|
Sevgi YALMAN
Mahkemeye ilk çıkarıldıkları geçen gün görenlerin yüreklerini dağlayan Iraklı aileye Birleşmiş Milletler (BM) kucak açtı. Hayırsever vatandaşların hediye ettiği pırıl pırıl giysilerle mahkemeye gelen Iraklı çocuklar ve anne- babaları dün daha rahattı.
Elde edilen bilgiye göre, BM, göçmen tarifine uyan Iraklı aileyi koruma altına alarak, göçmen kabul eden bir ülkeye gönderecek.
Mülteci dramı sürerken, bu dramın en çarpıcı örneklerinden olan ve geçtiğimiz gün yürekleri dağlayan, aralarında 2 çocuklu 7 kişilik Iraklı ailenin de bulunduğu 21 kişilik mülteci grubu dün Gazimağusa Kaza Mahkemesi'nde yargılanarak 3'er gün hapse mahkum oldu.
Mültecilerin KKTC'ye girişine yardımcı olmakla suçlanan ve aynı davada yargılanan Hüseyin Kıstı (22), Metin Kırçay (23) ve Ali Tumbul (23) isimli sanıklara ise 15'er gün hapis cezası verildi.
TC-KKTC uyruklu 45 yaşındaki Halit Tepe, aynı davada 25'inci sanık olmasına rağmen, yurt dışında olduğu için yargılanamadı.
Halit Tepe'nin insan kaçakçılığını organize edenlerden biri olduğu, benzer suçlardan sabıkasının bulunduğu ve şu anda Mersin'de bulunduğu bildirildi.
Gazimağusa Kaza Mahkemesi'ndeki duruşmada Birleşmiş Milletler (BM) İnsancıl Yardım Misyonu'ndan Kıvanç Aktuğ da hazır bulundu.
BM Mülteciler Yüksek Komiserliği çatısı altında KKTC'de görev yapan Aktuğ, BM'nin göçmen tarifine uyan Irak ve Filistin uyruklu göçmenleri otomatikman koruma altına aldığını belirterek, bu gibi kişilerin bir süre KKTC'de barınmalarını sağladıklarını daha sonra da temasta bulunarak göçmen kabul eden ülkelerden birine gönderdiklerini söyledi.
Aktuğ, 2 çocukları ile KKTC'ye gelen Filistinli bir aileyi Filistin'de kalan diğer 5 çocukları ile birleştirdikten sonra BM'nin temasları sonucunda 30 Haziran 2008 tarihinde İsveç'e gönderdiklerini hatırlattı.
Kıvanç Aktuğ, Iraklı aile ile de yakından ilgilendiklerini, İçişleri Bakanlığı ve Muhaceret Dairesi'ne gerekli müracaatı yaptığını, hapislik cezaları bittikten sonra onları teslim alacağını ve KKTC'de misafir edip göçmen kabul eden bir ülkeye göndereceğini kaydetti.
KKTC'de yakalanan Suriyeli mülteciler, Birleşmiş Milletler'in göçmen tarifine uymadığı için cezalarını çektikten sonra KKTC makamlarınca sınır dışı ediliyorlar.
"Köy camisine sığındık"
Gazimağusa Kaza Mahkemesi'nde, Yargıç Bertan Özerdağ'ın huzurunda görüşülen davada, dava ile ilgili olguları aktaran Savcı Meryem Beşoğlu, polisin Kumyalı köy camisi yanında Arapça konuşan bir kadının 2 çocuğu ile birlikte dolaşmakta olduğu ihbarını almaları üzerine göz altına alındığını söyledi.
Sorgusunda, Suriyelilerle birlikte beyaz bir tekne ile Rum kesimine gitmek için geldiklerini söyleyen kadın, karşılamaya gelecek kişilerin gecikmesi üzerine diğer Iraklılarla birlikte köy camisine sığındıklarını belirtince polis bölgede operasyon yaptı ve çalılıkların arasına gizlenmiş 16 Suriyeliyi de gözaltına aldı.
Daha sonra bölgede kiralık bir araçla şüpheli bir şekilde dolaşan sanık Hüseyin Kıstı sorgulandı. Kıstı, sorgusunda "Evet abi, ben adamları kontrol için geldim. Korktuğum için yaptım, parasız olduğum için yaptım. Halit Tepe beni telefonla aradı, ben de Ali'yi aradım. Metin'i de aradık. 200'er dolar alacaydık. Sonra Halit gene aradı 'bir araba yetmez, gerekirse araç kirala parasını ben vereceğim' dedi. 180 YTL'ye kiraladım" diyerek suçunu kabul etti.
Bağdat'tan- Suriye'ye, sonra Mersin'e
Iraklılar da ifadelerinde Bağdat'tan Güney Kıbrıs'taki akrabalarının yanına gitmek için 3 hafta önce çıktıklarını, Suriye'de 15 gün kaldıklarını, Suriyeli biriyle görüşüp Mersin'e geçtiklerini, burada Ali Akil isimli biriyle görüştüklerini, kişi başı bin dolar istediklerini, 3'er yüz doları ödediklerini, geriye kalanı ise Güney Kıbrıs'ta ödemek için anlaştıklarını söylediler.
Suriyeliler ise adam başı 2300 dolara anlaştıklarını, biner doları ödediklerini, geriye kalan paranın ise Güney Kıbrıs'ta ödeneceğini ifade ettiler.
Bir daha asla
Mültecilerin adaya girişlerine yardım etmekten yargılanan ve suçlarını kabul eden 3 sanık, borçları olduğu için bu işi kabul ettiklerini, ilk kez yaptıklarını, zaten pişman olup yarı yoldan geri döndüklerini, bir daha asla böyle bir suç işlemeyeceklerini söylediler ve mahkemeden özür dilediler.
"Her gün ölüm var"
Mahkemenin sorusu üzerine 2 ve 3 yaşındaki çocukların babası 43 yaşındaki makine mühendisi Iraklı sanık, "Biz canımızı kurtarmak için savaştan kaçtık. Yaşamak için kaçtık. Çocuklarımı kurtardım. Orda evden çıkamıyoruz. Her gün ölüm var. Sabahtan akşama kadar silah sesleri durmaz" dedi.
Karar
Dava ile ilgili kararını açıklayan Yargıç Bertan Özerdağ, özellikle Gazimağusa bölgesinde bu tür suçların yaygınlaştığına dikkat çekerek, insan kaçakçılığının rotasının Suriye-Türkiye-KKTC olduğunu vurguladı ve sahillerimizde ciddi kontrol yapılmasının gerekliliğine işaret etti.
Yargıç, mültecilere 3'er gün hapislik cezası verirken, yardımcı olmaktan mahkum ettiği 3 gencin tecrübesiz, sabıkasız, ekonomik sıkıntı içinde olduğunu dikkate aldıktan sonra onları ıslah etme ve topluma kazandırmak için kısa süreli 15 gün hapislikle cezalandırdı. Mahkeme, ayrıca 3 sanığı, benzeri suç işlememeleri için 2 yıl süre ile 2'şer bin YTL şahsi kefalete bağladı. |