|
Mahkemede, yargıç Pınar Beyoğlu'nun huzurunda görüşülen davada, dava ile ilgili olguları mahkemeye aktaran Savcı Yardımcısı Ahmet Özlemler, sanıkların 1 Eylül akşamı saat 03.00 sıralarında Bedis plajından karaya çıktıklarını ve Salamis harabeleri içinde saklandıklarını söyledi. Polisin yaptığı operasyonla sanıkların teker teker yakalandığını ifade eden Özlemler, sanıkları getiren Suriye kayıtlı 13 metre uzunluğundaki 'Bdum' isimli gezi teknesinin de sahilden 10 kilometre içerde tespit edilerek emare olarak alındığını kaydetti.
Bu kez Ceble limanından
Savcı Yardımcısı, sanıkların suçlarını kabul ederek polise verdikleri ifadede, 27 Ağustos tarihinde Suriye'nin Ceble limanından, 43 kişi olarak Güney Kıbrıs'a gitmek için yola çıktıklarını, ancak Rum tarafı diye KKTC'ye bırakıldıklarını, burada kendilerini 2 kişinin karşıladığını ve Salamis Harabelerine götürdüğünü, daha sonra da polisin baskın yaparak kendilerini tutukladığını söylediğini de anlattı.
"Kandırıldık"
Yargıcın söz vermesi üzerine bir mülteci, borç alarak umut yolculuğuna çıktıklarını ancak Güney Kıbrıs diye buraya bırakıldıklarını söyleyerek mahkemeden özür diledi.
6 ay hapis veya 100 bin TL hapis
Davanın dinlenmesinin ardından kararını açıklayan yargıç, bu tür suçlara verilen cezanın 6 ay hapislik veya 100 bin TL'ye kadar para cezası olduğuna dikkat çektikten sonra kaçak işgücünün, kayıt dışı ekonomi oluşturduğunu belirtti ve toplumsal dokunun bozulmasına neden olduğuna işaret etti. İnsan kaçakçılığında KKTC'nin bir basamak olarak kullanıldığının altını çizen yargıç, sanıkların bir insanlık dramının mağdurları olduğunu belirttikten sonra diğer hafifletici nedenleri de dikkate alarak sanıklara 5'er gün hapislik cezası verdi.
Türkiye'ye gönderilecekler
Sanıklar, 5 günlük hapis cezalarını çektikten sonra Türkiye'ye, oradan da ülkeleri Suriye'ye gönderilecekler. |