Ulusal Birlik Partisi (UBP) Lefkoşa İlçe Başkan adayı Ziya Güvenir, ilçe başkanlığına aday oluşundaki en önemli etkenin partinin Lefkoşa'da son 10 yıldır seçim kaybetmesinden dolayı ilçenin yeni taze kana ihtiyacı olmasının etken olduğunu söyledi.
Güvenir, parti içerisinde bulunan 30 kişilik ekipleri ile ilçenin durumunu değerlendirip yola çıktıklarını ve bu sayının 400'leri çoktan geçtiğini belirtti. Lefkoşa'da 8 olan milletvekili sayısının 5'e düştüğünü ve ayrıca UBP'ye Lefkoşa'da ait tüm yerel yönetimlerin kaybedilmesi nedeniyle yeni yüzlerin partide ihtiyaç olduğunu kaydetti.
Farklı bir yönetim tarzı sergileyeceğiz
Ziya Güvenir, göreve geldikleri takdirde farklı bir yönetim tarzı sergileyerek herkese eşit mesafede duran, herkesi kucaklayan, parti bütününe hizmeti ön planda tutan, kelimelerin ve kelime cambazlıklarının değil fikirlerin öne çıkacağı bir ilçe yaratacaklarını söyledi.
Öncelikli hedeflerinin ilçeyle örgütlerin sürekli çalışacağı, tabandan tavana kadar iletişim içerisinde olacağı bir sistem kurmak olduğunu anlatan Güvenir, seçimden seçime hatırlanan değil partinin tüm organlarıyla parti bütününe katkı yapacak, elinde bulunan insan kaynağını en iyi şekilde üreten duruma getiren bir ilçe olacaklarını belirtti. "Söz verip yapmayan değil, yapabileceğinin en iyisini yapan" bir ilçe yaratacaklarını da kaydeden Güvenir, şöyle devam etti:
"Yapmak istediklerimiz ve savunduklarımız arasında ise ilçe başkanının kesinlikle milletvekili olmamasıdır. İlçe başkanı milletvekili olduğu zaman kendini de düşünmek zorunda olduğundan parti bütününe yeterli katkıyı yapamayacağı gibi kendi seçim derdine düşmektedir doğal olarak.
Tüm bunlara ek olarak parti organlarında iyi çalışan gençlik kollarımız, kadın kollarımız var. Fakat hiçbiri parti içerisinde yönetimde söz sahibi değildirler.Bizim yapmak istediğimiz kadınları ve gençliği parti içerisinde söz sahibi yapmaktır.Örneğin 80 kişilik parti meclisinde yanlış hatırlamıyorsam 2 tane bayan bulunmaktadır.35 yaş altı genç hiç yoktur.Milletvekili sayımıza baktığımızda ise sadece 1 tane bayan milletvekilimiz vardır.35 yaş altı genç ne yazık ki burda da yoktur. Bir ülkenin ve partinin geleceği olan gençlere ve özveriyle çalışan kadınlarımıza ayrı kontenjan tanıyarak söz sahibi yapmak partimizin geleceği açısından önemlidir diye düşünüyorum.
Parti başkanlık süresinin 2 dönem ile kısıtlanması da diğer projelerimiz arasındadır.
Gelişmiş ve gelişmekte olan toplumlarda görev süresi kısıtlanmış başkanlıklar vardır.Örneğin ABD başkanı gibi, TC Cumhurbaşkanı gibi. İstediğiniz kadar başarılı olun sistemin kendini canlı tutması ve yenilemesi için tekrar aday olmanıza izin vermez. Aksi takdirde organizasyonunuz hantallaşmaya ve yozlaşmaya yüz tutar, kurum değil kişi ön plana çıkar."
Oy hesabıyla söylemler yapılamamalı
Her partinin vizyonunda iktidarın yattığını ifade eden Güvenir, bunun gayet doğal olduğunu ama iktidar için de halka oy hesabıyla söylemler yapmanın da yanlış olduğunu kaydetti.
Güvenir, siyasetin ülkemiz sistemini çok yozlaştırdığını, bugün üreten, sistemi olan bir ülke yerine kelime cambazlıklarıyla halkı ikna etmeye çalışan bir düzen durumuna gelindiğini belirtti.
Güvenir, "Oy kaygısıyla istihdam yapıyorsanız ve bunu bütçe açığınız olmasına rağmen devam ediyorsanız, bu parayı da zamlarla ve özel sektöre yüklenerek çıkartıyorsanız bu doğru değil diye düşünyorum. Bugün geldiğimiz nokta ortada. Bir yıl önce 150 YTL elektirk faturası öderken bugün 400-500 YTL elektrik ödeniyorsa, su, telefon ve diğer vergileri de hesaba kattığımız zaman bir ailenin ilk etapta sabit gideri 900-1000 YTL'den başlıyor.Çocukların okul masrafını da hesaba kattığımız zaman geri kalan maaşla da ancak yemek yemeğe yeter duruma geldi halkımız.
Narenciye konusunda da çiftçinin yüzünün gülmediğini belirten Güvenir, ödenmesi gereken sübvansiyelerin zamanında ödenmediği gibi ödenmesi gereken mebağın da altında ödeme yapıldığını vurguladı.
Ekonomide hareketlilik yaratmak adına temel gıda maddelerinin fiyatlarını düşürüp lüks tüketim maddelerine yüklenmek gereklidir. Eğer ben lüks tüketim maddesi sınıfına giren bir ürün alacaksam bedelini ödemeliyim fazlasıyla ama hergün yediğim yumurta, süt, ekmek gibi temel gıda maddelerine de ayni sıklıkta zam gelirse o zaman geçim sıkıntısı baş gösterir. Sektörlerin denetimi de ayrıca ayni oranda önem arz etmektedir. Düşünün ekonomik kriz var diye konuştuğumuz ülkemizde hayat pahalılığı eksi diye açıklanmış. Bunu artık halk değerlendirecektir" dedi.
Sürdürülebilir ekonomi hükümetlere bağlı
Ülkede sürdürülebilir bir ekonomik yapının yaratılması için Rum tarafıyla fiyatların dengeli olmasına dikkat edilmesi gerektiğini de hatırlatan Güvenir, "Az önce bahsetmiş olduğum gibi Rum tarafında temel gıda maddelerine uygulanan zam oranı ile lüks tüketim maddelerine uygulanan zam oranı ayni olmaması sebebiyle aramızda fiyat farkları oluşmaktadır.
Dün bana gelen bilgi 100 oktan benzinin dahi bizim tarafta 95 oktandan bile daha ucuz olduğudur. Tüm bunları dengelemek de hükümetlerin görevidir diye düşünüyorum.
Akla ilk gelen yapılabileceklerden; hükümetler, istihdam yerine özel sektörün önünü açmak adına işverene ben devlete istihdam yapmıyorum, sen iş veren olarak örneğin 2 yıl içinde yapacağın tüm personel alımlarının ihtiyat sandığı, sosyal sigorta yatırımlarını belli bir süreye kadar karşılayacağım subvanse edeceğim demesi bile ekonomiye nefes aldırabilir ilk etapta.Yapabilecek çok şey olduğunu düşünüyorum bu konularda.Küçük toplum olmamız sebebiyle kolay toparlanabileceği gibi kolay da bozulabilir birçok şey" dedi. |