Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
15 dakikada böyle oldu
İnşaatlar durdu müteahhitler çoğaldı
Erol'la gururlandık
Asrın deneyi, dünyaya bakışı değiştirebilir
Kendi içimizde hazır hale gelmeliyiz
Kalçada, Jennifer Lopez ve Beyonce'yi geride bıraktı
Bu sezon Kıbrıs TV fırtınası esecek
Gönyeli'nin lige mesajı:3-2
Zeytincilik semineri bugün
"Fanatizm-Ya bizdensin ya öteki"

YORUMLANANLAR
Avcı: Su sorunu, Anavatan Türkiye'nin desteğiyle çözümlenecek [2]
Güzelyurt kökenli Rumlar, sözde "işgale" karşı yürüyüş düzenledi [2]
Cumhuriyet Meclisi'nin izleyici konumuna sokulması kabul edilemez [1]
Konfederasyon ve iki ayrı bağımsız devlet istemiyoruz [1]
15 dakikada böyle oldu [1]
Devlet, yok oluşumuzu durdurmalı [1]
"Fanatizm-Ya bizdensin ya öteki" [1]
KTÖS: Bakanlıkla konuyu netleştirene dek yıllık planlar yapılmayacak [1]
Bu sezon Kıbrıs TV fırtınası esecek [1]
İktidara adayım [2]



Talat: Yıl sonuna kadar çözüm olabilir
Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs sorununun çözümü için başlatılan son süreç çerçevesinde bu yıl sonuna kadar çözüm bulunacağından umutlu olduğunu söyledi
   Cuma 08:34
   25 Temmuz 2008
Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

HEDEF YIL SONU... Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Rum yönetimi başkanı Dimitris Hristofyas'la bugün yapacağı görüşmeye umutlu oturuyor. Cumhurbaşkanı Talat, yıl sonuna kadar, Kıbrıs sorununda kesin bir çözüme ulaşılabileceğini söyledi

GÖRÜŞMENİN GÜNDEMİ... Talat ile Hristofyas bugünkü görüşmede kapsamlı müzakerelerin başlama tarihini açıklayacaklar. İki lider bu tarihin 1 Eylül olması konusunda gizli mutabakata varmıştı. İki lider ayrıca, komitelerin yaptığı çalışmaları değerlendirecek, güven yaratıcı önlemler konusunu ele alacak. Güven yaratıcı önlemler çerçevesinde çevre ve sağlık sorunlarıyla ilgili 12 maddelik bir mutabakat metninin açıklanması bekleniyor

REFERANDUM YAPILACAK... Talat, Hristofyas'la varacakları olası bir çözümün Annan planı gibi yine referanduma götürüleceğini belirterek, bunun BM'nin en temel ilkelerinden biri olduğunu kaydetti. Annan planını kabul eden Kıbrıslı Türklerin AB'nin bazı vaatlerini tutmaması nedeniyle yeni bir referandumda çözüme daha az destek vermesini bekleyip beklemediğinin sorulması üzerine Talat, "Mümkündür. Nasıl bir anlaşma yapacağınıza bağlı. Eğer halkı memnun eden iyi bir anlaşma yaparsanız yüzde 75 oy da alırsınız." dedi

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Kıbrıs sorununun çözümü için başlayan son süreç çerçevesinde bu yıl sonuna kadar çözüm bulunacağından umutlu olduğunu söyledi.

Talat, A.A'ya verdiği demeçte, Rum yönetimi başkanı Dimitris Hristofyas ile başlattıkları son süreç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ziyareti, Türkiye'deki iç siyasi gelişmelerin sürece olası etkileri ve egemenlik tartışmalarına ilişkin görüşlerini açıkladı..

Son süreçten eskiye kıyasla daha umutlu olduğunu belirten Talat, çünkü eski Rum lideri Tasos Papadopulos'un tavrının Kıbrıs sorununda herhangi bir ilerlemeye izin vermediğini, Papadopulos'un müzakereye dahi yanaşmadığını hatırlattı.

"Şimdi durum öyle değil. Ama unutmamak lazım Sayın Hristofyas eskiyi de omuzlarında taşıyor" diyen Talat,

bunun birçok nedeni olduğunu, Rum toplumu içinde "Annan planının şeytanlaştırılması" döneminde çok iyi hazırlık yapmak gibi birçok metodun ilkeselleştiğini, Hristofyas'ın seçim kampanyasını bu ilkeleri öne çıkartarak yürüttüğünü, aynı zamanda Papadopulos'un partisi ile ortak olduğunu ve dolayısıyla onun da desteğini almak durumunda olduğunu kaydetti.

Talat, bu nedenlerden ötürü, daha önce başlatmayı planladıkları tam teşekküllü müzakerelerin hala başlayamadığını söyleyerek, bugünkü görüşmede bu süreci artık başlatacaklarını belirtti. Tam teşekküllü müzakerelerin "gerçek müzakereler" anlamına geleceğini ifade eden Talat, müzakerelerin yöntemini henüz belirlemediklerini, bunun ya bugün ya da müzakerelerin başında belli olacağını kaydetti. Talat, yönteme ilişkin kendi öngörüsünün, konuları bir sistematik içinde adım adım ele almak, anlaşılan konuları bir tarafa, anlaşılmayanları diğer tarafa koymak ve bilgi ihtiyacı olduğunda çalışma gruplarına görev vermek şeklinde olduğunu bildirdi.

Cumhurbaşkanı Talat, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunun da makul bir süre olması lazım. Tam teşekküllü olmasının anlamı, bütün konuları bütün unsurlarıyla ele alacağız demektir. Hedefimiz erken zamanda çözüme ulaşmak. Aylarca, yıllarca sürecek bir görüşmeden söz etmiyorum. Ben 2008 yılı sonuna kadar bunun yetişebileceğini düşünüyorum. Çünkü eylül, ekim, kasım, aralık; 4 ay var. Annan planı 1,5 ay müzakere edildi. Dolayısıyla bu zaman yetebilir, eğer olmazsa biraz daha uzar. Ama sonuçta Kıbrıs sorununu kısa zamanda çözmek temel hedefimiz olmak zorundadır."

Türkiye'deki gelişmelerin etkisi

Talat, Türkiye'deki iç siyasi gelişmelerin bu takvime muhtemel etkileri konusunda da Türkiye'de olan her şeyin kendilerini etkileyeceğini belirterek, çünkü kendilerini tam anlamıyla destekleyen tek ülkenin Türkiye olduğunu hatırlattı. Talat, şunları söyledi:

"Dolayısıyla Türkiye'de olacak her olumsuz ya da olumlu şey, bizi etkileyecektir. Ama bu demek değildir ki Türkiye'deki olumsuz bir gelişme doğrudan doğruya Kıbrıs'a da yansıyacak. Hayır, burası başka bir ülke. Buraya yansıması doğrudan bizi destekleyen tek ülke oluşu nedeniyledir."

Talat, Başbakan Erdoğan'ın son KKTC ziyaretini de değerlendirerek, Erdoğan'ın verdiği "Kıbrıs'ın Türkiye için bir milli dava olduğu ve Türkiye'nin her zaman, siyasi istikrarsızlık olabilecek bir durumda bile Kıbrıs Türklerinin yanında olduğu" mesajlarının önemine dikkat çekti.

Kıbrıs Türklerinin pek çok açıdan, özellikle psikolojik olarak Türkiye'nin desteğine çok büyük önem verdiğini belirten Talat, Türkiye'yi eleştirenlerin bile bu durumda olduğunu bildirdi.

Tek egemenlik tartışmaları

Cumhurbaşkanı Talat, Hristofyas ile tek egemenlik konusunda vardıkları uzlaşmanın tartışmalara yol açtığının hatırlatılması üzerine, "Biz yeni bir politika yürütüyoruz. O nedenle eski politikaların, 'çözümsüzlük çözümdür" düşüncesinin sahiplerinin bizi eleştirmesi kadar doğal bir şey yok" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan'ın "bir adım önde olma" politikası ile kendilerinin çözüm politikası birleşince Annan planının kabulüyle başlayan sürecin yaşandığını hatırlatan Talat, yüzde 65 oranla Kıbrıslı Türk halkı tarafından kabul edilen Annan planında da egemenliğin ve vatandaşlığın tek olduğunu belirtti. Talat, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ama bu ortak egemenliktir. İki tarafın eşit katılımıyla ve her bir kurucu devletin kendi yetkileri dahilindeki fonksiyonlarını egemen olarak yürüttükleri bir egemenliktir. İşte bu nedenle biz tek egemenliği prensip olarak kabul ettik. Uygulaması ve ayrıntılarını tam teşekküllü müzakerelerde görüşeceğiz."

Talat, tek egemenliğin "Rum egemenliği" olarak görülmesinin kendisini tedirgin ettiğini de söyleyerek, "Yani ortak olarak kullandığımız veya kullanacağımız ne varsa Rumların. Eğer bu düşünce söz konusu ise biz teslim olduk demektir. Çünkü asgari düzeyde de olsa ortak kurumlarımız olacak. Ortak kurumlar ortaktır. İki taraf eşit olarak ortaktır" diye konuştu.

Yeni referandum olacak

Talat, bir başka soru üzerine de Hristofyas'la varacakları olası bir çözümün Annan planı gibi yine referanduma götürüleceğini belirterek, bunun BM'nin en temel ilkelerinden biri olduğunu kaydetti.

Annan planını kabul eden Kıbrıslı Türklerin AB'nin bazı vaatlerini tutmaması nedeniyle yeni bir referandumda çözüme daha az destek vermesini bekleyip beklemediğinin sorulması üzerine Talat, şöyle konuştu:

"Mümkündür. Nasıl bir anlaşma yapacağınıza bağlı. Eğer halkı memnun eden iyi bir anlaşma yaparsanız yüzde 75 oy da alırsınız. Bugün ortalığı toz duman edenlere bunu da söylemek lazım, sonuçta karar verecek olan halklardır. Ben bugün halkın nabzını yanlış tutuyor olabilirim, ama sonuçta halkım bunu onaylamaz ve bu iş çöker. O nedenle her aşamada halkın nabzını tutmak zorundayım ve tuttuğuma inanıyorum."

Talat kızını evlendiriyor

Bu arada, bir yandan Rum lider ile müzakere masasına oturmaya hazırlanan KKTC Cumhurbaşkanı Talat, diğer yandan da kızını nikah masasına oturtuyor.

Mehmet Ali Talat ile Oya Talat'ın kızları Ayşenur Talat, 31 Temmuz'da Tunuslu Rauf Zrilli ile evleniyor.

Talat, konuya ilişkin olarak, "Tabii bu da heyecanlı ve zor bir iş. Kız evlendirmek kolay değil ama tabii onların mutluluğunu istiyoruz. Mutluluğunu istediğimiz insanların arzu ettiklerini yapmalarını sağlamak da bir baba olarak görevimiz" yorumunu yaptı.

Liderlerin gündeminde neler var?

Cumhurbaşkanı Talat ile Rum Yönetimi Lideri Hristofyas bugünkü görüşmede kapsamlı müzakerelerin başlama tarihin açıklayacaklar. İki lider bu tarihin 1 Eylül olması konusunda gizli mutabakata varmıştı. Teknik komitelerin yaptığı çalışmaları değerlendirecekler ve ayrıca güven yaratıcı önlemler konusunu ele alacaklar. Rum tarafının Yeşilırmak Kapısı'nın da geçişlere açılması önerisini bugünkü görüşmede sunabileceği belirtiliyor. Güven yaratıcı önlemler çerçevesinde çevre ve sağlık sorunlarıyla ilgili 12 maddelik bir mutabakat metninin açıklanması bekleniyor

Görüşmelerde nereden nereye...

25 Temmuz görüşmesiyle devem etmekte olan bu süreç, Güney Kıbrıs'ta lider değişikliği ile başladı. 24 Şubat'ta yapılan ikinci tur seçimlerde Rum Meclis Başkanı ve AKEL Genel Sekreteri Dimitris Hristofyas, yüzde 53.36 oy alarak, Kıbrıs Rum halkının yeni lideri oldu.

Annan planının referandumda reddedildiği dönemin lideri olarak çözümden yana tavır almayan Tasos Papadopulos'un yerine Rum halkının yeni lideri olan Hristofyas, çözüm yanlısı açıklamalar yaparak, Kıbrıslı Türklere dostluk elini uzattığını belirtti.

Talat ile Hristofyas, yeni süreç çerçevesinde ilk olarak 21 Mart'ta bir araya geldi. BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Michael Möller'in ara bölgedeki ikametgahında düzenlenen ve yaklaşık 3.5 saat süren görüşmede liderler 3 ay sonra bir araya gelmeyi kararlaştırdı. Liderler, Lokmacı Kapısı'nın da teknik olarak mümkün olan en kısa sürede açılması için uzlaşmaya vardı.

BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Möller, 21 Mart görüşmesinin ardından her iki lider adına yaptığı açıklamada, liderlerin bir dizi çalışma grubu ve teknik komiteler kurmak, gündemlerini belirlemek ve bunu mümkün olan en hızlı şekilde yapmak üzere danışmanlarının bir hafta içinde buluşmasına karar verdiklerini bildirdi. Talat ile Hristofyas'ın teknik komitelerin varacağı sonuçları kullanarak, BM Genel Sekreterinin gözetiminde tam teşekküllü müzakereleri başlatmak konusunda anlaştıklarını belirten Möller, liderlerin resmi müzakerelere başlamadan önce de gerektiği sürece ve gerektiği zaman buluşmak konusunda fikir birliğine vardıklarını kaydetti.

Orgeneral Büyükanıt KKTC'de

Talat ile Hristofyas'ın bu görüşmesinin ardından 26 Mart'ta KKTC'ye önemli bir ziyaret gerçekleşti. KKTC'ye gelen TC Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt, Türk askerinin Kıbrıs'ta barış için bulunduğuna, 1974'ten beri de barışı sağladığına dikkati çekti ve "adil ve kalıcı barış sağlanana kadar bu kutsal görevin devam edeceğini" vurguladı.

Cumhurbaşkanı Talat da Türk askerlerinin adada uluslararası garanti ve ittifak anlaşmalarıyla görev yaptığını, adil ve kalıcı bir barış sağlanıncaya kadar da bu görevini yerine getirmeye devam edeceğini söyledi.

Komiteler oluşturuldu

Bu arada, aynı günlerde, Talat ile Hristofyas'ın 21 Mart görüşmesinde vardığı mutabakat uyarınca başlayan yeni süreçte, taraflar 6 çalışma grubu ile 7 teknik komite oluşturulmasına karar verdi.

Kıbrıs sorununun özüne ilişkin konuları ele alacak olan çalışma grupları şöyle belirlendi:

1-Yönetim ve Güç Paylaşımı

2-AB Konuları

3-Güvenlik ve Garantiler

4-Toprak

5-Mülkiyet

6-Ekonomik konular.

İki taraf arasındaki günlük konular üzerinde çalışma yapacak teknik komitelerin başlıkları ise şöyle oldu:

1-Suç/Suça İlişkin Konular

2-Ekonomik ve Ticari Konular

3-Kültürel Miras

4-Kriz Yönetimi

5-İnsani Konular

6-Sağlık

7-Çevre.

23 Mayıs görüşmesi

Talat ile Hristofyas, 23 Mayıs'ta yeniden bir araya geldi. İki lider bu görüşmede çalışma grupları ile teknik komitelerin çalışmalarını gözden geçirdi ve haziran ayının ikinci yarısında yeniden bir araya gelerek, yeni bir değerlendirme yapmaya karar verdi.

Siyasi eşitliğe dayalı 2 bölgeli, 2 toplumlu federasyona bağlılıklarını yeniden teyit eden liderler, ortaklığın, eşit statüdeki Türk ve Rum kurucu devletlerinin oluşturacağı, tek uluslararası kimlikli, federal bir hükümeti olması konusunda hemfikir oldu.

Hristofyas, Kıbrıs'ın uluslararası kimliğinin, "Kıbrıs Birleşik Federal Cumhuriyeti" (United Federal Republic of Cyprus) olması konusunda ortak pozisyonları olduğunu söyledi.

BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs'taki yeni Özel Temsilcisi Taye-Brook Zerihoun'un ara bölgedeki ikametgahında yapılan 3 saatlik görüşmeden sonra iki lider ortak açıklama yaptı.

Zerihoun'un okuduğu açıklamaya göre liderler, BM Güvenlik Konseyi'nin ilgili kararlarında tanımlanan siyasi eşitliğe dayalı 2 bölgeli, 2 toplumlu federasyona bağlılığını yeniden teyit etti. Açıklamada, ortaklığın, eşit statüdeki Türk ve Rum kurucu devletlerinin oluşturacağı, tek uluslararası kimlikli, federal bir devlet olacağı belirtildi.

Açıklamaya göre, liderler, ayrıca, temsilcilerine, 15 gün içinde teknik komitelerin sonuçlarını gözden geçirme talimatı verdi. Liderler, yeni bir değerlendirme yapmak amacıyla Haziran ayının ikinci yarısında yeniden bir araya gelmeye de karar verdi.

İngiltere ile memorandum

Yeni süreç devam ederken, Güney Kıbrıs Rum yönetimi ile İngiltere 5 Haziran'da karşılıklı anlayış memorandumu imzaladı.

Hristofyas ile İngiltere Başbakanı Gordon Brown arasında imzalanan memorandumda, Kıbrıs sorununun çözümünde "iki bölgeli, iki toplumlu federasyona" atıfta bulunuldu.

Talat, memorandumun, Hristofyas ile vardıkları mutabakatın dışında olduğunu belirterek, "İngiltere'nin yaklaşımının çözüme yardımcı olmayacağını, sadece engelleyeceğini" söyledi.

Memoranduma Ankara da tepki gösterirken, Dışişleri Bakanlığı bu metni, "Ada'da adil çözüm arayışına gölge" olarak niteledi.

Sürece devam, 1 Temmuz görüşmesi

Talat ile Hristofyas'ın 21 Mart'ta yaptığı görüşmede varılan mutabakat uyarınca oluşturulan teknik komitelerde anlaşmaya varılan önlemler de 20 Haziran'da açıklandı.

Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat'ın BM ve AB ile Müzakerelerden Sorumlu Özel Temsilcisi Özdil Nami ile Rum yönetimi komiseri Yorgos Yakovu düzenledikleri basın toplantısında bu önlemleri açıkladı.

6 maddeden oluşan önlemler, kültürel mirasın korunmasına yönelik eğitim programları, yol güvenliği, ambulansların karşılıklı geçişleri, ortak sağlık komitesi kurulması, çevre eğitimi ve atıklarla ilgili çalışmalar yapılmasını içeriyor..

İki tarafın liderleri, 1 Temmuz'da yeniden bir araya gelerek, 4,5 saatlik bir görüşme yaptı.

BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Zerihoun, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, liderlerin, "tek egemenlik ve tek vatandaşlık konusunda prensipte anlaştığını" bildirdi.

Zerihoun, liderlerin, uygulamaya ilişkin detayları kapsamlı müzakerelerde ele alma konusunda da uzlaştığını açıkladı.

Liderler, 1 Temmuz görüşmesinde ilk kez teknik komite ve çalışma gruplarının faaliyetlerini gözden geçirirken, 25 Temmuz'da yeniden bir araya gelerek, çalışma grupları ile teknik komitelerin çalışmalarını son kez gözden geçirmeyi kararlaştırdı.

TC Başbakanı Erdoğan Ada'da

25 Temmuz görüşmelerine az bir süre kala TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, beraberinde 8 bakandan oluşan kalabalık bir heyetle 20 Temmuz Barış Harekatı'nın 34. yıl dönümü dolayısıyla KKTC'yi ziyaret etti.

Ziyaret ve bu çerçevede yapılan açıklamalar; KKTC'de memnuniyet yaratırken, Güney Kıbrıs'ta tepkiyle karşılandı.

Erdoğan, Talat ile düzenlediği ortak basın toplantısında, "Kıbrıs'ta çözüm Birleşmiş Milletler (BM) çatısı altında, BM Genel Sekreteri'nin iyi niyet misyonu çerçevesinde, Ada'daki gerçeklere dayanan iki eşit halk, bunun altını özellikle çiziyorum ve iki kurucu devlet arasında oluşturulacak, yeni bir ortaklık ilişkisi çerçevesinde bulunacaktır" diye konuştu.

Talat da, Kıbrıs Türk halkının kendi asli kurucu yetkilerini kullanarak, egemenlikteki eşit ortaklığını tescil edeceği bir çözümü amaçladığını belirterek, "Rum egemenliğine yama olmak ya da egemenliği Rum tarafına bırakmak bizim için asla söz konusu değildir" dedi.

Diğer İç Haberler haberleri
13 Ekim 2008, Pazartesi   07:06   15 dakikada böyle oldu
13 Ekim 2008, Pazartesi   07:05   İnşaatlar durdu müteahhitler çoğaldı
13 Ekim 2008, Pazartesi   07:04   Kendi içimizde hazır hale gelmeliyiz
13 Ekim 2008, Pazartesi   07:01   Asrın deneyi, dünyaya bakışı değiştirebilir
13 Ekim 2008, Pazartesi   07:00   Zeytincilik semineri bugün
13 Ekim 2008, Pazartesi   06:57   Erol'la gururlandık
13 Ekim 2008, Pazartesi   06:57   LTB çalışanlarının, sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı yatırımları yapılmıyor
13 Ekim 2008, Pazartesi   06:56   Yenişehir'de ev yandı
13 Ekim 2008, Pazartesi   06:55   Gardiyanlar eğitime gitti
13 Ekim 2008, Pazartesi   06:54   Mültecilerin umudu, hüsrana dönüştü
   706 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.4210 1.4310
1 STERLİN 2.4073 2.4252
1 EURO 1.9296 1.9432



YAZARLAR : .

Başaran Düzgün

HAZIRLANIYORUZ...

Ali Baturay

GÜNEYE KAYAN TÜKETİCİNİN DERDİ YALNIZCA Fİ...

Hasan Hastürer

Bu yazıyı aklınızla okuyun, kalbinizle de ...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar(43)

Akay Cemal

Yağmur bereketiyle olumsuzluklar giderken....

Ahmet Tolgay

KADINSIZ SİYASET...(1)

Bilbay Eminoğlu

İnsanı ağlarken bile güldüren adam: Mağusa...

Omaç BAŞAT

Önce evimizin içini temizleyelim

Hüseyin EKMEKÇİ

Cevap hakkı...

Dilek ÇETEREİSİ

Kuliste içtiler salonda oy verdiler

Aysu Basri

8-5 İNSAN HAKKI DÜZENİ

Emin AKKOR

Gerçek kabullenmeden çözüm üretilemez

Uzm. Mine Çağlar

Akciğer kanseri

Dr. İsmail KEMAL

Dünyayı sarsan yedi gün

Oğuz Metiner

Ramazan Bayramınız mübarek olsun sevgili o...

Harid Fedai

Kâvânin (Yasama) Meclisi





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital