Lefkoşa Mahalli Barosu, ileri sürdüğü "avukatların, tutuklu bulunan müvekkillerini, mesai saatleri dışında ziyaret etmelerinin polis tarafından engellenmesi" olayını kınadı.
"Avukatlara getirilen yasağın" hukuka aykırı olduğunu öne süren Baro yetkilileri, Başsavcılığa, "uygulamanın" kaldırılmasına yardımcı olması için dilekçe verdi.
Lefkoşa Mahalli Barosu, konuyla ilgili olarak dün bir basın toplantısı düzenledi. Baro lokalinde düzenlenen basın toplantısında, konu ile ilgili basın bildirisini, başkan Barış Mamalı okudu.
Baro, bildirisinde, "Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından avukatların tutuklu bulunan müvekkillerini mesai saatleri dışında görmelerinin yasaklanmasının, hukuk ve insan haklarının ihlal edildiği anlamına geldiğini" savundu.
Yakalanan veya tutuklanan herkes, "kendisinin veya yakınlarının seçtiği bir hukukçunun hizmetinden derhal yararlandırılır" şeklinde anayasa maddesi bulunduğunu belirten Lefkoşa Barosu, yakalanan ve tutuklanan kişilerin avukatları ile şahsi münasebet kurmasının anayasal bir hak olduğunu ve bu hakka müdahale edilemeyeceğini söyledi.
Lefkoşa Mahalli Barosu, Birleşmiş Milletler'in "Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler" başlıklı sözleşmesinde, Avrupa Polis Etiği Yönetmenliği ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin aldığı kararlarda, yakalanan veya tutuklanan kişilere en kısa sürede avukata ulaşma hakkı tanındığını ve polisin buna yardımcı olması gerektiğinin belirtildiğini ifade etti.
"Gereken eylemi yapacağız"
Bildiriyi okuyan Başkan Mamalı, konuşmasında ise, "Uygulamayı şiddetle kınamakta ve protesto etmekteyiz. İptal edilmediği takdirde gerekli her tür işlem ve eylemi yapacağımızı şimdiden kamuoyu önünde ihbar ederiz" dedi.
Barış Mamalı, uygulamanın kaldırılmasına yardımcı olunması için hazırlanan dilekçeyi Başsavcılığa verdikten sonra, dilekçenin Polis Genel Müdürlüğü, idari anlamda bağlı olduğu Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ve Başbakanlığa da gönderildiğini söyledi.
Başsavcılığın hükümetin hukuk danışmanı olduğunu ve dilekçeyi sorunun çözümüne yardımcı olunması amacıyla sunduklarını kaydeden Mamalı, esas sorumluluğun Polis Genel Müdürlüğü, Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ve Başbakanlıkta olduğunu ifade etti.
Avrupa'daki sanık haklarının KKTC'dekilerle hiç örtüşmediğini iddia eden Mamalı, ümitlerinin "uygulamanın" kaldırılması olduğunu dile getirdi.
Mamalı, girişimlerinden sonuç elde edilmemesi halinde, konunun Yüksek Mahkeme'ye götürülerek yasal bir sürecin de başlatılabileceğini kaydetti.
Avukatların yoklanması
Polis Genel Müdürlüğü tarafından alındığını öne sürdükleri kararın, karakollara yapılan ziyaretler sırasında öğrenildiğini belirten Mamalı, bunun yanında tutuklu bulunan müvekkilleri ziyaret eden avukatların üzerilerinin yoklanacağını söyledi. Mamalı, "Mesleğimize karşı bir hakarettir bu" dedi.
Avukatların yoklanmasının da anayasaya aykırı olduğunu belirten Mamalı, "polis memurlarının bu emre uyma zorunluluğu bulunmadığını" ifade etti. |