|
BİR KİŞİ DAHA TESPİT EDİLDİ... Müfettiş Haksoy, yapılan aramalar sonucunda tespit edilen emarelerin Türkiye'ye gönderildiğini ve halen çıkacak sonucu beklediklerini söyleyerek, yeni kamera görüntülerinden bir kişinin daha tespit edildiğini ve aranan kişinin kimlik tespiti için araştırmalar yapıldığını söyledi
l AİLEDEN, BEYOĞLU'NA LİNÇ GİRİŞİMİ... Polisle Akmandor ailesi arasında arbede yaşanan dünkü duruşma sonrasında aile, zanlılara öfke kusarak, Ferhat Beyoğlu'na linç girişiminde bulundu. Zanlılar, zorlukla polis araçlarına bindirildi
Erol UYSAL
Mustafa Akmandor'un vurularak öldürülmesiyle ilgili poliste tutuklu olan zanlılar Ferhat Beyoğlu ve Metin Taşkın, aleyhlerine alınan 5'er günlük tutukluluk süresinin dolmasının ardından dün yeniden tutukluluk duruşması için Lefkoşa Kaza Mahkemesi Ceza Davaları Yargıcı Fügen Ulutekin'in huzuruna çıkarıldı.
Verilen şahadet ışığında meselenin ciddiyetine bulgu yapan Yargıç Ulutekin, zanlıların 6'şar gün daha poliste tutuklu kalmalarına emir verdi.
Zanlıların iki ayrı polis aracı içerisinde mahkemeye getirildiği ve polisin mahkeme avlusunda yoğun güvenlik önlemleri aldığı duruşma öncesinde ve sonrasında Akmandor ailesi zanlılara öfke kusarak, Ferhat Beyoğlu'nu linç girişimde bulundu.
Polisle Akmandor ailesi arasında arbede yaşanan duruşma sonrasında aile güçlükle yatıştırılırken, zanlılar zorlukla polis araçlarına bindirildi.
Lefkoşa Polis Müdürlüğü'ne bağlı Adli Şube'de görev yapan, meselenin tahkikat sorumlusu Polis Müfettişi Hakan Haksoy, mahkemede yeminli şahadet vererek, zanlı Ferhat Beyoğlu ve zanlı Metin Taşkın'ın 3 Ağustos tarihinde işlenen cinayetle ilgili olarak "taammüden adam öldürme", "kanunsuz patlayıcı madde taşıma, tasarrufu" ve "ateşli silah bulundurma" suçlarında methaldar olduğunu anlattı.
Haksoy, son alınan 5'er gün tutukluluk süresince yürütülen soruşturmada, 8-9 kişiden daha olayla ilgili ifade alındığını belirtti.
Haksoy, yapılan aramalarda tespit edilen emarelerin de tetkik ve incelemeye alındığını, bazı emarelerin ise kimlik tespiti için Türkiye'ye gönderildiğini ve bu emarelerden çıkacak sonucun beklendiğini belirterek, yeni kamera görüntülerinden de bir kişinin daha tespit edildiğini ve aranan kişinin kimlik tespiti için araştırmalar yapıldığını ifade etti.
Soruşturmanın mesai gözetmeksizin devam ettiğini ve bazı yeni ifadelerin alınması gerektiğinin ortaya çıktığını söyleyen Haksoy, olayın ciddiyeti bakımından kamera görüntülerinin iyi incelenmesi gerektiğini belirtti.
30-40 saatlik kamera görüntüsü bulunduğunu söyleyen Haksoy, soruşturmanın salimen yürütülebilmesi için zanlıların 8'er gün daha poliste tutuklu kalmalarını talep etti.
Şener: Zanlılar, 5 gündür uykusuz
Savunma makamı adına mahkemede hazır bulunan avukat Mustafa Şener, zanlıların tutukluluk sürelerinde alınan ifadelerin göz önünde bulundurularak, soruşturmanın bu aşamasında 8 günlük tutukluluk süresine ihtiyaç bulunmadığını savundu.
Şener, zanlıların tutuklu bulundukları merkezlerde, hücrelerine gönderilmeyerek, suçu kabul ettirmek için 5 günden beridir, uykusuz bırakıldığını, ifade vermeleri için baskı yapılarak, bir nevi işkence yapıldığını iddia etti.
Avukat Aytekin Musa Özalkın ve stajyer avukat Hüseyin Çelikli'nin görgü tanığı olarak dinlenmesini isteyen Şener, konu hakkında zanlı Ferhat Beyoğlu ile zanlı Metin Taşkın'ın da yeminli ifade vererek söylediklerinin kayıtlara geçmesi talebinde bulundu.
Savunma makamının talebini kabul eden Yargıç Ulutekin şahitlerin ve zanlıların dinlenmesine emir verdi.
Beyoğlu: Ağır baskı ve tehdit altındayım
Bunun üzerine ilk dinlenen zanlı Ferhat Beyoğlu, verdiği yeminli ifadesinde, en son mahkemeye çıkarıldığı 21 Ağustos Perşembe günü sadece üstünü değiştirmesi maksadıyla hücreye girmesine izin verildiğini söyleyerek, geriye kalan 5 günde tahkikat odası veya gözlem odasında bir sandalyeye oturtularak tutulduğunu ve bu süre içinde sürekli olarak polisler tarafından kendisine sorular yöneltilerek, uyumasına izin verilmediğini iddia etti.
Mahkemeye çıkarılmadan bir gün önce polislerin ifade almak için geldiklerini belirten Beyoğlu, polislere kendisinin daha önce ifade verdiğini ve söyleyecek başka bir şeyi bulunmadığını söylediğini ifade etti.
Mahkemeye çıkarılacağı gün ise bir süreliğine uyumasına müsaade edildiğini, bunun üzerine hücreye götürüldüğünü ve çok az uyuyabildiğini kaydeden Beyoğlu, sağlık problemleri olduğunu, kolları, eklem yerleri ve bacaklarında ağrılar bulunduğunu belirtti.
5 gün içinde herhangi bir darp olayıyla karşılaşmadığını ifade eden Beyoğlu, kendini fiziksel olarak kötü hissettiğini ve ifade vermesi için ağır baskı ve tehdit altında bulunduğunu savundu.
İddia makamı Başsavcılık adına mahkemede hazır bulunan Savcı Damla Güçlü, Beyoğlu'nun kendi kendine zarar verdiğini iddia ederek, polisin Beyoğlu'nu bu sebeple hücresine koymamış olduğunu kaydetti ve 5 gündür uyumamış olan bir insanın, fiziksel rahatsızlığı varken nasıl ayakta durabildiğini sordu.
Zanlı Beyoğlu da, soru üzerine, doktorlardan kendisine vitamin vermesini istediğini söyledi.
Taşkın: 5 gündür uyumadım
Mahkemede yeminli ifade veren zanlı Metin Taşkın da, 21 Ağustos Perşembe günü çıkarıldıkları mahkemenin ardından, tutuklu bulunduğu merkezde sorgu için bir odaya alındığını ve 5 gün hücresine götürülmediğini iddia etti.
5 gün hiç uyumadığını söyleyen Taşkın, adli şubeden memurların geldiğini, hiç kötü muamele göremediğini, ama sürekli olarak kendisine sorular yöneltilerek uyumasına izin verilmediğini, bu süre içinde banyo da yapamadığını söyledi.
Mahkemede yeminli ifade veren avukat Aytekin Musa Özalkın da, 21 Ağustos Perşembe günkü mahkemenin ardından cuma, cumartesi ve pazartesi günleri zanlıları ziyaret ettiğini belirterek, zanlıların bu süre içinde hiç hücrede tutulmadığını belirtti.
Zanlıları ziyaret ettiği süre içinde uyumalarına izin verilmediğini savunan Özalkın, zanlıların pislik içinde olduklarını, koktuklarını ve Beyoğlu'nun sağlık problemleri nedeniyle doktora gönderilmesini istediğini söyledi. Özalkın, Beyoğlu'nun cuma ve cumartesi günü ayağa kalkamadığını iddia etti.
Savcı Damla Güçlü ise, cuma ve cumartesi günü ayağa kalkamayan birinin bugün nasıl ayakta olduğunu sorarak, iddiaların doğru olmadığını savundu.
Stajyer avukat Hüseyin Çelikli de, mahkemede verdiği yeminli ifadesinde, zanlıları 21 Ağustos Perşembe gününden sonra her gün ziyaret ettiğini belirterek, bu süre içinde zanlıların hücreye konulmadıklarını ve uyutulmadıklarını ileri sürdü.
Savcı Güçlü'nün, şikayetlerin polise bildirilip bildirilmediğini sorması üzerine Çelikli, şikayetlerin polise bildirildiğini kaydetti.
Zanlılar ve görgü tanıklarının ifadelerinin ardından söz alan savunma avukatı Şener, tahkikat için 8'er günün uzun olacağını belirterek, sürenin kısaltılmasını talep etti.
Şener, Anayasa'da yer alan kişi hak ve hürriyeti için zanlılara insanca muamele edilmesini, zanlıların haklarının korunmasını, hücrede tutulması gereken saatlerin de dikkate alınmasını istedi.
Savcı Damla Güçlü ise, olayın ciddiyeti ve tahkikatın henüz tamamlanmadığı göz önünde bulundurularak, soruşturmanın bu safhasında zanlıların 8'er gün daha tutuklu kalmalarını talep etti. Güçlü, zanlıların uykusuz bırakılarak, işkence yapıldığı iddialarının da havada kaldığını savundu.
Bu konuşmaların ardından, Yargıç Fügen Ulutekin ise, soruşturmanın selameti için 6 gün süreyle zanlıların tutukluluğunun devam etmesine karar vererek; zanlılardan talep gelmesi halinde doktor kontrolünden geçmelerini, Anayasa'da yer alan kişilerin haklarının azami ölçüde korunmasını, insanca muamele görme hakkına uyulmasını ve zanlıların asli ihtiyaçlarına polisler tarafından cevap verilmesini istedi. |