Türkiye Hükümet Sözcüsü, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, KKTC yetkilileriyle her seviyede çok kapsamlı şekilde değerlendirme yapıldığını belirterek, Kıbrıs müzakereleri açısından 2008 yılının önem arz ettiğini, Güney'de yapılan seçimlerden sonra yeni temaslar, görüşmeler başladığını, 2008 yılının bu temaslar çerçevesinde önemli olduğunu kaydetti.
Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, toplantıda Kıbrıs konusunun konuşulduğunu belirterek, TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile bazı bakanların KKTC'de Kıbrıs Barış Harekatı'nın yıl dönümü törenlerine katıldıklarını hatırlattı.
KKTC yetkilileriyle her seviyede, çok kapsamlı şekilde değerlendirme yapıldığını belirten Çiçek, Kıbrıs müzakereleri açısından 2008 yılının önem arz ettiğini, Güney'de yapılan seçimlerden sonra yeni temaslar, görüşmeler başladığını, 2008 yılının bu temaslar çerçevesinde önemli olduğunu kaydetti.
Kıbrıs konusunun birçok platformda gündeme getirildiğini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti olarak da yaptıkları her uluslararası toplantıda, ister muhatapları ister kendileri tarafından bu konunun gündeme getirildiğini anlattı.
Sorunun çözümü noktasındaki katkıların, değerlendirmelerin, görüşlerin hep bu vesileyle gündeme taşındığını anlatan Çiçek, "O nedenle Kıbrıs konusu esasen zaten gündemimizde olan bir konu. Gelinen bu noktada hem Türkiye hem de KKTC olarak müzakereler, temaslar sürecinde nelerin yapılması lazım gelir bunlar Kıbrıs'ta konuşuldu, bugün Bakanlar Kurulu'nda da değerlendirmesi yapıldı" diye konuştu.
Ayrıca, bu ziyaret vesilesiyle her bakanın, muhatabı bakanlarla ikili ilişkiler açısından, Türkiye'nin Kıbrıs'a sağladığı destekler açısından bundan sonra neler yapılabileceği konusunun da gündeme getirildiğini anlatan Çiçek, "O nedenle bugün Bakanlar Kurulu'nda en evvel konuştuğumuz konu Kıbrıs konusudur" dedi.
Kıbrıs partiler üstü bir mesele
Kıbrıs konusunda yakın vadede bir çözümün mümkün olup olmadığına ilişkin soruya Çiçek, şu yanıtı verdi:
"Biz bu ziyaretimizde KKTC'nin ve oradaki soydaşlarımızın, kardeşlerimizin yanına olduğumuzu en güçlü şekilde vurgulamaya çalıştık. Bildiğiniz gibi Kıbrıs meselesi bir milli davadır, partiler üstü bir meseledir, iç politikada değerlendirilecek bir konu değildir. Dolayısıyla biz de 60. Cumhuriyet Hükümeti olarak bu konudaki kararlılığımızı, desteğimizi en açık bir şekilde ve hepimiz için mutlu bir gün olan 20 Temmuz vesilesiyle vermeye çalıştık."
Cemil Çiçek, 24 Nisan 2004'e kadar Kıbrıs sorunun çözümlenememesinin faturasının hep Türkiye'ye çıkarıldığını anımsatarak, şöyle devam etti:
"Bu haksız bir değerlendirmeydi ama maalesef bütün dünya bunu böyle algıladı. Ama 24 Nisan Referandumu ile bütün dünyaya gösterdik ki bu da çok kolay olmamıştır. O günlerde de nelerin söylendiğini değerlendirildiğini biliyoruz. Halen o noktada zaman zaman tepki koyanlar da var. Şunu bütün dünyaya göstermeye çalıştık ki Kıbrıs'ta bugün bir çözüm olmadıysa bunun sorumlusu biz değiliz, Güney'deki Rum kesimidir. Onun için bu süreçte biz gerçekten çözümden yana olduğumuzu ifade etmeye çalışıyoruz. Umut ederiz ki bu sorun daha uzun süre devam etmesin, tabi 'her ne pahsına olursa olsun' bir çözümden yana da hiç kimse olamaz. Türkiye'nin bu noktadaki düşünceleri bellidir, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ne bu konuda ortaya koyduğu ilkeler bellidir. Bu da en açık şekilde 20 Temmuz konuşmalarıyla KKTC'de yine herkese ilan edilmiştir. O çerçevede bir çözüm her iki tarafın da yararına olacaktır. Kalıcı bir çözüm isteniyorsa Kıbrıs gerçeği, Kıbrıs'ta iki ayrı toplumun, devletin, kesimin olduğu ve bunun siyasi eşitlik temelinde olması gerektiği açık olarak orada ifade edilmiştir. Bu çerçevede bir çözüm kalıcı olur aksi halde çözülmüş gibi gözüken hiçbir sorun çözülmemiş olur.
Ümit ederiz, bu süreç arzu edilen şekilde sonuçlanmış olur. Tabi bizim tek taraflı çabamız yetmez. Bizim şahsi kanaatimiz şu; KKTC'ye ve bize geçmişte yapılan baskıların onda biri Güney'e yapılmış olsaydı, zaten bu sorun şimdiye kadar çözülmüş olurdu ama maalesef dünyadaki terazi o kadar doğru tartmıyor." |