"ÖLÜMLER OLACAK"... Çeşitli suçlardan hükümsüz tutuklu olarak cezaevinde yaklaşık 1 yıl yatan ancak aleyhine getirilen tüm suçlardan serbest kalan Yücel Erol cezaevindeki sorunların çözülmemesi durumunda yine isyan çıkacağını ve bu seferki isyanın ölümlere yol açacağını ileri sürdü. Cezaevinde mahkumların cezalarını insan haklarına yakışır bir şekilde çekmek istediğini ifade eden Erol, sorunların çözülmemesi durumunda, sorunların tekrar baş göstereceği iddiasında bulundu
Aral MORAL
Çeşitli suçlardan hükümsüz tutuklu olarak cezaevinde yaklaşık 1 yıl yatan ancak aleyhine getirilen tüm suçlardan serbest kalan Yücel Erol cezaevindeki sorunların çözülmemesi durumunda yine isyan çıkacağını ve bu seferki isyanın ölümlere yol açacağını ileri sürdü.
KIBRIS'a konuşan Erol, cezaevi koşullarının, insan hakları göz önüne bulundurulduğu zaman, hiç de iyi olmadığını belirterek, AİDS ya da hepatit hastası bir mahkumla, "cezaevine yeni gelen sağlıklı bir mahkumun ayni koğuşta kaldığına" dikkat çekti.
Aşırı kalabalıktan dolayı daha başka sorunların da baş gösterdiğini ifade eden Erol, eskiden koğuşlarda 5 kişinin kaldığını, şimdi ise 10 kişinin tek koğuşta yattığını söyledi.
Cezaevinde gardiyanların kontrol altına almakta zorlandığı olaylar yaşanması durumunda devreye giren çevik kuvvetin, mahkumları dövdüğünü de iddia eden Erol, "Ancak bu son olayda dayak atmadılar" dedi.
"AİDS hastası ile sağlıklı mahkum aynı yerde"
Yücel Erol, 1 yıldan beridir yetkililere hapishanenin koşullarıyla ilgili yazı yazdıklarını belirterek, "Bu yazıların içerisinde, cezaevinin iyileştirilmesi, temizlik, hijyen, revir ve spor alanlarının eksikliklerini gözler önüne sermeye çalıştık" dedi.
"AİDS ya da hepatit hastası bir mahkumla, cezaevine yeni gelen bir suçlunun ayni koğuşta kaldığına" dikkat çeken Erol, "Cezaevinde özellikle hijyen koşulları çok kötü. Kapasitesinin çok üstünde mahkum barındıran bir cezaevinin hijyenik olmasını beklemek çok yanlış olur" diye konuştu.
"Eskiden koğuşlarda 5 kişi kalırdı, şimdi iki katı"
Aşırı kalabalıktan dolayı daha başka sorunların da baş gösterdiğini kaydeden Erol, eskiden koğuşlarda 5 kişinin kaldığını, şimdi ise 10 kişinin tek koğuşta yattığını söyledi.
Yücel Erol, koğuşlarda yer kalmadığı zamanlarda mahkumların koridorlarda yattığını da ileri sürdü ve yeni bir cezaevi yapılması gerektiğini kaydetti.
"Öyle bir yer ki, topluma adapte olmak
yerine, adaptasyon sorunu çekiyorsunuz"
Yaklaşık 4 ay önce cezaevinden çıktığını söyleyen Yücel Erol, serbest kalmasının ardından yaşadığı sorunları şu sözlerle anlattı:
"Ben çıkalı 4 ay oldu. Ama daha topluma adapte olamadım. İçerde oyalanmak için ne bir iş, ne de spor yapabildim. Çünkü ne spor yapabilmek için olanak var ne de iş. Atölyeler var ama oraya bir ya da iki kişi girer. Geri kalan 400 kişi ne yapacak?"
"Son isyanın nedeni cezaların uygulanması..."
Geçtiğimiz günlerde cezaevinde çıkan isyanın nedeninin cezaların uygulanmasından kaynaklandığını ileri süren Yücel Erol, "Cezalar eskiden 3'te 2 olarak uygulanırdı. Ama şimdi 6'da 5'e çıktı. Mahkumlar bu yüzden isyan etti. Yetkililerin basına anlattığı sebeplerden dolayı değil. Dünyanın hiçbir yerinde bu tür bir uygulama yok. Güney Kıbrıs'ta hükümetin affı var, kilisenin affı var... İyi halden serbest bırakılma şansı bile var. Ama bizde o yok. İsyanın tek ve en önemli sebebi budur. Cezaların artması mahkumları isyana itti" diye konuştu.
"2 gündür açlık grevi var
ama kimsenin haberi yok"
Cezaevinde son yaşanan olayların ardından mahkumların 2 gündür açlık grevi yaptığını ileri süren Erol, "Ama bu dışarı yansıtılmıyor. İçerde olanlardan kimsenin haberi yok" dedi.
Mahkumlarda cep telefonunun bulunduğunu da kaydeden Erol, cezaevinde 400'ün üstündeki mahkuma 4 ankesörlü telefonun hizmet verdiğine işaret ederek, "Haftada bir telefon etme hakkınız var. 400 kişiden sıra gelirse görüşme yapabilirsiniz" dedi.
"Bu isyan son değil;
yine isyan çıkacak"
Son çıkan olaylarda da 70 şiltenin değil, 300'e yakın şiltenin yakıldığını belirten Yücel Erol, mahkumların şilteleri yakması sonucu battaniye üzerinde yattıklarını söyledi.
Erol ayrıca, E koğuşunun yangından dolayı tamamen çöktüğünü ileri sürdü.
Mahkumların, insan haklarına yakışır bir şekilde ceza çekmek istediğinin altını çizen Yücel Erol, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu isyan son değil. Çok geçmeyecek, yeni bir isyan daha çıkacak. İçerdeki arkadaşlarımla konuşuyorum ve bana, şartların düzelmemesi durumunda kendilerini bile yakmaya hazır olduklarını söylediler. İçerdekiler insan haklarına yakışır bir şekilde cezalarını çekmek istiyorlar. O insanları küçük bir yere koydunuz, üstüne, kapasite fazlası doluluk... Çoğu mahkumun psikolojileri bozuluyor. Yine olay çıkacak ve bu sefer ölümlü olacak."
"Çevik kuvvet girdiği zaman döver!"
Cezaevinde gardiyanların kontrol altına almakta zorlandığı olaylar yaşanması durumunda devreye giren çevik kuvvetin mahkumları dövdüğünü ifade eden Erol, "Ancak bu son olayda dayak atmadılar" dedi.
"Çevik kuvvet birlikleri cezaevine girdiği zaman, bir koridor boyunca sıralanır. Daha sonra aralarından koşarak geçmenizi söylerler. Koşarken duvar kenarlarına karşılıklı dizilmiş çevik kuvvet birlikleri coplarla vurur. Bazen de süründürürler ve süründürürken cop ile döverler" diye konuşan Erol, sorunların, mahkumları dövmekle çözülmeyeceğini vurguladı.
Yücel Erol ayrıca, cezaevi doktorunun iyi olmadığı ve akşamları kantinin açılmadığı iddiasında da bulundu. |