Hristofyas; "Kıbrıslı Türk liderin iddia ettiği gibi, Kıbrıs sorununun yılsonuna kadar çözülmesi zordur, çünkü Kıbrıs sorununun bir dizi ciddi yönünde farklı yaklaşımlara sahibiz. Yılsonuna kadar çözüm, ancak Mehmet Ali Talat, Kıbrıs sorununun kendisiyle anlaştığımız temel çözüm ilkelerini izlerse olabilir" dedi.
Haravgi; "Çözümün 2008 İçinde Başarılması Zor - Başkan, Kıbrıs Sorununun Ciddi Yönlerinde Yaklaşımların Farklı Olduğunu Vurguluyor" başlığıyla yansıttığı haberinde, İsveç'i ziyaret etmekte olan Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas'ın önceki gün İsveçli gazetecilere yönelik düzenlediği bilgilendirme toplantısında söylediklerine yer verdi.
Vizyon
Gazeteye göre, Kıbrıs'ta başlayan yeni prosedürde çok şeyin iki liderin iradesine bağlı olduğu görüşünü ortaya koyan Hristofyas, şunları söyledi:
"Eğer iki lider aynı iyi niyeti gösterir ve tezlerini; üniter devletin, Kıbrıs Cumhuriyeti'nin iki bölgeli iki toplumlu bir federasyon devletine dönüşmesi olacağını öngören 1977-79 Doruk Anlaşmaları'na dayandırırsa, bugüne kadar uzlaştıkları; Kıbrıs sorununa tek egemenliği, tek vatandaşlığı ve tek uluslararası temsiliyeti olan federasyon çatısı altında Kıbrıs Cumhuriyeti'nin bağımsızlığını gündeme getirecek bir çözüm vizyonuna sahip iki lider, eski yoldaş olarak uzun süreli dostluklarına saygı gösterirse, Kıbrıs'ın askersizleştirilmesi ve bütün Kıbrıslıların insan haklarının tesis edilmesi taahhütlerine bağlı kalırsa ve vatandaşlar olarak vizyonlarına bağlı kalır ise Kıbrıs'ın yeniden birleşmesi ortak vizyonu hayata geçirilebilir. Bu benim vizyonumdur. Umarım Talat da aynı şekilde yanıt verir"
Doğrudan müzakereler sırasında iki liderin karşılaşacağı zorluklara işaret eden Hristofyas, "Sıradan insanların kabul edebileceği, ortak kabul görecek bir çözüme ulaşabilmemiz için mantık, akıl, iyi niyet ve vatanseverliğin hâkim olmasını diliyorum" dedi.
Bunun; yaşayabilir ve sürdürülebilir bir çözümün garantisi olduğu görüşünü ortaya koyan Hristofyas, "Aksi halde, Kıbrıslılar tarafından değil, dışarıda hazırlanan bir planla olduğu gibi, çözümü dayatmaya çalışırsak yeniden başarısızlığa uğrayacağız ve bu sefer gerçek bir yıkım olacak" ifadesini kullandı.
Rum Yönetimi Başkanı, doğrudan müzakerelerin başlamış olmasına da değinerek şunları söyledi:
"İlk müzakere konusu yönetim, ikincisi de mülkiyettir. İşgal bölgelerindeki Rum malı gaspları ve insanların kişisel malları konusundaki hassasiyet dikkate alındığında mülkiyet; Kıbrıs sorununun en zor yönlerinden biridir. Kıbrıslılar, Kıbrıslı Türkler ve Rumlar, mülklerine erişim hakkına, mülklerini nasıl idare edeceklerine karar verme hakkına sahip olmalıdır. Göçmenlerin geri dönüş ve köylerine yerleşim hakları vardır. Kıbrıs Türk idaresi altında geri dönüş umurumda değil, yeter ki demokratik bir yönetim sisteminde insan haklarına saygı olsun.
Kıbrıslı Türk liderin iddia ettiği gibi Kıbrıs sorununun yılsonuna kadar çözülmesi zordur, çünkü Kıbrıs sorununun; mülkiyet, yerleşikler, yönetim ve güvenlik gibi bir dizi ciddi yönünde yaklaşım farklılıkları var."
"Garantör güçlere gerek yok"
Gazete, Hristofyas'ın bu farklı yaklaşımları yorumlarken özellikle güvenlik ve Türkiye'nin garantörlük hakları üzerinde durduğunu ve şunları söylediğini yazdı:
"Geçmişteki acı deneyimler ve Kıbrıs'ın AB'ye üye olması nedeniyle garantör güçlere gerek yoktur. Ancak Türkiye, Garanti Anlaşmaları'nın değişiklik olmaksızın ve Kıbrıs Cumhuriyeti'nin ve Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nin iç konularına müdahale hakkını elinde tutarak devam etmesinde ısrarlıdır.
İki tarafı arasında var olan ayrılık budur.
Sayın Talat mantıklıysa ve daha önce söylediğim ilkeleri izlerse yılsonuna kadar çözüm doğal olarak mümkündür. Ancak Sayın Talat'ın, görüşmemizin ardından ortaya koyduğu tezlerini değerlendirdiğimde bu mümkün değildir. Kıbrıslı Türk liderin sıklıkla yaptığı açıklamalardan üzüntü duyuyorum."
"Akıllı ve mantıklı olmalıyız"
Mahi ise; "Hristofyas Kıbrıs Sorununun Yıl İçerisinde Çözülmesi Konusunda Kötümser - Mülkiyet Konusu Çok Zor ve Kritik" başlığıyla yansıttığı haberinde Kıbrıs sorununun çözümü konusunda iki tarafı ayıran uçurumun gün geçtikçe daha da açıldığı yorumunda bulundu.
Gazete, Hristofyas'ın önceki gün Stockholm'de İsveçli gazetecilere yaptığı açıklamada şunları da söylediğine dikkat çekti:
"Az konuşup daha çok iş yapmaya dikkat etmeliyiz. En kısa zamanda çözüm istiyorsak, mantıklı ve akıllı olmalıyız. Maalesef Kıbrıslı Türk lider bunu yapmıyor. Olguları değerlendirdiğimde, bu yılsonundan önce çözüme ulaşmamızın mümkün olduğunu zannetmiyorum.
Mehmet Ali Talat'la birlikte karşılaşacağımız zorluklar mantık, akıl, iyi niyet ve vatanseverlikle göğüslenecek ki sıradan insanların kabul edeceği, ortak kabul edilebilir bir çözüme varabilelim."
Stefanu: Asıl bizim rahatsız olmamız gerekirdi
Gazete öte yandan, İsveç'te Hristofyas'a eşlik etmekte olan Rum Yönetimi Sözcüsü Stefanos Stefanu'nun da, Cumhurbaşkanı Talat'ın, Hristofyas'ın ortaya koyduğu tezlerden "rahatsız olmasını ve protesto etmesini", "Asıl Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs Türk tezlerinden rahatsız olması gerekirdi" sözüyle yorumladığını yazdı.
Gazeteye göre Stefanu, Cumhurbaşkanı Talat'ı "ne iki lider arasında uzlaşılanlar, ne Doruk Anlaşmaları'nda, ne BM kararlarında ne de uluslararası hukukta var olmayan taleplerde bulunmakla" suçladı. |