Kibris Gazetesi
ARŞIV


EN ÇOK OKUNANLAR
5 ayaklı, çift cinsel organlı dana
'Karar seçimlik'
Rütbeler iki yıl sonra geri alındı
Ölümlü trafik kazası sanığı itham edildi
Kime karşı alıyorsunuz?
30 milyon TL alacak var
Hırsızlıkla suçlanan çocuklar 5 gün daha tutuklu
Bıçaklı saldırı olayının zanlıları, 8 gün daha tutuklu

YORUMLANANLAR
Gazze saldırıları DAÜ'yü de gerdi [2]
Kime karşı alıyorsunuz? [7]
30 milyon TL alacak var [2]
5 ayaklı, çift cinsel organlı dana [2]
'Karar seçimlik' [3]
Rumların, oyunlarla hak araması sürece zarar verir [1]
Arkadaşına tuzak kurdu, hapse gönderildi [2]
Marinero Restaurant'ta Y A N G I N [4]
Kabak çiçekleri başına iş açtı [5]
Türkiye kaynıyor [2]
Emisyon denetiminde 676 araçtan 243'ü sorunlu [1]
Tam bir skandal [11]
Hamitköy'e içilebilir su [1]
Potada mutlu son Levent ve YDK'nın [1]
Şeyho'ya 3 yıl [1]
Maaşlar yargıda! [5]
Avcı: ÖRP, kilit parti olacak [2]
İngiltere donuyor [2]



Şark politikası ve Bizans entrikası
KIBRIS'a konuşan UBP Genel Başkanı Ertuğruloğlu, eski Genel Başkan Eroğlu'nun yeniden aday olmasının fırsatçılık olduğunu söyledi. Ertuğruloğlu, Eroğlu'nun politikalarıyla ilgili ilginç değerlendirmelerde de bulundu:
   Pazar 09:21
   16 Kasım 2008
Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

EROĞLU, UMUT OLAMAZ... Ertuğruloğlu: Eroğlu, şark politikalarının ve Bizans entrikalarının temsilcisidir. Derviş Bey, yıllarca hizmet verdi. Bundan sonra bu halka verecek, yeni bir şeyi yoktur. Umut olamaz, zaman değişmiştir, koşullar değişmiştir. Nesiller, beklentiler değişmiştir. Bilgi çağındayız, dünya süratle değişiyor. ABD'nin başına, 47 yaşında bir zenci gelmiştir. Siz halen şark kurnazlığı ile Bizans entrikaları ile küçük olsun ama benim olsun zihniyetiyle politika yapıp da Kıbrıs Türk halkına umut olacağınızı düşünemezsiniz. Bu gemi böyle gitmez, böyle kaptanlarla yüzmez

 

 

EROĞLU, YÜRÜYÜP DURUP MAKAN VAAT EDİYOR... "Partide böyle bir süreç yaşatılmamış olsaydı, UBP, %45'lerin üzerinde oy potansiyelini yakalama imkanı bulmuştu. Derviş Bey'in adaylığını duyan isimler, partiye oy verme eğiliminden vazgeçip, bekleme eğilimine geçmiştir. Eroğlu, şimdiden, 500 milletvekili adayı, 50 tane de bakan saptadı. Yürüyüp durup, makam vaat ediyor. Artık bu zihniyetin ve temsilcilerinin değişmesi gerekiyor"

 

 

ALTINI BOŞALTALIM DEDİLER... "Ne yapmak istediysek, doğru ve iyi bir şeyler yapmaya çalışmışsak, Derviş Bey'in engeliyle karşılaştık. Derviş Bey'in istediği, belli ki, hiçbir şey yaptırmamak ve sonra dönüp eleştirmekti. Ben, Derviş Bey'in aday olurken, kurultaydan sonra, altını boşaltalım gücü kalmasın cümlesini de bilerek göreve başladım..."

 

 

 

   UBP'de 29 Kasım'da yapılacak olağan kurultay için geri sayım iyice hızlandı.

   Kurultay tarihi yaklaşırken de iki güçlü genel başkan adayı arasında yaşanan yarış, ateşini yükseltiyor.

   Özellikle ilçe kongrelerinde, Derviş Eroğlu'nun desteklediği adayların kazanması, kurultay için de bir ön gösterge olarak kabul ediliyor.

   Ancak adayların özellikle bu süreçte, birbirlerine karşı takındıkları tavır da ilgiyle takip ediliyor. Bu anlamda yaşanan son gelişme, Derviş Eroğlu'nun kızının, AKP ve Türkiye Başbakanı Erdoğan aleyhine kullandığı argo ifadeleri içeren ses kayıtlarının, internet üzerinden, paylaşım siteleri aracılığı ile dağıtılmasıydı.

  Yaşanan bu olay, parti tarihinde de bir ilk olarak, tarafların hukuk sürecinde de karşı karşıya gelmesini sağladı.

   Kurultay öncesinde yaşanan gelişmeleri ve son durumu, parti genel başkanı, Tahsin Ertuğruloğlu ile konuştuk.

   Ertuğruloğlu, "ibre Eroğlu'ndan yana" yorumları yapılsa da rahat olduğunu söylüyor. Kurultay ile ilgili özellikle altını çizdiği konu ise, bu kurultayın tarihi bir seçim olacağı yönünde. Ertuğruloğlu'na göre, "delege, ya yeni siyaseti kucaklayacak ve büyümeye devam ederek, iktidarı seçecek, ya da, vereceği yanlış kararla, tekrar içine kapanacak ve dışlayıcı bir klik anlayışı ile muhalefette kalmaya mahkum olacak."

 

İlçe sonuçları şaşırtıcı değil

 

   UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu ile Dereboyu'ndaki yeni UBP Genel Merkezi'nde buluşuyoruz. Her zamanki gibi, vakur, kibar ve ölçülü.

   Oldukça yoğun bir tempo içinde, BM Genel Sekreteri Alexander Downer buluşmasının hemen öncesinde, randevu veriyor, bize.

   İlçe kongre sonuçlarının kendisini germediğini, aksine, beklediği sonuçlar olduğu söylüyor ve nedenini de şöyle açıklıyor:

   "Matematiksel olarak, kongrelerle kurultay boyutu farklıdır, birebir örtüşmüyor. Ama psikolojik bir avantaj gündeme getiriyor. Biz, de bunu göze alarak hareket ettik. Çünkü biz bu mücadeleyi, dürüst, temiz siyaset ve siyasetin kişi adına değil, parti ve ülke çıkarları için yapılması yönünde sürdürüyoruz."

   Ertuğruloğlu, bu mücadeleyi parti içinde de verdiklerini özellikle vurguluyor. Delege sisteminde yarışın, eşit koşullarda olduğunun söylenemeyeceğini belirten Ertuğruloğlu, "İlçe başkanı, ilçe yönetimini tamamen kendi kontrolünde şekillendiriyor. Örgütleri kurduruyor, aynen ben seni seçeyim, sen beni seç mantığı ile delegeleri tespit ediyor. Ondan sonra da karşısına bir aday çıkıyor ve herkes de diyor ki, yarış var. Oysa, iş başından belli. Bunun demokrasi ile alakası yok" diyor.

 

Eroğlu'nun adaylığı fırsatçılık

 

   Ertuğruloğlu, Derviş Eroğlu'nun yeniden aday olmasını "fırsatçılık" olarak değerlendiriyor ve "Kitle çıkarı ön planda tutulsaydı, farklı olurdu, ama bir nevi fırsatçılık gündeme geldi" diyor.

   Ben, "Eroğlu'nu öyle mi görüyorsunuz?" diye sorduğumda da "bunun en yumuşak tabiriyle yorumu, bu. Zaten dışarıdan görünen de bu" diyerek devam ediyor:

   "Parti düşüş sürecindeyken, genel başkanlığı bırakan ve artık milletvekili adayı dahi olmayacağını açıklayan Derviş Bey'in, partinin yükselişe geçtiği bir dönemde, çok enteresan bir şekilde, parti dağılıyor, partide kayıp var, ben gelip toparlayayım iddialarıyla ortaya çıkması, artık en hafif tabirliye böyledir. Ama olan olmuştur, bu istenmiştir, bu yaşanacaktır."

   UBP'nin 1998'den beri ilk defa %40'ların üzerinde bir sonuca doğru gittiğini, ancak Derviş Eroğlu'nun, bunu çarptırarak kendi adaylığı yüzünden bu sonucun ortaya çıktığını söylemesinin gerçekleri yansıtmadığını ifade eden Ertuğruloğlu, "Aksine, böyle bir süreç yaşatılmamış olsaydı, partiye, %45'lerin üzerinde oy potansiyelini yakalama imkanı bulmuştu parti. Derviş Bey'in adaylığını duyan isimler, partiye oy verme eğiliminden vazgeçip, bekleme eğilimine geçmiştir" diyor.

 

Partiyi malı olarak görüyor

 

   Derviş Eroğlu'nun kullandığı söylemlerle, partiyi malı gibi gördüğünün ortaya çıktığını ve aslında "ben varsam ancak bu iş yapılır" diyerek, yanında olan milletvekilleri dahil, herkese hakaret ettiğinin altını çizen Ertuğruloğlu, "Bu denli ben merkezli bir siyaset anlayışı ile Derviş Bey, ne partiye, ne ülkeye fayda sağlar. Partinin geçmiş yıllar içinde neden ve kimler yüzünden düşüş yaşadığı, ne tür eleştirilerle muhatap olduğu, herkes tarafından biliniyor. Biz, bu zihniyete karşı bir mücadele içindeyiz" şeklinde konuştu.

   Yıllardır parti içinde bu mücadeleyi verdiğini anlatan Ertuğruloğlu, önceleri tek başına çıktığı bu mücadelelerde şimdi kitlelerin desteği ile yürüdüğünü ifade ediyor.

   Ulusal Birlik Partisi'nin kendi içinde yaşayacağı demokratikleşme ve yenilenme sürecinin, hem ülkeye, hem de diğer partilere olumlu bir örnek olacağını ifade eden, Tahsin Ertuğruloğlu, bu alanda parti genel başkanlığı sürecinde tüzük değişikliği çalışmaları dahil, sisteme ilişkin yapmaya çalıştıkları değişikliklerin bizzat Derviş Eroğlu ve arkadaşları tarafından engellendiğini vurguluyor.

   Kurulu düzenin bir getirisi olarak tanımladığı delege sistemini de eleştiren Ertuğruloğlu, genel başkanlığı tekrar aldıktan sonra ilk iş olarak geçen dönem gerçekleştiremediği değişiklikleri gerçekleştirerek, delege sistemini ortadan kaldıracağını belirtiyor.

   "Delege sistemi de yanlış kişiler tarafından yanlış kullanılmak istenildiği takdirde, ben seni seçeyim, sen de beni seç anlayışına dönüşüyor" diye konuşan Ertuğruloğlu, genel başkanlık süresini de yeni dönemde mutlaka kısıtlayacağının altını çiziyor.

   Bu değişiklikler ile ilgili ne gibi karşıtlıklar yaşadığını soruyoruz; "Geçen dönem tümüyle tüzük değişikliği talebi ertelendi. Çünkü buna karşı olan Derviş Bey ve arkadaşlarının, konunun üzerine gitmemiz ve bunu mutlaka hayata geçirmemiz halinde, parti içerisinde daha fazla huzursuzluk, rahatsızlık yaratabileceğini gördük. Parti tabanını rahatsız etmemek adına, olayı zamana bırakıp, belki zaman içinde bunu tatlılıkla hallederiz diye konunun üzerine gitmedik" diye anlatıyor süreci.

 

Yaşına başına yakışmıyor

 

   Derviş Eroğlu'nun kendisi ile ilgili eleştirilerini de gerçek dışı olarak niteleyen Ertuğruloğlu, "Bütün siyasi partilerin yönetim kadroları, Derviş Bey'in başkanlığa gelmesini istiyor. Neden? Bunu çok iyi bilen Derviş Bey, her konuda yaptığı gibi, konuyu çarpıtarak, yana yana Eroğlu'nu bekleyen CTP gibi, CTP Tahsin'i istiyor diyor. Bunu da ne yaşına başına yakıştırıyorum, ne 22 yıl genel başkanlık yapmasına, ne de bu ülkede, 17 küsur sene başbakanlık yapmış olmasına yakıştırıyorum" diyor ve özellikle vurguluyor:

   "Kişisel menfaatleri bu kadar ön planda tutan bir siyaset anlayışının, bu ülkeye yakışmadığını, bu ülkenin buna ihtiyacı olmadığını biliyorum."

   Ertuğruloğlu, Başbakan Ferdi Sabit Soyer'in de kurultay ile ilgili açıklamalarına sert çıkıyor; "Başbakanın yorumları çok seviyesiz ve yakışıksız. Kendisini daha rahat hissettiği ortamlarda, kişisel tercihi ve beklentisinin ne olduğunu açıkça ifade ettiğini biliyorum" diyor.

 

Eroğlu'nun ülkeye faydası yok

 

   Artık siyasete bakış açısının değişmesi gerektiğini vurgulayan UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, mevcut yapıların istismara açık yapılar olduğunu ve yıllardır da istismar edildiğini söylüyor.

   Ertuğruloğlu, "Herhangi bir makamda oturan bir kişi, kendi kararıyla o makamı boşaltmaya karar vermediği takdirde değişmiyor. Sistem yanlış. Ülkedeki rejim şekli de yanlış" diyor.

   Özellikle vatandaşa politikayı aldatmaca, politikacıyı da yalancı imajı veren yapının veya kişilerin, mutlaka değişmesi gerektiğinin altını çizen Ertuğruloğlu, siyasete girmek isteyenlerin de siyasete bakış açısını değiştirmesi gerekliliğine vurgu yapıyor ve bir kez daha tekrarlıyor:

   "Kendisini siyasete ve makama mahkum kabul eden kişilerin, bu ülkeye faydası yoktur. Çünkü onlar için siyaset, sadece kendilerinin çıkarı adına yapılan bir şeydir."

   Kendisini makama mahkum görenler arasında da Derviş Eroğlu olduğunu zaman zaman açık ve kapalı imalarla özellikle vurguluyor.

   "Kimseye haksızlık etmek istemem. Derviş Bey'in de mutlaka bu partiye ve ülkeye hizmetleri olmuştur" diyen Ertuğruloğlu, artık söyleyecek, yeni bir şeyi de kalmadığını belirtiyor.

     

Ne yapmak istediysek engellendik

 

   Genel başkanlığı döneminde Eroğlu'nun ortaya koyduğu eleştirileri soruyoruz, Tahsin Ertuğruloğlu'na; "Ne yapmak istediysek, doğru ve iyi bir şeyler yapmaya çalışmışsak, Derviş Bey'in engeliyle karşılaştık. Derviş Bey'in istediği, belli ki, hiçbir şey yaptırmamak ve sonra dönüp eleştirmekti. Ben, Derviş Bey'in aday olurken, kurultaydan sonra, altını boşaltalım gücü kalmasın cümlesini de bilerek göreve başladım. Ve sanki ben genel başkan olduktan sonra, Derviş Bey dahil, bütün milletvekili grubu, önüme kırmızı halı serdi, yürü ya kulum, sana yardım edeceğiz dedi de ben yapmadım. Böyle bir tablo yoktu. Partide başarısızlık olduğunu iddia etmek, kabul edilebilir değil" diyor.

   Genel başkanlığı döneminde partide çok büyük iki değişiklik yaptığını vurgulayan Ertuğruloğlu, bunların, meclise dönmek ve Türkiye ile ilişkileri düzletmek olduğunu söylüyor ve bunların ikisine de Derviş Eroğlu'nun, özellikle karşı çıktığını vurguluyor.

   Eroğlu'nun uzun süre istifa edilmesinden yana tavır koyduğunu, ancak sonunda önerecek bir şeyi kalmadığında, boyun eğdiğini söyleyen Ertuğruloğlu, UBP'nin istifasıyla gelişecek bir ara seçimde, UBP'nin tamamen meclis dışında kalacağını ve sırf kendi genel başkanlık sürecinde bu başarısızlığın yaşanması adına, Eroğlu'nun istifa konusunda ısrarcı olduğunu belirtiyor.

   AKP ile ilişkiler konusunda da önemli bir mücadele verdiğini, ancak bu çabaların Derviş Eroğlu tarafından rahatsızlıkla karşılandığını ifade eden Ertuğruloğlu, iddialı konuşuyor:

   "Çünkü, Tahsin Ertuğruloğlu'nun bu ilişkileri düzeltme yolunda mesafe kat etmesini istemiyorlardı. Çok konuşmak istemiyorum, konuşursam çirkinleşir ama AKP'nin bir saplantısı olsaydı, bu noktaya gelemezdik, benimle ilgili. Ama başkaları için aynı şeyi söyleyebilir miyiz?"

 

Derviş Bey borç bıraktı

 

   "Derviş Bey, ne bıraktı ki biz neyi bulduk, bu partide? Borçtan başka bir şey bulmadık. 33 yaşında, bu parti. 33 yılının 26 yılını iktidarda geçirmiş bir parti. Bu partinin, kendi binası bile yok. Kiradayız. Gelir getiren bir işletmesi yok. Benim dönemimde mi Birlik Gazetesi kapatıldı. Radyosu bile yok. Bugüne kadar bizim neler sahibi olmamız gerekirdi? Saray önündeki bina, yıllarca tavanı akıtılarak kullanıldı. Orası güvercin pisliğinden geçilmiyordu. Parti hiçbir zaman düşünülmedi. Parti sadece iktidar olanaklarını kullandı. İki yıldır genel başkanım hâlâ borç ödüyoruz" sözleri Tahsin Ertuğruloğlu'nun, sohbet boyunca kullandığı en gergin cümlelerden. Bu özetle anlattığı Eroğlu başkanlık dönemini, Eroğlu'nun benzetmesinden yola çıkarak bir kez daha tanımlıyor: "Bir kere gemiyi karaya oturtan kaptan gemiyi yüzdüren kaptan olamaz."

   Eroğlu'nu şark politikalarının ve Bizans entrikalarının temsilcisi olarak tanımlayan Ertuğruloğlu, şöyle devam ediyor: "Derviş Bey, Allah razı olsun, yıllarca hizmet verdi. Bundan sonra bu halka verecek, yeni bir şeyi yoktur. Umut olamaz. Zaman değişmiştir. Koşullar değişmiştir. Nesiller, beklentiler değişmiştir. Bilgi çağındayız, dünya süratle değişiyor. ABD'nin başına, 47 yaşında bir zenci gelmiştir. Siz halen şark kurnazlığı ile Bizans entrikaları ile küçük olsun ama benim olsun zihniyetiyle politika yapıp da Kıbrıs Türk halkına umut olacağınızı düşünemezsiniz. Bu gemi böyle gitmez artık. Böyle kaptanlarla bu gemi yüzmez. Dün dünle gitti cancağazım, yeni şeyler söylemek lazım. Nedir senin söylediğin yeni şey?"

 

İçe kapanıklık, Eroğlu'nun yarattığı bir sonuç

 

   UBP'nin yıllarca kendi içine kapanıp, dış temaslara ağırlık vermemesinin sorumlusu olarak da eski genel başkan Derviş Eroğlu'nu işaret eden Tahsin Ertuğruloğlu, "Kişilerin sistemi kliklemiş olmasından kaynaklanıyor, dış temasların yokluğu. Ben, Dışişleri Bakanı olarak sürekli dış temaslarda bulunduğum için farkında değildim. Bakanlık sonrasında sorunu fark ettim. Genel başkanlık dönemimde de süratle bunu aşmaya gayret gösterdim. Biz, kimseyle konuşmayız, herkesle küsüz şeklinde bir tavır göstermedik. Ama genel başkanın, bu yönde gösterici olması gerekirdi, Derviş Bey bunu yapmadı" şeklinde konuşuyor.

   Tam da burada Güney Kıbrıs temaslarını soruyoruz. UBP'nin tarihinde bir ilk olan DİSİ ziyareti, özellikle Genel Başkan Ertuğruloğlu'nun 1974'den bu yana ilk kez Güneye geçmesiyle birlikte değerlendirilmişti. Ne hissettiniz Güney'e geçerken diye soruyorum; "Özel bir şey hissetmedim" diyor ve devam ediyor:

   "Tabii ki kendimi evimde hissetmedim. Yabancı bir yere gittim. Güvensizlik var. Yabancılık var. Kendimi evimde hissetmedim doğal olarak, çünkü evimde değildim. Benim evim KKTC."

 

UBP'li olmaktan gurur duyuyorum

 

   "Benim UBP'ye yaptığım eleştiriler özeleştiridir" diyen Tahsin Ertuğruloğlu, UBP'li olmaktan gurur duyduğunu söylüyor.

   Politikanın şu anda vaat sistemine dayandığını, ancak kendisinin bu yöntemle siyaset yapmayı reddettiğini belirten, Ertuğruloğlu, Eroğlu'nun aksine, kendisinin vaat dağıtmadan, sadece doğruları söyleyerek, destek bulduğunu ifade ediyor.

   "Eroğlu, şimdiden, 500 milletvekili adayı, 50 tane de bakan saptadı. Yürüyüp durup, makam vaat ediyor" diyen Ertuğruloğlu, artık bu zihniyetin ve temsilcilerinin değişmesi gerektiğine vurgu yapıyor.

   UBP'nin 10 belediye başkanının, Eroğlu'nun adaylığından, son derece rahatsız olduğunu ifade den Ertuğruloğlu, "Biz, Eroğlu gibi, onları yanımıza alıp, fotoğraf çektirmedik ama belediye başkanlarının 10'u da bizim yanımızda" diyor.

 

UBP, sistemi değiştirecek

 

   "Milletvekilliği, neredeyse arzuhalciliğe dönüştü. Bakanlar kapsında ne kadar vatandaş bekliyorsa, o kadar başarılı addediyor, kendisini. Bütün ipler, icranın başında olanların ellerine veriliyor ve sistem içinde vatandaş sorununu halledemiyor. Siyaset, böyle şark kurnazlığına dayalı gelişirse, bunun sonrasında, bir türlü düzen kurulamaması, veya keyfi bir yapı içinde insanların devletine bakması kaçınılmaz. Bunun değişmeye başlayacağı yer ise UBP'dir. Çünkü ülkenin kendi geleceğini ve siyasetteki gidişatı etkileyecek bir örnek partidir, UBP" diyor, Ertuğruloğlu.

   "Kurultay yarışını kaybederseniz, ne yapacaksınız" diye soruyorum, Ertuğruloğlu; "Mücadeleye devam. Ben siyasete kaybederek girdim. Çünkü mücadeleniz varsa, sırf kişi adına mücadele etmiyorsanız, bir inanç ve amaç uğruna mücadele veriyorsanız, bunu başarabilmenin yolu, sistemin içinde kalıp, bunun içinde mücadele etmektir" diyor.

 

Yeni politikalar

 

   Kıbrıs politikası dışında, eğitim olsun, ekonomi olsun, çeşitli alanlarda partinin yeni politikalar üretmesi gerektiğine işaret eden Ertuğruloğlu, kendisi ve ekibinin, bu çalışmaları yaptığını, ancak, parti içinde bu çalışmaların da rahatsızlıkla izlendiğini, Eroğlu ve arkadaşların, ancak mevcut yapının devamını istediklerini ifade ediyor.

   Geçmiş dönemde UBP'ye küsen, ancak kendi genel başkanlığı sırasında geri dönenlerin de parti içinde bazı kişilerde rahatsızlık yarattığını söyleyen Ertuğruloğlu, kurultaydan yanlış bir karar çıkarsa, parti kucaklayıcı olamayacak, klik oluşacak. Derviş Bey'in, sonradan UBP'liler diye, benimle beraber hareket eden bazı arkadaşları suçlayıcı ifadeleri, son derece manidardır. Kendi partisine bu şekilde ayrımcılık gözeterek bakan bir kişinin, parti içinde kucaklayıcı olması, partinin kapılarını herkese açar konuma gelmesi, gençliği doğru ve sağlıklı bir şekilde parti içi eğitim mekanizmaları içinde yetiştirmesi imkansızdır. Belli bir süreden sonra bırakmasını bilmek gerekir. Makama çakılıp kalmamak gerekir. Bu iş nöbet değişimi işidir" diye konuşuyor.

 

Denktaş'a gittim ve ilişkimiz koptu

 

   Derviş Eroğlu ile ilişkilerinin, 2000 Cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar oldukça iyi olduğunu söyleyen Ertuğruloğlu, seçimler sonrasında kıramayacağı bir kişinin ricasıyla Denktaş'a gidip, neden kampanyasının karşısında olduğunu anlatması üzerine, Eroğlu'nun yanlış algılamayla, kendisine karşı tavır aldığını ve her geçen yıl, artan şekilde bir tepkiyle, bugünlere gelindiğini anlatıyor.

   Ertuğruloğlu, "Biz devletin kurumsallaşması gerektiğine inanıyoruz. Siz çok tabulaştınız. Siz tek adam, biz de arkanızdan gelen koyun sürüsü gibi bir görüntü var. Devlet değil, siz kişi olarak ön plandasınız. Sizin gibi birinin değişiminin, devletin kurumsallaşmasına katkı koyacağına inanıyoruz dedim" şeklinde anlatıyor, Tahsin Ertuğruloğlu, bu görüşmeyi.

   Eroğlu'nun özellikle, "O'nu ben bakan yaptım" açıklamalarına da içerleyen Ertuğruloğlu, bu sözlere tepki gösteriyor ve şöyle diyor:

   "Doğrudur, iki hükümetin de bakanlığını, müsteşarlığını yaptım. Bunları inkar etmiyorum, ama burada, ben onu adam ettim, demeye getiriyor. Sanki biz sokakta, hiçbir değeri olmayan birisiydik de bizi elimizden tuttu, adam etti gibi. Doğru değil ve yakışmıyor, hoş değil bu tavır. Benim bakanlığa müsteşarlığa gelmem, Derviş Bey'e hizmet etmem lazım demek değildi. O beni bakan yaptı diye, bu makamlar Derviş Bey'in özel malı değil, halkın malıdır. Ben o makamlara halka ve ülkeye hizmet etmek için geldim."

 

Kayıtları, beni zan altında bırakmak için kendileri verdi

 

   Geçtiğimiz günlerde Derviş Eroğlu'nun kızına ait olduğu söylenen ve AKP ile Türkiye Başbakan'ı Erdoğan'a karşı argo ifadelerin yer aldığı ses kayıtları konusunu soruyoruz, Ertuğruloğlu'na.

   Tespiti ilginç; böyle bir şeyin, Tahsin Ertuğruloğlu'nu zan altında bırakıp, mağdurları oynama adına yapılabileceğini de düşünüyorum" diyor Ertuğruloğlu.

   Konunun tamamen dışında olduğunu ve hukuk süreciyle de ilgilenmediğini belirten Ertuğruloğlu, sorumluların bulunması temennisini vurgularken, konuyu ilk kez basından öğrendiğini söylüyor ve şöyle devam ediyor: "Böyle bir beceri ki bu, olayları öyle çarptırılıyor ki, orada söylenildiği iddia edilenler tartışılmıyor, kimin verdiği tartışılıyor sadece. İkisi de yanlış. Beni zan altında bırakacak şekilde kullanılması da yanlış. Acaba kim koydu? Ben koymadım".

 

AKP

 

   Kurultay sürecine AKP'nin kendisinden yana taraf olduğuna dair iddiaları da soruyoruz, Ertuğruloğlu'na. Ertuğruloğlu, yine öfkeleniyor:

   "Bahse konu kişinin, Türkiye'den gelen ve KKTC vatandaşı bir seçmen olarak, yıllardır her seçimde, gerek DP, gerek ise UBP seçimlerinde, çeşitli kişilere yardımcı olduğunu söylüyor. Ve konunun çarptırıldığına vurgu yapıyor. Bu arkadaş AKP'li değil, bağlantısı yok. Yıllar öncesinden, ANAP kökenli bir arkadaş ama şimdi onunla da bağlantılı değil. Bu bilinçli bir şekilde, Tahsin'i ve arkadaşlarını karalama adına, tam bir Bizans entrikası ve şark kurnazlığı ile yapılıyor."

Diğer İç Haberler haberleri
09 Ocak 2009, Cuma   08:05   'Karar seçimlik'
09 Ocak 2009, Cuma   08:03   5 ayaklı, çift cinsel organlı dana
09 Ocak 2009, Cuma   07:59   30 milyon TL alacak var
09 Ocak 2009, Cuma   07:57   Kime karşı alıyorsunuz?
09 Ocak 2009, Cuma   07:56   Hırsızlıkla suçlanan çocuklar 5 gün daha tutuklu
09 Ocak 2009, Cuma   07:55   Bıçaklı saldırı olayının zanlıları, 8 gün daha tutuklu
09 Ocak 2009, Cuma   07:54   Ölümlü trafik kazası sanığı itham edildi
09 Ocak 2009, Cuma   07:53   Rütbeler iki yıl sonra geri alındı
09 Ocak 2009, Cuma   07:52   Falyalı Betting Ofis, mahkeme emriyle yıkıldı
09 Ocak 2009, Cuma   07:51   Gazze saldırıları DAÜ'yü de gerdi
   809 defa okundu Yorum Yaz        Yazdır        Arkadaşına Gönder

Yorum Sayısı:   5
  oznur         - vataninda :) 19 Kasım 2008, Çarşamba 10:59 
arkadaslar biraz komik olmus yorumlar...
1. sn eroglu doneminde Eroglu anavatandan aliyordu da simdi Sn Talat acaba Hristoftas'dan mi alir paraciklari...
2. "Akil yasta degil bastadir" atasozumuze gore acaba simdiki hukumetteki genc arkadaslariniz veya dostalriniz ne denli basarili olmuslardir?
  Emine Mahmut         - Magosa 18 Kasım 2008, Salı 16:19 
Al birini cal birini.Bir kasik suda anlamsiz bir kavga.Eskiden ingiliz bol-yonet simdi baskalari bol-yonet.Uyanin artik arkadaslar,vatanimiz elden gidiyor.
  Caner Edip         - Lefkosa 17 Kasım 2008, Pazartesi 11:46 
Sayin Eroglu 17 sene KKTC'nin basbakanligini yapti ve bu ulkeye kocaman bir hic birakti.Yetmislik,seksene dogru giden bir emekliden bu halk ne umut edbilir ki.O zaneder gelecek basa ve eskisi gibi anasina el acip "ver anam paraciklari da yesin benim couklar"politikasina devam edecek.Gecti o gunler be refikler.oLecegim aklima gelirdi ama,UBP'nin bu halere dusecegi gelmezdi.Tanri Kibris Turklerni bu ihtiyarlardan korusun.
  Hasan M.Genc         - Lefkosa 17 Kasım 2008, Pazartesi 11:42 
%100 bu acıklamaya katılıyorum. UBP'ye zamansız bir kargaşa yaşatılıyor.Daha yeni bir başkan varken ona bir seçim şansı dahi verilmemesi tuhaf değil mi?Bu adamı biz daha yönetimde görebildik mi? Ama ötekini görmekten usandık.Tahsin Beye şans vermeliydi.
  Sezer Sezer         - Ankara 17 Kasım 2008, Pazartesi 11:32 
Derviş Bey'in ve tüm UBP'lilerin, Sn.Ertuğruloğlu'na Ankara'da sadece bir parti ya da partiler değil, tüm devlet kuruluşlarında gösterilen itibarın, siyasi kimliğinden öte devlet adamı olarak prestijli konumunun, buna karşın Sayın Cemil Çiçek'in Ada'ya gelişinde kendisinin görüşme talebine dahi olumlu yaklaşmayarak verdiği mesajın önümüzdeki süreç açısından iyi algılanması gerekir diye düşünüyorum.


DÖVİZ KURLARI : .
DÖVİZ CINSI ALIŞ SATIŞ
1 DOLAR 1.5451 1.5560
1 STERLİN 2.3340 2.3513
1 EURO 2.0988 2.1136



YAZARLAR : .

Reşat Akar

Ortak devlet gibi ortak demeç de olmaz!

Ali Baturay

Gazze'deki dram

Hasan Hastürer

Gaderi gara Lefkoşam...

Mustafa Doğrusöz

Kırmızı çizgili yıllar (54)...

Akay Cemal

'Karasuları', Rus tatbikatı ve ...

Ahmet Tolgay

Klasik Sinema Kuşağımızda yarın akşam: WES...

Bilbay Eminoğlu

Bu ne biçim dünya?... Bu ne biçim insanlık...

Omaç BAŞAT

Haklıyız, gelecekten umutluyuz

Dilek ÇETEREİSİ

Meclisten Notlar (25/11/08)

Aysu Basri

SİNAN AYGÜN VATANDAŞ MI OLACAK?!

Emin AKKOR

Kriz kıskacında 3 tehlike

Uzm. Mine Çağlar

Sağlık dolu bir yaşama yolculuk

Dr. İsmail KEMAL

Seçim aracı olarak savaş

Oğuz Metiner

"El kârda, gönül yarda"

Psikolog Ayla Kahraman

Bir şans daha

Türem Delikurt

"Aile; anne-baba ve çocuklardan oluşan...

Harid Fedai

Yerli Haberler





© 2003 - 2006 Kibris Gazetesı
Tüm hakları saklıdır.
İzinsiz ve kaynak belirtilmeden yayınlanamaz.
Haber Merkezi: info@kibrisgazetesi.com
Sitedeki tüm harici linkler ayrı bir sayfada açılır. Kibris Gazetesı harici linklerin sorumluluğunu almaz.
Last Digital
eNewspaper Automation Software
Technology by:
                     
Dışarıya link Last Digital