TOPLUMSAL DAYANIŞMAYA İHTİYAÇ VAR... Mutfak ve temizlik malzemelerinin kesinlikle Güney'den ucuz olduğunu iddia eden Başbakan Soyer, "Güney'den alışveriş Avrupa'dan alışverişse bu bir değerdir, zenginliktir" dedi. Soyer, global krizin etkilerini azaltabilmek için toplumsal dayanışmaya, anlayış birliğine ihtiyaç olduğunu kaydetti
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, "kamu görevlilerinin 13. maaşlarının ve emeklilik ikramiyelerinin budanacağı" yönündeki iddiaları yalanlayarak, "gerçek dışı bu iddialara itibar edilmemesini" istedi.
KKTC'nin Güney Kıbrıs'tan pahalı olduğu söylemlerine de tepki göstererek, "KKTC'nin mutfak ve temizlik malzemelerinde global olarak kesinlikle Güney Kıbrıs'tan ucuz olduğuna" işaret eden Soyer, KKTC'yi Güney'den daha ucuz yapabilmek için gereken tüm çabayı göstereceklerini vurguladı.
Bakanlar Kurulu'nun dünkü toplantısı öncesinde gazetecilere ülke gündemine ilişkin açıklamalarda bulunan
Başbakan Soyer, tarım sektöründe, eldeki tüm imkânlarla, üreticiyi yeni üretim sürecine hazırlayacak tedbirler alacaklarını belirterek, alınacak kararı toplantı sonrasında sözcünün açıklayacağını söyledi.
Basında çıkan "Kamu görevlilerinin 13. maaşlarının ve emeklilik ikramiyelerinin budanacağı" yönündeki iddiaların "gerçek dışı ve kabul edilemez" olduğunu belirten Başbakan Soyer, gerçeğe dayanmayan açıklamalarla bir yere varılamayacağını, bunun kimseye yarar sağlamayacağını vurguladı.
"Hükümetin böyle bir politikası yok"
"Hükümetin böyle bir politikası olmadığı gibi, böyle bir konuyu gündeme getirmek cinayettir" diyen Soyer, bunu yapanların Kıbrıs Türk halkına en büyük kötülüğü yaptıklarını söyledi.
Başbakan Soyer, şunları kaydetti:
"Bu gerçek dışı haberlere hiçbir insanımızın; kamu görevlimizin itibar etmemesini özellikle istiyorum. Maksatları, telaş ve endişe yaratarak insanların yaygın şekilde emekliye çıkmasını sağlamaktır. Böylece, hükümeti emekli ikramiyelerini ödeme zorluğuna düşürmek gibi küçük bir hesaptır. Hükümetimiz, her şartta, devletin yurttaşına taahhüdünü yerine getirecek kabiliyet ve yetenektedir. Kimse, böyle gerçek dışı olaylara tevessül etmesin. Kimse de bunlara inanmasın."
"Obama örneği"
Ülkelerin kriz günlerinde iktidarıyla muhalefetiyle toplumsal ortak paydada buluşabilmesinin gerekliliği ve önemi üzerinde duran Başbakan; buna, ABD'deki finansal krizin giderilmesine yönelik olarak, Obama'nın aday konumunda olmasına, meclisten karar çıkarılmasına yaptığı katkıyı örnek gösterdi ve bunu "belli bir zorlukta siyasal mücadeleyi sürdürürken toplumsal ortak payda ve dayanışmada yaratılan bir zenginlik" olarak değerlendirdi.
Başbakan Soyer, geçmiş dönemlerde bunun KKTC'de de başarıldığını belirterek, 1990'da Körfez Krizi yaşanırken ve sonraki yıllarda ülkeyi sarsan Bankalar Krizi dönemlerinde partisinin muhalefette olmasına rağmen diyalogla sağladığı katkıyı örnek gösterdi.
Gelinen aşamada, bugünün koşullarında, bazı kesimlerin tersini yapmaya çalıştığını belirterek, bunun "kabul edilmez" olduğunu yineleyen Soyer, öte yandan "KKTC'nin son derece pahalı olduğu" intibasının yaratılmak istendiğini de belirterek, buna yönelik tepkisini dile getirdi.
"Mutfak ve temizlik malzemeleri Güney'den ucuz"
"KKTC'nin mutfak ve temizlik malzemelerinde global olarak kesinlikle Güney Kıbrıs'tan ucuz olduğunu" ve bunu her düzeyde konuşmaya ve tartışmaya açık olduğunu ifade eden Başbakan Soyer, bir kısım mallarda fiyat farkı olabileceğini ve bunun da doğal olduğunu, bunu da aşacaklarını kaydetti.
Hükümetin, işveren kuruluşları ve çeşitli müesseselerle yaptığı toplantılarda, karşılıklı tespitlerini paylaşmakta olduklarını ve KKTC'nin daha da avantajlı olması için yeni tedbirler üretilmesinde hemfikir olduklarını kaydeden Soyer, bunun üzerinde çalışarak KKTC'yi Güney'den daha ucuz yapabilmek için gereken tüm çabayı göstereceklerini vurguladı.
Başbakan Ferdi Sabit Soyer, gerçekçi olmak gerektiğini ve hükümeti yıpratmaya yönelik çabaların toplum ekonomisini olumsuz etkileyeceğini ifade etti.
"Yasak veya kınama görüşümüz yok ama..."
Polisiye tedbirlerle bir yere varmanın mümkün olmadığına, yasak koyma veya kınama gibi bir görüşleri de bulunmadığına dikkat çeken Soyer, "Ama bir konunun da toplumsal bilinçte yer etmesi gerekiyor" diyerek, "Güney Kıbrıs'tan alışveriş Avrupa'dan alışveriş demektir" şeklinde söylemlere atfen şunları kaydetti:
"Güney'den alışveriş Avrupa'dan alışverişse..."
"Demek ki, Avrupa'dan alışverişse bu, Avrupa'dan alışveriş yapabilecek denli gelirimiz var demektir. Bizim alım gücümüz Avrupa ülkesinden alış veriş yapabilecek durumdadır. Durum buysa, bu bir değerdir, bu bir zenginliktir. O zaman bunu düşünmemiz gerekir. Eğer çözüm olmadan Avrupa Birliği üyesi olan Güney Kıbrıs'tan alışveriş Avrupa'dan alış veriş yapmaksa ve bu değerdeysek biz, o zaman gündeme şu konu gelecek: Nasıl oldu da bu gelire ulaştık? Her bir birey onu düşünmek durumundadır. Ülke ekonomimiz büyüdüğü için 2004'ten sonra, ülke ekonomimizde gelişmeler arttığı için, devletin ödemeler dengesinde bir gelişme olduğu için, maaş ve ücret düzeni bu temelde artabildiği için bu noktadayız. Öyleyse, bunu daha da büyütebilmek için ülke ekonomimiz içinden alışveriş yapmak, KDV değerlerinin devlete gelmesini sağlamak ve ülkemizin emek ve sermaye piyasasının kendi değerlerini üretmesini sağlayabilmek, gelirimizi daha da artırabilecek, koruyabilecek ana unsurdur. Esas nokta budur."
"Toplumsal dayanışmaya ihtiyaç var"
Bu ekonominin hem emeğe hem de sermayeye ihtiyacı olduğuna da işaret eden Başbakan Soyer, olayların toplumsal bilinç, ortak yurtsever payda temelinde, bütünlük içinde değerlendirilmesi gerektiğini bildirdi.
Soyer, "Bu global krizin içerisine bizim etkileri azaltabilmek için toplumsal dayanışmaya, anlayış birliğine ihtiyacımız vardır" şeklinde konuştu. |