|
"KIŞKIRTICI BİR KARAR"... Yakovu, Nami'yle dün Ledra Palace'ta gerçekleştirilmesi gereken görüşmeyi; Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Kıbrıs'taki Özel Temsilcisi Brook Zerihoun'nun Kıbrıs Türk tarafının Rum ibadetçilerin Yeşilırmak geçidini kullanarak Güzelyurt'taki Ay. Mamas Kilisesi'ne ulaşmalarına izin vermediğini bildirmesi üzerine, kendi kararıyla terk etti. Yakovu, kararı "kışkırtıcı" olarak nitelendirdi
"SOĞUKKANLILIĞIMIZI KORUMAYA DEVAM ETMELİYİZ"... Bu gelişmenin, iki toplum lideri arasında 3 Eylül'de yapılacak doğrudan görüşmeler öncesinde kötü bir işaret olup olmadığıyla ilgili olarak Yakovu, "Soğukkanlılığımızı korumaya devam etmeliyiz" dedi. Rum temsilci, dünkü görüşmeyi kendi iradesiyle terk ettiğini Kıbrıs Rum toplumu lideri Dimitris Hristofyas'a ilettiğini, Hristofyas'ın da bu hareketi onayladığını ifade etti
"AYİNİ YAPMALARINDA HERHANGİ BİR ZORLUK YOK"... Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Erçakıca ise, Yeşilırmak'ta bir geçiş kapısı bulunmadığını, Rumların Ay Mamas ayini için Kuzey Kıbrıs'a kontrolsüz geçiş talepleri bulunduğunu, bunun Türk tarafının taşıdığı sorumluluklar nedeniyle maalesef mümkün olmadığını belirtti. Erçakıca, ayin için geçen yıl sağlanan ek kolaylıklarla diğer kapılar kullanılarak geçiş yapılabileceğini ve bu konuda herhangi bir zorluk olmadığını vurguladı
"3 EYLÜL GÖRÜŞMESİ TEHLİKEDE DEĞİL"... Nami-Yakovu görüşmesinin dünkü esas gündeminin 3 Eylül hazırlıklarının gözden geçirilmesi ve iki lider tarafından iki temsilciye verilmiş olan yeni kapılar açılması çalışmasını devam ettirmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Erçakıca, 3 Eylül'de yapılacak olan görüşmenin tehlikede olduğunu düşünmediğini söyledi
Kıbrıs Türk tarafının, 2 Eylül'de Güzelyurt'taki Ay Mamas Kilisesi'nde yapılacak ayine katılacak olan Kıbrıslı Rumların kuzeye geçişte Yeşilırmak Kapısı'nı (Limnidi) kullanması için yapılan başvuruyu reddetmesi kararı, Cumhurbaşkanı'nın AB ve BM'yle İlişkilerden Sorumlu Temsilcisi Özdil Nami ile Rum Başkanlık Komiseri Yorgos Yakovu'nun dünkü görüşmesinde krize yol açtı.
Yorgos Yakovu, Nami'yle dün Ledra Palace'ta gerçekleştirilmesi gereken görüşmeyi; Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri'nin Kıbrıs'taki Özel Temsilcisi Brook Zerihoun'nun Kıbrıs Türk tarafının Rum ibadetçilerin Yeşilırmak geçidini kullanarak Güzelyurt'taki Ay. Mamas Kilisesi'ne ulaşmalarına izin vermediğini bildirmesi üzerine, kendi kararıyla terk etti.
Yakovu, Rum Başkanlık Sarayı'nda yaptığı açıklamada, kararı "kışkırtıcı bir karar" olarak nitelendirerek, Nami ile programlanmış toplantısına devam edemeyeceğine karar verdiğini ve toplantıyı terk ettiğini açıkladı.
Bunun, iki toplum lideri arasında 3 Eylül'de yapılacak doğrudan görüşmeler öncesinde kötü bir işaret olup olmadığıyla ilgili olarak Yakovu, "Soğukkanlılığımızı korumaya devam etmeliyiz" dedi.
Yakovu, dünkü görüşmeyi kendi iradesiyle terk ettiğini Kıbrıs Rum toplumu lideri Dimitris Hristofyas'a ilettiğini, Hristofyas'ın da bu hareketi onayladığını söyledi.
Öte yandan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, konuyla ilgili açıklamada bulunarak, Yeşilırmak'ta bir geçiş kapısı bulunmadığını, Rumların Ay Mamas ayini için Kuzey Kıbrıs'a kontrolsüz geçiş talepleri bulunduğunu, bunun Türk tarafının taşıdığı sorumluluklar nedeniyle maalesef mümkün olmadığını belirtti. Erçakıca, ayin için geçen yıl sağlanan ek kolaylıklarla diğer kapılar kullanılarak yapılabileceğini ve bu konuda herhangi bir zorluk olmadığını vurguladı.
Nami-Yakovu görüşmesinin dünkü esas gündeminin 3 Eylül hazırlıklarının gözden geçirilmesi ve iki lider tarafından iki temsilciye verilmiş olan, yeni kapılar açılması çalışmasını devam ettirmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü, 3 Eylül'de yapılacak olan görüşmenin tehlikede olduğunu düşünmediğini söyledi.
Yakovu: Kıbrıs Türk
tarafının kararı kışkırtıcı
Kıbrıs Haber Ajansı'nın haberine göre, Rum Başkanlık Sarayı'nda açıklamalarda bulunan Rum Başkanlık Komiseri Yakovu, Zerihoun'un kendisini toplantıya gelmesinden kısa bir süre sonra, Kıbrıs Türk tarafının Rum ibadetçilerin Yeşilırmak geçidini kullanarak Güzelyurt'taki Ay. Mamas Kilisesi'ne ulaşmalarıyla ilgili başvuruyu reddettiğini belirten bir mektup almış olduğu konusunda bilgilendirdiğini söyledi.
Yakovu, "tabii ki bu kötü bir haber" dedi ve bunu "kışkırtıcı bir karar" olarak nitelendirerek, Nami ile programlanmış toplantısına devam edemeyeceğine karar verdiğini ve toplantıyı kendi kararıyla terk ettiğini açıkladı.
Zerihoun'un bu konuyu ikisinin baş başa görüşmesini teklif ettiğini de açıklayan Yakovu, "Sadece bugünden (dünden) değil, ancak önceki günden ortaya çıkan sorunları ve Limnidi geçiş noktasının açılmasıyla ilgili diğer birçok konuyu ne zaman isterse kendisiyle görüşebileceği" yanıtını verdiğini söyledi. Yakovu, Zerihoun'la muhtemelen bugün görüşeceklerini de kaydetti.
Rum Başkanlık Komiseri, ''Sayın Nami, ben toplantıya gittiğimde oradaydı ve aslında ön görüşmeye başlamıştık, ancak Sayın Nami, bu gelişmeyle ilgili olarak beni bilgilendirmesi gerektiğini hissetmiş olacak ki, durdu ve beni bilgilendirdi" diye devam etti.
Nami'nin bu kararın nedenini açıklayıp açıklamamış olmaması ile ilgili olarak Yorgos Yakovu, bunu bilmediğini ifade etti, ancak bunun iki lider arasında 3 Eylül'de yer alacak doğrudan müzakereleri etkilemeyeceği ümidini dile getirdi.
Bunun iki toplum lideri arasında 3 Eylül'de yapılacak doğrudan görüşmeler öncesinde kötü bir işaret olup olmadığının sorulması üzerine Yakovu, "Soğukkanlılığımızı korumaya devam etmeliyiz" diye yanıt verdi.
"Ben çok soğukkanlıydım. Görüşmenin devam edemeyeceğim kanısına varmamın nedenleri hakkında bir açıklama yaptım" diyen Yakovu, doğru adımı attığına inandığını söyledi.
Rum Başkanlık Komiseri Yorgo Yakovu "Ne zaman gerçekten görüşmeye hazır olurlarsa, ne yapabileceğimize bakacağız" dedi.
Limnidi geçiş noktasının açılması konusunun liderler tarafından ele alınıp alınmayacağının sorulması üzerine Yakovu, bunu ihtimal dışı bırakmadığını ve Kıbrıs Rum toplumu lideri Dimtiris Hristofyas'ı bu durum hakkında hemen bilgilendirdiğini kaydetti.
Soruları yanıtlayan Yakovu, Hristofyas'ın kararını onayladığını, çünkü böyle bir koşul altında görüşme yapmanın olası olmadığını söyledi.
Erçakıca: Ayini yapmalarında
herhangi bir zorluk yok
Öte yandan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Hasan Erçakıca, KIBRIS TV'ye yaptığı açıklamada, Rumların Ay Mamas ayinini geçen yıllardaki gibi yapmaları konusunda herhangi bir zorluk olmadığını vurguladı.
Türk tarafında bu konuda herhangi bir tutum değişikliği olmadığına işaret eden Erçakıca, Ay Mamas ayinine Kıbrıslı Rumların aynen geçen yıl olduğu gibi çeşitli geçiş kolaylıklarından yararlanarak katılabileceklerine dikkat çekti. Erçakıca, "Bunun için herhangi bir zorluk çıkarılmış değil" dedi.
"3 Eylül görüşmesi tehlikede yok"
Nami-Yakovu görüşmesinin dünkü esas gündeminin 3 Eylül hazırlıklarının gözden geçirilmesi ve iki lider tarafından iki temsilciye verilmiş olan yeni kapılar açılması çalışmasını devam ettirmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü, 3 Eylül'de yapılacak olan görüşmenin tehlikede olduğunu düşünmediğini söyledi.
Kıbrıs sorununa kapsamlı çözüm müzakerelerini başlatma tarihinin oldukça uzun bir süre içerisinde çeşitli görüşmelerle Cumhurbaşkanı Talat'ın Rum yönetimi başkanı Hristofyas'la yaptığı görüşmelerle hazırlanmış bir tarih olduğuna da işaret eden Erçakıca, "Bunun için yoğun emek harcanmıştır. Bu nedenle 3 Eylül'de planlandığı gibi görüşmenin olacağını düşünüyoruz" dedi.
"Yeşilırmak'ta geçiş kapısı yok"
Erçakıca, Yeşilırmak yolunun kullanılmasına izin verilmemesinin gerekçelerine değinirken ise Yeşilırmak'ta bir geçiş kapısı olmadığına, kayıt yapılmadığına ve orada uzun geniş bir askeri bölge bulunmasına vurgu yaptı.
"Ortada çeşitli zorluklar vardır. O güzergahı kullanarak Kuzey Kıbrıs'a gelecek olan Kıbrıslı Rumların (bir kayıt yapılmadığı için) Kuzey Kıbrıs'tan nasıl geri çıkacakları gibi sorunlar vardır.
Kuzey Kıbrıs'a Kıbrıslı Rumların kontrolsüz, kayıtsız geçişi talep ediliyor. Ama maalesef bu mümkün değildir. Çünkü Kuzey Kıbrıs'ta herhangi bir olaydan biz sorumluyuz, güvenlik kuvvetlerimiz sorumludurlar. Hesabını hem kendi halkımıza, hem bütün dünyaya verebilmek durumundayız. Bunun için gerekli güvenlik önlemlerini almak, gerekli düzenlemeleri yapmak da bizim boynumuzun borcudur."
Erçakıca, tarafların ve liderlerin soğukkanlılıklarını korumak durumunda olduklarını söyledi. |