Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
Aşırı hız yine affetmedi: 1 ölü, 4 yaralı
Girne'de yine fuhuş, yine Afrikalı
Kendi tabancasıyla öldürüldü
Bu sefer ölümlü isyan çıkacak
Dikkatsizlik kazaya yol açtı: 5 yaralı
Kebapçı dükkanındaki yangın korkuttu
Nehir, cinayeti reddetti
Uyuşturucu zanlısına 15 bin YTL'lik teminat
Liderlerin gündemi federal yönetim
Kalpazanlığa 8 gün daha

YORUMLANANLAR
Arasta'ya 6 milyon [1]
Piknik alanı değil çöplük [2]
Özmen Yılancılar baba oldu [2]
Türkiye'de saldırı, 15 asker şehit [1]
Güney zengin Kuzey pahalı [2]
Rum muhalefet kanadından gençlerin tutuklanmasına sert tepki [2]
BİR YASTIKTA 50 YIL [1]
Çağlar ve Özgürgün, AKPM'nin Kıbrıs kararını değerlendirdi: [2]
Kıbrıs Türk tarafına tuhaf çağrılar yapılıyor [2]
Lefkoşa'ya cami yapacakmış [19]
Tadı bozuk, yenecek pilav değil [1]
Cezaevini yaktılar [2]
Rumlar AKPM kararına tepki gösterdi [1]
Rapor tek taraflı [3]
Kermiya'da bayram izdihamı [4]



Hristofyas, gelişmelerden memnun
Rum yönetimi başkanı Hristofyas, başkan seçilmesinin 120'inci gününde basın toplantısı düzenledi, pembe tablo çizdi...
   Çarşamba 09:19
   9 Temmuz 2008
Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

"İLK 120 GÜNÜN BİLÂNÇOSU OLUMLU"... Rum yönetimi başkanı Hristofyas, başkanlığının ilk 120 gününün bilânçosunu "olumlu" olarak değerlendirerek, "durağanlığın sona erdirilmesi, çalışma grupları ve teknik komitelerin çalışmaları ve doğrudan müzakerelerin başlaması perspektifi, uluslararası faktörün ilgisi, uluslararası alanda Rum tarafı aleyhine var olan olumsuz havanın ortadan kalkmasının bu olumlu bilânçonun emareleri olduğunu" söyledi

 

l "ZEMİNİN NETLEŞMESİ İLERİYE DOĞRU ÖNEMLİ BİR ADIM"... Rum yönetimi başkanı Hristofyas, 21 Mart görüşmesinin ardından başlayan yeni süreçte; müzakerelerin zemininin; tek egemenliği, tek vatandaşlığı ve tek uluslararası temsiliyeti olan; BM Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararlarında ifade edildiği üzere siyasi eşitliğe sahip iki bölgeli, iki toplumlu federasyon olarak açıklığa kavuşmasının ileriye doğru önemli bir adım olarak nitelendirdi

 

l "21 MART ANLAŞMASI, KARŞILIKLI ANLAYIŞIN BİR SONUCU"... Hristofyas, Talat ile 25 Temmuz'da yapacağı görüşmede çalışma grupları ve teknik komitelerde alınan sonuçları son bir kez gözden geçirdikten sonra doğrudan görüşmelere geçip geçilmeyeceğine karar vereceklerini belirterek, "21 Mart anlaşmasında var olanlar, iki lider arasındaki karşılıklı anlayışın bir sonucudur. Bu saptamayı var olan farklı yaklaşımları ve karşılaşılan zorlukları hiç göz ardı etmeden yapıyorum" dedi

 

l "SIKI TAKVİMLERİ KABUL EDEMEYİZ"... Rum yönetimi başkanı Dimitris Hristofyas: Bizim için takvim yoktur. Takvimleri 2004'te denedik ve iki toplum olarak da acı tecrübeler yaşadık. Nihayetinde Kıbrıs sorununu çözmeyi başaramadık. Sayın Talat'a da söylediğim üzere biz, Kıbrıs sorununa ilişkin müzakerelerin başlaması ya da bitmesi konusunda sıkı takvimleri kabul edemeyiz

 

 

 

   Rum yönetimi başkanı Dimitris Hristofyas, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ile 21 Mart'taki görüşmelerinin ardından başlayan yeni süreçte; müzakerelerin zemininin; tek egemenliği, tek vatandaşlığı ve tek uluslararası temsiliyeti olan; BM Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararlarında ifade edildiği üzere siyasi eşitliğe sahip iki bölgeli, iki toplumlu federasyon olarak açıklığa kavuşmasının ileriye doğru önemli bir adım olarak nitelendirdi.

    İki liderin ortak açıklamasında ilk kez; tek egemenlik, tek vatandaşlık ve tek uluslararası vatandaşlığa değinilmesinin çok önemli olduğuna işaret eden Hristofyas, "tek başına bu, büyük öneme haizdir" dedi.

    Hristofyas, Talat ile 25 Temmuz'da yapacağı görüşmede çalışma grupları ve teknik komitelerde alınan sonuçları son bir kez gözden geçirdikten sonra doğrudan görüşmelere geçip geçilmeyeceğine karar vereceklerini belirterek, "bu noktada vurgulamak isterim ki 21 Mart anlaşmasında var olanlar, iki lider arasındaki karşılıklı anlayışın bir sonucudur. Bu saptamayı var olan farklı yaklaşımları ve karşılaşılan zorlukları hiç göz ardı etmeden yapıyorum" dedi.

   Kıbrıs konusundaki hedeflerinin soruna çözüm bulunması sağlayacak kapsamlı müzakerelerin başlaması olduğunu belirten Hristofyas, Rum tarafının, Kıbrıs sorununun çözümünde gerekli koşulları yaratmak, sorunda yer alan tüm faktörleri koşullara bağlı adil, yaşayabilir ve işleyebilir bir çözüm için doğru yönde harekete geçirmek amacıyla elinden gelen her şeyi yaptığını söyledi.

  Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas, iktidardaki 120 gününü anlatmak üzere dün basın toplantısı düzenledi.  

  Basın toplantısında, Kıbrıs sorunu ve iç yönetim konularını iki ayrı bölümde ele alan Hristofyas, basın toplantısında, Kıbrıslı Türk, Rum ve Türkiyeli gazetecileri Türkçe, Rumca ve İngilizce olarak "günaydın, hoş geldiniz" ifadesiyle selamladı.

 

"Federasyon sözünü duymayı

içlerine sindirmeleri zamanı geldi"

 

    Rum yönetimi başkanı Hristofyas, "federasyon sözünü duymayı içlerine sindirmeleri zamanının geldiğini" de belirtti.

    Makarios'un, federasyon çözüm şeklini, "işgal" diye nitelediği olayın "kötülüklerine son verecek tek yol olarak gördüğü" için, "vatanı ve halkı birleştirmek" için kabul etmek durumunda kaldığını söyleyen Hristofyas, "Sonuç iki toplum liderinin imzalayacağı, iki bölgeli, iki toplumlu federasyon olacak" dedi.

   Federasyonun tanımını da yapan Hristofyas, "federasyon, iki toplumlu, iki kesimli, iki eyalet. Eşit statüye ve eşit yetkilere sahip iki eyalet. Devlet birleşik olmalıdır, ekonomi birleşik olmalıdır. Bu da federal hükümet, merkezi hükümet ve merkezi federal anayasa tarafından sağlanacaktır. Federasyonlarda böyle olur ve bir gün bunu anlayacağımıza inanmak istiyorum" şeklinde konuştu.

   Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas, Kıbrıs konusundaki hedeflerinin soruna çözüm bulunması sağlayacak kapsamlı müzakerelerin başlaması olduğunu belirterek, görüşmelerin başlayamaması durumunda "alternatif bir çözüm planları olmadığını söyledi.

   Hristofyas, hem kendisinin hem de Cumhurbaşkanı Talat'ın kapsamlı müzakereler başlamasa bile teknik komiteler ile çalışma gruplarının çalışmalarını sürdürmesi görüşünde olduklarını kaydetti.

   Görüşmelerin 30 yıldan bu yana iki devlet başkanı arasında değil, iki lider arasında yapıldığını; çünkü Kıbrıs'ta iki devlet bulunmadığını savunan Hristofyas, "Kıbrıs Cumhuriyeti vardır. İki toplum arasında 1960'dan beri bir ortaklık vardır ve bu ortaklığı yenilemek, modernize etmek istiyoruz" dedi.

     

"Kıbrıs sorunuyla ilgili ilk

120 günün bilânçosu olumlu"

 

   Hristofyas, "Kıbrıs sorunuyla ilgili olarak cumhurbaşkanlığımızın ilk yüz yirmi gününün bilânçosunu olumlu olarak değerlendiriyoruz. Durağanlığın sona erdirilmesi, var olan hareketlilik, çalışma grupları ve teknik komiteler düzeyinde iki toplum arasında süren diyalog ve doğrudan müzakerelerin başlaması perspektifi, uluslararası faktörün ilgisi, uluslararası alanda Kıbrıs Rum tarafı aleyhine var olan olumsuz havanın ortadan kalkması bu olumlu bilânçonun emareleridir" diye konuştu.

   Dimitris Hristofyas şöyle devam etti:

  "Bu olumlu bilânço ne bizde bir rehavet, ne de çözüm uğraşılarımızda bir gevşeklik yaratıyor. Kıbrıs sorunun çözümü çok zor ve karmaşık olmaya devam ediyor ve Türkiye'deki hâkim olan durum nedeniyle de daha da zorlaşıyor. Çok arzuladığımız çözüm gününe ulaşmak için önümüzde aşmamız gereken çok engel var. Nitekim Kıbrıs sorununu sihirle çözecek sihirli değneğe sahip olmadığımızı daha başından vurguladığımızı hatırlatmak istiyorum. Zorlukların altını çizmiştik ve aynı zamanda her şeyin bize bağlı olmadığını da belirtmiştik. Çözümün Kıbrıslılar için Kıbrıslılar tarafından bulunacağının BM ve genelde bütün ilgililer tarafından kabul görmesi olumludur, ancak bu Türkiye'yi sorumluluklarından arındırmamaktadır."

 

"İç cephede birlik ve uzlaşı var"

  

  "Mücadelemizin başarısı için önemli unsur iç cephede birlik ve uzlaşının var olmasıdır" diyen Hristofyas, Rum başkanlığının çözüm uğraşılarında siyasi güçlerin desteğine sahip olmasının önemli olduğunu ifade ederek, "gelişmelere ilişkin olarak farklı siyasi güçlerin ifade ettiği bazı görüş ve çekincelerden bağımsız olarak Cumhurbaşkanı'nın bu desteğe sahip olduğuna inanıyorum. Ulusal Konsey'in geçen hafta oy birliği ile yaptığı açıklama bunun bir göstergesidir. Bu destek için teşekkür etmek istiyorum ve programımdaki tezler ve açıklamalar temelinde Kıbrıs sorununun çözümü için aynı bağlılık ve tutarlılıkla çalışmaya devam edeceğimi tekrarlamak istiyorum" dedi.

 

"Hiç bir detay yıkamaz"

 

   Federasyonu aynı yetkileri olan iki eyaletin oluşturacağını söyleyen Hristofyas, bir gazetecinin "Egemenliğin ve vatandaşlığın tek ve bir olacağını ancak bunların hayata geçirilmesinin görüşülmesi gerektiğini söylediniz. Size göre hangi detaylar bu felsefeyi yıkabilir?" sorusuna karşılık, "Hiçbir detayın bu felsefeyi yıkamayacağı görüşündeyim. Bu felsefenin yıkılmasını kabul de etmeyiz" dedi. Dimitris Hristofyas, şunları söyledi:

   "Sayın Talat'ın da bu felsefenin yıkılmasını talep etmediğine inanmak istiyorum, inanıyorum... Sayın Talat Annan planında var olan; eyaletlerin yetkilerini egemen şekilde kullanmaları görüşünü savunuyor. Ben bunu kabul etmedim, belki Sayın Talat'la görüşme konusu olabilir..."

 

"İkinci bir vatandaşlık olamaz"

 

   Her eyaletin vatandaşlarının sıfatının da görüşme konusu olacağını belirten Hristofyas, bir soru üzerine merkezi federal hükümetin verdiği vatandaşlığın üzerinde ikinci bir vatandaşlığın, Talat'ın da istemediği bir şey olduğunu savundu ve "Bilinsin ki A vatandaş her şeyden önce Birleşik Federal Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı olacak, bu net şekilde anlaşılmalıdır. Eyaletlerin birinde veya diğerinde mi oy kullanacağı, netleştirilmesi gereken bir konudur. Biz, ikinci vatandaşlıktan söz etmeksizin,  çeşitli yöntemler olduğunu söylüyoruz. Dolayısıyla, biz net ve açığız. Sayın Talat'la; mesela, Annan planında var olan ancak bizim kabul etmediğimiz egemenlik kelimesindeki gibi; farklı olabilecek görüşler de var" dedi.

 

"Zemin nettir"

 

   Rum Yönetimi Başkanı, müzakere zeminine ilişkin bir soruya karşılık, "Zeminin net olduğuna inanıyorum, tabii oyalamak ve kelimelerle oynamak istemiyorsak" şeklinde konuştu ve şunları ekledi:

   "Devletin tek bir egemenliği, tek bir uluslararası temsiliyeti olacağı nettir,  elbette iki bölgeli, iki toplumlu federasyon çerçevesinde. İki toplum; BM'nin ilgili kararlarında ifade edildiği şekliyle siyasi eşitliğe sahip olacak. O noktadan itibaren elbette cumhuriyetimiz var, diyalog ediyoruz, her türlü farklı görüşe saygı gösteriyoruz ancak bunun karşılığında görüşüm net ve istikrarlıdır. Daha fazla izaha gerek yoktur."

 

"Müzakereler başladığında da zorluklar..."

 

   "Çalışma grupları çalışmalarını tamamladığında Sayın Talat'la Kıbrıs sorunun çözümünü imzalamaya gidecekleri yönünde izlenim yaratıldığını, ancak durumun böyle olmadığını" belirten Hristofyas, sözlerini şöyle sürdürdü:

   "Doğrudan görüşmeler başladığında da zorluklarla karşılaşacağız. İki toplumun farklı konular üzerinde farklı görüşleri var.  Ancak mesele; çözümün, BM kararlarında belirtildiği şekliyle siyasi eşitliği olan iki bölgeli federasyon olacağına, bu devletin tek egemenliği, tek vatandaşlığı, tek uluslararası temsiliyeti olan bir devlet olacağına karar vermiş olmamız ve bunun; -başladığı zaman- doğrudan müzakerelerde de bizi yönlendireceğidir. Dolayısıyla, bir miktar ilerleme vardır, çoğu meselede görüş birliği vardır. Farklı görüşler de vardır, ancak nihai değerlendirmeyi 25 Temmuz'da Sayın Talat'la yapacağız. O zaman da Kıbrıs halkının karşısına çıkacak ve doğrudan müzakerelerin nasıl ve neden başlayacağı veya başlamayacağı konusundaki görüşümü açıklayacağım."

 

 "İlkelerden ödün vermeyeceğim"

 

   "Türkiye'deki gelişmeler, Kıbrıslı Türkler arasındaki ve sağ muhalefet partilerinde hâkim olan hoşnutsuzluktan ötürü Mehmet Ali Talat'ın zor bir durumda olduğunun görüldüğü" ileri sürülüp Talat'ın işini kolaylaştırmak için ödün verip vermeyeceği yönündeki bir soruya karşılık Hristofyas, "İlkelerden ödün vererek Talat'ın işini kolaylaştıramayacağını ve bunu çok dostane bir şekilde Talat'a da söylediğini" belirtti.

 

"Sıkı takvimleri kabul edemeyiz"

 

   Hristofyas, "Doğrudan müzakerelerin başlaması için Kıbrıs Rum tarafının herhangi bir koşulu olup olmadığı" yönündeki bir soruya, "Bizim için takvim yoktur. Takvimleri 2004'te denedik ve iki toplum olarak da acı tecrübeler yaşadık. Nihayetinde Kıbrıs sorununu çözmeyi başaramadık. Sayın Talat'a da söylediğim üzere biz, Kıbrıs sorununa ilişkin müzakerelerin başlaması ya da bitmesi konusunda sıkı takvimleri kabul edemeyiz" yanıtını verdi.

 

"Türkiye'deki gelişmeler etkiliyor"

 

   Bir gazetecinin; Türkiye'deki gelişmelerin Kıbrıs'taki duruma etkisi, doğrudan müzakerelerin ne zaman başlayacağı ve en uygun zamanın nasıl belirlenmesi gerektiği ile Cumhurbaşkanı Talat'ın kendisine "doğrudan müzakerelerin başlamasında yaşanan gecikmeye ilişkin anlayış göstereceğine dair söz verip vermediği" şeklindeki sorularına verdiği yanıtta, Hristofyas; "Türkiye'deki gelişmelerin Kıbrıs sorununun çözümü çabalarına doğrudan etkisi olduğunu" savundu.

    "Türkiye'nin çözümün anahtarı olduğunu ve elbette Türkiye'deki gelişmeleri yakından izlediklerini" belirten Hristofyas, "demokratik reformlarını gerçekleştiren, uluslararası hukuka saygılı ve AB ile Kıbrıs Cumhuriyeti gibi AB üyesi ülkeler karşısındaki sorumluluklarını yerine getiren bir Türkiye'den yana olduklarını" söyledi.

 

Siyasi eşitlik konusu

 

   Hristofyas; siyasi eşitlik konusunda şöyle dedi:

   "Hükümet ve hükümet partilerinin yanı sıra siyasi partiler de sorumluluklarını üstlenmelidirler. İki toplumlu, iki kesimli federasyondan bahsederken günün sonunda üniter devletten bahsedemeyiz. Ya üniter devlet olacak ya da federe devlet.

   Her iki toplum, her iki taraf da, bu federasyonun üyesi olacak, bir bölgeyi, bir devletçiği; isterseniz bir eyalet deyin; aynı sorumluluk ve yetkilerle yönetecek. Ancak şunu net bir şekilde söylemek gerekir ki; bu toplumların, eyaletlerin yetkileri ve nitelikleri aracılığıyla ifade edilen siyasi eşitlikleri, bölünme ya da nüfusa, mesela sadece Kıbrıslı Türklere ya da Türkçe konuşanlara ait ülke anlamına gelmez. Elbette göçmenlerin geri dönüş, mülkiyet haklarının sağlanmasını istiyoruz ve bu başarılmalıdır. Aksi halde kumun üzerine inşaat yapar ve doğru koşullara sahip olmayız."

 

"Talat'ın görüşüne katılmıyorum"

 

   Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın geçen pazar günü "Alithia" gazetesinde yer alan söyleşisinde "Federasyonun, Kıbrıs Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden oluşacağını söylediğinin" hatırlatılması ve Talat'ın bu görüşüne katılıp katılmadığının sorulması üzerine ise, Hristofyas; Cumhurbaşkanı Talat'ın bu görüşüne "elbette katılmadığını" vurguladı ve şunları söyledi:

   "Kıbrıs Cumhuriyeti mevcuttur ve iki toplumun ürünüdür. Asıl konu, iki toplumun, yeniden birlikte olmak için, birleşik bir devletten iki toplumlu, iki kesimli federasyona dönüşecek ve birlikte ortak yöneticileri olacakları Kıbrıs Cumhuriyeti'ne yeniden nasıl katılacaklarıdır. En baştan söylediğim gibi, müzakere eden iki başkan değildir. Kıbrıslı Rum toplumunun lideri ile Kıbrıslı Türk toplumunun lideri müzakere etmektedir. Bunun ötesinde, Kıbrıs Cumhuriyeti bağımsız, BM'nin üyesi olan ve bir bölümü Türk işgal askerlerinin kontrolünde olan bir devlettir. Bu durum büyük zorluklar yaratmaktadır. Bunları elbette Sn. Talat ile müzakerelerde görüşeceğiz."

 

21 Mart

 

   Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas, Talat'la 21 Mart'taki görüşmesinin, ilk taahhütlerini yerine getirme yönünde bir başlangıç noktası olduğunu söyledi ve bu görüşmede; öze ilişkin yönleri ve gündelik konuları ele almak üzere çalışma grupları ve teknik komiteler kurulması konusunda anlaştıklarını, Lokmacı kapısının açılmasının bu aşamada gerçekleştiğini anlatarak, Yeşilırmak kapısının açılmasını da yakın bir zamanda başaracaklarına inandığını kaydetti.

   21 Mart görüşmesini; biri 23 Mayıs'ta, diğeri 1 Temmuz'da olmak üzere iki görüşme daha izlediğini söyleyen Hristofyas, "Bu görüşmelerde; müzakerelerin zemininin; tek egemenliği, tek vatandaşlığı ve tek uluslararası temsiliyeti olan; BM Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararlarında ifade edildiği üzere siyasi eşitliğe sahip iki bölgeli, iki toplumlu federasyon olduğu izah edildi. Müzakere zeminin netleştirilmesi, ileriye doğru, 8 Temmuz Anlaşması'nın öngördüğünden daha ileri önemli bir adımdır" dedi.

 

"İlk kez tek egemenlik tek vatandaşlık"

 

   Hristofyas, sözlerini şu ifadelerle sürdürdü:

"Vurgulanması gerekir ki; iki liderin ortak açıklamasında ilk kez; tek egemenlik, tek vatandaşlık ve tek uluslararası vatandaşlıkta uzlaşıldı olarak ifade edildi. Tek başına bu, büyük öneme haizdir. Sayın Talat'la 25 Temmuz'da yapacağım sonraki görüşmede çalışma grupları ve teknik komitelerde alınan sonuçları ve üretilenleri son bir kez gözden geçirdikten sonra doğrudan görüşmelere geçip geçmeyeceğimize karar vereceğiz. Bu noktada vurgulamak isterim ki 21 Mart anlaşmasında var olanlar, iki lider arasındaki karşılıklı anlayışın bir sonucudur. Bu saptamayı; var olan farklı yaklaşımları ve karşılaşılan zorlukları hiç de göz ardı etmeden yapıyorum."

 

Rumların sorumlulukları

 

   Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas, Kıbrıs sorununda, EOKA ve Cunta'nın eylemleri dolayısıyla Rumların sorumlulukları olduğunu da söyledi.

Diğer İç Haberler haberleri
08 Ekim 2008, Çarşamba   08:48   Kendi tabancasıyla öldürüldü
08 Ekim 2008, Çarşamba   08:47   Aşırı hız yine affetmedi: 1 ölü, 4 yaralı
08 Ekim 2008, Çarşamba   08:47   Girne'de yine fuhuş, yine Afrikalı
08 Ekim 2008, Çarşamba   08:46   Liderlerin gündemi federal yönetim
08 Ekim 2008, Çarşamba   08:42   Dikkatsizlik kazaya yol açtı: 5 yaralı
08 Ekim 2008, Çarşamba   08:41   Kebapçı dükkanındaki yangın korkuttu
08 Ekim 2008, Çarşamba   08:40   Kalpazanlığa 8 gün daha
08 Ekim 2008, Çarşamba   08:39   Uyuşturucu zanlısına 15 bin YTL'lik teminat
08 Ekim 2008, Çarşamba   08:38   Bu sefer ölümlü isyan çıkacak
08 Ekim 2008, Çarşamba   08:37   Erçakıca: Talat, AKPM'de, Hristofyas'ın çarpıtmalarını dengelemeye çalıştı
   264 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.3326 1.3419
1 STERLİN 2.3424 2.3598
1 EURO 1.8113 1.8240



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

KRİZ FIRSAT MI?

Ali Baturay

CEZAEVİNDEKİ SORUNLAR

Hasan Hastürer

Ne oldu bize? Sevinemiyoruz bile...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Sağlıktan eğitime uzanırken...

Ahmet Tolgay

GÜNCEL NOTLAR...

Bilbay Eminoğlu

"Keşke bu otomobil keşfedilmesiydi"...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Yeni bir anket, "Yine CTP- UBP"......

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

DOKTOR KEMAL'E AŞK MEKTUBU

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

ABD hegemonyası zayıflıyor

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Lârnaka Limanı





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital