılarak kaldırılmasına yönelik girişimlere cevap olarak dün gerçekleşen genel grev başarı ile sürdürülmüş ve çalışanların dayanışması en üst noktaya çıkmıştır.
Konuyu değerlendiren 35 sendika "ya yasansız gidecek, ya siz" noktasındaki kararlılıklarını tekrardan teyit etmişlerdir. Bu noktadan hareketle bugün saat 11.00'de başbakana süresiz grev bildiriminde bulunulması kararlaştırıldı.
Bununla beraber hükümetin "hayat pahalılığı ödeneğini kaldırmakla ilgili yasa tasarısı"nı meclis alt komitesine getirmesi durumunda süresiz genel grev ve meclis önünde miting yapmayı kararlaştırdı.
Dayatılan ekonomik yıkım paketinin bir sonucu olarak hükümeti taahhüt altına girmesi bir onursuzluktur.
CTP-ÖRP hükümetinin bu onursuzluğu Kıbrıslı Türklere yaşatma hakkı olmadığını vurgular, sonuç alıncaya kadar eylemlerimizi sürdürmeye kararlı olduğumuzu tüm kamuoyuna duyurulur, tüm duyarlı örgüt ve bireyleri toplumsal direnişe çağırırız".
UBP: 'Artık istifa edin' çağrısı
Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Sekreteri Nazım Çavuşoğlu, "kamuda çalışanların dün tam katılım ve büyük bir olgunlukla gerçekleştirdiği genel grevle, partizanca amaçlarla demokrasiyi kirleten, ülke ekonomisini çökerten, çalışanların haklarını gasp etmeye çalışan CTP-ÖRP ikilisine 'artık istifa ediniz' mesajı verdiğini" belirtti.
Çavuşoğlu, KKTC devlet çalışanlarını kutlayarak ülkeyi perişan eden CTP-ÖRP ikilisine gereken tepkiyi gösterdiklerini kaydetti.
Çavuşoğlu, yazılı açıklamasına şöyle devam etti:
"CTP yetkilileri istedikleri kadar demagojik sözler ve yalanlarla her kesimi ve tüm sektörleri, sivil toplum örgütleri ve sendikaları komplo teorileri ile karalamaya çalışırsa çalışsın gerçek ortadadır. Halkımız haklı olarak ve yapılanları CTP-ÖRP ikilisinin yaptıklarını izleyerek bu iki partinin yetkililerinin partizanlık, rüşvet, yolsuzluk, suistimal denizinde kendi çıkarları için balık avlamaya çalıştığı kanaatine varmış durumdadır. Kamuda çalışanlar bugün tam katılım ve büyük bir olgunlukla gerçekleştirdikleri genel uyarı greviyle, partizanca amaçlarla demokrasiyi kirleten, siyasi rüşvetle parti kurup hükümet ortağı yapan, halk iradesini çarpıtan, ülke ekonomisini çökerten, çalışanların haklarını gasbetmeye çalışan CTP-ÖP ikilisine 'artık istifa ediniz' mesajı vermiştir.
Devlet çalışanları yapılanların farkındadır.Eğer bugün eşel-mobil yasasına dur denilmez, bu hükümet istifa ettirilmezse yarın başka sıkıntıların yaşanacağı ve sıranın 13'ncü maaşlarla, ikramiyelere geleceği bellidir.
Eşel-mobil sistemini kaldırmak için Meclis'e yasa önerisi sunan hükümet çalışanların tümünün ortak tepkisinden sonra bir dakika bile görevde kalamaz.
Devlet çalışanları ile böylesine ters düşmüş ve bu denli tepkilere neden olmuş bir hükümetin gitme zamanı geldi demektir.
Umarız CTP-ÖRP ikilisi verilen mesajı doğru algılar ve bir an önce gereğini yerine getirir. Aksi takdirde ülkemiz zaman kaybedecek ve zaten bozulan toplumsal huzur daha da fazla yara alacaktır.
Ulusal Birlik Partisi, kamu görevlilerine kendi iktidarları döneminde kazandırılan hakların CTP-ÖRP ikilisi tarafından ortadan kaldırılmasına kesinlikle göz yummayacak, verdikleri haklı mücadelede çalışanlarımızın yanında olmaya devam edecektir".
TDP: 'Yemek en yüce değer'
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) hükümetin eşel-mobil sistemini ortadan kaldırmayı amaçlayan yasa tasarısına karşı dün genel greve giden tüm örgüt ve çalışanlara destek belirtti.
TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı, Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Harmancı ve Lefkoşa İlçe Başkanı Özgün Kutalmış'tan oluşan bir heyet dün grevde olan bazı işyerlerini ziyaret ederek destek belirtti.
TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı, kendi yanlışlarının faturasını halkına ödetmeye çalışan hükümetin, son olarak da eşel mobil sistemini ortadan kaldırmayı kendine hedef belirlediğine işaret ederek, kazanılmış hakların gasp edilmesinin asla kabul edilemez olduğunu belirtti.
Çakıcı, grevdeki tüm örgüt ve çalışanların haklı davalarında yanlarında olduklarını söyledi. 'Ben yaparım olur' mantığındaki hükümetin Ankara'dan aldığı talimat doğrultusunda kazanılmış haklara göz dikmesinin nasıl bir düşünce yapısı tarafından yönetildiğimizin göstergesi olduğunu belirten Çakıcı, "Kıbrıs Türk halkı böyle bir düşünce yapısı içinde olan bir yönetimden, eşel mobil'in kaldırılmasından sonra, 13. maaşın kaldırılması ve ikramiyeler ile emekli maaşlarından vergi alınması konusunda da benzer hak gaspının yapılabileceği konusunda tedirginlik yaşamakta sonuna kadar haklıdır" şeklinde konuştu.
Uyguladığı popülist ve partizanca uygulamalar nedeni ile bütçeyi batıran, 2006 yılında 416 trilyon, 2007 yılında 400 trilyon açık yaratan, 2008 yılına da 155 trilyon açıkla giren hükümetin söz konusu açıkları kapatma için, vergi ve zamlara yüklendiğini hatırlatan Çakıcı, "Stopajı geri getiren, KDV oranlarını artıran, KDV iadelerini kaldıran, iğneden ipliğe her şeye yüksek oranda zam yapan CTP-ÖRP hükümeti, şimdi de gözünü eşel mobil sistemine dikmiştir" dedi.
'Emeğin partisiyim' diyerek göreve gelen CTP'nin, ekonominin ihtiyaç duyduğu düzenlemeleri yerine getirmediğini ve emekçilere sırtını döndüğünü belirten Çakıcı, "Emek en yüce değerdir diyen CTP hükümetleri dönemlerinde kazanılmış haklar gasp edilerek, yemek en yüce değer olmuştur" dedi.
Hükümet yetkililerinin demagoji yapmayı bir kenara bırakarak akılcı ekonomik tedbir alması gerektiğini belirten Çakıcı, kontrolsüz nüfus artışının durdurulması, direk vergi tahsilâtlarının artırılması, partizanca yapılan ve yapılmakta olan istihdamlara son verilmesi ve Euro para birimine geçilmesini gerektiğini belirtti.
BKP: Hükümeti kınıyoruz
Birleşik Kıbrıs Partisi (BKP), sendikaların dün gerçekleştireceği genel grevi desteklediğini açıkladı.
Birleşik Kıbrıs Partisi Genel Sekreteri İzzet İzcan, yaptığı açıklamada, CTP-ÖRP hükümetinin, çalışanların iki ayda bir hayat pahalılığı alma hakkını ortadan kaldırmaya dönük girişimini kınadıklarını belirterek, "Hükümet, Türkiye'den dayatılan Neo-Liberal ekonomik paketleri çeşit türlü demagojik söylemler ve laf kalabalığı ile topluma şirin göstererek, hayata geçirmeye çalışıyor" dedi.
Başbakan Ferdi Sabit Soyer'in bu konuda demagoji yaparak halkı kandırmaya çalıştığını vurgulayan İzcan, "Başbakan'ın demagojileri insanımızı bıktırmıştır" dedi.
Hükümetin, Ankara ile gizlice imzaladığı ekonomik protokolleri hayata geçirdiğini belirten İzcan, "Eskiden "emek en yüce değerdir" diyen ve dayatma paketlere karşı çıkan CTP, hükümet ortağı ile oturduğu koltukları kaybetmemek için bu gün Ankara'nın dayatma paketlerini çalışanların kazanılmış haklarını budayarak hayata geçiriyor" şeklinde konuştu.
CTP'nin, hükümetin büyük ortağı olarak, dayatma yıkım paketlerine göz yumduğunu ve Türkiye ile entegrasyon politikalarına hizmet ettiğini iddia eden İzcan, "Siz ne biçim solcusunuz, siz ne biçim emeğin partisisiniz" diyerek eleştiride bulundu.
Her gün yeni zam ve vergilerle ülkeyi yangın yerine çeviren CTP hükümetinin hayat pahalılığı ödeneğini kaldırdığı gibi 13. maaşı ve emeklilik ikramiyesini de yok edeceğini ileri süren İzcan, hükümetin, ekonomide yaşanan sorunların yükünü çalışanların sırtına yüklemeye çalıştığını belirtti.
Hükümeti emekçinin cebinden elini çekmeye çağıran İzcan, "Emekçiye, çalışana karşı düşmanca tutum içerisinde bulunanlar, günü geldiğinde emekçi ve çalışanlar tarafından hesaba çekilecektir" dedi.
HİS: CTP-ÖRP hükümeti istifa etmeli
Halk İçin Siyaset (HİS) Partisi Genel Başkanı Ahmet Yönlüer, ülkede yaşanan kaostan Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP)- Özgürlük ve Reform Partisi (ÖRP) hükümetin sorumlu olduğunu vurgulayarak, "Bu hükümetin Kıbrıs Türk halkına vereceği bir şey kalmamıştır. Her geçen gün Kıbrıs Türk halkına zarar veren CTP-ÖRP hükümeti derhal istifa etmelidir" dedi.
Ülkede grev nedeniyle hayatın durduğunu, insanların perişan olduğunu kaydeden Yönlüer, "Sendikalar haklarını istiyor. Verilen hakların geri alınmasını istemiyor. Hükümet sendikaların haklarını iyileştirmesi gerekirken, elinde bulunan hakları geri almaya çalışıyor. Zaten ülke zamlar ve vergilerle yaşanmaz hale getirildi. Halkın beli büküldü. Bu nasıl bir anlayış" diye sordu.
Kıbrıs Türk halkının CTP-ÖRP hükümeti döneminde dışta ve içte hep yenik duruma geldiğine dikkat çeken Yönlüer, "Ekonomi dibe vurmuş. Turizm bitmiş. İşçi, memur hakkını arıyor. Sokaklar eylem yerine dönmüş. İnsanlar aç. Dış politikada nereye gittiğimiz belli değil. Duvara tökezlemeye az kaldı. Bunları Kıbrıs Türk halkı hak etmiyor. Tarihte böyle bir durumu yaşamadı bu ülke. Hükümet ülkenin batması için ellinden geleni yapıyor" dedi.
"Öğretmenler eylem yaptı, hükümet öğretmenleri suçladı" diyen HİS Partisi Genel Başkanı Yönlüer, "Hükümet şimdi kimi suçlayacak. Bütün sendikalar karşısında. Yazık değil mi bu ülkeye. Basiretsiz yöneticiler yüzünden ülke ne hale geldi" şeklinde konuştu.
Hükümetin "Ankara'dan para istemem" yönündeki açıklamalarını da değerlendiren Yönlüer, "CTP hükümete gelmeden önceki hükümetler, Türkiye'den 200-250 milyon YTL yardım alırken, şimdi bu rakam 600-800 milyon YTL'lere dayandı. Bu paralar nereye gidiyor" sorusunu sordu. |