DENGESİZ YAKLAŞIM... Cumhurbaşkanı Talat, Kıbrıs'ta taraflara dengesiz yaklaşan bu kararın hem uygulanma, hem de sonuç getirme şansı olmadığını belirterek, "Bize Avrupa Konseyi'nde ortaya konan olumlu yaklaşıma pek de paralel olmayan bir karar ortaya çıkmıştır. Geçmiş yıllarda Avrupa Konseyi'nden çıkan kararlar şimdikine göre çok daha olumluydu" diye konuştu
TUHAF ÇAĞRI... Kararda Kıbrıs Türk tarafının adanın birleştirilmesi için kararlılığını bir kez daha teyit etmesinin istendiğini belirterek, bunun tuhaf bir çağrı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Talat, "Kararda Kıbrıs Türk tarafına tuhaf çağrılarda bulunulmaktadır. Adanın birleştirilmesi için kararlılığımızı bir kez daha teyit etmemiz istenmektedir, ayrı devlet isteğimizin ortadan kaldırılması istenmektedir ki ne demek istediği anlaşılmayan bir çağrıdır. Kuzey Kıbrıs'taki Rum mallarına inşaat yapılması ve satılmasına son verilmesi çağrısı vardır ki bu, Rum tarafının çözüm olmadan yaptığı moratoryum girişimlerinin desteklenmesi anlamına gelir" dedi
Özgül Gürkut MUTLUYAKALI-TAK
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nde (AKPM) "Kıbrıs'ta Durum" başlıklı rapora bağlı olarak kabul edilen kararı, "Kıbrıs Türk tarafı açısından rahatsızlık verici ve uygulama şansı zayıf" diye değerlendirdi.
Kararda Kıbrıs Türk tarafının adanın birleştirilmesi için kararlılığını bir kez daha teyit etmesinin istendiğini belirterek, bunun tuhaf bir çağrı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Talat, "Kararda Kıbrıs Türk tarafına tuhaf çağrılarda bulunulmaktadır. Adanın birleştirilmesi için kararlılığımızı bir kez daha teyit etmemiz istenmektedir, ayrı devlet isteğimizin ortadan kaldırılması istenmektedir ki ne demek istediği anlaşılmayan bir çağrıdır. Kuzey Kıbrıs'taki Rum mallarına inşaat yapılması ve satılmasına son verilmesi çağrısı vardır ki bu, Rum tarafının çözüm olmadan yaptığı moratoryum girişimlerinin desteklenmesi anlamına gelir" dedi.
Talat, AKPM'nin Kıbrıs'la ilgili kararının, taslaktakinden bazı değişikliklere uğrayarak kabul edildiğini, Hukuk ve İnsan Hakları Komitesi'ndeki değişiklik önerileriyle kendileri açısından daha olumsuz hale getirildiğini söyledi.
Kıbrıs'ta taraflara dengesiz yaklaşan bu kararın hem uygulanma, hem de sonuç getirme şansı olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Talat, "Bize Avrupa Konseyi'nde ortaya konan olumlu yaklaşıma pek de paralel olmayan bir karar ortaya çıkmıştır. Geçmiş yıllarda Avrupa Konseyi'nden çıkan kararlar şimdikine göre çok daha olumluydu" diye konuştu.
Talat, kararın bu hali almasında, Rum tarafının çabalarının etkili olduğunu ve Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas'ın 2004'te çözüme "hayır" dediği unutularak, Papadopulos'tan sonra kendisine kredi verilmesiyle Hristofyas'ın bir anlamda taltif edildiğini kaydetti.
"Bu bizim aleyhimize bir gelişme olduğu için bizim açımızdan rahatsızlık vericidir ve doğal olarak da uygulama şansı iyice zayıftır" diyen Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, kararda, şimdiye kadar kullanılan terminolojinin dışında, "Kıbrıs'ın kuzeyinin Türkiye'nin "işgali altında bulunduğunun" iddia edildiğini hatırlattı.
Olumsuz terminoloji
Talat, bunun Rum iddialarına destek amacı güden olumsuz bir terminoloji olduğuna dikkat çekti.
Kararda, Kıbrıslı Türklerin Avrupa'yla entegrasyonuna destek verildiğini, uluslararası ticaret, eğitim, kültürel ve sportif temasların Kıbrıslı Türklere tanınması çağrısı yapıldığını da belirten Cumhurbaşkanı Talat, bunların 1983 ve 1984'te alınan 541 ve 550 sayılı BM Güvenlik Konseyi kararlarına aykırı olmaması gerektiği çağrısının da günümüzün gerçeklerine uygun davranmak yerine birden bire günümüzü 1983-84'lere çeken, anlamsız ve gereksiz bir yaklaşım olduğunu anlattı.
Eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın referandum sonrasındaki raporunda, Kıbrıslı Türklere izolasyonların kaldırılmasının BM Güvenlik Konseyi kararlarına aykırı olmayacağının açıkça ifade edildiğini anımsatan Cumhurbaşkanı Talat, "Dolayısıyla bu kararın, onca yıl geriye giderek uyarılarda bulunmasının bir anlamı olacağını düşünmüyorum" dedi.
Kararın, izolasyonların kaldırılmasının önüne BM Güvenlik Konseyi'nin 541 ve 550 numaralı kararlarının çıkarılması girişimi olmaktan öteye anlam taşımadığını belirten Talat, kararın bu bakımdan son derece olumsuz olduğunu söyledi.
Talat, kararda "olumlu" diye nitelenebilecek unsurlar da bulunduğuna işaret ederek, doğrudan ticaretin önündeki engellerin Rum tarafınca kaldırılması çağrısının, kültürel, eğitsel ve sportif temasların, adanın birleştirilmesine aykırı olmayacak koşullarda Kıbrıslı Türklere tanınması talebinin de yine koşullu çağrı olarak Rum tarafına yapıldığını kaydetti.
"Eğitsel, sportif ve kültürel çalışmalar birleşmeye olumlu etkisi var"
Bu koşulun da anlamı olmadığını belirten Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, "Çünkü eğitsel, sportif ve kültürel çalışmaların adanın birleştirilmesine aykırı bir yanı yoktur; aksine adanın birleştirilmesine olumu etkisi olacak hususlardır. Rumların buna engel olurken öne sürdükleri tezlere destek verildiğini görmüş oluyoruz" dedi.
Talat, AKPM'de kabul edilen kararda, Rum tarafına tarih kitaplarında düzenleme yapması çağrısının yer aldığını belirterek, bunun; Kıbrıs Türk tarafınca zaten yapıldığını anımsattı. Aynı şeyi Rum tarafının da yapmasının istenmesinin son derece olumlu olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, şöyle devam etti:
"Tuhaf çağrılar... Anlaşılır değil..."
"Ama bu arada Kıbrıs Türk tarafına da tuhaf çağrılarda bulunulmaktadır. Adanın birleştirilmesi için kararlılığımızı bir kez daha teyit etmemiz istenmektedir, ayrı devlet isteğimizin ortadan kaldırılması istenmektedir ki ne demek istediği anlaşılmayan bir çağrıdır. Kuzey Kıbrıs'taki Rum mallarına inşaat yapılmasına ve satılmasına son verilmesi çağrısı vardır ki bu, Rum tarafının çözüm olmadan yaptığı moratoryum girişimlerinin desteklenmesi anlamına gelir."
AKPM kararındaki "Türk yerleşiklerin geri gitmesi için özel yardım yapılması" çağrısının da çok garip olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Talat, Avrupa Konseyi gibi ırkçılığa ve insanların nereden geldiğine göre ayrımcılık yapılmasına karşı çıkan bir kurumun Kıbrıs Türk tarafına böyle tuhaf bir çağrı yapmasının anlaşılır olmadığını söyledi.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, kararda bütünlüklü çözümün parçası olan Maraş'ın BM'ye devri çağrısı yer aldığını, bunun aslında Maraş'ın Rum Yönetimi'ne devrini öngören bir çağrı olduğunu ifade etti
Talat, Türkiye'ye çağrı yapılarak güven yaratıcı önlemler çerçevesinde asker çekmesinin istendiğini de kaydederek, bu çağrının da, çözümle ilişki bağının koparılarak yapılmasını eleştirdi.
Rum gemilerine Türkiye'nin limanlarının açılması ve Rum tarafıyla ticaret anlaşması imzalanması çağrıları yanında, kayıp şahıslar konusunda 4. Devlet Başvurusu, Loizidu ve Ksenidi-Arestis davası sonuçlarının Türkiye'nin uygulamasının istenmesinin, kararı dengesiz, gerçeklerle bağdaşmaz kıldığını anlatan Talat, kararın öneminin de azaldığını söyledi.
"Sempatiyle karşılamamız beklenemez"
Cumhurbaşkanı Talat, "Kıbrıs Türk tarafı olarak kararı sempatiyle karşılamamız tabi ki beklenemez ve dolayısıyla da sonuçlarına saygı duymamız umulamaz" diye konuştu.
Talat, bir soru üzerine AKPM'deki konuşması sırasında heyecanlanmadığını, ama Kıbrıslı Türklerin orada kendi diliyle temsil edilmesinden gurur ve mutluluk duyduğunu vurguladı.
"Benim oraya davet edilmem ve o şekilde konuşma yapmama imkan verilmesi, Kıbrıs Türk halkının 2000'li yıllardan beri yaşadığı büyük değişim ve onun bizlere getirdiği kazanımlarla ilişkilidir" diyen Cumhurbaşkanı Talat, son derece mutlu olduğunu ve halkıyla gurur duyduğunu söyledi.
Talat, bunun olası bir çözümde; kararlar ne kadar da zaman zaman olumsuzluk içerse de, Kıbrıslı Türklere saygı duyulacağını göstermesi bakımından yaklaşım ve davetin önem taşıdığını kaydederek, "Bunu, Kıbrıs Türk halkı başarmıştır" dedi.
Konuşmasına, hem Kıbrıs'tan hem de Türkiye'den çok olumlu tepkiler aldığını, AKPM'deki Kıbrıslı Türk ve Türkiyeli parlamenterlerden de olumlu tepkiler aldığını ifade eden Cumhurbaşkanı Talat, bir Kıbrıslı Türk liderin AKPM'de konuşmasından herkesin mutlu olduğunu, İrlanda delegasyon başkanı ve değişik delegasyonlardan milletvekillerinin konuşmasından sonra kendisini kutladığını, değişik ülkelerden destek aldıklarını, basından da olumlu tepkiler gördüğünü belirtti.
AİHM Başkanı'yla görüşülen konular
Cumhurbaşkanı Talat, bir soru üzerine, Strasbourg'da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Başkanı Jean Paul Costa'yla görüşmesinde, mahkemenin zaman zaman tarafsızlığının sorgulanabileceği kararları bulunduğunu ve bunların asgariye indirilmesi gerektiğini söylediğini bildirdi.
Kayıp şahıslarla ilgili Kıbrıslı Türklerin başvurularına zaman aşımı nedeniyle "kabul edilebilir değil" kararı veren AİHM'nin, Rum başvuruları için tartışıp karar bile vermesiyle yaratılan çelişkileri ortaya koyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Talat, Varnava davasıyla ilgili üst daireye başvurularının 19 Kasım'da ele alınacağını bildirdi.
Talat, "Çözümün yasal güvenliğinin sağlanması gerektiğini anlattım. Çünkü eğer biz, bir siyasi çözüme ulaşırsak ve bireysel başvurularla bu çözüm bozulursa, zarar görürse, bunun olumsuz yansımaları olacağını, AİHM'nin bu konularda hassasiyeti elden bırakmaması gerektiğiyle ilgili hassasiyetimizi ortaya koyduk" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, AİHM'nin Kıbrıslı Rumların kuzeydeki eski mallarıyla ilgili konuları ele alırken, Kıbrıslı Türklerin de güneydeki mallarını yeterince güçlü şekilde ele almadığını, bunun; belki Kıbrıslı Türklerin başvuru eksikliğinden kaynaklanmış olabileceğini de gündeme getirdiğini bildirdi.
Mahkemenin eşit davranmasını istediklerini kaydeden Talat, mahkemenin kararlarından dolayı Kıbrıs Türklerinin kendilerini insan hakları bakımından güvence altında hissetmediklerini, bunun da mahkemenin saygınlığını zedelediğini ve AİHM'ye güvensizliğe yol açtığını anlattıklarını belirti. |